AÇILIMDAN SAÇILIMA

Ağustos 27, 2009 tarihinde tarafından  
ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY kategorisinde yayımlanmıştır.

AÇILIMDAN SAÇILIMA

Ne olduysa, hangi yönden ani bir rüzgâr estiyse, 2009 Ağustos’unda birden bire bir “açılımdır” tutturuldu.  Önce adına “Kürt açılımı” dediler, baktılar ki milletten ve muhalefetten yoğun tepki geliyor, çevirdiler senaryonun adını “demokratik açılıma.” 

Bu kez de söyleyin hele Kürt açılımı dediğiniz sonra da adını “demokratik açılıma çevirdiğiniz gizem nedir? Ne yapacaksınız, açılırken kimlere ne gibi haklar  vereceksiniz?

En küçük bir açıklama yok. Partilerle, sivil toplum kuruluşlarıyla bir görüşmedir gidiyor. Ne konuşuluyor bilinmiyor. Sadece “yararlı (aslında yaralı B.Ö.) bir görüşme” yaptık açıklamasından başka bilinen bir şey yok.

Yorumumuzu sürdürürken, önce “Anıtkabir’den gelen ses” başlıklı yazımıza yönelik bir yorumu sizlerle paylaşmak istiyoruz.

“Türk ordusu neyin koruyucusu ve görevini harfiyen ifa ediyor mu? Bugüne kadar Türk ordusu Cumhuriyet’in – laikliğin – Atatürk ilkelerinin yegane koruyucusu olarak biliniyordu. Ben de böyle biliyordum.. Katillerin Meclis içinde destek görmesi, korunması – laikliğe karşı yaygara yapanların bilindiği halde sadece seyirci kalınması beni bir vatandaş olarak çok derinden yaralamaktadır. Burada bir görev eksikliği var. Bu görev birinci derecede kimin ve neden seyirci kalıp görevini ifa etmiyor. Başka yorum yok. “(K.inan 14 Ağustos.2009)

Okurumuzun yorumunda, her zaman sonuna kadar güvenmeye mecbur olduğumuz ve güvendiğimiz ordumuza yönelik kırgınlık ölçüsünde bir sitem var. İşte burası önemliydi…

Pek çok kişinin akılından geçene ve taşıdığı duygulara ortak olan bir değerlendirmeydi…

Olayın kırılma noktası buydu.

Ancak, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un yaptığı açıklama, gönülleri büyük ölçüde rahatlattı ve “bizim ordumuz işe budur!” dedirtecek kadar toplumda coşku yarattı…

Bu ülke de etnik grup olarak sadece Kürtler mi var?

Yirmiye belki otuza yakın etnik köken sayılabilir. Bunların hepsi, “biz de Kürtler gibi etnik bazda ayni şeyleri istiyoruz” diye ortaya çıkarlarsa ne yapılabilir. O zaman devletin devletliği kalır mı? Ülke bütünlüğü (üniter devlet) diye bir olgudan söz edilebilir mi?

Şu adama bakın, İmralı’dakine…

Sanki legal bir topluluğun daha da ötesi bir devletin başkanı gibi, “İmralı Köşkünden” fetva veriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) diretir ve karşı tavır alırsa yıpranır ve dağılırmış! Bakın şu küstaha! Nasıl da unutuyor Kenya’dan paketlenip Türkiye’ye getirilirken, uçakta ki yalvarmalarını ve söylemlerini!

Türk Silahlı Kuvvetleri, ne yazık ki bu iktidar döneminde olduğu kadar hiç yıpratılmak istenmedi ve günlük siyasetin içine sokulmadı…

Bir albayı hedef alarak sözde darbe plânını ele geçirdiler(!), sonunda yargı kararı ile ortada bir şey olmadığı belirlendi.. Oysa İktidar (AKP)  ne olduğu belli olmayan bir kağıt parçasına dayanarak suç duyurusunda bulundu. Ancak, bu denli hassas olan iktidar, her nedense “Deniz Feneri” davası konusunda en küçük açıklama yapmıyor, yapamıyor!..

Ekonomi dibe çöktü ya… İflaslar birbiri ardına geliyor ya… Küçük esnaf, memur emekli, çiftçi işçi kan ağlıyor ya…  Ülkede tek bir yatırım yapılmadan, borcu borçla kapatarak aradan 7-8 yıl geçti ya… “İşsizlik” ve “küçülme” Cumhuriyet tarihinde görülmeyecek boyutlarda ya…

Ne yapacaksın, gündemi saptırmak için ortaya şok edici konular atacaksın…

Adına “Kürt açılımı” diye bir isim koyup; milleti, kafasını ekonomik çöküntüye takmasın diye haftalarca hatta aylarca oyalayacaksın. Ta ki yeni bir oyalama gündemi bulana dek… Es kaza taktik tutarsa, Güneydoğu’nun oylarının çoğunu alma hesabıyla, ileriye dönük sandık hayalleriyle mutlu müreffeh yaşayacaksın!..

Sonu da ne oldu?

TSK kendisinden beklenen (beklediğimiz) açıklamayı yaptı ve “açılım saçılıma” döndü. “Tek devlet”, “tek bayrak”, “ tek dil” ve “tek vatan” sesleri kahraman ordumuzun ağzından gümbür gümbür ülke sathına yayıldı ve kimileri ne olduklarını anlamadan sessizliğe büründüler…

“Açılım” sonunda “saçılım” oldu…

X

Sizler bu ülkeyi tamamen sahipsiz mi sandınız? 

Dış güçlerin dayatmasıyla, şimdilik nabız yoklamak için ucundan kenarından zarla zorla açıklamaya çalıştığınız ve adına “Kürt açılımı” dediğiniz aklınızdan geçen o akıl almaz hükümlerin, hiç bu ülkede geçerliliği ve uygulanabilirliği olabilir mi?

PKK denilen terör örgütü, elebaşları kanalıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni nasıl muhatap alabilir?

Binlerce vatan evladını, taze fidanı hain kurşunları, topları ve mayınlarıyla yok eden bir lanetli örgütün karşısında, temsilcileriyle de olsa hiç masaya oturulabilir mi?

Bu devlet, sadece bu ülkeyi yönetenlerin değil!

Bu devlet, Yüce Önder Atatürk’ten miras Türk milletinindir.

Asıl sahibi Türk halkıdır…

BURHAN ÖZBEY

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari