ANNENİN ÖLÜMÜ

Mayıs 9, 2010 tarihinde tarafından  
ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY kategorisinde yayımlanmıştır.

ANNENİN ÖLÜMÜ

Yaşam hepimiz için tek düze gitmiyor?.
İnişler çıkışlar, acılar sevinçler, ayrılıklar kavuşmalar, ödüller cezalar, dostluklar  ihanetler? Ölümler?
Hayatın çeşitli evrelerinde insanların karşılaşabileceği kaçınılmaz oluşumlar?

Onu, yıllar önce bir Aralık ayının onuncu gününde, karlı soğuk bir havada ikindi ezanları okunurken, dualarla sonsuzluğa yolcu ettik.

Beş evladı ve yaşlı eşi olarak, arkasında ki boşluğun ne denli büyük olduğunu anladığımızda, geri dönülmezliğin acımazlığı karşısında, yanıp kavruluşumuz zamanın akışı içersinde hep sürdü.

Bugün, uzun yılları geride bırakmamıza karşın, ayni duygular içinde anamızı özlemle anıyor ve arıyoruz?

Her ananın ölümü, geride bıraktığı evlatları için yıkımdır.
Acıların en büyüğüdür?

***

İnsanlar kaç yaşlarına gelirlerse gelsinler, ana sevgisinin sıcaklığından uzak kalmış olmanın özlemini çekerler.
Torun sahibi olacak denli yaşları ilerlese de, günü gelir küçük bir çocuğun annesine olan bağlılığı ölçüsünde ki, sığınmacılıkla ana hasreti çekerler.

Anamızın ani ölümünde başında değildik.

Gecenin sabaha ulaştığı saatlerde, başka bir kentten ziyaretine gelmiş bulunan ve evde misafir olan, küçük oğlunu üstünü örtmek için kalktığında, yıllar yılı çocuklarının sevgisiyle dolu o şefkatli yorgun kalp birden bire durmuş. Uzandığı divanın üzerinde ruhunu Yüce Allah’a teslim etmiş.

***

Acı telefon ulaştığında, dört yüz kilometre ötede ki görev yerimizdeydik. Saatler sonra uzun bir yolculuğun ardından, baba evine yaklaşırken, ölüm değil de, müdahale edilmiş ani bir hastalık olmasını temenni ederek kapıyı çaldığımızda, açılan kapıdan yüzümüze ölüm hüznünün çarptığını hissettik..

Çehreler donuk ve renksizdi.

Acı gerçeği kabullenmek istemiyorduk.

Beyaz çarşafı kaldırıp nur yüzüne baktığımızda, ölüm sarılığının çökmüş olduğu dünyanın o en güzel yüzünde uyur gibi bir ifade vardı.
Sanki kalkıp her zaman yaptığı gibi benim aslan oğlum gelmiş diyerek boynumuza sarılmasını beklemenin çaresiz duygusallığına kapıldık.

***

Oturup bir köşeye, yüreğimiz sökülürcesine etrafa baktığımız da ana evimizde sanki bütün eşyalar ağlıyordu…

Tam karşımızda duran mutfakta ne tabak tıkırtısı vardı, ne de onun ara sıra mırıldandığı şarkılarının sesi…

Dolabının açılan kapağından evlatlarını yetiştirmek için, yemeyip içmeyip senelerce giydiği mantosunu görüyor, yapmış olduğu fedakarlıkları gözümüzün önüne getirerek, evladı olarak onu Allah’a yolcu edeceğimiz günde, hep o bize yaptı, tam sıra bize gelmişken neden bizi büyük bir manevi borç altında bırakıp gittin diye içimizden dağlara taşlara haykırmak geliyordu.

Her evlat gibi bu satırların yazarı da Annesine borçlu kaldı.
Senelerce borçluluk duygusu içersinde için için derin acılar çekti?

***

Bu satırları niçin yazıyoruz?
Anneler de birden bire ölür sevgili okurlar.
Ölüm kaçınılmaz.

Bir gün hepimizin kapısını çalacak.
Yaşayan anneler de, evlatlarını geride bırakıp öbür cihana göç edecekler.
Anneler ölmeden, kıymetini bilin değerli okurlar.

Sadece onun vermesini beklemeyin.

Siz de verin. Önce evlat olarak sevginizi verin.

Eğer evlendiyseniz, sık sık gidip kapısını çalıp, sarılıp bağrınıza basın…

Evlenseniz dahi her zaman kalben onunla birlikte olduğunuzu hissettirin.

Annem benim kendisini sevdiğimi bilir ihmalciliğine kapılmayın.
Hangi anne evladının kendisine olan sevgisini duymaktan bıkar usanır.
Sabah akşam, Annenize babanıza sevgi mesajlarını iletmekten kaçınmayın

Ölüm kapıyı çaldığında; dünya imparatoru olsanız, sonsuzluğa uğurladığınız beyaz çarşafın altında yatmakta olan ruhunu teslim etmiş olan annenize ya da babanıza yapabileceğiniz hiç şey yoktur.

Ne yaptıysanız, o yaşamda iken yaptıklarınızdır!..

Sevgili anamızı burada rahmetle anarken, yetiştirmiş olduğu beş erkek evladının yüksek tahsillerini yapmış çoluk çocuğa karışmış
Vatansever birer fert olarak yerlerini almış olmalarını, eğer sesimiz öbür cihana ulaşıyorsa, sevgili anamıza duyurmak istiyoruz. Gönlün rahat olsun sevgili anacağım!

***

Sevgili anam,  zamanın koşulları içersinde normal tahsilini yapamamış olmana karşın, bugünün okumuş birçok kafalarından daha aydınlık olan bakış açınla, bizi birer ATATÜRK milliyetçisi olarak yetiştirdiğin…

Her türlü bağnazlık ve hurafeden uzak tutarak, aydınlık görüşlerinle hayata hazırladığın ve vatan sevgisinin her şeyden kutsal olduğunu damarlarımıza aşıladığın için…

Evlatların ve torunların adına, sana binlerce kez teşekkür ediyorum.

Rahat uyu anam!

Bizi, kendisine yürekten bağlı olarak yetiştirdiğin Ulu Önder Atatürk’ün mirası Türkiye Cumhuriyeti’ne, her zaman sahip çıkacağımızı, bu ülkede evlatların nasıl yetiştiyse, torunların da, torunlarının torunları da, ay yıldızlı bayrağımız altında vatan topraklarında, tam bağımsız bir ülkenin bireyleri olarak yaşacağından kuşkun olmasın!

Vatanın birlik ve bütünlüğünün korunmasında, ülkemiz üzerinde hain emellerini gittikçe açığa vurmaktan çekinmeyen iç ve dış odaklı güçlerle mücadelede bir adım dahi geri atmayacağımızı, senin huzurunda bütün cihana yeminle ve haykırarak duyuruyorum sevgili anam!

Mekanın cennet olsun demiyorum.

Yürekten bağlı olduğun yüce Yaradan’ın mekanını cennet eylediğinden hiç kuşkum yok!

Zaten bütün anaların mekanı cennettir!
Sen rahat uyu sevgili anam!…

Rahat uyu!..

***

Sevgili okurlar

9 Mayıs Pazar “Anneler Günü.”

Lütfen “Anneler Gününü”, annesi olmayan küçük yavrularımız için, Şehit analarının derin acısına saygı olarak, anne olmanın talihine erişememiş kadınlarımız için, yetiştirme yurtlarında ki anasız babasız yavrular için, “şov” türü görüntülerle kutlamayın.

Anneniz yaşamda ise (Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin), o, yılın her günü (sizin) annenizdir.

Sıcak yuvalarda onu her gün bağrınıza basabilir, sevgi duygularınızı iletebilir, ona armağanlar alabilirsiniz.

Bunları yapmanız için “SOSYAL BİR YARA” olan Annesizler gününü beklemenize ve “şovlarla” kutlama yapmanıza gerek yok.

Çünkü komşunuzun evinde “cenaze kalkarken”, siz “davul zurna” ile düğün yapamazsınız”.

Durumu bir de lütfen bu yönden değerlendirin.

BURHAN ÖZBEY

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari