09.09.09 TARİHİ, KÜRT AÇILIMI VE DOĞAN MEDYA CEZASI

Eylül 10, 2009 tarihinde tarafından  
DUYGU DOLU - DUYGU SUCUKA kategorisinde yayımlanmıştır.

09.09.09 TARİHİ, KÜRT AÇILIMI VE DOĞAN MEDYA CEZASI

09.09.09 tarihi içimizi kararttı

Bu tür rakamların uğuru nedir? Bilhassa son yıllarda dikkat çekici biçimde ortaya çıkan ilgiyi biraz araştırmak istedim ama kayda değer bir bilgiye rastlamadım. İşi biraz medyumluk boyutunda görmekten öte bir şey değil sanki.

Eskiden yoktu böyle yorumlar. Mesela 7.7.77 uğurlu bir gün müydü, farkında olmadan yaşamıştık o günü. Ya da benzeri başka tarihler.

09.09.09 günü için birçok çift doğum ya da evlenme randevusu almış. Neymiş böyle günler uğurluymuş. Mutlu evlilik ya da sağlıklı, hayırlı evlatlar olması içinmiş. 10.10.10 tarihini merakla beklemeye başladık şimdiden.

09.09.09 tarihi uğurlu bir gün olarak algılansa da Türkiye acı tablolarla, iç karartan manzaralarla, doğa ve insanlık ayıbı gibi gösterilmek istense de yönetimlerin ayıbı olan sonuçlarla karşılaştı bugün. Bir tarafta korkunç bir sel felaketi, diğer tarafta açıklanan rakamlara göre 10 şehit.

Böylesine doğal afetleri görünce “Marduk yakın geçişte mi?” sorusu çağrışım yapıyor hemen bende. Birkaç yıl önce sıkça konuşulan bir Marduk konusu vardı.

Okuyanlar ya da konuyu takip edenler bilir, Gezegen Sisteminde var olduğu söylenen ve en büyük gezegen olduğu iddia edilen Marduk adlı gezegen, 2012 yılında Dünya’ya yakın bir geçiş yapacak ve Dünya alabora olacak. Doğal afetler, felaketler yaşanacak. Bu iddia bir medyumluk iddiası değil, bazı matematikçilerin araştırmaları sonucu varsayımlarıdır.

İstanbul’da birkaç yıl önce de bir derenin aşırı yağışlarda taşması sonucu bugünküne benzer bir felaket yaşanmıştı. Dere yatağındaki evleri sular basmış, ölenler, boğulanlar olmuştu. Bugün tarih tekerrürden ibaret oldu ama tarih bu defa daha uğursuzdu.

Net’te gördüğüm bilgilere göre İstanbul’da 70’e yakın dere varmış. Bu dere yataklarına ev yapıp oturanları takip eden bir mekanizma yok mudur bu ülkede? Ya da bu dere yataklarının iş ve yerleşim merkezi olarak gösterilmesine izin veren yönetimler bu felaket sonuçlarını göğüslüyorlar mı?

Yetkililer çıkıp dereleri ıslah ettiklerini söylüyorlar ama demek ki ıslah etmek yüzde yüz çözüm olmuyor.

Uğurlu olduğu düşünülen ancak yaşanılan olaylarla uğursuzluk getiren 9 Eylül 2009 tarihi tüm ekranları, tüm sayfaları hüzne boğdu. Bir tarafta 10 şehit, diğer tarafta selin önünde kaybolan, boğulan onlarca insan. Yok olan canları konuşuyoruz burada sadece, işin maddi ve manevi boyutunu değil.

Bu açıdan bakınca da, geride kalan acı ve hüzünle, büyük maddi hasarlarla tüm Türkiye üzüldü. Uğurlu olduğuna inanılan 9.9.9 tarihi bir daha yaşanmayacağına göre bu tür acılar da bir daha yaşanmasın dileriz ki…

***

Kürt açılımı ile ilgili;

Hükümet Kürt açılımı adını verdiği kapalı kutuyla yola çıktığı zaman tüm toplum merak etti, bu kutunun içinde ne var diye. Ama hala hiç kimse bir şey anlamadı bu işten. Bu açılım nedir, Hükümet ser veriyor, sır vermiyor. Haber sitelerine düşen şu haber oldukça ilginç;

[Parti yönetimi, bu yıl ‘Kürt açılımı’ konusunun işleneceği Siyaset Akademesi’nde ders vermesi için 120 kişilik taslak liste oluşturdu. Listede Cem Yılmaz ile Kürt açılımına destek verdiğini belirten Sezen Aksu da yer alıyor. Yılmaz ve Aksu teklifi kabul ederlerse, Siyaset Akademisi’nde 5 Ekim’de başlayacak derslere katılıp ‘Kürt açılımı’nı değerlendirecek.  Vatan / 10.09.2009 Perşembe 12:07]

Anlaşılan o ki Hükümet bu konuyu daha uzunca zaman gündeminde tutmak istiyor. Belki de bir buçuk yıl sonraki seçimlere kadar.

Şimdi aklıselim düşünmek lazım. Eğer açılım diye diye sır gibi sakladığınız başlıklar bölgenin ekonomik ve sosyal yaşantısına dönük iyileştirmeler ise bunlar zaten devletin görevidir ve şimdiye kadar iyileştirme yapılmamışsa oturup öz eleştiri yapılmalıdır. Ve Kürt hareketinin beklentileri de bu değildir zaten.

Onların beklentisinin Anayasal değişiklikler olduğunu sıradan vatandaş kadar bu ülkeyi yönetenler de çok iyi bilmektedir. Hükümet bunu yaparsa siyasi anlamda kazanan taraf olmayacaktır, yapmazsa karşılaşacağı zorluklar oldukça çetin olacaktır. Yani iki ucu da sorunlu bir değnek.

***

Doğan Medya Grubunun cezası;

AKP hükümet olduğunun ertesinde Uzan Grubunun üzerine gitti ve hem Uzanları batırdı hem de Genç Partiyi yok etti. Vatandaş oh olsun dedi. Çünkü vatandaşın canı yanmıştı Uzanların Of-shore hesaplarından.

Bir süre önce Aydın Doğan’la Başbakan kapıştı. Herkes izledi sadece. Şimdi de Hükümet yazdığı cezalarla Doğan Grubunu bitirmek istiyor adeta. Burada kim haklı kim haksızı tartışmadan öte değinmek istediğim nokta şudur:

Doğan Grubu yapılanın haksızlık olduğunu söyleyerek halka şikayet ediyor. Vatandaşın bu konuyu umursayacağını beklemek çok doğru değildir. Çünkü bugüne kadar yalan habercilik yapmamış olsalar bile doğruları da çok cesurca konuştuklarını itiraf edebilirler mi?

Ancak bireysel olarak taşıdığım düşünce, her ne olursa olsun, basın, basın özgürlüğünü yaşamıyorsa eğer hiç kimse demokrasiden söz etmemelidir.

10.09.2009

dsucuka@hotmail.com

  • Netinial Internet

Yorumlar

“09.09.09 TARİHİ, KÜRT AÇILIMI VE DOĞAN MEDYA CEZASI” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. Füsun ÇİLERCİ dedi ki:

    “Doğan Medya Grubunun cezası”
    Onlara Allah’ın cezası.
    Bu kötü günlerin cefası.
    Geçmişte Doğan’ın sefası.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari