HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI ANTALYA ŞUBE BAŞKANI İLE RÖPORTAJ – Hüseyin SOYDABAŞ

Aralık 21, 2009 tarihinde tarafından  
RÖPORTAJHABER kategorisinde yayımlanmıştır.

HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI  ANTALYA ŞUBE BAŞKANI İLE RÖPORTAJ - Hüseyin SOYDABAŞ

Bütün çabalar oyları parçalamak için ve bir merkeze hizmet için yapılıyor. Bu merkezin adı kesinlikle halk değil, kesinlikle halkın ihtiyaçları değil ve kesinlikle Türkiye değil. Yolsuzlukların ayyuka çıktığı, hükümetlerinin oy kaybettiği ve hesap sorulma zamanlarının geldiğini anlayan tüm iktidarların yaptığı gibi şu anda da bir oyunla karşı karşıya Türkiye.

Oyunun sahneye koyulmasında aktör olarak seçilen kişiler ise yine ülkemizde bazı kesimlerin oylarının sahibi sanılan isimler.

Ali Balkız; Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı,

Süleyman Çelebi; Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı,

Ufuk Uras; ÖDP eski Başkanı, Milletvekili,

Bu üç kişiyi birleştiren unsur geçmişte iktidarların halkın oyunu bölmek için tasarladığı yeni oluşumlardan başka bir şey değildir. Sol düşünce karakterinde en küçük bir kırılganlığın bölünmelere yol açtığı bir gerçektir ve sağ iktidarlar devamlı bu olguyu kullanırlar.

Örnekleyecek olursak; Alevi’lerin ilk siyasal deneyimi 1966yılında Türkiye Birlik Partisi ile başladı Mustafa Timisi’nin başkanlığı sırasında partinin siyasi hayatına son verildi. Zamanın güçlü lideri Demirel’in bir siyasi oyun planlayarak Türkiye Birlik Partisi’ni finanse ettiği, Alevi’leri kendi içlerinde bölüp soldan koparmak ve CHP‘yi çökertmek için bu planı yaptığı söylenmektedir.

1995 yılında Ali Haydar Veziroğlu başkanlığında kurulan Demokratik Barış Hareketi yoğun çabalara rağmen beklediği ilgiyi görmediğinden 1999 yılında yönetim kapatma kararı alarak partiye ait tüm malları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağışladı.Demokratik Barış Partisi Genel seçimlerde %2,8 oy,  1968 yılında Kısmi Senato seçimlerinde%1,7  oy ve genel seçimlerde de hatırladığım kadarı ile  %1,3 gibi düşük oy almıştı Demokratik Barış Hareketi ise Çiller döneminde Türkiye’nin çağdaş, demokrat yapısını geleneksel olarak yer aldıkları sol saflardan koparıp sağ partilere teslim etmek için desteklendiği söylenir.

Tarih tüm örnekleriyle bu şekilde devam ederken ve iktidar partisinin  halkın desteğini, güvenini ve oylarını kaybettiği tüm kesimlerden aldığı tepkilerden ve parti içindeki huzursuzluklardan belli iken yine bir tezgah kurulmaya çalışılmaktadır. Alevi oylarını, işçi oylarını ve uç sol oyları denen ÖDP oylarını aynı çatıda toplamak üzere yola çıktıklarından bahseden yukarıda ki üç isim, barajın altında kalacağını bile bile sadece ve sadece hem solun oyunu bölmek hem de kafaları karıştırmak için sahnededirler.

Bu yazı yazılmadan önceki bir tarihte Antalya da toplanan bu üç isim zaman ve zemin yoklama çalışmalarına başlamıştır, ancak yine bu üç isimden birisi olan Ufuk Uras bu defa da PKK nın yeniden hayata geçirilecek partisine destek vermek amacıyla onlara katılabileceğini ve mecliste gurup kurmalarına yardımcı olabileceğini deklare etmiştir. Bu bile Aleviler, sol görüşlü işçiler ve uç sol ekseninin sentezi olması planlanan yeni sol partinin asıl amacını açıklamaya yetmektedir. Dış güce hizmet ve parçalayıp bölmek.

Tabii ki buna hizmet eden en  önemli unsur, CHP nin iç dinamiklerini harekete geçirememesi, halkın desteğini kaybeden eski üst kademelerin tasfiye edilememesi, yönetim kadrolarında yeni fikirlere yer verilmemesi, belde, ilçe ve il bazında sen, ben, bizim oğlan üçlemesinin dışına çıkılamaması dolayısı ile demokrasi aşığı seçmenini inkar edilmesi olarak görülmektedir.

Buraya kadar yazdıklarım çeşitli geçmiş bilgilerimin derlenmesi, bu günün tahlili ve kendi fikirlerimden oluşmaktadır. Bu yazıyı kaleme almamın sebebi ise gezdiğim yerlerdeki halkın, seçmenin görüşü, yeni kurulacağı söylenen ve çalışmaları resmen Antalya’da deklare edilen “Solun Merkezi olacağız” söylemi ile yola çıkan bu oluşumun tabanını oluşturacak kesimlerin bu fikre sıcak bakmaması hatta direnmesidir.

Bu yurdun her kesiminde böyledir. İstanbul’da uç solun destekçisi olan akademisyen dostlarım, İzmit’te işçi kesiminin temsilcileri ve Antalya’da da Alevi derneklerinin temsilcilerinin bu konudaki görüşleri, birbiriyle örtüşmekte ve “artık bölünme değil birleşme zamanıdır, bu birleşme yeni bir partide değil, halihazırdaki partilerde ve onların yetkili kurullarında olmalıdır” şekline açıklamalar vardır.

Bu anlamda Antalya’da görüştüğümüz Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Şube Başkanı Binali Efe Bey’le yaptığım röportajı yayımlıyor ve bilgilerinize sunuyoruz.

BEN YAPTIM OLDU MANTIĞI; TOPLUMUMUZA HEP ZARAR VERMİŞTİR

eKEMER; Kamuoyu “Yeni Alevi Partisi” olarak tanıtılmağa çalışılan bir oluşumdan ve o oluşumun içinde bulunan Alevi ve Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız Bey’in bu hareketi yönlendirdiğinden bahseden bir hava içersine sokulmaya çalışılıyor. Geçtiğimiz günlerde bir ulusal gazetede de yayımlanan bu haberi ve Ali Balkız Bey’in Aleviler içerisindeki yerini nasıl açıklarsınız. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Şube Başkanı olarak bu oluşumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

BİNALİ EFE; Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız Bey tanıdığım, bildiğim, görüştüğüm bir kişi ve Alevilerin kurulmuş olan derneklerinin Federasyon Başkanıdır. Ancak; Türkiye’de hiçbir Alevi kuruluşunla bilgi alışverişi yapmadan, danışmadan kendi başına birkaç arkadaşı ve daha önce yönetiminde de bulunduğu Pir Sultan Abdal örgütüyle beraber bu kararı aldığı bilinmektedir. Yeni parti oluşumunu medyadan duyduğumda şaşkınlıkla karşıladım.

Zira bundan otuz yıl önce Avrupa’da yaşamımı sürdürürken, hem ilk Alevi örgütlemesinin bizzat içinde oldum, hem de 1999 yılında kurulan ‘Barış Hareketinin’ kurucularından oldum. Parti ve dernek kurucusu olmam hasebiyle, örgüt içerisindeki hiyerarşiyi çok iyi biliyorum.

Burada böylesine önemli bir kararı alırken, Alevi kuruluşlarından, kanaat önderlerinden, Alevilerin ileri gelen iş adamı ve siyasetçilerden görüş alması, tartışması ve fikir birliğine vardıktan ve gerekli konsensüs sağlandıktan sonra bunu açıklaması gerekiyordu.

Böylesine geniş bir kesimi içine alan hareketler “ben yaptım, oldu” mantığı ile olmaz. Şaşkın ve üzüntülüyüm.

İSTİŞARESİZ GELİŞMELER SADECE TOPLUMUMUZA ZARAR VERMİŞTİR

eKEMER; Siyasi oluşumun içine giren Ali Balkız Bey’in bu açıklamalardan sonra istifa etmesi gereklimidir? Kendisine bağlı dernekleri ne derece temsil edebilir ve bu çıkışı örgütün gücüne değer katabilir mi, yoksa kamuoyunda Aleviler lehine oluşan olumlu kanaati mi zedeler?

BİNALİ EFE; Alevi örgüt liderlerinin bu tür kararları aldıktan sonra istifa etmesi gerekmez. Fakat Sayın Balkız az öncede dediğim gibi bu oluşumun içinde yer alma kararını verirken, ne Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na, ne Alevi Kültür Dernekleri’ne ve diğer Alevi kuruluşlarına danışmamıştır.

Kimseye danışmadan, ileri gelenlerimizin, kanaat önderlerimizin fikrini almadan bu işlere kalkışması için Alevi Federasyonu Başkanı olması yetmez.  Sadece Pir Sultan Abdal Dernek ve Şubeleri ile karar alması düşündürücüdür. Bu bir bölünmenin planlandığı görüntüsünü de çağrıştırmaktadır, aynı zamanda.

Diğer yandan, temsil etmekle gurur duyduğum Alevileri çok iyi tanıyorum ve tecrübelerimin ışığında bu sütün maya tutmayacağını görüyorum.

Dahası, dediğiniz gibi bizlerin çok uzun yıllardır devam eden çalışmalarının böylesine bir siyasi hırs ve ikbal kapısı olarak görülmesini de tasvip etmiyorum.

Ama bu sadece kendisinin ferdi bir çıkışıdır ve kendi bünyesi içinde de kabul görmeyecek beyhude bir davranıştır.

VAKFIMIZ OYLARIN BÖLÜNMEMESİ İÇİN ÇALIŞMAKTADIR

eKEMER; Peki, buna rağmen partileşirler ve sizlerden de destek isterlerse, Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı olarak nasıl bir tavır sergileyeceksiniz?

BİNALİ EFE; Kamuoyuna göre ‘Nasıl Bir Türkiye İstiyorsunuz’ kampanyası çerçevesinde 20 küsur ilde nabız yokladılar ve destek aradılar. Hacı Bektaşi Veli Kültür Vakfı ve Alevi Kültür Dernekleri olarak bu toplantılara katkı sunmayacağımızı genel merkez deklare etti. Antalya Vakıf ve Alevi Dernekleri Şubesi yöneticileri olarak bu kararımızın değişmeyeceğini ve desteklemeyeceğimizi her fırsatta söylemeye devam edeceğiz. Aslında böyle bir siyasi çıkışa ve kamplara bölünmemize gerek yok, mevcut siyasi partilerin yönetimlerine girerek zaten kamuoyunda da tasvip gören haklılığımızı ve bazı masum isteklerimizi kabul ettirebiliriz.

eKEMER; Bu yeni partinin  kurulması ile Aleviler arasında ‘Balkız’ı destekleyenler ve desteklemeyenler’, ‘Balkız’a oy verenler, CHP’ye oy verenler’ diye bölünme yaşanabilir mi?

BİNALİ EFE; Aleviler Atatürk’ün kurmuş olduğu iki büyük emanete daima sahip çıkmış ve çıkmaya da devam edecektir . Bunlardan birisi Türkiye Cumhuriyeti diğer CHP’dir. Kurulacak olan yeni partinin Alevileri CHP’den koparabileceğini düşünmüyorum. Zira CHP içerisinde bulunan Aleviler, cumhuriyetçiler ve aydınlar kurulacak olan yeni partinin, CHP’nin gücünü azaltmak, Alevileri bölmek için birileri tarafından finanse edileceğini ve bununda parçalanmaya yol açacağının bilincindeler. Alevi vatandaşlarımın bundan önce kurulan Alevi Partilerinin akıbetini bildiğinden, bu oyuna gelebileceklerini düşünmüyorum. Yani Alevilerin oyları bu defa da bölünmeyecektir.

CHP’DEN BEKLENTİMİZ, KURULLARINDA DAHA FAZLA TEMSİL HAKKIMIZDIR

eKEMER; CHP içinde Alevilerin güvendiği, parti içinde de yetkili kurullarda olan kişiler var. CHP içindeki bu kişilerin yeni oluşuma bakışı nasıl olur, CHP’nin nasıl bir tutum sergilemesini bekliyorsunuz?

BİNALİ EFE; CHP içinde şu anda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Sayın Yılmaz Ateş ve daha birçok alevi kökenli, bilgi birikime sahip,  liderlik pozisyonunda olan kişiler var.

Biz kazanımlarımızın devamı için liderlerimize sahip çıkmaya devam etmeye kararlıyız. Zira onlar bizsiz bizde onlar sız olmayacağımızı geçte olsa anlamış olduk.

Antalya’yı bir örnek olarak verirsek CHP İl ve İlçe teşkilatlarında siz biz diye ayırım yapmayan İl başkanlığını en iyi şekilde yapan Sayın Ömer Melli, Cumhuriyetçi ve Atatürk Devrimlerine sahip laik düşüncelerle donanımlı yönetimiyle gayet iyi idare ediyor.

Yerel seçimlerde Belediye Meclis Üyelerin seçilmesinde göstermiş olduğu adalet ve kararlılıkta bununu kanıtıdır. Ancak kısa dönem içinde yapılacak olan İl ve İlçe Teşkilatları seçimlerinde Alevileri de yönetime almalarını bu demokratik yarış içinde de  adaletli davranmasını bekliyoruz. Bu partinin temel taşları olarak bunu beklememizin de doğal bir talebimiz olduğunu düşünüyorum.

CHP yönetiminde Milletvekili il, ilçe, belde ve belediyelerde yeterli Alevi kökenli yurttaşların hak ettiği nispette olmadıkları su götürmez bir gerçektir. Bundan sonraki süreçte Aleviler parti içinde örgütlenir din, dil, ırk ve renk ayırımı yapmadan kardeşçe partisine ve Cumhuriyetin kazanımlarına sahip  çıkarak hak ettiği nispette yönetime getirilirseler işte o zaman CHP’yi tutana aşk olsun. Birde bu dik duruşumuz ve CHP içinde bütünleşmemiz kurulmakta olan asıl amacıda bölmek olan partilerinde dikkatini çekecek ve boşa kürek çekmekten fayda gelmeyeceğini onlarda anlayacaklardır.

eKEMER; CHP’den beklentiniz nedir ve CHP Alevileri bölünmeden kazanmak için ne yapmalıdır?

BİNALİ EFE; CHP artık işi çok sıkı tutmalı merkez solun tek partisi olduğunu, iktidarın hesaplarını yaptığını göstermelidir. Yılların deneyimli lideri CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal Alevilerin beklentilerini bilmektedir. Bu beklentimiz bu coğrafya içerisinde kardeşçe yaşamaktan ve kendi inançlarımızı, kendimize göre yaşamaktan başka bir şey değildir. Şu anda solda veya sola yakın partiler ile yeni kurulan veya kurulmakta olan partilerin Alevileri akıl almaz tekliflerle ikna etmeye çalışarak partilerine üye etmek ve yönetime göreve getirmek için yaptıkları çalışmalarının devam etmesi ve bunda başarılı olmaları halinde CHP’nin zayıflaması Laik Cumhuriyete en büyük darbe olacaktır. CHP bunu görmeli ve nihai tavrını belirlemelidir.

AKP’NİN TÜM AÇILIMLARI KENDİLERİNİN GÜNÜNÜ KURTARMAK İÇİNDİR

eKEMER; Yeri gelmişken ‘Alevi Açılımı’ hakkındaki düşüncelerinizi de alabilir miyiz?

BİNALİ EFE; AKP’nin “Alevi Açılımı” saçılıma dönüştü. Bunun sebebi de zaten kendilerinin istediği her türlü açılım ve değişimde sadece kendi menfaatlerini düşünmeleri ve bu iktidar süreçleri içerisinde yaptıkları haksız kazançlarını daha çoğaltmak ve devam ettirmek istemelerinden ibarettir.

Alevilerin istekleri evrensel insan haklarından daha başka bir şey değildir. AB’ye girmeyi kendisinin olmazsa olmazı gören bu hükümetin AB’ye girmesi için uygulamaya çalıştığı kriterler sadece kendi ömürlerini uzatmaya ve durumlarını kurtarmaya yöneliktir.

Türkiye’nin AB kriterlerini yerine getirmek gibi bir zorunlulukları olduğunu unutmaması gerekir. Kaldı ki bu vatanın yurttaşlarının insani haklarını almak için bu kriterlere ihtiyacı olması ve bu Avrupa kılıcının  ensemizde olmasından daha büyük nasıl bir çirkinlik olabilir sizce.

CHP ve MHP hükümete açık kart vererek diyorlar ki “Alevilerin isteklerini TBMM ne getir kayıtsız şartsız kabul edeceğiz”, bu söylemlere rağmen “Ses yok gürültüye devam” Alevilerin istekleri bellidir, Öncelikle Cem Evlerinin ibadet yeri olması, Madımak otelin müze olması, okullarda zorunlu din derslerinin kaldırılması, gibi konulardan ibarettir. AKP bunları yapmamakta ısrarını sürdürüyor.

eKEMER; Bu çıkışı sizce başarısız olan Ali Balkız Bey’in, Alevileri ikna etmesi ne kadar mümkündür?

BİNALİ EFE; Ali Balkız’ın Aleviliğinden şüphemiz yoktur. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı sıfatı ile tamamen kendi ve yönetim kurulunun aldığı bir karar ancak kendini bağlar. Eğer Ali Balkız, tüm Alevi kuruluşları, yol ve kanaat önderleri ile ittifaka vararak bu kararı almış olsaydı bugün düşüncelerimiz daha farklı olurdu.

Sayın Başkan Balkız, siyaseti bilir görünmesine rağmen Alevi ve diğer Sivil toplum örgütlerle tam bir mutabakata varmadan kendi başına parti kuracağız söyleminin altında neler yattığını hala anlamış değilim. Bu yukarıda bahsettiğim gibi, asıl hedefin birleşme değil, başka güçlerin talebi üzerine hem Alevileri hem de CHP’yi parçalamanın önünü açıyordu. Biz kendisine karşı çıkmakla bir oyunu bozduk aslında.

BURADA DA “İNCİN AMA İNCİTME” DÜSTURUMUZ DEVREYE GİRECEKTİR

eKEMER; Bu partinin genel veya olası erken seçimde oy potansiyeli ne olur. Barajı geçebilir mi?

BİNALİ EFE; Bundan önceki Alevilik adına kurulan partilerin akıbetine uğrayacağını düşünüyorum. Bırakın barajı geçmeyi yüzde 1 oy dahi alacağını sanmıyorum. Sayın Ali Balkız, bu hareketin içinde yer alırsa ki öyle de görünüyor hayatının en büyük hatasını yapar ve büyük hüsrana uğrayacağı mutlaktır.

Kanaatimce Sayın Başkanın bu oluşumun sol merkeze vereceği zararın faturasının yüksek olacağını tahmin edecektir. Ve parti işini akıl süzgecinden geçirdikten sonra bu oluşumun içinde olmaktan vazgeçeceğine inanıyorum.

Esasen tüm Alevi örgütleri bir araya gelerek merkez solda birleşmesi ve daha hazır bir güçle yola çıkmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum. Ki eğer Sayın Başkan istemeden veya tahmin etmeden bir şeytan üçgenine tabi olduysa bundan vazgeçecektir düşüncemi saklı tutuyorum.

Çünkü kendisi bizim gibi “İncin ama incitme” prensipleri doğrultusunda terbiye almış bir kardeşimizdir.

eKEMER; Bu görüşme için teşekkür ederken, son sözlerinizi alabilir miyiz?

BİNALİ EFE; Öncelikle ben gerek şahsım gerekse başkanlığını yaptığım vakıf  adına bu görüşme ve bundan önceki destekleriniz için, sitenizde görüş ve fikirlerimize ve bizlerin sitenizin satırları aracılığı ile görüş alışverişinde bulunmamıza yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.

Bizler kimseden ayrı tutulmayı hak etmeyen, inancımızı kendimize göre yaşamak ve ülkemiz adına üretmek isteyen, kesinlikle ayrıştırmayı desteklemeyen kardeşleriniziz.

Fıtratımızda olan ve yetişme terbiyemizin ilk düsturlarından sayılan, “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözünü bu coğrafyada hatta tüm dünyada yaşayan herkes için söylüyoruz. İsteğimiz kardeşliğinizin keyfini beraber sürmekten ibarettir.

Kurulması düşünülen bu partinin, geniş kitle partisi haline geleceğini veya böyle bir parti kurulmasına ihtiyacımızın olduğunu düşünmüyorum. Alevilerin siyasete uzak veya daha yakın olarak ayrılmaya çalışılması bile bir nevi parçalanma değil midir. Alevi Sorunu, Kürt Sorununun ayrılmazıdır düşüncesini reddediyoruz. Bizim Cumhuriyet’le, Demokrasi ile, Türk olmakla ilgili bir sorunumuz yok ve bu üç şeyin gururu ile doluyuz.

Bu girişimler Akp Hükümeti’nin gizli desteği ile planlanan hareketlerdir ve sadece onların işine yaramaktadır.

Kısacası bu bir ölü doğumdur, hem Alevilerin aklını karıştıracak, hem de Alevi olmayan kardeşlerimizin aklına taleplerimiz hakkında soru işaretleri getirecektir.olusumSÜLEYMAN ÇELEBİ

Bu vesile ile şahsınızda tüm insanların Muharrem Ayı’nı tebrik eder, hayırlar, sevgiler, kardeşlik getirmesini dilerim. Saygılarımı, selamlarımı ve sevgilerimi sunarım.

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari