AKP, CUMHURİYETLE HESAPLAŞMA PEŞİNDE

Kasım 17, 2009 tarihinde tarafından  
HABERİNİZ VAR MI? kategorisinde yayımlanmıştır.

AKP, CUMHURİYETLE HESAPLAŞMA PEŞİNDE

Hükümetin “açılım” politikalarına ağır eleştiriler yönelten MHP Lideri Devlet Bahçeli, “AKP zihniyetinin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş ve kuruluş sürecine ve değerlerine karşı fikirleri bilinen bir gerçektir” dedi.

Açılım kapsamında gerçekleştirilen toplantılarda, AKP zihniyetinin, bir cumhuriyetle hesaplaşma hedefinde olduğunun ortaya çıktığını vurgulayan Bahçeli, “Türkiye üzerinde sahnelenmek istenen oyunun nihai hedefi, tek millet ve tek devlet esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin milli birlik, bölünmez bütünlük ve birlikte yaşama anlayışının yeniden tanımlanması ve çok kimlikli, çok milletli parçalı bir

devlet yapısının kabul edilmesidir. Başbakan’ın siyasi proje olarak sahip çıktığı bu sürecin etnik bölücülerin taleplerini taksitler halinde karşılama amacına yönelik olduğu gün gibi ortadadır” dedi.

Partisinin Grup Toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Birinin bizi ‘şehit cenazesi gelsin’diye beklemekle, şehit cenazelerinde çığırtkanlık yapmakla alçakça suçlaması haddi değildir. Ya haddini bilecek ve bu hayasızlıklardan nedamet duyacaktır ya da hak ettiği karşılığı misliyle görecektir” açıklaması yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye üzerinde sahnelenmek istenen oyunun nihai hedefi; tek millet ve tek devlet esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin milli birlik, bölünmez bütünlük ve birlikte yaşama anlayışının yeniden tanımlanması ve çok kimlikli, çok milletli parçalı bir devlet yapısının kabul edilmesidir” dedi.

Bahçeli, partisinin Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta sonu toplanan 9. Olağan Büyük Kurultayın “Büyük bir kucaklaşmaya ve coşkuya sahne olduğunu” söyledi.

Kurultaylarının, muhteşem bir katılımla gerçekleştirildiğini ifade eden Bahçeli, yeni dönemde görev alacak Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin belirlendiğini anımsattı. Bahçeli, amaçlarının, ülkenin sorunlarını kucaklayıcı bir anlayışla çözebilecek Merkez Yönetim Kurulu, Başkanlık Divanı, Meclis Grubu, il ve ilçe teşkilatları oluşturmak olduğunu belirterek, “Ve yine amacımız, bunlar arasında bir ahenk ve dayanışma sağlamaktır. Bunu da başaracağımızdan eminim” dedi.

Bütün sorunlarını çözme iddiasıyla tek başına iktidara gelen AKP’nin, her geçen gün bu iddiaları boşa çıkardığını vurgulayan Bahçeli, “Giderek siyasi meşruiyetini kaybeden, çok ağır bir yönetim zaafı içine düşen ve tehlikeli yollara sapan Başbakan Erdoğan ve hükümeti, gerginlikten beslenen, korku salmayı, baskı ve tehdidi mubah gören bir çatışma stratejisi benimsemiştir. Özellikle son yıllarda kendi vatandaşından korkan bir despot rejimin tezahürlerini gösteren hükümetin neden olduğu güvensizlik topluma yayılmıştır” diye konuştu.

“Şehidine cenaze töreni yapılmasına tahammül edemeyen Hükümet, vatandaşının haber alma Ve konuşma hürriyetini kısıtlama arayışına girmiştir” diyen Bahçeli, adalet dağıtan makamların dinlenmiş olmasının tehlikeli boyutlarını göstermesi bakımından ibret verici olduğunu söyledi.

AÇILIM TUZAKLARLA DOLU

Bahçeli, “PKK açılımını” sözde demokratik haklar üzerine oturtmaya çalışan AK Parti’nin, en temel demokratik hakları bile baskı altında tutma arayışına sürüklendiğini ileri sürdü.

Devlet Bahçeli, “Kendi vatandaşlarını tehdit gören bir siyaset anlayışı ile Türkiye’nin yönetilmesi ve devamı mümkün değildir. Hükümeti, PKK’lı teröristlerden önce, vatandaşımıza demokrasi getirmeye ve vatandaşın temel hak ve hürriyetlerine saygı göstermeye davet ediyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin, bölücü ve etnik tahriklerin tırmandığı, iç huzur, kardeşlik ve dayanışma ruhunun yara aldığı, tuzaklarla dolu sancılı bir döneme doğru ilerlediğini savunan Bahçeli, demokratik açılım görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulundaki toplantılarda kaygı verici gelişmelerin yaşandığını söyledi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

“Görüşmeler esnasındaki konuşmalar 86 yıllık Cumhuriyetimizin içinde bulunduğu tehlikeyi ve yaşamakta olduğu ağır bunalımı bütün yönleriyle ortaya koymuştur. Başbakan Erdoğan’ın ısrar ve inatla sürdürdüğü bölünme modelleri arayışları Türkiye’yi çok ciddi risk ve tehlikelerle dolu, puslu ve karanlık bir dönemin içine itmiştir. AKP hükümetinin yaz başından beri sözünü ettiği, ancak, bir türlü içini açmaya cesaret edemediği ‘PKK açılımının’ilk sayfası bu toplantılarla nihayet aralanmıştır.

Hükümet zihniyetinin, Türkiye Cumhuriyetinin kurtuluş ve kuruluş sürecine ve değerlerine karşı fikirleri bilinen bir gerçektir. Ancak bu toplantılarda bunun aslında Cumhuriyetimizle tam bir hesaplanma olduğu ortaya çıkmıştır.

Cumhuriyet döneminde farklı nedenlerle ortaya çıkan ayaklanmaların Hükümet tarafından kutsandığı ve alkışlandığı, bunu haklı veya haksız yöntemlerle bastırmaya çalışan devlet gücünün ise aşağılandığı vahim bir manzara Türkiye’nin gözü önünde cereyan etmiştir. İddia edildiği gibi PKK açılımının barış ve huzurla, demokrasi ve hürriyetle, sulh ve sükunla, kalkınma ve refahla, kaynaşma ve kardeşlikle hiçbir şekilde alakası olmadığı anlaşılmıştır.

İsyanların meşru ve hak, bastırmanın ise zulüm addedildiği bu alçaklık tablosu, Hükümetin 25 yıldır milletimize kan kusturan PKK’ya bakışını da ortaya koymuş, yıllardır üzerine neden gidemediğini de hepimize göstermiştir. Türkiye üzerinde sahnelenmek istenen bu oyunun nihai hedefi, tek millet ve tek devlet esasına dayanan Türkiye Cumhuriyeti’nin milli birlik, bölünmez bütünlük ve birlikle yaşama anlayışının yeniden tanımlanması ve çok kimlikli, çok milletli parçalı bir devlet yapısının kabul edilmesidir.”

BÖLÜCÜLERİN İSTEKLERİ TAKSİT TAKSİT KARŞILANIYOR

MHP Genel Başkanı Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü: “Etnik bölücülük konusundaki siyasi sicili ve eğilimleri çok iyi bilinen Başbakan ve Hükümeti Türkiye’yi ayrıştırma ve bölme projelerini, İmralı, Kandil ve Barzani’nin desteğiyle hayata geçirmek için çıktığı yolculukta suçüstü yakalanmış, gerçek niyetler bir bir kendi ağızlarından açığa çıkmaya başlamıştır.

Başbakan’ın siyasi proje olarak sahip çıktığı bu sürecin etnik bölücülerin taleplerini taksitler halinde karşılama amacına yönelik olduğu gün gibi ortadadır. Etnik bölücülüğe hukuki zemin kazanmasını amaçlayan İmralı ve Hükümet işbirliğinin yol haritasına göre, girişilecek yıkımın adımları son toplantıyla belirginleşmiştir. Adına utanmadan ‘demokratikleşme’denilen hu yol haritasıyla PKK’nın bütün talepleri siyasallaşacak, İmralı Canisi ile Başbakanın rol paylaşımında çıktıkları yolda sözde ‘demokratik cumhuriyet’e ulaşılacaktır.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Hükümetin Genel Kuruldaki açıklamalarının tamamında terör sorununun etnik bir kimlik sorunu olarak tanımlandığını belirten Bahçeli, “Böylece ayrılıkçı terörün siyasi hedeflerini haklı ve meşru gösteren bir sorumsuzluk sergilemiştir” dedi.

“Ne hazindir ki inanç istismarıyla iktidara gelenler, şimdi kimlik istisarıyla kafalarındaki kabile kültürünü topluma dayatmaya çalışmaktadırlar”  diyen Bahçeli, buna katlanmanın, rıza göstermenin ve masum görmenin mümkün olmadığını ifade etti.

BAŞBAKAN ÖFKE NÖBETİNE GİRMİŞTİR

Başbakan Erdoğan’ın demokratik açılım görüşmelerinde muhalefete yönelik eleştirilerine değinen Bahçeli, “Başbakan, muhalefete yönelttiği hayasız suçlamalarla Yüce Meclisi lekelemiştir” dedi.

Sürece tek başına direnen Milliyetçi Hareket ve mensuplarının duruşunu kırmaya yönelik karalama stratejisinin de netleşmeye başladığını savunan Bahçeli, Alparslan Türkeş’in anılarıyla partililerin kafasının karıştırılmak istenmesi, barış çağrılarıyla, analar ağlamasın, ölümler son bulsun ve akan kan dursun istismarı üzerinden şekillenen vicdan sömürüsü ile Orhun Anıtlarının yolunu yapma polemiği üzerinden şekillenen istismarlar olduğunu söyledi.

Bahçeli, şöyle devam etti:
“Bir istismar kampanyası ise partimizi ve partililerimizi kandan beslenen siyasi hareket olduğumuz iddiasından yola çıkarak, şehitler üzerinden geçindiğimizi söyleyen ve terör durursa tükeneceğimizi iddia eden temelsiz ve ahlaksızca yaklaşımlardır.

Nitekim son gelişmelerde de görüldüğü gibi, Başbakan Erdoğan zihin kontrolünü tamamen kaybederek öfke nöbetine girmiş, partimizin duruşuyla ilgili ahlak, namus ve şahadetin mukaddesatla bağdaşmayan, edep ve adaba sığmayan çirkinlikler sergilemiştir. PKK açılımıyla, İmralı’nın çizgisine gelen Başbakanın, utanç duymadan buna karşı çıkanları ‘şehitler üzerinden rant sağlamaya çalışmak ve şehit cenazelerinin gelmesini bekleme’suçlaması içine düştüğü çaresizliği ve sığınacağı son iftiranın zirvesi olmuştur.

Ne üzücüdür ki, bugün Türkiye, şehit cenazelerinden tahrik olan bir Başbakan’ın ayıbını yaşamaktadır. Başbakan, elinden gelse, şehit cenaze törenlerine müdahale edecek ve aziz naaşının ardında saf tutanları kamu gücüyle dağıtacaktır. Yapmak istediği budur.”

TÜRK MİLLETİ ŞEHİDİNE SAHİP ÇIKIYOR

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, muhalefete yönelik şehit cenazeleriyle ilgili sözlerini eleştirdi. Bahçeli, partisinin yıllardan beri, terörle mücadelede yaşanılan şahadetlerin acısını, milletle beraber sessiz ve vakur bir şekilde paylaştığını, kahramanlıklarını savunurken, üzüntülerini de yüreğine gömdüğünü söyledi.

“Hiç kimse, MHP’nin herhangi bir şehit cenazesini siyasi bir istismar konusu yaptığını, sadece şehitliği sahiplenmekten öte bir maksatla hareket ettiğini iddia edemez. İstisnai bir örnek bile gösteremez” diyen Bahçeli, ancak şahadete duyarlı her vatandaş gibi partisinin mensuplarının da yöresindeki bu elemi ve onuru paylaştığını, milli ve dini vecibesini sonuna kadar yerine getirdiğini vurguladı.

Buna hiçbir gücün mani olması ve engellemesinin mümkün olmadığını ifade eden Bahçeli, “Böylesi bir alçaklığı, zalimler ancak Bosnalı mübarek şehitlere müstahak görmüşlerdir” dedi.

Bahçeli, özellikle son yıllarda, PKK’lı teröristlerin cenazelerinin belediye imkanlarıyla ve törenlerle kaldırıldığının bilindiğini dile getirerek, “Başbakan Erdoğan’ın bu durumu hiç eleştirdiğine şahit oldunuz mu? Bunu işiteniniz ve göreniniz var mı?” diye sordu.

Türkiye’nin, “Başbakan Erdoğan’ın olmasını istediği ve beklediği şekilde” şehidini vurulduğu yerde üniformasıyla bırakacak kadar aciz ve çaresiz olmadığını belirten Bahçeli, şunları söyledi:
“Türk milleti de çok şükür ki can vermiş evladına sırtını dönecek kadar vefasız ve duyarsız değildir. Geçmişte de aynı hastalıklı ruh halinin, şehit cenazelerine sahip çıkanları ‘terbiyesizler’olarak tanımladığı, eli kanlı bölücülere hoşgörü ve kucaklaşma hevesi gösterdiği hafızalardadır. Milletimiz elbette şehidin arkasından bütün görevlerini yerine getirecek, gözyaşını içine akıtacak, şerefini yaşatacak ve kararlılıkla şehitler ölmez vatan bölünmez diyerek haykıracaktır.

Şahadete neden olan katillerin sorgulanması gerekirken, şehidi omuzlarında taşıyanların tartışılıyor olması Başbakan’ın girdiği ahlak bunalımının apaçık göstergesidir. Bilinmelidir ki milletimizin şehidine sahip çıkmasına ne Başbakan ne teslim olduğu okyanus ötesinin dayatmaları ve ne de İmralı’nın yıkım haritasının gücü asla yetmeyecektir.”

“AHLAKİ VE VİCDANİ ÖLÇÜLERİNİ KAYBETMİŞ”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın, son açıklamalarında “suçüstü yakalanmanın çaresizliği ve telaşıyla ahlaki ve vicdani bütün ölçülerini kaybettiğini” vurguladı.

Seviye ve seviyesizlik ölçüleriyle tarif edilemeyecek böyle bir çukura düşülmesinin, siyasi hayata “utanç duyulacak karanlık bir dip notu” olarak geçtiğini savunan Bahçeli, “Vicdanını teslim etmemiş hiçbir milletvekili, Başbakan Erdoğan’ın başlattığı bölünme sürecine figüran olmayı içine sindirmeyecek ve bu suçun ortağı olmak istemeyecektir” dedi.

Devlet Bahçeli, “Yıkım projesi” olarak nitelendirdiği “demokratik açılımı” tanıtmak ve kendisini savunmak için geçen hafta sonu yurt gezileri başlatan Başbakan’ın, parti ve partililerine yönelik suçlamalarını Anadolu meydanlarında da sürdürdüğünü anlattı.

“TARİH, 13 KASIMI BÖYLE YAZACAK”

“7 yıldır ülke yönetiminde bulunan Başbakan Erdoğan’ın, her alanda olduğu gibi terörle mücadele alanındaki sicili de karanlık ve lekelidir. Başbakan Erdoğan’a tavsiyemiz bir boy aynasının karşısına geçmesi ve utanç verici görüntüsüne bakmasıdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bu aynada karşısına çıkacak görüntü; İmralı canisi ile kol kola giren, Kandil’den medet uman, teröristleri kucaklamak için Habur’da bekleyen, PKK ile gizli ve aracılı pazarlıklar yapan, Barzani’nin önünde eğilen, teröre teslim olan ve etnik bölücülüğün önünü açan bir Başbakan yansıması olacaktır. Başbakan bu alanlarda rakipsizdir; bu vasıflara sahip olmada eşsizdir. Bunun şahidi, bu alandaki şaibeli siyasi geçmişi ve çizgisidir. Başbakan’ın vasıfları, kalitesi ve şeceresi çok iyi bilinmektedir.

Böyle birinin bizi şehit cenazesi gelsin diye beklemekle, şehit cenazelerinde çığırtkanlık yapmakla alçakça suçlaması haddi değildir. Ya haddini bilecek ve bu hayasızlıklardan nedamet duyacaktır, ya da hak ettiği karşılığı misliyle görecektir. Kendisine sözümüz ve uyarımız budur.”

ATATÜRK’ÜN YURTTA SULH CİHANDA SULH SÖZLERİ

Başbakan Erdoğan’ın, “demokratik açılım” konusunda Mecliste yaptığı konuşmayı da eleştiren Bahçeli, Başbakan Erdoğan ve AK Parti sözcülerinin Meclis konuşmalarının özetinin, yalan, riya, inkar ve iftira olduğunu ileri sürdü. Bir saati aşan konuşması boyunca, “Türk milleti” diyemeyen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın, etnik farklılıklara dayanan bir ayrıştırma süreci başlatarak bölücülüğün önünü açmaya kararlı olduğunu ortaya koyduğunu iddia eden Bahçeli, “PKK açılımıyla milli birliği katletmeye hazırlananların ve hain teröristlere kucak açanların Anadolu meydanlarında milli birlik ve kardeşlik yalanları  söylemeleri, Başbakan ve arkadaşlarının trajedisinin sahnelendiği bir orta oyunudur” dedi.

Bahçeli, şunları kaydetti:

“Büyük Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’sözlerini bile Türkiye’nin bölünmesi için kullanmaya yeltenen Başbakan; PKK’ya teslim olmayı ve bölücü taleplerini hükümet eliyle hayata geçirmeyi yurtta sulh olarak gören, Ermenistan’a, Barzani’ye ve Rumlara teslim olmayı, ABD’nin dümen suyunda giderek Türkiye’nin milli çıkarlarını ateşe atmayı cihanda sulh olarak kabul eden çarpık, sakat ve çok tehlikeli bir anlayışın sahibidir. Projenin özünü ve esasını oluşturan PKK’ya siyasi af; milli kimlik, Kürtçe eğitim ve kamu hizmeti ve yönetimi yetkileri konularında PKK’nın taleplerinin yerine getirileceği Anayasa değişikliği süreci sessizce geçiştirilmiş, sütre gerisinde saklanmıştır.

Başbakan Erdoğan’ın ‘Türkiye için bir milat, kardeşliğimiz, birliğimiz ve bütünlüğümüz için bir dönüm noktası’olduğunu söylediği 13 Kasım Meclis görüşmelerinin bilançosu budur. 13 Kasım bir milat olarak görülecekse, bu tarih; Türkiye’nin milli birliğinin temellerine tahrip kalıpları yerleştirmede, teröre teslim olarak bölücü taleplerin karşılanması sürecini başlatmada, Türkiye partisi olduğunu iddia eden AKP’nin ‘bölme partisi’olduğunun tescilinde, teröristlerden ‘barış elçisi’, İmralı canisinden ‘barış mihmandarı’çıkarmakta bir milat, önemli bir dönüm noktası olmuştur. Tarih, 13 Kasımı böyle yazacak, Türk milleti bu ihanet projesinin taşeronlarını, figüranlarını ve alkışçılarını böyle hatırlayacaktır.”

SÖZLERİMİZİN ARKASINDAYIZ

Bahçeli, partisinin Türkiye’yi bölmek ve MHP’yi hedef almak isteyenlerle ilgili olarak söyleyeceğini söylediğini, bugün de bunların arkasında olduklarını bildirdi.

Bu konuda göstereceğimiz tepkinin Başbakan’ın onayına ve icazetine bağlı olmadığının çok iyi bilinmesini isteyen Bahçeli, şunları ifade etti: “Halep ordaysa arşın buradadır. Başbakan Erdoğan arkamızdan kaç kişinin geleceğini merak etmeyi bırakıp, kader anı geldiğinde nereye kaçmaya çalışacağını, yanına kaç kişiyi alacağını ve geride ne bırakacağını şimdiden düşünmeye başlamalıdır.
Buradan bir konuya daha temas etmek lüzumu hissediyorum. Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda şahsımla ilgili bir ifadesinde; ben Bahçeli’den memnunum, sözünü sarf etmiştir. Sonuçta fikirlerine katılmasam da politikalarını  beğenmesem de Sayın Erdoğan benim memleketimin bir evladıdır. Benden memnun olmasını saygıyla karşılarım.

Ancak asıl sorun kendisinden memnun olanlarla ilgilidir ve kendisinin bunu nasıl karşılayacağı şahsına ait bir konudur. Benden memnun olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan’a söylemek isterim ki Allah kimseyi Washington’un, Brüksel’in, Erivan’ın ve Erbil’in memnun olacağı adam yapmasın.”

EKONOMİK GELİŞMELER

Konuşmasında ekonomik gelişmelere de değinen Bahçeli, “AKP; zam olmuş, vergi olmuş sağanak halinde vatandaşımızın üzerine yağmıştır” dedi.

İşsizlik sorununun alabildiğine yaygınlaşmaya devam ettiğine dikkati çeken Bahçeli, üretimin durması ve bir türlü toparlanamamasının, işsizlik oranını ve işsiz miktarını devamlı yükselttiğini söyledi.
Resmi rakamlarla yüzde 13,4 düzeyine gelen işsizlik oranıyla toplam işsiz sayısının 3 milyon 429 bin kişiye ulaşmasının, tehlikenin aldığı mesafeyi göstermesi bakımından çok anlamlı olduğunu ifade eden Bahçeli, “Bu sayının içinde Başbakan Erdoğan’ın yakını ve yandaşları yoktur.

Üretmeyen bir ekonominin  doğal olarak istihdam artışını sağlayamaması normaldir ve bu kusur da AKP hükümetinden başkasına ait olmayacaktır. Çözülen ve dağılan ekonomik sistemin yol açacağı zaiyatın bedelini ilk seçimde milletimiz AKP zihniyetine ve Başbakan Erdoğan’a fazlasıyla ödetecektir” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısından ayrılırken yanına gelen özürlülerle konuştu ve yalnız olmadıklarını söyledi.

Bu arada, hac vazifelerini yerine getirmek üzere Suudi Arabistan’a gidecek olan Manisa Milletvekili Ahmet Orhan, Adana Milletvekilleri Recai Yıldırım ve Yılmaz Tankut, Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy ve Niğde Milletvekili Mümin İnan’ın grup toplantısının basına kapalı bölümünde arkadaşlarıyla vedalaştığı öğrenildi.

İmralı’ya 5 mahkümun gönderilmesine tepki:

BUNUN ADI ZAVALLILIK

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın hükümlü bulunduğu İmralı Cezaevine 5 mahkumun gönderilmesini, “zavallılık” olarak nitelendirdi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısının ardından, gazetecilerin konuya ilişkin sorusuna, “Bu, Adalet ve Kalkınma Partisinin ve onun Başbakanı ve Hükümetinin uzun zamandır düşündüğü, Avrupa Birliği sürecinin bir dayatması olarak yerine getirmeye mecbur kaldıkları bir haldir. Bana göre bir zavallılıktır” karşılığını verdi.

İrtica ile mücadele eylem planına ilişkin, üçüncü bir ihbar mektubunun kendisine gelip gelmediğine ilişkin soru üzerine de Bahçeli, “Henüz MHP’ye ve Genel Başkanına böyle bir metin gelmemiştir” dedi.

ORTA DOĞU

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari