BU GÜN TUTTUĞUMUZ PARTİLERDEN VE FİKİRLERİNDEN SOYUTLANALIM

Ağustos 23, 2009 tarihinde tarafından  
SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

BU GÜN TUTTUĞUMUZ PARTİLERDEN VE FİKİRLERİNDEN SOYUTLANALIM

“Biz sevdik mi tam severiz, sildik mi bir kalemde sileriz” mantığınla gösteriyoruz sevgimizi ve ona göre şekillendiriyoruz o andan itibaren duygu ve düşüncelerimizi. O zaman da doğru ve yanlışlarıyla, sevap ve günahlarıyla bizim oluyor, tuttuğumuz takımlar, partiler, kişiler. Kendimizde onları, onlarda kendimizi görüyoruz.

Bu gün değişik bir şeyler yapalım ve tuttuğumuz partilerden, onların bize zerk ettiği fikirlerinden soyutlanalım. Ama hiçbir herhangi bir partiyi ve fikri de desteklemeyelim, en azından bu yazıyı okurken.

Konumuz; Milli Konu.“Bu kan nasıl duracak”

Gazeteci olduğumu iddia etmediğim gibi, bu konunun da uzmanı olduğum iddiasında değilim. Sadece eli kalem tutan duyarlı bir vatandaşım. Kardeşlerim ve ben hepimiz, sıramız geldiğinde torpil peşinde koşmadan, askerlik görevimizi yaptık. Şu ana kadar ailemden şehit yok. Genelde şehitlik zamansız bir ölüme eşitlendiği için olmasını da istemem. Çünkü sigaradan kaybettiğim bir kardeşimin acısı hala yüreğimde.

Ben; herkesin değişik bir ırk veya soydan geldiğini kabul etmekle beraber, herkesi “Aynı Yaratanın Kulu” olarak görmekte ve değerlendirmeyi, Yaratan üzerinden yapmaktayım.

Sohbet etmeyi sevdiğim dostlarımdan o tarihteki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın Antalya Şube Başkanı Binali Efe’ye sorduğum bir soruya aldığım cevap beni insan, din, mezhep gibi konularda biraz daha şekillendirdi. Ve insanı kesintisiz sevmeyi öğretti. Tabii bu “tenkit etmeden kabul etmeyi” mecbur kılan bir sevme tarzı değil.

O gün Binali Efe Bey beni arabasıyla evime götürüyordu, kendisine sorduğum soru şuydu.

“Başkanım, ister merakıma ister cahilliğime ver, sizi aramak için Cem Evi’ne geliyorum. Karşılaştığım o candan kişilere nasıl selam vereceğimi bile bilmiyorum. Bana birkaç satırla ne anlatabilirsin” Güldü.

“Oğlum, Hz. Peygamber olmasaydı, Hz. Ali olur muydu?”

“Bu bizim değil, bundan nemalanmak, bölmek parçalamak, yönetmek ve insanların katli pahasına kazanmak isteyenlerin yarattığı bir gerilim”

“Sizler gibi bizde kendimizce dini vecibelerimizi yerine getirmek istiyoruz. Sizin veya bizim Allah’tan başka tapındığımız bir yer yok”

“Bu masumane duyguları kendi çıkarlarına ve istedikleri şekilde değerlendirerek paraya çevirenlerin hepimizin üzerimizde oynadığı bir takım oyunlar var”

“Yaratanımız bizleri yaratmasa, bizler onun, beynimize kalbimize nakşettiği duygulardan uzak olsak ne işe yarardık”  

“Gerisini sen düşün”

Bu gün düşünüyorum ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Hatalarım veya ifade bozukluğum olabilir, bana da yazarak düzeltin lütfen. Bilgilenmek istiyorum.

Keşke engin bir tarih bilgim olsa da bunu daha geniş örneklerle sizlere anlatabilsem!   

Sadece yakın tarihime ve yaşadıklarıma bakıyorum.

Irk, mezhep, aşiret, sülale ve tarikatlar, genelde her seçim zamanı kullanılan ve seçimden sonra bir sonraki seçime kadar rafa kaldırılan bir malzeme haline geldi. Her seçimde erki elinde bulundurma savaşı veren siyasi partiler bu malzemeleri eline alıyorlar, bunlara türlü vaatler ve mevkiler vererek arkalarındaki oyları etkilemeye çalışıyorlar.

Mesela geçen seçimde “Alevi açılımı” kartını ortaya atanlar bu defa daha büyük bir kart ile masadalar. “Kürt açılımı.”

Bunlar siyasi partilerimizin hepsi. Onun için isim zikretmeye gerek yok. Herhangi birinin daha önce aklına geldiğine ve ortaya sürdüğüne bakmayın. İstisnasız hepsi bunu kullanmak için, kenarında köşesinde bir yerinde muhakkak oluyorlar.

Alt kimlik, üst kimlik tartışmalarının gölgesinde başlayan ve kesinlikle büyük oyunların küçük parçaları olan bu süreçler, sadece ve sadece daha büyük güçlere sahip olma isteklerinden ve doyumsuzluklarından geliyor.

Daha, daha, daha, daha…

Bu arada kimin canının yandığı, kimin satranç masasının üzerinde kaldığı umurlarında bile değil.

Daha, daha, daha, daha…

Ortada yıllardır süren ve gittikçe büyüyen bir ateşin olduğu muhakkak. Bu; ülkemizin güneydoğusundaki topraklarda, dış güçlerin ülkemizi bölme planlarının bir parçası olarak başlayan, kardeşi kardeşe kırdırmanın, adı ne olursa olsun bir savaşın ateşi değil mi?

“Kış kışlığını, puşt puştluğunu yapar” derler bizim memlekette. Ülkemin üzerinde hain emelleri olan, dış güçler bu parçalanmayı planlarken kimlerden destek almışlar. İçimizdeki hainlerden.

Daha, daha, daha, daha…

Mantığının tezahürü olarak ortaya çıkan ve kesinlikle gücü elinde bulundurmayı aklına koyanlar, hedeflerine yürürken bütün manevi duygulardan uzakta, gerektiğinde kendi vurduklarının arkasında saf tutarak “Şehitler Ölmez” sloganı ile kara gözlüklerinin arkasından gülmektedirler.

Güneydoğu kan kan kahrolurken, o topraklarla oynanabilecek her türlü oyunu oynayanlar bugün yaka silktiğimiz ve düşman olarak gördüğümüz PKK nın yaratıcıları değil mi?

İlk başladığı anda “olmaz böyle bir şey” dediğimiz kişi ve gurupların şu hallerine bir bakın. Kendi çıkarları için her türlü pisliğe bulaşmış, servetlerine servet katmış ve bu hikâyede yerini “Ergenekon” olarak almış kişileri, geçmişi ve bugünü ile seyredin. Hala arkasında mısınız?

Tabii ki, aralarında bu oyunlara katılmamış, bu pisliğe bulaşmamış gerçekten vatanını seven kişiler ve bir hata sonucu veya odağa ulaşmanın yolunda oldukları için orada olanlar vardır. Ama geneline baktığınızda hangisinin bu ülkenin menfaatleri için çalıştığını söyleyebilir siniz?

Türk Metal İş Sendikasının Genel Başkanı Mustafa Özbek’in servetini incelediniz mi?

Görevi ülke sınırlarını korumak olan komutanlar nasıl bir şey almışlarda, bu duruma gelmişlerdir?

Hasta oldukları iddiası ile hastaneye yatan, teşhis konulamayan, ancak geri de gelmeyen bazı kişileri hala hangi güçler korumaktadır?

Ergenekon davasının başladığı günlerde cezaevinde hasta olan ve ölen kişiler olmuştu, hala bunların normal ölümler olduğunu düşünebiliyor musunuz?

“Bu kadar şer odağını birleştiren güçler o kişilerinde hastalanıp hemen ölmesine ve kamuoyunda infial uyandırmasına olanak sağlamışlardır” diye bir düşünce aklınızdan geçmiyor mu?

Yukarıdaki satırlarımda, “Ülkemin üzerinde hain emelleri olan, dış güçler bu parçalanmayı planlarken kimlerden destek almışlar” diye yazmıştım. Yani bunlar kimleri kullanmışlar.

Şimdi ki satırlarımda, herkes için bir genelleme yapmak niyetinde değilim ama yıllardır ülkemin üzerinde kara bulutlar dolaştığına ve bu zengin kaynaklara rağmen üzerimize bir türlü güneş doğmadığına göre bu kara bulutlardan hepimiz sorumlu değil miyiz?

Şimdi şapkamı önüme koyup ta düşündüğümde, en yaşlı büyüğüm olarak tanıdığım, dedemden beri kandırılmış olduğumuzu düşünüyorum.

Görüyorum ki, herkesi ve her kurumu bir yerinden kullanmışlar, en günahsız halkımı aç, biilaç, çaresiz ve kuru ekmeye muhtaç, düşünme ve karar verme melekesini elinden alarak kullanmışlar.

Ordunun zayıf halkalarını tespit ederek ve zayıf yerlerinden vurarak kullanmışlar.

İktidara gelen partileri, bizim düşündüğümüz gibi düşünürsen, bir dönem daha iktidardasın diye kullanmışlar.

Bürokratı “sen olmazsan, ülke olmaz” onun için daha güçlü olmalısın diyerek ve hakkı olmadığı bazı şeyleri vererek kullanmışlar.

Bu kan durmasın, ülke refaha ulaşmasın diye herkesimi kullanan dış güçler en çok ama en çok muhalefet partilerini kullanmışlar.

“Bir proje üretme ve bizim iktidar olarak seçtiğimiz parti iktidarda kalsın” diyerek kullanmışlar.

“Siz genel başkan ve birkaç iyi adam meclise girin yeter, gerisini düşünmeyin” diyerek kullanmışlar.

“Hatta hiç düşünmeyin. Biz sizin yerinize düşünürüz ve kararımızı siz seçmeninize dikte ettirirsiniz” diye kullanmışlar.

Kesinlikle bir önyargı veya yargısız infaz değil yaptığım.

Bir gerçek değil mi, güneydoğuda akan kanın tüm ülkeyi boğduğu.

Bir gerçek değil mi hangi dilde söylenirse söylensin tüm annelerin evlatlarını “canım, canımın parçası” diye sevdiği.

Bir gerçek değil mi, tüm annelerin aynı olduğu.

Bir gerçek değil mi, belki de ömrünüzde bir defa, bir gün çözümün parçası olabileceğiniz.

İşte şimdi o gün; Sivil toplum örgütleri hemen kabul etmese de hazırlanmış, fikrini söylüyor.

İşte şimdi o gün; İşçi ve memur sendikaları kendince bazı ilaveler istiyor ve destekliyor.

İşte şimdi o gün; Güneydoğulu anne ile daha batılı anne birbirlerine kavuşuyor.

İşte şimdi o gün; Anneler ikinci şehidini vermek ya da başkasının canının şehit edilmesini istemiyor.

İşte şimdi o gün; Vatandaş ve seçmen artık korkuyla yaşamak istemiyor ve sizleri sahada görmek istiyor.

İşte şimdi o gün; Bir mutabakat oluşuyor ve siz hala ayak diriyorsunuz.

Neden; yıllardır her seçime mutlak iktidar sloganıyla girip sadece birkaç vekil bir genel başkan keyfiniz bitecek diye mi?

Neden; iktidarda olmak yerine muhalefeti hedefleyip, yıllarca sadece iktidarın dediğinin tersini politika olarak ürettiğiniz için mi?

Neden; bilmem kaç yıllık maziniz ile övündüğünüz partilerinizin içinin boş olduğunu seçmen görecek diye mi?

Neden; yıllardır kanayan bu yaranın ilacı için yıllardır hiç bir şey yapmadığınız hatta bu yarayı kaşıyarak meclise gittiğiniz için mi?

“Ülkenin geleceği için diyerek” halkın önüne bir proje konuyor ve bu proje bir kesim tarafından kabul görüyorsa ve proje koyan bu kesimi beyanları ile gittikçe çoğaltıyorsa, bu ülkenin siyasi hayatının gelirini kasasına koyan hiçbir partinin, önümüzdeki seçimlerde bende varım diyen hiçbir partinin ben bunu baştan kabul etmiyorum deme lüksü yoktur.

Belki şu anda projeyi koyan parti benim zaafımdan faydalanarak yanlış yönlendiriyorsa, belki dış güçlerden destek alarak gözümü boyuyorsa, muhalefet olarak sizin de üç kelime söyleme mecburiyetiniz yok mu? Dediklerini kabul etmiyorsanız, ortaya sizin de bir proje koymanız gerekmiyor mu?

Veya böyle bir vakanın, yani kanayan yaranın farkında mı değilsiniz? Güneydoğu’da akan kan yok mu, ya da sizi ilgilendirmiyor mu?

Bol keseden hamasi duygular üreterek gerçeklerden kaçamayız. Aklımız karışık olabilir, bir bildiğiniz varsa ne olur söyleyiniz.

Nutuk’ta “gaflet, dalalet hatta hıyanet” kelimeleri varsa bunun sözlerin ardında “muhtaç olduğun kudret” bahsi de var.

Artık ok yaydan çıkmış ve bilhassa “Ergenekon” davası sürecindeki gelişmeleri inceleyen ve neler olduğunu anlamaya çalışan halkın önüne bu defa, adı ne olursa olsun bir çözüm veya çözülme senaryosu konmuştur.

Artık ya bir takım fikirler üreterek bu sürecin içi doldurulacak veya ne söylenirse kabul edeceksiniz.

En kötü fikir, en mesnetsiz proje bile, hiç olmamasından iyidir.

Mesela “A Partisi olarak biz bu fikrin bu projenin içinde olan şu, şu, şu bahisleri yeterli bulmadık kaldırılmalarını veya şu, şu, şu maddelerle desteklenmesini istiyoruz” deyin.

Mesela “B Partisi olarak çok güzel ve kabul edilebilir, halkın buna ihtiyacı vardı” deyin.

Mesela “C Partisi olarak eksik şunlar ilave edilmeli ve geçmişte bu bir suç olduğuna göre şu, şu, şu isimler şöyle cezalandırılmalıdır” deyin.

Bir şeyler deyin artık, çözümün parçası olun. Uzak kaldığınızda, söylemediğinizde, fikir üretmediğinizde de yanlış fikri savunanlar kadar sorumlusunuz.

Bakın yazılarımıza yorum yapan ve yalnız bu siteyi değil her sitedeki her yazıyı okuduğuna inandığım ve her konuda fikri olan “EMEK” rumuzlu okurumuz, sizlerin yapmaya cesaret edemediğiniz şeyi yaparak bu konuda fikrini kaleme almış ve sitemiz vasıtasıyla okurlarımıza iletmiştir. İşte sevgili EMEK rumuzlu okurumuzun bu konudaki yorumu;

EMEK; Gönderilme tarihi 22.08.2009 at 13:09

EĞER AÇILIM KONUSUNDA SAMİMİ İSELER ÖNCELİKLE DOĞU VE GÜNEY DOĞU ANADOLU’DA TOPRAK REFORMU YAPILMALI, FEODAL YAPI DEĞİŞMELİ. ORADAKİ HALK ÜZERİNDE YAŞADIĞI TOPRAĞIN SAHİBİ OLMALI. SADAKA İLE DEĞİL KENDİ ÇALIŞARAK, DEVLETTEN BEKLEMEDEN ELDE ETMELİ… BATIDAN AL DOĞUYA VER ADALETMİ BU? KÜTAHYALI YEMESİN İÇMESİN. VERGİ, BAĞKUR ÖDESİN, BANKA FAİZİ VERSİN ONUN SUÇU NE… EMEKLİ DERSEN YERLERDE SÜRÜNÜYOR. TURİZM EMEKÇİSİ SEZONDA 16 SAAT MESAİ, ASKERİ ÜCRETE TALİM… İNANMIYORSANZ SSK PİRİM ÖDEMELERİNE BAKIN.

Sizler Siyasi Partiler Kanunu’na göre kurulmuş partiler ve Sn. genel Başkanları; ciddi bir fikriniz, bu arada yıllardır istediğiniz ama kabul görmemiş talepleriniz yok mu?

Mesela kendi konjonktürünüze göre hazırlayacağınız “BU KAN NASIL DURACAK” Projesine, yıllardır isteyip de bir türlü hayata geçiremediğiniz “DOKUNULMAZLIKLARIN KALKMASI” talebinizi koyun. Yoksa ondada mı samimi değildiniz?  

Muhalefetin ülke insanının gözünde ve gönlünde yarattığı güven kaybı ile bizler, neleri oyladığımızı sanarak, nelere “EVET” dedik sizler daha iyi bilirsiniz.

Eğer, bir fikir veya proje ile katılmazsanız, eğer şartlar oluşurda bu iş referanduma giderse ve içinde de “TEK PARTİ İKTİDARINA NE DERSİNİZ” derlerse halkın referandum çoğunluğu “EVET” diyecektir.

Bunu da bilin. 

SEVGİ VE SAYGILARIMLA…

  • Netinial Internet

Yorumlar

“BU GÜN TUTTUĞUMUZ PARTİLERDEN VE FİKİRLERİNDEN SOYUTLANALIM” adlı makaleye 7 yorum yapilmis
  1. İbrahim Günay dedi ki:

    Bu işten Akparti karlı çıkacak. Doğrusuda bu bu gidişle tek partili döneme döneceğiz zaten. Baksanıza kan duracak diye üzülen siyasilerin durumuna…

  2. HÜSEYİN SEVİMLİ dedi ki:

    Hüseyin bey vahiy geldi galiba herkese çatmışsın yine.
    Hala öğrenemedin mi doğru söyleyenlerin durumunu.
    Alanyadan sevgilerimle…

  3. Tunç Şeker dedi ki:

    Akp parti değil siyaset bilimcisi. diğer partilerin oy yollarını kesiyor. buna kürtlerin partiside dahil. bölgenin refahı artınca memnun olan halk ağa mağa dinlemez.

  4. Dadaloglu dedi ki:

    Turkiyede hic bir sorun yok, Turkiyedeki sorun A partisinden tutun Z partisine kadar DUYARLI politikalar izleyecek olan siyasilerin olmayisi. Bundan da vahimi Futbol takimi tutar gibi kolumu kessen falanca renkler akar zihniyeti ile basiretsiz SECMENLER.

    Turkiyenin sorunu budur baskada bir sorunu yoktur. onceleri sagci solcu diye bolduler ( zaten bizde dunden raziyiz bolunmelere !! ) sonra dinci acik kapali cennetlik cehennemlik yobaz aydin diye bolduler, simdide kurt turk falanca filanca diye bolunecegiz. bu bir baslangic degil devam etmekte olan bir surectir.

    Birçok siyasetçi düşünmeden hareket ediyor. Bunun en dogru ismi yedige ekmege bicak sokmak NANKORLUK etmek, HAINLIK etmektir, ISRAILIN ve dunyadaki tum siyonistlerin oyununa ahmakca gelmek tir,,,once egri oturup ama dogru bir sekilde bunun ismini guzelce bir koyalim.

    Kurtlerin demokratik haklarini savunacaksaklarsa once onlari kapilarinda kole olduklari agalarin elinden kurtarsinlar. TRT kanallari acmakla olmuyor bu isler.. o koyluye kendi ektigi bictigi toprak ver bakalim PKK tetik cektirecek amele bulabiliyormu.
    ama ordaki halki 3 4 tane aganin eline teslim et sonrada demokratik acilim diye cik meydana. arkadaslar artik ne kadar acida olsa su gercekle yuzyuze gelmeliyiz,, tartisilacak konu varsa TURKIYENIN OZGURLUGUDUR. IMF ve borca batmis bir hukumet once kendini kurtarsin sonra kurtlerin sunlarin bunlarin ozgurlugu sancaktarligina soyunsun.
    7 sene once secim meydanlarinda AB BIRLIGI HIRISTIYAN BIRLIGI DIYIPTE iktidara geldikleri gunden beri O HIRISTIYAN BIRLIGININ KAPISINDA YAPMADIKLARI KALMAYANLARIN BUGUN KI KURT ACILIMINDA DA KURTLERIN MENFATINE BIR karar vereceklerine SAMIMIYETE INANMAK SIZCE NE KADAR DOGRU OLUR.
    SAYIN BASBAKAN DIYOR KI BUNUN AMERIKAN PROJESI OLDUGUNU ISPATLAYIN ?
    7 SENE ONCE AB BIRLIGI HIRISTIYAN BIRLIGIDIR BIZI ALMAZLARRRRRRRRRR DIYE MEYDANLARDA BAGIRIPTA 7 SENE AB KAPISINDA GEZMEK NEDIR acaba?????
    Kuranda BAKARA suresinde MUNAFIKLARIN en buyuk ozelliklerinin yalancilik oldugunu soyler,
    AKP HUKUMETININ KENDISI AMERIKAN PROJESIDIR.
    BU APACIK ORTADAYKEN DAHA NEYIN ISPATINI SORABILIYORSUN?
    BU GUN SATTIGINIZ TOPRAKLARIN FABRIKALARIN KURULUSLARIN HATIRINA KOSKLERDE OTURDUGUNUZU BILMİYOR MU SANIYORSUNUZ BU HALKI ????
    kurtlerin hayrina bir is yapacaksaniz koy agalarinin elinden kolelikten kurtarmakla baslayin…ac karna demokrasi adami kabiz yapar…once karinlarini doyurun…istabuldaki kapkacci cetelerinin ve koy agalarinin elinden kurtarin.
    Fransiz kralicesinin yaptigi gibi ekmek bulamiyorsaniz pasta yiyin dersen o pasta herkesin midesini bozar !!!

  5. GENÇ KURTLAR dedi ki:

    MHP EN İSTİKRARLI PARTİDİR. SAYIN GENEL BAŞKANIMIZ HER ŞEYE ÇARE DİYE ATLAMAZ.
    BEKLEYİN GÖRÜN.

  6. Atlıhan Cabbar dedi ki:

    Sn. Soydabaş karar ver artık Mhp mi, Akp mi, Chp mi,
    Burada üçünede çatmışsın. başka partimi

  7. Gökhan Koral dedi ki:

    Hüseyin Abi, bunlar sabahtan akşama kavga ediyorlar.
    Açılım vs bahane, açılıma yol veren Cumhurbaşkanına seçimlerde yol veren Mhp bu defa Cumhurbaşkanına kızıyor.
    Cumhurbaşkanının kızdığı partinin mensubu olduğunu unutmuşlar gal,ba

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari