BAŞBAKAN IN SERVETİ VE SUSTURULAN BASIN!

Eylül 11, 2009 tarihinde tarafından  
ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY kategorisinde yayımlanmıştır.

BAŞBAKAN IN SERVETİ VE SUSTURULAN BASIN!

Son zamanlarda çeşitli yerlerde ve bulunduğumuz her türlü ortamda, yapılan sohbetlerde sık sık AKP’lilerin köşe dönmeleri ve Başbakan’ın ve ailesinin serveti, zenginliği dile getiriliyor… 

Yandaşlara verilen ihalelerin çokluğundan söz edilip, pek çok AKP’linin ve müteahhidin iktidardan ciddi biçimde nemalandıkları ısrarla söyleniyor, yazılıyor ve çiziliyor… İddialar doğru mudur yanlış mıdır, bunu vicdanlara bırakıyoruz. Zaten ne olup bitiyorsa gözler önünde cereyan ediyor… Aklı selim karar versin diyoruz…

Başbakan’ın ve ailesinin mal varlığı yani serveti konusunda akıl almaz rakamlar ortaya atılmakta… Ancak, zenginliği ne denli çok olursa olsun, biz Başbakan’ın servetini nasıl ve nereden geldiğini açıklayacak ve kanıtlayacak kadar rahat ve avantajlı olduğunu söyleyebiliriz…

Nasıl mı?

Düğünler… Çocuklarının sünnet düğünleri ve evlenme düğünleri…

Özellikle yedi bin kişiyi aşkın davetlinin, düğün salonunda dolaştırılan torbalara attıkları altınların, takıların parasal tutarının akıl uçuklatacak denli korkunç rakamlara ulaştığını söyleyenler ve iddia edenler haksız mı?

Başbakan’ın, çocuklarının düğünlerini özellikle ve bilhassa binlerce kişiyi alabilecek salonlarda yapmasının, böyle bir sonucun sağlanması için, başlangıçta düşünülmüş bir plân olduğunu aklından geçirenler ve söyleyenler de; gözlemlerimiz ve rastladıklarımız ölçeğinde dikkate alırsak bir hayli fazla…

Düğüne davetli önemli bir iş adamı, bir sohbetimizde bize şöyle demişti: Bilmiyoruz söylediği doğrumudur yanlış mıdır… “Ben Başbakan’ın oğlu’nun düğününde 25 bin lira (25 milyar lira) değerinde altın ve pırlanta takdim ettim (torbaya attım.)” Evet bu açıklamayı bire bir konuşmamızda bize bizzat kendisi nakletmişti.

Bilsek ki bize söylediğini sorulduğunda kamuoyu önünde ikrar edecek ölçüde cesaretlidir ve söylediği de doğrudur, sütunumuzda adıyla sanıyla hiç kuşkusuz açıklardık.

Sevgili okurlar…

Türkiye artık bir korku imparatorluğuna döndü…

Herkes pek çok şeyden ürker korkar oldu… Toplum bireylerinin birbirlerine telkini; çoğu zaman genellikle “sakın ‘konuşma’, ‘yazma’, ‘eleştirme’ başına iş açarsın” biçiminde oluyor..  Ne oluyoruz? Nereye gidiyoruz Allahaşkına!

Özellikle ülkeyi yöneten iktidar erkinin; baskıcı, otokrat havası yarattığını görüyor ve basında duyarlı kalemlerden de bu durumun varlığını sık sık okuyoruz… Kendi partisinden tek bir kişinin Genel Başbakanları Başbakan Tayip Erdoğan’a yönelik en küçük eleştiri getirebilmesi ve yaptığı yanlışlıklarını yüzüne söyleyebilmesi kesinlikle olanaklı değil. Ne yazık ki Sayın Başbakanımız bugünün Türkiye’sinde ister istemez tam bir “korku adamı” durumuna gelmiş durumda…

Ülkede basın susturuldu…

Son olarak Doğan Grubu’nun işi bitirilmek üzere…

Özellikle son gelişmelerden sonra hiçbir gazete ve televizyonda artık kolay kolay ciddi biçimde, AKP ve iktidar eleştirisi görebilmemiz pek olası görünmüyor…

Söyler misiniz bugün ülkede hangi yazılı ve görsel basın organı özgürce, korkmadan, ürkmeden yayın yapıp gerçekleri dile getirebiliyor?

Bizim yaşadığımız Anadolu kentinde ve yakından bildiğimiz bazı kentlerde tüm yerel gazeteler ve televizyonlar tam anlamıyla AKP’ye ve kentin AKP’li belediyelerine biat etmiş durumdalar… Bunda en küçük bir abartımız yok.

Gelelim yine zurnanın zırt dediği yere…

Ülkemizde basının bu duruma gelmesinin ya da getirilmesinin baş sorumlusu kimdir? Hiç şüphesiz önce kendileri yani basındır değil mi?

Sen yıllar yılı her gelen iktidarın borazanı ve uydusu ol, haksız maddi çıkarların için, pek çok gerçeği halkın gözünden kaçırıp tam bir iktidar kuklası ol…

Bu yolla daha doğrusu yanar-döner maharetinle kazandığın korkunç paralarla tatlı hayat yaşa… Ülkede ve halkta neler olup bitiyormuş hiç bir şeyi dert etme…

Sonra da kendin yarattığın “canavardan” ve basına yapılan “korkunç baskılardan” dem vurarak feryat figan eyle!

Demokrasiden dem vur!

Hak hukuk nakaratları döktür!..

Yemezler! Yemezler dostum!..

Bunları söylemek, haykırmak ve tepki koymak için;

daha önceleri nerelerdeydiniz?

Medya olarak sizin yüzünüzden, günahı olmayan milyonlar, bugün ülkede sersefil perperişan durumda…

Eğer sizler basın olarak zamanında ve her devirde görevinizi tam olarak şuurlu, iktidarları denetleyici biçimde, salt gazetecilik etiği içinde onurla yapmış olsaydınız, bugün iktidar, sizinle kedinin fareyle oynadığı gibi oynayabilir miydi? Ve halk bugünkü kadar sahipsiz, korkuya terkedilmiş, umutsuz ve ekonomik çöküntü içerisinde olur muydu?

İktidar bir torba kömür, iki torba pirinç, bulgur ve mercimeğe muhtaç bıraktığı halka, iane dağıtarak şakır şakır oy alıyor.

Sonrada ülkede bugünkü durum, daha doğrusu fecaat yaşanıyor…

Basını susturulmuş.

Halkı korkutulmuş.

Ordusu yıpratılmış…

Ekonomisi çökmüş bir ülke…

Aşağıda ki habere bir göz atalım…

 

ALIN TERİYLE BU SERVET BİRİKMEZ

CHP Grup Başkan Vekili Kılıçdaroğlu, Kemalpaşa Belediyesi Meclis Salonu’nda vatandaşlarla sohbet etti.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın servetini eleştirerek, “İstanbul’a Trabzon’dan gelip Rize’den gelip ayakkabı alacak parası olmayan birisi, 25-30 yıl içinde dünyanın en zengin başbakanlarından biri olursa o zaman millet ‘bi dakka ya!

Nasıl oluyor?

Bu iş alınteriyle olmaz, bu kadar servet alınteriyle birikmez’ demeli.

Onu bilmesi lazım.

Siz de çalışıyorsunuz. 30- 40 yıldır çalışan emekli oluyor.

Emekli olup da bir ev alamayan kiralarda oturanlar var” dedi. (dha)” 9 Eylül 2009

Böyle bir iddia ve suçlama karşısında; Başbakan’ın derhal ortaya çıkıp Ana Muhalefet Partisi’nin Grup Başkan Vekili’ne ve kamuoyuna yönelik cevap niteliğinde çatır çatır bir açıklama yapması gerekmez mi?

İşte servetim, işte kazandığım yollar ve işte alınterim demesi gerekmez mi?

Ne gezer!…

Türkiye’de böyle bir adet ve olay görülmüş mü?

Tarih yazmış mı böyle bir şeyi?

Öyle olaylar ancak Avrupa’da olur.

Nasıl olur? Aynen aşağıda anlattığımız gibi olur…

Okuyalım…

“Fransa’da iktidardaki Halk Hareketi Birliği’nin Lideri Nicolas Sarkozy’den boşalan Maliye ve Ekonomi Bakanlığı koltuğuna oturan Herve Gaymard istifa etti. 8 Çocuklu Fransız bakanın, paris’in lüks bir semtinde 600 metrekare genişliğinde ve aylık kirası 14 bin euro olan lüks bir konutta kaldığı ortaya çıkması, siyaset dünyasında geniş yankı uyandırmıştı.

Gaymard, yaptığı yazılı açıklamada, aşırı lüks bakanlık konutuyla ilgili tartışmada hatalı davrandığını kabul ettiğini belirterek, istifa dilekçesini Başbakan Jean-Pierre Raffarin’e sunmaya karar verdiğini duyurdu.”(Akşam 26 Şubat 2005)

Daha başka neyi yazalım ki, bu kadarı yetmez mi?

Sonuç olarak:

Kimseyi, hakkında ortaya atılan iddialar kanıtlanmadıkça peşinen suçlayamayız.

Bir kere önce bunu belirtelim… Minareyi çalıp kılıfını hazırlasa bile…

Ancak, biz inanıyoruz ki, Sayın Başbakan; vakit yitirmeksizin, çıkacak kamuoyunun önüne gerekli açıklamaları yapacak; servetinin, zenginliğinin nasıl alınterine bağlı olduğunu, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na kanıtlayacaktır…

Kimse alınteriyle kazandığı ve hesabını verebilecek paradan; servetten, zenginlikten ötürü korkmaz, çekinmez, ürkmez değil mi?..

Göreceksiniz, Sayın Başbakanımız büyük olasılıkla kamuoyu önünde şahsına yönelik bu büyük suçlamadan ötürü sessiz kalmayacak, aydınlatıcı ve servetini ibra edici gerekli açıklamayı derhal yapacaktır.

Bunu kendisinden bekliyoruz…

En azından T.C. vatandaşı olarak bunu yapmasını umuyoruz..

BURHAN ÖZBEY

burhanaozbey@yahoo.com

 

  • Netinial Internet

Yorumlar

“BAŞBAKAN IN SERVETİ VE SUSTURULAN BASIN!” adlı makaleye 2 yorum yapilmis
  1. SEZAİ DURMAN dedi ki:

    Sizin ve tüm medyanın atladığı birşey var. Başbakanın düğünlerinde anlatıldığı gibi büyük takı. altın vs toplanmıyor. Sadece onlar öyle görünsün istiyor. Medya da sazan gibi atlıyor. Ve tartışılacak servetler. tartışılamaz oluyor. Oğluna yapılan düğüne katılan davetli sayısı sınırlı idi. Herkes ne verirse böyle servetlere kaynak olabilir, hesaplayın bakın.
    O günkü düğünleri anlatan ve bizlere RTE yi kurtarıcı gibi gösteren Doğan gurubunada oh! olsun.

  2. EMEK dedi ki:

    HİTLERİN KAVGAM KİTABINI OKUYANLAR BİLİRLER HİTLER KURDUĞU NASYONAL SOSYALİZM
    PARTİSİYLE NASIL KİTLELERİ KANDIRARAK. TÜM AVRUPAYI KAN GÖLÜNE ÇEVİRDİ…
    ALMANLAR HİTLERE O KADAR İNANDIKİ…BEDELİNİ İKİYE BÖLÜNEREK ÖDEDİLER…
    SADDAMIN BAĞAZ PARTİSİ VE ÜLKESİ NE DURUMDA ??????

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari