<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eKemer - Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı &#187; SOYDA_BAŞYAZI &#8211; HÜSEYİN SOYDABAŞ</title>
	<atom:link href="http://www.ekemer.com/c/basyazi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekemer.com</link>
	<description>Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 21:05:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>KİTAPLA ALDATMA</title>
		<link>http://www.ekemer.com/kitapla-aldatma</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/kitapla-aldatma#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 05:23:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8711</guid>
		<description><![CDATA[Bu kitabı gösteren, onu ağlayarak anlatan, ama aslında aldatan bu şahıs, bu müslüman(!)  yahudilerin ocağı Amerika&#8217;da yaşıyor&#8230; Neden? YORUM SİZDEN&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kitabı gösteren, onu ağlayarak anlatan, ama aslında aldatan bu şahıs, bu müslüman(!) <a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/06/hb_5-28-2010_1-39-46.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8712" title="hb_5-28-2010_1-39-46" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/06/hb_5-28-2010_1-39-46.jpg" alt="" width="250" height="205" /></a> yahudilerin ocağı Amerika&#8217;da yaşıyor&#8230;</p>
<p>Neden?</p>
<p>YORUM SİZDEN&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/kitapla-aldatma/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UZUN SOLUKLU SİYASETTEN KISA KESİTLER (DENİZ BAYKAL)</title>
		<link>http://www.ekemer.com/uzun-soluklu-siyasetten-kisa-kesitler-deniz-baykal</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/uzun-soluklu-siyasetten-kisa-kesitler-deniz-baykal#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 15:16:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8561</guid>
		<description><![CDATA[Kafkasya göçmeni Hüseyin Hilmi Bey ile Mısır göçmeni Feride Hanım&#8217;ın oğlu olan Deniz Baykal, 20 Temmuz 1938 tarihinde Antalya&#8217;da doğdu. 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;ni bitirdi. Siyasetle 1960&#8242;lı yıllara doğru Demokrat Parti iktidarına karşı gelişen öğrenci hareketlerine katılmakla tanışan Baykal 1973 Ekim&#8217;inde yapılan Genel Seçimlerde CHP&#8217;den Antalya Milletvekili seçildi. Türk, avukat ve siyasetçi. Cumhuriyet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kafkasya göçmeni Hüseyin Hilmi Bey ile Mısır göçmeni Feride Hanım&#8217;ın oğlu olan Deniz Baykal, 20 Temmuz 1938 tarihinde Antalya&#8217;da doğdu. 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#8217;ni bitirdi.</p>
<p>Siyasetle 1960&#8242;lı yıllara doğru Demokrat Parti iktidarına karşı gelişen öğrenci hareketlerine katılmakla tanışan Baykal 1973 Ekim&#8217;inde yapılan Genel Seçimlerde CHP&#8217;den Antalya Milletvekili seçildi. Türk, avukat ve siyasetçi. Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin ikinci kurucusu ve başkanıdır.</p>
<p>CHP başkanı olarak 5 kez seçimlerde başbakan adayı olmuş ancak başbakanlık koltuğuna oturamamıştır.</p>
<p>37., 42. ve 52. hükümetlerde yer aldı.</p>
<p>Dışişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Maliye Bakanı olarak görev yaptı.</p>
<p>Bir çok kez hakkında çıkan &#8220;CHP&#8217;lilerin kendisinin istifasını istediği&#8221; yönündeki haberleri yalanlamış ve partinin başında kalmıştır.</p>
<p>********</p>
<p>1974 yılında kurulan I. Ecevit hükümeti&#8217;nde Maliye Bakanlığı yaptı.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_dc5hur-5kctx5zactk1ljzjt48s_layout.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8563" title="LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ BAYKAL'IN HAYATI_dc5hur-5kctx5zactk1ljzjt48s_layout" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_dc5hur-5kctx5zactk1ljzjt48s_layout.jpg" alt="" width="450" height="281" /></a></p>
<p>1978&#8242;de III. Ecevit hükümeti&#8217;nde ise Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığı görevlerini üstlendi. Baykal bu dönemde parti meclisi ve merkez yürütme kurulu, genel sekreter yardımcılığı görevlerinde bulundu.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_dc5hur-5kdvc3ev81c1cqapt4lx_layout.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8564" title="LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ BAYKAL'IN HAYATI_dc5hur-5kdvc3ev81c1cqapt4lx_layout" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_dc5hur-5kdvc3ev81c1cqapt4lx_layout.jpg" alt="" width="450" height="300" /></a></p>
<p>12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra bir süre Ankara&#8217;da Ordu Dil Okulu&#8217;nda gözetim altında tutuldu. 1982 Anayasa&#8217;sının 5 yıl süreyle siyasi yasağı getirdiği politikacılar arasında yer aldı. 1983 yılında siyasal partilerin kurulmasına izin verilmesinden sonra &#8220;yasaklı olmalarına rağmen faaliyetlerini sürdürdüğü &#8221; gerekçesiyle bir grup önde gelen CHP&#8217;li ve AP&#8217;li politikacıyla birlikte Çanakkale Zincirbozan Askeri Tesisleri&#8217;nde 2. kez gözetim altına alındı.</p>
<p>1987 Eylül&#8217;deki genel seçimlerde SHP&#8217; den Antalya Milletvekili seçildi. SHP&#8217; de önce grup başkan vekilliği ardında da genel sekreterlik görevlerinde bulunan Baykal, Haziran 1988 de göreve başladığı genel sekreterlikten 10 Eylül 1990&#8242; da istifa etti.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_dc5hur-5k9hpp3vlmsydfljc7l_layout.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8565" title="LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ BAYKAL'IN HAYATI_dc5hur-5k9hpp3vlmsydfljc7l_layout" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_dc5hur-5k9hpp3vlmsydfljc7l_layout.jpg" alt="" width="450" height="300" /></a></p>
<p>Deniz Baykal Antalya Milletvekili olarak Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamentolar arası Komitesi eş başkanlığını yürüttü. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeliğine seçildi. TBMM Dışişleri Komisyon üyeliğinde bulundu.</p>
<p>Temmuz 1992&#8242;de kapatılan siyasi partilerin açılmasına izin veren yasanın sağladığı imkanla 9 Eylül 1992 tarihinde toplanan CHP Kurultayında Genel Başkanlığa seçildi. Atatürk ve İnönü&#8217;nden sonra Baykal da tıpkı onlar gibi 54 yaşında genel başkan oldu.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_13.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8566" title="LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ BAYKAL'IN HAYATI_13" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_13.jpg" alt="" width="300" height="450" /></a></p>
<p>18 Şubat 1995 günü SHP ve CHP&#8217;nin &#8220;Bütünleşme Kurultayı&#8217;&#8221;nda aday olmayarak genel başkanlıktan ayrıldı. 9 Eylül 1995 tarihinde birleşmeden sonra yapılan CHP Olağan Kurultayında genel başkanlığa seçildi.</p>
<p>30 Ekim 1995 Tarihinde kurulan DYP-CHP koalisyon hükümetinde başbakan yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üslendi. Deniz Baykal, bir tek şartla kerhen bu koalisyonu kurdu, o da hemen erken seçim olması idi. 24 Aralık 1995&#8242;te yapılan erken seçimle 19. Dönem Meclisi seçime götürüldü, bu CHP&#8217;nin ilk kurultayı olan Sivas Kongresi&#8217;nin 76. Yılında, Deniz Baykal 57 yaşında iken oldu.</p>
<p>24 Aralık 1995 milletvekili genel seçimlerinde yeniden Antalya Milletvekili oldu. Seçimleri takiben 53.Hükümetin kurulmasıyla Dışişleri Bakanlığı ve başbakan yardımcılığı görevlerinden ayrıldı.</p>
<p>23 Mayıs 1998 Tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 27.Olağan Kurultayında genel başkanlığa 3. kez seçildi. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Deniz Baykal ilk kez seçim sonuçlarıyla parlamento dışında kaldılar.</p>
<p>22 Nisan 1999 Tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 Tarihinde Ankara&#8217;da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı oldu.</p>
<p>Kaset skandalının ardından 10 Mayıs 2010 günü CHP Genel Başkanlığı&#8217;ndan istifa etti.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_111.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8567" title="LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ BAYKAL'IN HAYATI_11" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/05/LiveImages_YeniFotoAnaliz_746_DENİZ-BAYKALIN-HAYATI_111.jpg" alt="" width="450" height="312" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/uzun-soluklu-siyasetten-kisa-kesitler-deniz-baykal/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MOBESE DE SORU İŞARETLERİ SİLİNEBİLECEK Mİ?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/mobese-de-soru-isaretleri-silinebilecek-mi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/mobese-de-soru-isaretleri-silinebilecek-mi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 16:38:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8451</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıya bir bölümünü aldığım yazımı 09 Mart 2010 tarihinde yazmışım ve www.ekemer.com sitemizde SOYDABAŞYAZI Kategorisinde yayımlamışım. Yazının tamamı http://www.ekemer.com/mobese-yazisi linkinden okunabilir. ****** “Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile, Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıya bir bölümünü aldığım yazımı 09 Mart 2010 tarihinde yazmışım ve <a href="../../../../../">www.ekemer.com</a> sitemizde SOYDABAŞYAZI Kategorisinde yayımlamışım.</p>
<p>Yazının tamamı <a href="../../../../../mobese-yazisi">http://www.ekemer.com/mobese-yazisi</a> linkinden okunabilir.</p>
<p>******</p>
<p>“Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile, Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli olması. Bir de hatırladığım suya yapılan bir zam ile MOBESE parasının halkın cebinden çıkacağı yönünde o günlerin gazetelerinde çıkan yazılar.</p>
<p>Suya zam yapılmasa nereden çıkacağı da ayrı bir mizah konusu. Bu devletin her hangi bir birimi tarafından yapılıyorsa ve ödemeyi bu birim yapıyorsa zaten zam, vergi vs. yoluyla halkın cebinden çıkacak demektir.</p>
<p>Yazının devamında ise sistemin öneminden, bir an önce bitmesi gerektiğinden bahsetmiş, kullanan bölgelerin yaşadıkları tecrübeleri anlatmış ve şu soruyu sormuştum.  <strong>“Neden, Kablosuz Sistem?”</strong></p>
<p><strong>Bu soruyu sorma sebebimi de şu satırlarla açıklamıştım, maddeler halinde.</strong></p>
<p>1-    Kablosuz sistem araç takibi yaparken  kabloluya göre çok yavaş ve görüntü düşük.<br />
2-    Kablosuz sistemin lisansları çok yüksek bunu işi yaptıran kuruluş karşılıyor.<br />
3-    Kablosuz sistemin telsiz frekansı üzerinden görüntü sağladığı ve bunun yıllık bir kirası olduğu ve bunu da işi yaptıran kuruluşun üstlendiği, bunun her yıl verildiği ve büyük yük sağladığı belirtiliyor.<br />
4-    Kötü hava koşullarında görüntü çok bozuluyor hatta hiç göstermiyor.<br />
5-    Her kablosuz sistem sağlık açısından baz istasyonlarının yarattığı etkiyi yaratıyor  (baz istasyonu 30 Mt. yükseklikte olduğu halde bunun yüksekliği 6 Mt. gibi olacak) ve canlıları daha olumsuz etkiliyor.<br />
6-    Kablolu sistem mali açıdan daha ekonomik oluyor.</p>
<p>Kablolu ile kablosuz arasında daha birçok olumsuz farklar var. Bu belki de toplam rakamı bile etkileyecek durumda ve daha ucuza bu sistemi kurmak mümkün. Zaten Kablosuz olarak bu sistemi kullanan kuruluşların yaşadığı kötü tecrübeler var. Kimse sistemine <strong>“Kötü olanını tercih etmişiz”</strong> demediği için bu dillendirilmiyor. Ama teslim alan kuruluş bunu düzeltmek için yeniden paralar harcıyor.</p>
<p>Bu konuda Antalya’da Konyaaltı bölgelerindeki kablosuz sistemler, Kalkan, Kaş ve Konaklı yerleşim bölgelerinin yaşadıkları incelenebilir.</p>
<p>Neden daha sonra bir sürü sorun yaratacak, arıza çoğaldıkça verimi düşecek, kötü hava şartlarından etkilenecek, her yıl frekans ücreti ödememize sebep olacak, yaptığı arızalar sebebi ile periyodik bakım ve malzeme ücreti ödememize sebep olacak en önemlisi de bu işi GATAB yaptırdı demek iyi araştırmamış, sorumlusu GATAB dır dedirtecek bir sistemi seçelim ki.</p>
<p><strong>Bir ay daha geç olsun. Sokağa atacak paramız yok bizim.”</strong></p>
<p>Bu yazımdan daha sonra yine yerel gazetelerimizde oldu, oluyor, geldi, geliyor yazıları ile yer buldu MOBESE miz. Artık bizden bir parça haline gelmişti. Beyaz Balina Aydın veya Fok Balığı Badem gibi ara sıra görünüp görevini yapıyor, halkı eğlendiriyor, umutlar dağıtıyor, ilgililerin iş yapmış gibi görünmesine vesile oluyor ve gidiyordu sahillerimizden. Bir dahaki turizm sezonunun başladığı günlerde tekrar gelip herkesi oyalamak için.</p>
<p>Neden herkes suskun ve kaderine razı bir durumda ve neden tepkisiz, ilgisizler bu hayati konuda diye düşünürken Göynük Beldesinde turistik tesislerin yatırımcı ve genel müdürlerinin katılımı ile oluşturulan Bizim Sokak toplantısından beklediğim ses geldi. Ve birilerinin yaşadığını, olumsuzluğun etkilerinin de tepkiyi doğurduğunu hissettim.</p>
<p><strong>Göynük Belediye Başkanı Necati Topaloğlu,</strong> Majesty Mirage Park Otel’de düzenlenen toplantının açılışında MOBESE konusunda hem bölge halkından hem de turizmcilerden talepler geldiğini belirterek, bu konuda süratle çalışma başlattıklarını, beldenin de MOBESE sistemine kavuşması için bir MOBESE danışmanlık firması ile çalışma yürüttüklerini belirtti.</p>
<p>Topaloğlu, 54 kamera kurulmasını düşündükleri Göynük’te yapılacak çalışmanın yarısının belediye tarafından karşılanacağını da söyledi. Topaloğlu’nun konuşmasının ardından danışmanlık firması yetkilisi, sinevizyon gösterimi eşliğinde yapılması planlanan çalışma hakkında katılımcılara detaylı bilgi verdi.</p>
<p>Tanıtımın ardından konuşan <strong>Mirada Del Mar Otel Genel Müdürü Yaşar Duran,</strong> GATAB’ın tüm bölgeye yapılacak olan MOBESE sistemi için otellerin su paralarına yüzde 7’lik bir zam uyguladığını belirterek, bu zamlarla şu ana kadar Kemer’in MOBESE ihalesinin çıktığını, kendilerinin bu işi yapması halinde su zamlarının ne olacağını sordu.</p>
<p>Bu konu üzerine <strong>Kemer Kaymakamı Bayramali Köse </strong>şunları söyledi; “GATAB Kemer’deki MOBESE sisteminin ihalesini tamamladı. Muhtemelen üç ay içerisinde Kemer’in MOBESE sistemi devreye girecek. Ancak, sizin bu çalışmayı ayrıca yapmanız doğru olmayabilir. Biraz daha çabuklaştırılması konusunda görüşmeler yapılır. Sizde bu işin takibini yapın. Bu işin birbiri ile uyumlu yapılması gerekir. Ancak, sizin bu konuda biran evvel olması hususundaki gayretiniz de takdire değer.</p>
<p>Kaymakam Bey’in teknik açıdan haklılıklarının olduğu, bu konuşmasından sonra söz alan <strong>Boran Mare Beach Hotel yatırımcısı Aziz Dinçer;</strong> “MOBESE konusunun yıllardır gündeme olan ama bir türlü çözülemediğini belirterek, “Defalarca biz bu konuda söz aldık. 2006’da konuşmaya başladık. 2008 yılında sırf bu nedenle suya zam yapılmasına da sesimizi çıkarmadık. Ancak, dört yılda yalnızca Kemer merkezin ihalesi tamamlanabildi. Şimdi dört sene daha beldelere sıra gelsin diye beklemeye tahammülümüz yok”</p>
<p>Dedi ve yıllardır savunduğum şeyi söyledi bu satırların sonunda da. “Devletten yalnızca iki konuda beklentimiz var. Biri temiz bir çevre konusunda çalışma yapılması. Altyapının sağlanması. İkincisi de sokakta güvenlik. Pazarlama ve tanıtımımızı biz yaparız. Çünkü, bu profesyonel anlamda otelcilerin işi. Aslında anladığım ama anlamak istemediğim nedenlerle nedense bu pazarlama işine herkes gönüllü olarak katılıyor. Bu son fuarlarda da gördük. Ciddi sayılar halinde fuarlara katılıp pazarlama gayreti içine giriliyor”</p>
<p><strong>Bu konuşma aslında malumun izahı ve bir deklarasyondur. </strong>Tanıtım amacıyla ilgisiz ve bilgisiz kişilerin, dil bilmez dilsizlerin bizlerin parasıyla fuarlara katılmasının sonucunda oluşan hikayeler, daha sonra ballandıra ballandıra anlatılırken asıl konuları olan çevre sadece katlediliyor.</p>
<p>Bu cümleleri kuran Aziz Dinçer Bey’i, oteline içmediği içkiyi almayan, yemeyeceği yiyeceği sokmayan bir kişi olarak tanımıştım ve hayran kalmıştım yıllar önce. Bu onun rutin işi olduğu için beni hatırlamaz bile. Sevgili Aziz Bey’i seni beş seneliğine Kemer ve çevresi için seçmeyi becerebilsek inanın bir çok sorunumuz çözülür gider ve farkında bile olmayız.</p>
<p>*******</p>
<p>Birbirinden kopuk gibi görünen ama birbiri ile çok yakın parçaları birleştirmeye devam ediyorum. Ve yine yukarıda olduğu gibi <a href="http://www.kemergozcu.com/">www.kemergozcu.com</a> sitesinden alıntılarla sürdürüyorum yazımı. Bu sayede bir kez daha öğreniyoruz MOBESE nin Kemer’in 2004 yılından bu yana gündeminde olduğunu. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi yani MOBESE’de, bir türlü son aşamaya gelinemediğini ve ilgili ihalenin yine iptal edildiğini ve tekrar 7 Mayıs’ta ihale yapılacağını.</p>
<p>Yıllar önce MOBESE ihaleye çıkarken o sırada Kaymakamımız olan Beyefendi şöyle demişti hatırlıyorum. (Belki de yanılıyorum) <strong>“Ben Kemer’in kazılmasını istemiyorum ve bu yüzden de kablolu sistem daha verimli olsa bile kablosuz sistemi öngörüyorum” </strong>Ardından ihaleler de bu sistem üzerine düşünüldü ve çeşitli sakıncaları olmasına rağmen kablosuz sistemde karar kılındı. Amaç Kemer’i kazdırmamaktı (!)</p>
<p>SON SÖZ</p>
<p>Şimdi ise Kemer’de yapılan çalışmalar nedeniyle, kazılmayan yer yok. Yol çalışmaları, alt yapı çalışmaları derken her yer köstebek yuvası gibi. Zaten bu sezon da MOBESE anlamında kaybedilmiş bir sezon.</p>
<p><strong>Öyleyse;</strong></p>
<p>Yollar kazılmışsa, kablolu sistemin hem ucuz hem de daha randımanlı olduğu biliniyorsa ve de ihale yenilenecekse yanlıştan dönülme ve şaibeden kurtulma zamanı gelmedi mi acaba?</p>
<p>Neden, ısrarla hala “KABLOSUZ SİSTEM”</p>
<p>Yıllar sonra bile bu işin sorumlusu GATAB dır denilecek bir yanlışta, ısrar niye?</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla…</p>
<p>Hüseyin SOYDABAŞ</p>
<p><a href="../../../../../">www.ekemer.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/mobese-de-soru-isaretleri-silinebilecek-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇİÇEKLER SOLMASIN, ANNELER AĞLAMASIN</title>
		<link>http://www.ekemer.com/cicekler-solmasin-anneler-aglamasin</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/cicekler-solmasin-anneler-aglamasin#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 20:12:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8394</guid>
		<description><![CDATA[Sitemizin zenginliklerinden “DUYGU DOLU” köşemizin yazarı Sayın Duygu SUCUKA Hanımefendi’nin okurlarımıza gönderdiği davetiye aşağıda sunulmuştur. Bilgilerinize sunarız… PANELE DAVET Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından Kepez İlçesi’nde uygulanmakta olan, konusu ve uygulanabilirliği açısından Avrupa Birliği tarafından örnek proje olarak seçilen, ‘Sokak Çocuklarına’ dönük “ÇİÇEKLER SOLMASIN, ANNELER AĞLAMASIN” isimli panele katılımlarınızı bekliyoruz. Duygu SUCUKA Güneydoğum Derneği Başkanı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sitemizin zenginliklerinden “DUYGU DOLU” köşemizin yazarı Sayın Duygu SUCUKA Hanımefendi’nin okurlarımıza gönderdiği davetiye aşağıda sunulmuştur.</p>
<p>Bilgilerinize sunarız…</p>
<p><a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/04/Panele-davet.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-8404" title="Panele davet" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/04/Panele-davet-252x300.jpg" alt="" width="252" height="300" /></a></p>
<p>PANELE DAVET</p>
<p>Antalya Emniyet Müdürlüğü tarafından Kepez İlçesi’nde uygulanmakta olan, konusu ve uygulanabilirliği açısından Avrupa Birliği tarafından örnek proje olarak seçilen, ‘Sokak Çocuklarına’ dönük “ÇİÇEKLER SOLMASIN, ANNELER AĞLAMASIN” isimli panele katılımlarınızı bekliyoruz.</p>
<p>Duygu SUCUKA</p>
<p>Güneydoğum Derneği Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/cicekler-solmasin-anneler-aglamasin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEMER CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİR ŞEY VAR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/kemer-cephesinde-degisen-bir-sey-var</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/kemer-cephesinde-degisen-bir-sey-var#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2010 02:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8197</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki yazıyı sitemizin açıldığı 14.05.2009 tarihinde yani bir yıl kadar önce Kemer Eski Kaymakamı Adem Yılmaz Bey’in Göynük’te bulunan bazı otellerin sahil bandını işgali üzerine yapılan bir şikayet üzerine Antalya’da yargılanacağı haberi üzerine ve yine Kemer Eski Kaymakamı Seddar Yavuz Bey’in Yılın Kaymakamı olarak Cumhurbaşkanımız tarafından ödüle lâyık görüldüğü günlerin akabinde yazmıştım. O yazım “BU [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıdaki yazıyı sitemizin açıldığı 14.05.2009 tarihinde yani bir yıl kadar önce Kemer Eski Kaymakamı Adem Yılmaz Bey’in Göynük’te bulunan bazı otellerin sahil bandını işgali üzerine yapılan bir şikayet üzerine Antalya’da yargılanacağı haberi üzerine ve yine Kemer Eski Kaymakamı Seddar Yavuz Bey’in Yılın Kaymakamı olarak Cumhurbaşkanımız tarafından ödüle lâyık görüldüğü günlerin akabinde yazmıştım.</p>
<p><strong>O yazım “BU HABER HİÇ ESKİMEYECEK” Kategorisinde, site sayfamızın en altında yazıldığı tarihten bu yana durmaktadır.</strong></p>
<p>Bu defa Kemer Eski Kaymakamı Adem Yılmaz Bey’in yapılan mahkeme sonucu ceza aldığı haberi üzerine, haberin yazıldığı Kemer Gözcü Gazetesi’nin ilgili nüshasını, katıldığı Bizim Sokak toplantısına ev sahipliği yapan Göynük Belediyesi ve bölge otellerinin yöneticilerine gösteren halihazır Kemer Kaymakamımız Bayramali Köse Bey’in katılımcıları bu haberle uyardığını okumaktayız.</p>
<p><strong>“Eski Kaymakam’ın haberi ile uyardı” </strong>başlığı ile çıkan haberi kaynak gösteren Kaymakam Bey, belde turizmcilerine, bu haberin manşetinde yer aldığı Kemer Gözcü Gazetesi’ni işaret ederek, turizmcilere sahildeki kaçak yapılara göz yummayacağını ve bu konuda daha dikkatli olmaları konusunda uyardı. Kaymakam Köse, <strong>“Bu gazeteden hepinizin birer tane alarak, detaylarını okumanızı istiyorum. Lütfen bu haberi okuyun. Ona göre dikkatli olun” </strong>dediği yine <span style="text-decoration: underline;">Kemer Gözcü Gazetesi</span>’nin haberinin satırları arasında bulunmaktadır.</p>
<p>Şimdi aşağıda o 14.05.2009 tarihinde yani bir yıla yakın bir zaman önce kaleme aldığım yazıyı okuyun ve görün, bu geçen süre içerisinde Kemer’de sadece havanda su dövülmüş, içinde “Gelenin keyfi için gidene asla sövmem” mısrasının da bulunduğu şiirleri ile, İstiklâl Marşımız ile özdeşleşen Ünlü Şairimiz Mehmet Akif Ersoy anılmış, ama sözlerinden bir ders çıkarılmamıştır.</p>
<p><strong>Bizler her sene aynı tarihlerde, aynı yerlerde aynı söylemleri yapan</strong> ama kendi aldığımız kararları kendimiz bozan bir yapının gereği olarak, sadece göstermelik hareketlere imza atmakta ve bu sayede de toplu olarak ilçemizi katletmekteyiz.</p>
<p><strong>Önünüze son beş yılın gazetelerini koyun, sonra onu ay ay tasnif edin. Göreceksiniz ki aynı tarihlerde üç beş gün sapma ile hep aynı haberleri yapmışızdır. Şöyle ki;</strong></p>
<p><strong>“Yurt dışı tanıtımlarımız iyi geçti. </strong>Bu sezon gökten turist yağacak. <strong>İlk turist kafilesi geliyor. </strong>Turistler geliyor ama ilçenin alt yapısı hazır değil.<strong> Hanutçulara geçit yok. </strong>Turistleri memnun edecek her şey hazır. <strong>Geldiler boş yer yok, cebimiz para dolacak. </strong>Diskolarda kırmızı geceler. <strong>Asayiş berkemal. Esnaf gelen turistin para harcamadığından şikayetçi. </strong>Kaçak işçi çalıştıranlara baskın.<strong> Esnaf zor durumda, borç batağında. </strong>Turistler bizim eksik taraflarımızın resimlerini çekti. <strong>Sezon bitti, yaşlı turistlere kaldık. </strong>Esnaf kan ağlıyor. <strong>Önümüzdeki yıl çok iyi olacak”</strong></p>
<p><strong>Yukarıdaki cümleler son beş yılın aynı günlerine gelen gazetelerin manşetlerinden aklımızda kalanlar ve her yıl tekrarlananlar. Kendimiz düzgün değiliz ki, Kemer&#8217;i düzeltebilelim. </strong></p>
<p>Hepimiz bizi kollayan yasa istiyoruz. Kaçak işçi çalıştıran komşuyu şikayet edince yapılan operasyonlarda bizim kaçak işçimiz yakalandığında araya &#8220;Ricacı&#8221; koyan bizler değil miyiz?</p>
<p><strong>Ağzımızın suyu akarak diskolarda seyrettiğimiz kadınların bir çoğu kaçak işçi değil mi?</strong></p>
<p>XXXXX</p>
<p><strong>Yazımız biraz ızun kaçtı. bir fıkra molası verelim yazımıza uygun&#8230;</strong></p>
<p>Hoca kürsüde cemaate vaaz vermektedir.<strong> &#8220;Kızlarınızı kollayın haaa&#8230; Sakın ola ki mini etek giymesin, edep yerleri görünür, günahtır, göz zinasıdır&#8221; </strong>Bir kaç zaman sonra hocanın da bulunduğu bir esnaf sohbetinde, yukarıdan aşağıya doğru bir mini etekli gelmektedir. Bakarlar kız hocanın kızı. Birisi boş bulunur sorar.<strong> &#8220;Yahu, Hoca Efendi, sen bize neler söylüyorsun. Ama baksana senin kızının eteğine&#8221; </strong>Hoca cevap verir.<strong> &#8220;Nasıl da yakışıyor değil mi amcası&#8221;</strong></p>
<p>XXXXX<strong> </strong></p>
<p><strong>Şimdi vaktiniz varsa aşağıdaki satırları tekrar okuyunuz. Bir sene kadar önce yazmışım. Çünkü Kemer Cephesinde değişen bir şey var. Bir Kaymakam otelcileri uyarıyor ve onları ilgili kanunlara göre davranmasını salık veriyor. Bu da bir gelişme… Düzeliyoruz mu ne… </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>XXXXX<strong> </strong></p>
<p>Halen Ordu Vali Yardımcısı olan, Kemer Eski Kaymakamımı Adem Yılmaz&#8217;ın Kemer&#8217;de görev yaptığı tarihte Göynük&#8217;te on altı otelin sahil bandını işgal etmesine göz yumduğu ve mahkeme kararına rağmen yıkmadığı gerekçesiyle 8 Haziran tarihinde Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanacağı haberi ulusal ve yerel gazetelerimizde yayınlandı.</p>
<p>Haberlere göre Kemer Eski Kaymakamı Adem Yılmaz Beyin yargılanmasına 2006 yılında Göynük Beldesi Kent Konseyi üyelerinin de aralarında olduğu 302 kişinin dilekçesi sebep oldu. 2 Haziran 2006 tarihinde Ersan Yurdaer ve Hüsnü Ünal isimli vatandaşlar topladıkları imzaları da içeren dilekçeleriyle,<strong> </strong>Kemer Kaymakamlığa başvurup, &#8220;içlerinde 5 yıldızlı tatil köylerinin de bulunduğu 16 otelin işgal ettiği Göynük sahil bandının temizlenerek halkın kullanımına açılması&#8221; istedi.</p>
<p>Talepleri kaymakamlıkça yerine getirilmeyen kişiler bu defa Antalya 2. İdari Mahkemesinde dava açtılar.</p>
<p>Sonuçlanan davaya da alınan karar, <strong>&#8220;</strong>on altı otel ve tatil köyünün sahil işgaline son verilip, bölgenin halkın kullanımına açılması&#8221; şeklindeydi. Mahkeme bu yöndeki kararını  kaymakamlığa ulaştırırken işlemlerin acil yapılmasını istedi. Fakat hem dilekçe hem de mahkeme kararı olmasına rağmen bölgede istenilen yıkım bir türlü gerçekleştirilemeyince taraflar, kaymakam hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.</p>
<p>Süreç bu defa mecra değiştirmişti. Görevini kötüye kullanmakla suçlanan kaymakam Adem Yılmaz hakkında soruşturma açılması için Antalya Valisi Alaaddin Yüksel izin vermedi. Bu arada Kaymakam Yılmaz İçişleri Bakanlığı kararnamesi ile Ordu Vali Yardımcılığına atandı. Ersan Yurdaer, Hüsnü Ünal ile Göynük Kent Konseyi, Antalya Valisi Yüksel&#8217;in kararının haksız olduğunu ve &#8216;soruşturma izninin verilmemesi&#8217; kararının kaldırılması için Bölge İdari Mahkemesi&#8217;ne başvurdu.</p>
<p>Başvuru üzerine dosyayı değerlendiren Bölge İdare Mahkemesi, eski kaymakamın yargılanmasına karar verip dosyayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na gönderdi. Başsavcı Yardımcısı İsmet Tarhan,  halen Ordu Vali Yardımcısı Adem Yılmaz hakkında &#8216;Görevi kötüye kullanma&#8217; suçlamasıyla iddianame hazırladı. İddianamede &#8220;Kaymakam, devlet zabıtası imkânından faydalanmak suretiyle izinsiz yapıları yıkılabilirdi. 6 Ekim 2004 ile 19 Kasım 2007 tarihleri arasında Kemer Kaymakamı olan Adem Yılmaz bunu yapmayarak, kıyı bandını temizlemeyip, yargı kararını yerine getirmediğinden görevini kötüye kullanmıştır&#8221; ifadesine yer verildi.</p>
<p>Başsavcı Yardımcısı İsmet Tarhan&#8217;ın hazırladığı İddianame Antalya 3&#8242;üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Kaymakam Adem Yılmaz hakkında 2 yıl hapis cezası istenirken, tüm kamu görevlerinden men edilmesi istedi.</p>
<p>Buraya kadar okuduklarımız gazetelerde yayınlanan haberlerin bir özetidir. B<strong>irçok gazete bu haberi &#8220;Şahları da vururlar&#8221; babından haber yaparak, vatandaşlık duygularımızı okşamış, &#8220;adalet bu olsa gerek&#8221; diye omuzlarımız kabarmıştır. </strong></p>
<p><strong>Eminiz ki bu haberde birçok gazetecinin aklına takılan ancak soruyu sormak için veya sorunun muhatabının arkasından konuşmak için &#8220;Ordu&#8217;ya gitmesini (!)&#8221; bekledikleri konular vardır.</strong></p>
<p><strong>Bu haberi okuyunca konunun uzmanı olmamakla birlikte bir çırpıda aklıma gelenleri saymaya başlayayım.</strong></p>
<p><strong>1- Öncelikle bu konuda 302 imza toplayarak bir mağduriyeti ortadan kaldırmaya yönelik olan bu hareketi yapan vatandaşlarımızı saygıyla ve sevgiyle anıyorum. Ve onlara bizim göremediğimizi gördüklerinden ve medeni cesaretlerinden ötürü kutluyorum. </strong></p>
<p><strong>2- Ancak bu suç yerinde durduğu ve bu suçla ilgili tarif değişmediği halde bu arada Kemer&#8217;e daha sonra atanan Kaymakam Beye yeniden bir müracaat yapıldı mı?</strong></p>
<p><strong>3- Bu suçun işlendiği anda ilgilisi için soruşturma izni vermeyen Valilik Makamının işin bu raddeye gelmesinde sorumluluğu var mıdır?</strong></p>
<p><strong>4- Çok bilgili ve başarılı bir yöneticimiz olan Vali Bey bu konudaki kararını alırken daha büyük etkiler mi devreye girmiştir. </strong></p>
<p><strong>5- Devlette devamlılık esas olduğuna ve sahil bandı hala aynı durumda olduğuna göre Göynük ve diğer beldelerde bu konuyla ilgili nasıl bir önlem alınmaktadır. Yoksa sahillerdeki yapılaşmanın temizlenerek vatandaşın kullanımına açılması için vatandaşın imza toplaması mı beklenmektedir.</strong></p>
<p>6-     <strong>Bu güne kadar görev yaptığı her yerde başarılı işler yapan, tüm ulusal ve yerel basının övgülerini hak eden, Yılın Kaymakamı seçilerek Sayın Cumhurbaşkanımızın övgülerine mazhar olan </strong>Sn. Kemer Kaymakamımızı böylesine kul hakkı ve vatandaş menfaatini kollayan işlerde de görmek ve sahillere onun adını vermek istiyoruz.</p>
<p>Tüm yerel gazeteleri ve haber sitelerini atlamadan okuyorum. Böylece, birincisi güncel haberleri ikincisi yazı yazmayı öğreniyorum. Yaşım daha elli üç, bakarsınız gazeteci olurum. Bu gün sıkça yaptığım bir şeyi yaptım yine. Saffet Yenigün&#8217;ün, Kemer Gözcü Gazetesindeki köşesinde bulunan bir yazısından günün sözünü çaldım ve bunu &#8220;Asrın Sözü&#8221; olarak kabul ettim. Biliyorum kızmaz. Çünkü &#8220;Bilgi paylaştıkça güzeldir&#8221; sözü de onun bir yazısındandır.</p>
<p><strong>ASRIN SÖZÜ: &#8220;Kötülüğün zaferi için tek gerekli olan şey, iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır&#8230;&#8221; </strong></p>
<p>Ben işin uzmanı değilim. Ortada bir suç var ise, eğer şezlong yasası adı altında çıkan ve suça prim veren o meşhur yasa kıyı işgali ve yapılaşmaya cevaz vermiyorsa, Asrın Kaymakamı olmak veya gittikten sonra yargılanmak bir adım ötede.</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla&#8230;<strong> </strong></p>
<p><strong>Hüseyin SOYDABAŞ </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/kemer-cephesinde-degisen-bir-sey-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 NİSAN ŞAKASI MI, KATLİAMIN ŞAHİKASI MI?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/1-nisan-sakasi-mi-katliamin-sahikasi-mi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/1-nisan-sakasi-mi-katliamin-sahikasi-mi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 06:50:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8148</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı mail adresimize geldi. İnceleme vaktim olmadı ancak gönderen adres güvenilir. Konu hakkında bilgileriniz varsa yorum veya mail olarak beklerim. Sevgi ve saygılarımla&#8230; 1 Nisan Şakası Mı ? Katliamın Şahikası Mı ? 15 yy. sonlarında, haçlı ordusu İspanyada ki Müslüman Endülüs Emevi devletini kuşatır. Kuşatma uzun süre devam eder. Endülüs devletinin son hükümdarı Abdullah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı mail adresimize geldi. İnceleme vaktim olmadı ancak gönderen adres güvenilir. Konu hakkında bilgileriniz varsa yorum veya mail olarak beklerim.</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla&#8230;</p>
<p><strong>1 Nisan Şakası Mı ? Katliamın Şahikası Mı ? </strong></p>
<p dir="ltr">15 yy. sonlarında, haçlı ordusu İspanyada ki Müslüman  Endülüs Emevi devletini kuşatır. Kuşatma uzun süre devam eder. Endülüs  devletinin son hükümdarı Abdullah Es-Sagir, Osmanlı Sultanı 2. Beyazıt tan  yardım ister. Cem sultan meselesi yüzünden ve yeterli donanma olmaması yüzünden  yardım gönderilemez.</p>
<p dir="ltr">Bu arada Katolik Argonya Kralı Ferdinand ile Kastilya  Kraliçesi İsabella ile evlenerek güçlerini birleştiriler. Emevi sultanı  Müslümanlara fena muamele yapılmaması ve onların öldürülmemesi şartı ile  anlaşmaya hazır olduğunu bildirir. İspanyada ki Endülüs Emevi devletinin  kuşatılması uzun süre devam eder. Kale korunur Müslümanlar teslim  alınmaz.</p>
<p dir="ltr">Durumun zorluğunu anlayan haçlı  ordusunun komutanı 31 MART gecesi, kalenin önüne giderek bir elinde Kur’ an,  diğer elinde İncil; “ şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, BU AKŞAM teslim  olursanız size hiçbir şey yapmayacağım.” Der.</p>
<p dir="ltr">Hıristiyan krallarla akdedilen anlaşma göre, Müslümanlara fena  muamele yapılmayacak, canlarına dokunulmayacaktı. Fakat 1 NİSAN sabahı haçlı  ordularının komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir  verir.<br />
Müslümanlar; “ Kur’ an ve İncil üzerine yemin etmiş, bizi  öldürmeyeceğine dair söz vermiştin.” Derler.<br />
Haçlı ordu komutanı; “ benim size  sözüm DÜN AKŞAM içindi, bugün için verilmiş bir sözüm yoktur ve dün akşam hiç  kimseyi de öldürmedim.” Der. Ve 1 NİSAN sabahı bütün Müslümanları orada  katleder.</p>
<p dir="ltr">İşte  o gün bu gündür 1 NİSAN Hıristiyanlar için HİLE GÜNÜ olarak kutlanır ve  aldatmanın zaferi bize de 1 NİSAN ŞAKASI olarak  yutturulur.</p>
<p dir="ltr"><strong>Bundan sonra bana 1 NİSAN günlerinde aldatılarak katledilen  Müslümanların ruhu için Fatiha okumak düşer.<br />
<em>“Dün Dündür, Bugün  Bugündür</em>” diyenlerin  kulakları çınlasın…</strong></p>
<p dir="ltr">Osman Nuri  AÇIKGÖZ</p>
<p dir="ltr">Hilal gazetesi, 03 Nisan 2006  pazartesi</p>
<p dir="ltr"><a href="http://dncr.wordpress.com/page/2/"><span style="text-decoration: underline;">http://dncr.wordpress.com/page/2/</span></a></p>
<p dir="ltr">
<p dir="ltr">İyi  çalışmalar</p>
<p>Hasan  Göktaş<br />
Bilgisayar  Programcısı</p>
<p>Alanya Göktaş  Bilgisayar Ltd. Şti.<br />
Cep: (532) 466 2890<br />
<a href="http://www.millibul.com/"><span style="text-decoration: underline;">www.millibul.com</span></a> <a href="http://www.goktas.net/"><span style="text-decoration: underline;">www.goktas.net</span></a><br />
hasan@goktas.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/1-nisan-sakasi-mi-katliamin-sahikasi-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DENİZ BAYKAL, HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞSA</title>
		<link>http://www.ekemer.com/deniz-baykal-hakkin-rahmetine-kavussa</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/deniz-baykal-hakkin-rahmetine-kavussa#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 03:27:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8066</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç zaman şehir dışındaydım. Geldiğimde bir arkadaşımın ofisine gittim. “Okunmamış gazete yeni sayılır” sözü gereği birkaç gün önceki Antalya Gazetelerini karıştırıyorum. Habere şaşırdım. Antalya CHP İl Başkanı değişmiş. Ömer Melli gitmiş ve yerine bir başkası seçilmiş. Kafam karıştı. Seçilenin kim olduğunu sordum arkadaşıma. Pek bilgi alamadım. Ömer Melli aday olduğu halde seçilemediyse, durum sandığımızdan da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birkaç zaman şehir dışındaydım. Geldiğimde bir arkadaşımın ofisine gittim. “Okunmamış gazete yeni sayılır” sözü gereği birkaç gün önceki Antalya Gazetelerini karıştırıyorum. Habere şaşırdım. Antalya CHP İl Başkanı değişmiş. Ömer Melli gitmiş ve yerine bir başkası seçilmiş. Kafam karıştı. Seçilenin kim olduğunu sordum arkadaşıma. Pek bilgi alamadım.</p>
<p>Ömer Melli aday olduğu halde seçilemediyse, durum sandığımızdan da kötü demek ki. Bu kötülük kelimesi yanlış kelime seçimi olabilir, CHP kötü anlamı çıkarılmasın. Kötü olan delegasyonu meydana getiren seçmenlerinin partinin genel yapısına karşı tavrı ve isyanıdır.</p>
<p>Ömer Melli, bildiğimiz kadarıyla CHP için önemli bir isim. Aslen Antalyalı olan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Bey’in yakinen tanıdığı, güvendiği, Antalya kalesini koruması için seçtiği, genel seçimlerde belki de milletvekili adayı yapacağı bir isim. Ve muhtemelen bu il başkanlığı seçimlerine de genel başkanının istekleri doğrultusunda aday oluyor ve seçimi kaybediyor.</p>
<p>Kendi isteği ile adaylıktan çekilse ve milletvekili olmak için genel seçimleri beklese bu durum başka türlü değerlendirilebilirdi. Ama aday oluyor ve kaybediyor. Son yerel seçimlerde Antalya Büyükşehir, Konyaaltı ve Muratpaşa İlçeleri ile birlikte birçok ilçe ve beldeyi CHP İl Başkanı sıfatıyla kazanıyor ama birkaç zaman sonraki İl Başkanlığı seçimini kaybediyor. Güneyde AKP yi tahtından indiren kişilerden birisi olarak anılıyor ama kendi başkanlığını koruyamıyor. Bildiklerimle o gazeteyi okuduktan sonra aldığım bilgilerin toplamının özeti bu.</p>
<p>XXXXX</p>
<p>Birkaç gün önce CHP Kocaeli İl Başkanlığı seçimleri vardı. CHP Kocaeli denince akla kim gelir. Sefa SİRMEN. Demirel’in bile oğlum dediği kişi, CHP eski milletvekili, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin unutulmaz efsanevi başkanı, zaman zaman CHP Genel Başkanlığı için adı geçen adam.</p>
<p>Sefa Sirmen Bey, biraz da çevrenin ve basının etkisi ile CHP Kocaeli İl Başkanlığı’na aday olmaya göz kırparken genel merkezinin istekleri doğrultusunda bu adaylığından vazgeçti ve CHP nin kötü günlerinde genel merkez tarafından atanan, partiyi toparlayan adam olarak anılan, hali hazırda İl Başkanı olan Av. Cengiz Sarıbay’ı destekleme kararı aldı ve kendisi de birçok eski CHP li ile birlikte bomba gibi bir üst kurul delegesi listesi yapılarak içine oturdu.</p>
<p>CHP Kocaeli de sular durulmuş ve Sefa Sirmen ile onun yandaşları, Milletvekili Hikmet Erenkaya ve onun destekçileri, on iki ilçe başkanından on biri ve onların delegeleri  ve de Genel Merkezin tüm destekleri, görevlendirdiği vekiller her şey ama her şey halihazır il başkanını bir kez daha seçmek için oradaydı.</p>
<p>Tek bir aday çıkabilmişti bu yedi düvel gücün karşısına. Genel Merkezin atadığı, arkasında durduğu ve bu yüzden Sefa Sirmen’in bile aday olamadığı kişinin karşısında bir kişi. Genel merkezin ilçe başkanlarına verdiği il başkanını destekleyin işaretine rağmen adaylığını açıklayan bir kişi. Yıllardan beri CHP çizgisinden ayrılmayan bir kişi.</p>
<p>Ferhan Şensoy.</p>
<p>Bu olayı Bizim Kocaeli Gazetesi’nin yönetmenlerinden Serpil Çolak Hanımefendi köşesinde şu satırlarla anlatıyor.</p>
<p><strong>“Genel merkezden icazet almadan. Genel merkezin kararını beklemeden. Genel merkezin Cengiz Sarıbay‘ın arkasında duracağını bile bile. ’Adayım‘ diyerek ortaya çıktı ve genel merkeze rağmen çalışmaya başladı. Şimdi burada ’Herkesin aday olmaya hakkı vardır‘ diyeceksiniz. Sözde doğrudur, ancak iş icraata geldiğinde hiç de öyle değildir. Özellikle siyasi partilerde genel merkezin duruşu, tavrı çok önemlidir. Evet, Ferhan Şensoy genel merkeze rağmen aday oldu. Buna başka partilerde pek rastlayamazsınız. Rastlasanız da bu sonucu elde edemezsiniz”</strong></p>
<p><strong>“Siyasete yıllarınızı verseniz de; Bu işin kurdu olduğunuzu iddia etseniz de; CHP‘de neyin, ne zaman, ne olacağını kestirmeniz mümkün değildir. Tahmin yürütmek zordur CHP‘de. Bu partide yaşananları başka sağ ve sol partilerde görmeniz mümkün değildir. Mesela iktidar partisi AKP‘ye bir göz atalım. Genel merkeze rağmen, milletvekillerine rağmen, ilçe başkanlarına rağmen; Birinin ’adayım‘ diyerek ortaya çıkması mümkün müdür? Bırakın ortaya çıkmayı, bu düşünceyi aklından bile geçirmesi olasılık dahilinde midir?<br />
Asla&#8230;<br />
İlçe başkanlarını, milletvekillerini geçiyorum; Genel merkezi karşısına alması söz konusu olabilir mi?<br />
Kesinlikle.<br />
Sesinizi bile yükseltemezsiniz. Genel merkez birini işaret etmişse, iş bitmiştir zaten.<br />
Karşısına başkası zaten çıkamaz, çıksa da delegeden oy alamaz. Ama CHP böyle mi?<br />
</strong></p>
<p><strong>Ve delegeler&#8230;<br />
Genel merkez ’Adayınız Cengiz Sarıbay‘ dedi.<br />
Sarıbay‘a yeni ve eski milletvekilleri de destek verdi.<br />
11 ilçe başkanı etrafında kenetlendi.<br />
</strong></p>
<p><strong>Ama delegeler buna rağmen Ferhan Şensoy‘u başkan seçti.<br />
İşte buna başka hiçbir partide rastlama şansınız yok.<br />
CHP işte bu yüzden başka hiçbir partiye benzemez.<br />
CHP‘nin delegeleri en başta dayatmaya karşı çıkar.<br />
Çirkin pazarlıklara tepki gösterir.<br />
CHP‘li delegeler durur durur öyle bir tokat vurur ki;<br />
Feleğinizi şaşırırsınız.<br />
Tıpkı il kongresinde olduğu gibi.<br />
Herşeye rağmen kazanan Ferhan Şensoy oldu;<br />
</strong></p>
<p><strong>Ancak bu Ferhan Şensoy‘un ya da ekbinin çok iyi olmasından ya da çok çalışmasından kaynaklanmıyor.<br />
Delegelerin değişim istemesinden de kaynaklanmıyor.<br />
Çünkü Ferhan Şensoy‘un listesi de ’dinazor‘ diye tabir edeceğimiz yüzlerle dolu.<br />
Ferhan Şensoy‘u sonuca götüren, il başkanlığı koltuğuna oturtan;<br />
CHP‘li delegelerin tepkisidir.<br />
Dayatmaya karşı verilen tepkidir.<br />
İşte buna başka hiçbir partide rastlama şansınız yok&#8221;</strong></p>
<p>XXXXX</p>
<p>Evet, CHP Kocaeli İl Kongresini sanki maç anlatılıyormuş gibi dakika dakika internetten anlatan Kocaeli Gazetelerini tebrik ederek bu kongrenin bitişi ile gazetelere şu yorumları yaptım.</p>
<p><strong>BÜYÜK DEĞİŞİM BEKLENİYOR</strong></p>
<p>28 Mart 2010, Pazar &#8211; 11:46:00</p>
<p>Bu sonuç aslında halkın içinden doğan değişimin sinyalleri. Hemen her yerde eskilerden kurtulma hareketi başladı.</p>
<p>Antalya&#8217;ya bakın: CHP Antalya İl Başkanı yerel seçimlerde 1 Büyükşehir, 2 Alt Büyük İlçe ve birçok ilçe ve beldeleri aldığı halde il başkanlığı seçimini kaybetti. Karşısına belki de ilk defa başkan adayı olan bir kişi çıktı ve İl Başkanı oldu.</p>
<p>Bu halkın partisini sevdiğinin ancak değişim beklediğinin göstergesidir. Bu halkın Sefa Sirmen&#8217;den, Erenkaya&#8217;dan bıktığının onlardan medet ummadıklarının göstergesidir.</p>
<p>Onları bir daha seçimlerde vekil adayı olarak görmeyi istemediklerinin göstergesidir.</p>
<p>CHP li değilim ve oy vermem.</p>
<p>Ama, Allah gecinden versin , genel seçimlerden önce Sn. Baykal Hakkın Rahmetine kavuşsa CHP yi kimse tutamaz.</p>
<p>XXXXX</p>
<p>Siz ne dersiniz?</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/deniz-baykal-hakkin-rahmetine-kavussa/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MOBESE YAZISI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 09:36:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7843</guid>
		<description><![CDATA[Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile. Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli olması. Bir de hatırladığım suya yapılan bir zam ile MOBESE parasının halkın cebinden çıkacağı yönünde o günlerin gazetelerinde çıkan yazılar. Suya zam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile.</p>
<p>Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli olması. Bir de hatırladığım suya yapılan bir zam ile MOBESE parasının halkın cebinden çıkacağı yönünde o günlerin gazetelerinde çıkan yazılar.</p>
<p>Suya zam yapılmasa nereden çıkacağı da ayrı bir mizah konusu. Bu devletin her hangi bir birimi tarafından yapılıyorsa ve ödemeyi bu birim yapıyorsa zaten zam, vergi vs. yoluyla halkın cebinden çıkacak demektir.</p>
<p>Buraya kadar yazılanlar ısınma cümleleri. Gerekli olduğu ve çeşitli sebeplerle geciktirildiği en önemli konular.</p>
<p>Şehir dışında bulunduğum o günde bir toptancının iş yerinde bilgisayarı kullanabilmek için izin aldım. Niyetim Kemer Yerel Gazeteleri’ni okumak ve gelen maillerime bakmaktı. Her zamanki gibi yerel gazetelerde ilk durağım Kemer Gözcü Gazetesi oldu. İlgimi çeken en önemli haber ise MOBESE ile ilgiliydi. Gayri ihtiyari orada bulunanlara <strong>“Sizin MOBESE niz var mı?”</strong> demişim. Güldüler ve <strong>“Siz de hala yok mu?”</strong> dediler.</p>
<p>Sonra sohbet MOBESE üzerine kuruldu ve burada yapılan sistemin kuruluşu ve işleyişi ile ilgili en randımanlı çalışması ile ilgili bilgiler yağmaya başladı her yerden. Anlaşılan burada da bayağı baş ağrıtmış.</p>
<p>Zannedersem Kemer’e kurulacak sistem ile ilgili olarak ilk soruları<strong> “kablolu mu kurulacak kablosuz mu?”</strong> yönündeydi ve birkaç soru daha geldi ardı ardına. Kesinlikle <strong>”her  .oka maydanoz olan ben bu konuda bilgi sahibi değildim”</strong> Ama onun da çaresini buldum. Kemer Gözcü’nün ilgili haberinde bu konulara cevap verecek içerikler mevcuttu ve oradan okudum, durumu kurtardım. Kendilerine bu vesile ile teşekkür ederim.</p>
<p>Neyse okuduklarımdan çıkan sonuca göre Kemer İlçe Merkezi’ne 82 kamera kurulacaktı. Bu sistem kablosuz kamera sistemi şeklinde olacak ve <strong>51 tanesi sabit</strong>, <strong>21 tanesi plaka tanımalı</strong> ve <strong>21 tanesi de hareketli kamera</strong> olarak yerleştirilecekti. İhale sonucunda ise fiyattan çok kalitenin dikkate alınacağını vurgulanmıştı.</p>
<p>1 Nisan’da yer teslimi yapılırsa üç ayda tamamlanıp Temmuz’da kullanıma hazır hale geleceği ve son üç firmadan Aselsan 2 milyon 265 bin 142 TL, İsbak 2 milyon 149 bin TL, Atlas ise 2 milyon 149 bin 251 TL teklif verdiğini öğrendim ve orada bulunan kişilere okuyarak anlattım ve de son olarak kullanılacak malzemenin demosunun bu konu ile ilgili Danışmanlık Firması ve Emniyet Birimleri tarafından incelenerek karar verileceğini aktardım.</p>
<p>Herkesin ilk tepkisi kablosuz sisteme oldu ve birbiri ardına sıralamaya başladılar. Bulunduğum yer bir gıda toptancısı olduğu halde o kadar uzun ve meşakkatli bir süreç yaşamışlar ki, izledikleri ve gazetelerden okuduklarıyla hepsi MOBESE uzmanı olmuşlar sanki. MOBESE kurulduktan sonra yaşadıkları ise ayrı bir araştırma konusu.</p>
<p>Aralarında Kemer’i bilenler olduğu gibi bilmeyenler de vardı. Ve söylenen sözlerden en önemlisi şuydu.<strong> “Neden, Kablosuz Sistem?” </strong></p>
<p>Kablosuz sistem engebeli, kayalık veya kablolu sistemin gereği olan kablonun çekilemeyeceği yerlerde mecburiyetten tercih edilen bir sistem, bölge Kemer gibi düz ise kablolu sistemin daha faydalı, uzun ömürlü, en az arızalı ve de sağlık yönünden sakıncalı olmadığını anlattılar. Bunları not ettim. Daha sonra bir de bu sistemi kullanan yerlerde bulunan arkadaşlarımı arayarak onlara sormaya karar verdim.</p>
<p>Bunun içinde her ilçede bulunan eski Tekel Toptan Satıcı arkadaşlarımı aradım. Ve onlarla da paylaştım bu konuları ve görüşlerini aldım. Bunların içinde konu ile ilgili bizzat görev almış olanlarda var.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İşte MOBESE ile ilgili öğrendiklerim ve sizlerle paylaşacaklarım.</strong></span></p>
<p>1-    Kablosuz sistem araç takibi yaparken  kabloluya göre çok yavaş ve görüntü düşük.<br />
2-    Kablosuz sistemin lisansları çok yüksek bunu işi yaptıran kuruluş karşılıyor.<br />
3-    Kablosuz sistemin telsiz frekansı üzerinden görüntü sağladığı ve bunun yıllık bir kirası olduğu ve bunu da işi yaptıran kuruluşun üstlendiği, bunun her yıl verildiği ve büyük yük sağladığı belirtiliyor.<br />
4-    Kötü hava koşullarında görüntü çok bozuluyor hatta hiç göstermiyor.<br />
5-    Her kablosuz sistem sağlık açısından baz istasyonlarının yarattığı etkiyi yaratıyor  (baz istasyonu 30 Mt. yükseklikte olduğu halde bunun yüksekliği 6 Mt. gibi olacak) ve canlıları daha olumsuz etkiliyor.<br />
6-    Kablolu sistem mali açıdan daha ekonomik oluyor.</p>
<p>Kablolu ile kablosuz arasında daha birçok olumsuz farklar var. Bu belki de toplam rakamı bile etkileyecek durumda ve daha ucuza bu sistemi kurmak mümkün. Zaten Kablosuz olarak bu sistemi kullanan kuruluşların yaşadığı kötü tecrübeler var. Kimse sistemine “Kötü olanını tercih etmişiz” demediği için bu dillendirilmiyor. Ama teslim alan kuruluş bunu düzeltmek için yeniden paralar harcıyor.</p>
<p>Bu konuda Antalya’da Konyaaltı bölgelerindeki kablosuz sistemler, Kalkan, Kaş ve Konaklı yerleşim bölgelerinin yaşadıkları incelenebilir.</p>
<p>Uzun zamandır Kemer olarak MOBESE Sistemini beklediğimiz bir gerçek. Ama kullanışlı olmayan bir sistemi seçmek ve de sonradan bunun sancısını ilçe olarak hissetmekte bir o kadar yanlış. Bunda işi veren işletme olan GATAB ın bir eksikliğinin olduğunu düşünmek mantıksız bir öngörü olur. Sadece teknik danışmanlık yapan firmanın yeterince bilgilendirmediğini düşünebiliriz. Coğrafi koşullar müsait olduğu halde ve bu kadar olumsuzluk yaşayan kuruluşlar olduğu halde kablosuz bir sistemi istemek bu ilçenin parasına kıymak demektir.</p>
<p>Bu sistemi kullanan yerlere sorulacak soru çok basit. “Sisteminiz yüzde kaç verimli çalışıyor”<br />
Tabii bu o kurumun başkanlarına sorulamaz, onların verdikleri karar ve yaptıkları yüzde yüz nokta atışı olduğu için onlar hatayı değil başarıyı anlatırlar. Ancak akıl var mantık var.</p>
<p>Neden daha sonra bir sürü sorun yaratacak, arıza çoğaldıkça verimi düşecek, kötü hava şartlarından etkilenecek, her yıl frekans ücreti ödememize sebep olacak, yaptığı arızalar sebebi ile periyodik bakım ve malzeme ücreti ödememize sebep olacak en önemlisi de bu işi GATAB yaptırdı demek iyi araştırmamış, sorumlusu GATAB dır dedirtecek bir sistemi seçelim ki.</p>
<p>Bir ay daha geç olsun. Sokağa atacak paramız yok bizim.</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BÖYLE BİR DEVLETİN VATANDAŞI OLMAK İSTEMİYORSANIZ KURTULMANIZ GEREKEN İLK ŞEY AKP</title>
		<link>http://www.ekemer.com/boyle-bir-devletin-vatandasi-olmak-istemiyorsaniz-kurtulmaniz-gereken-ilk-sey-akp</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/boyle-bir-devletin-vatandasi-olmak-istemiyorsaniz-kurtulmaniz-gereken-ilk-sey-akp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:03:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7825</guid>
		<description><![CDATA[Newsweek&#8217;den çarpıcı yorum &#8220;Ordu yenildi, Erdoğan daha İslami bir Türkiye vizyonunu özgürce uygulayabilecek&#8221; Newsweek dergisi, son sayısında Türkiye&#8217;de gelişmeleri Owen Matthews imzalı &#8220;Ordu Yenildi&#8221; başlıklı analizinde değerlendirirken &#8220;ABD&#8217;nin İslamcıları selamlaması&#8221; gerektiği argümanını işledi. Dergi, &#8220;Kanlı bir darbe planladıkları gerekçesiyle, karanlık bir grup generalinin gözaltına alınması adalet için zafer olması lazım. Ordunun da politikaya müdahale etmesinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Newsweek&#8217;den çarpıcı yorum</strong><br />
&#8220;Ordu yenildi, Erdoğan daha İslami bir Türkiye vizyonunu özgürce uygulayabilecek&#8221;</p>
<p>Newsweek dergisi, son sayısında Türkiye&#8217;de gelişmeleri Owen Matthews imzalı <strong>&#8220;Ordu Yenildi&#8221;</strong> başlıklı analizinde değerlendirirken <strong>&#8220;ABD&#8217;nin İslamcıları selamlaması&#8221;</strong> gerektiği argümanını işledi.</p>
<p>Dergi,<strong> &#8220;Kanlı bir darbe planladıkları gerekçesiyle, karanlık bir grup generalinin gözaltına alınması adalet için zafer olması lazım. Ordunun da politikaya müdahale etmesinin sonu da, demokrasi için zafer olması lazım. Ve daha çok demokrasi, bir ülkeyi daha liberal ve daha Avrupa yanlısı yapmalı. Ancak, Türkiye&#8217;de siyasi mantık her zaman basit kalıplara uygun bir biçimde işlemiyor&#8221;</strong> diye yazdı.</p>
<p>Düzinelerce subayların gözaltına alınmasının, asırlardan sonra ilk defa ordunun sessizce Türk siyasetinde belirleyici bir güç olmaktan çıkması anlamına geldiğini belirten dergi, bunun Türkiye&#8217;nin olgun bir demokrasiye dönüşme yolunda &#8220;hayati&#8221; bir adım oluşturduğu görüşünü dile getirdi.</p>
<p>Dergi şöyle devam etti:<br />
<strong>&#8220;Ancak paradoks şu ki daha demokratik bir Türkiye, daha Avrupa yanlısı, veya daha Amerika yanlısı bir Türkiye anlamalı gelmiyor. Ve iktidardaki Ak Parti&#8217;nin gücüne son büyük engel ortadan kalkmasından sonra Türkiye&#8217;nin muhafazakar Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, daha İslami bir Türkiye vizyonunu uygulamada özgür olacak. Daha çok demokrasi de daha çok liberalizm anlamına da gelmiyor.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;ORDU KAĞITTAN KAPLAN&#8221;</strong></p>
<p>ABD&#8217;li dergi, Türkiye&#8217;deki yeni düzeninin &#8220;ilk kurban&#8221;ının Avrupa olabileceğini de savunduğu analizinde, AKP&#8217;nin iktidara geldiğinden bu yana AB üyeliğini reform programlarını, &#8220;katı&#8221; laikler ve yargıya karşı bir &#8220;kalkan&#8221; olarak kullandığını savunurken artık AKP&#8217;nin <strong>&#8220;en büyük rakibi olan ordu, kağıttan kaplan olduğunu&#8221; </strong>ortaya konulmasından sonra Avrupa projesini daha da ileriye götürmenin artık Erdoğan ve ortakları için fazla bir yararı olmayacağı yorumunu da yaptı.</p>
<p>Türklerin de yerine getirmediği çok sayıda sözü nedeniyle AB&#8217;ye öfkeli oldukları da belirtilen analizde<strong> &#8220;AK Parti&#8217;nin ordunun karşısında elde ettiği zafer, AB&#8217;nin ciddi kaybı olabilir&#8221; </strong>ifadesini de kullandı. Bunun aynı zamanda Washington için zor bir soruyu da gündeme getirdiği kaydedilen analizde bu soruyu, <strong>&#8220;ABD ne gibi Ortadoğu müttefiklerini istiyor? Daha az demokratik olup daha dost olanlar mı, ya da daha demokratik olup Amerika&#8217;ya daha düşman olanlar mı?&#8221;</strong> olarak yansıttı.</p>
<p>Newsweek, bu soruyu yanıtlarken artık Soğuk Savaş koşulları bulunmadığı için Washington için demokrasiyi tercih etmenin daha mantıklı olduğunu belirterek ordunun gücünün azaltılmasının Türkiye&#8217;ye <strong>&#8220;Laikliği daha demokratik bir biçimde tanımlamaya ve Kürt azınlığının özerklik talepleri gibi konuları daha açık bir biçimde ele almaya olanak sağlayacağını&#8221;</strong> savundu.</p>
<p><strong>&#8220;TÜRKİYE DEMOKRATİKLEŞTİKÇE, BATI KARŞITI HALE GELEBİLİR&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin demokratikleştikçe daha Batı karşıtı hale gelmesinin &#8220;kaçınılmaz&#8221; olabileceğini de öne süren dergi, ABD Kongresi&#8217;nde &#8220;soykırım&#8221; tasarısının ilerlemesi halinde Türkiye&#8217;nin BM Güvenlik Konseyi&#8217;nde İran&#8217;a yaptırımları desteklemeyi redederek misilleme yapabileceği savına da yer verdiği analizde şu yorumu da yaptı:</p>
<p><strong>&#8220;Türkler, sandıkta defalarca Ak Parti&#8217;nin daha az katı laik bir ülke vizyonunu onayladıklarını ortaya koydular. Sıradan Türkler, ABD&#8217;nin çok ateşli taraftarları da değil. Ancak AK Parti iktidarında Türkiye&#8217;nin Batı&#8217;nın müttefiki, NATO&#8217;nun da Ankara&#8217;nın en önemli stratejik ortağı olmayı sürdüreceği açıktır. Nasıl biliyoruz bunu? AK Parti söylüyor ve gerçek opsiyonları da yok. Türkiye&#8217;nin NATO&#8217;nun ikinci büyük ordusu olarak etkisine rakip olabilecek bir ittifak yok, ne İran ile ne de Arap dünyası veya Rusya ile.&#8221;</strong></p>
<p>Newsweek, Türkiye&#8217;nin AB ile ilişkilerinin kötüleşebileceğini, Ermenistan konusunda ABD ile kavga patlayabileceğini de belirttiği analizi noktalarken de <strong>&#8220;Uzun vadede ise, ordunun düşüşü, Türkiye&#8217;nin daha güçlü bir demokrasi, daha istikrarlı ve olgun bir ortak haline getirecek. Bu nedenle dünyanın itibarı kaybeden generallerin dönüşünü arzulamak yerine AK Parti yanında yer alırsa daha akıllıca davranmış olur&#8221;</strong> görüşünü dile getirdi.</p>
<p>BU YAZI VATAN GAZETESİ&#8217;NDEN ALINTIDIR.</p>
<p>ORDU&#8217;NUN İÇİNDE FİKİR VE EYLEM İTİBARİYLE KÖTÜ AMAÇLI FAALİYETLERE TEVESSÜL EDEBİLECEK ONLARI DESTEKLEYECEK KİŞİ VEYA KİŞİLER OLABİLİR. ANCAK &#8220;DEMOKRATİK VE LAİK&#8221; TÜRKİYE CUMHURİYETİ&#8217;Nİ KORUMA VE KOLLAMA GÖREVİNİN  VARLIK SEBEBİ OLDUĞU ORDUMUZUN ANTİLAİK DAVRANIŞLARA  MÜSAMAHA GÖSTERMESİDE BEKLENEMEZ. AKP NİN YAPTIĞI, İŞLEDİĞİ CÜRÜMLERDEN DOLAYI ONU SUÇLAYAMAYACAK BİR ANAYASA YARATMAKTIR. BUNUN DIŞINDA ÜLKENİN VE İNSANLARIN NE HALDE OLDUKLARI UMURLARINDA BİLE DEĞİLDİR.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/boyle-bir-devletin-vatandasi-olmak-istemiyorsaniz-kurtulmaniz-gereken-ilk-sey-akp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EMEKLİ CENNETİ TÜRKİYE</title>
		<link>http://www.ekemer.com/emekli-cenneti-turkiye</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/emekli-cenneti-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 23:40:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7577</guid>
		<description><![CDATA[Geçmişte emekli olma yaşının küçüklüğünden dolayısıyla da erken yaşta emekli olanların çokluğu ile ülkenin bir emekliler ülkesi durumuna geldiğinden bahsedilirdi. Üretmeyen, vergi vermeyen ancak uzun yıllar kendisine, ölümü halinde de ailesinin hak edenlerine bağlanan maaş dolayısı ile sosyal güvenlik kurumlarının bütçelerini çökerten bu kahvehane-cami, grubu ülkenin bir kamburu olarak görülür ve bu yüzden de emeklilik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmişte emekli olma yaşının küçüklüğünden dolayısıyla da erken yaşta emekli olanların çokluğu ile ülkenin bir emekliler ülkesi durumuna geldiğinden bahsedilirdi.</p>
<p>Üretmeyen, vergi vermeyen ancak uzun yıllar kendisine, ölümü halinde de ailesinin hak edenlerine bağlanan maaş dolayısı ile sosyal güvenlik kurumlarının bütçelerini çökerten bu kahvehane-cami, grubu ülkenin bir kamburu olarak görülür ve bu yüzden de emeklilik yaşının yükseltilmesi çalışmaları yapılırdı.</p>
<p>Bu çalışmaları yapan iktidarın yanlısı gazeteler bu fikre destek verdiğinde ise muhalefet ve destekçisi olan basın da karşı fikirlerini sıralar ve buna engel olmaya çalışırlardı. Ben emekli olduğum 1996 yılında, otuz dokuz yaşında ve Türkiye’nin en genç emeklisiydim.</p>
<p>Aslında erken emekliliğin zararları yeni yeni ve gittikçe artan bir şiddette görülmeye başlandı. Günün konusu ne olursa olsun ve müsebbibi iktidar veya muhalefet hangi taraf olursa olsun, bu sorunların yarattığı soruların cevabı için emeklilere mikrofon uzatılıyor, görüşleri alınıyor ve ‘sözde’ taraf grubu yaratılıyor bununla da kamuoyu yönlendiriyor.</p>
<p>Emekli paşalar, emekli hukukçular, emekli gazeteciler, emekli siyasetçiler, emekli bakanlar, emekli cumhurbaşkanları,  emekli sağlıkçılar, emekli bürokratlar geçmişlerinin tecrübelerini günün mana ve önemine kararak fikir beyan ediyorlar, görsel ve basılı medyanın vazgeçilmezi oluyorlar.</p>
<p>Birçoğu kendi dönemlerinde, dönemlerinin sağladığı menfaatlerin üzerlerine kurdukları binalarından ve hiçbir sansüre uğramadan yaptığı veya yazdığı çıkışlarla ikinci baharlarını yaşıyor, yanlış bile söyleseler onlara atfedilen “Akil Adamlar” sıfatı ile olması gerekenleri baltalıyorlar veya olmaması gerekenleri destekliyorlar. Bundan da hiçbir şekilde sorumlu olmuyorlar. Çünkü gündem hemen değişiyor ve onlarda zaten “Emekli”</p>
<p>Birde sosyal hayatımızın vazgeçilmezi olan derneklerimiz var. Bazıları kalabalık ve üretken üyelere sahipken, bir çoğu da ilgili kurullarına gereken üye sayısını bir iki kişi geçerek yaratılmış ve bu sayede de muasır medeniyetler arasına girmek için kurulmuş birliktelikler.</p>
<p>Onlarda emekli zevat gibi her konu ve her sorunda başucu kitabı gibi yanı başımızda. Her konuda etkili, her konuda görüş sahibi ve her konuda kamuoyunun kafasını karıştırmada en önde. Yazıyorlar, söylüyorlar, ahkâm kesiyorlar.</p>
<p>Tabii bunlar çalıştıkları kurumlara emek vermiş, hayat vermiş kişiler veya ilgili yasalara göre kurulmuş dernekler ama etkileri ve yetkiler olmayan bu kişi ve kuruluşların aklımızı karıştırmasına neden izin veriliyor ki.</p>
<p>Aynı Anayasa ve kanunlara göre kurulmuş belki de aynı anda aynı heyette bulunarak ülke adına karar vermiş olan bu emekli zevatı bu defa birbirinden ayıran, yani birini o andaki sorunun destekçisi diğerini de karşıtı yapan nedir. Neden yazılı ve görsel basın bunlara pirim veriyor ve gazete gazete, televizyon televizyon gezmelerine müsaade ediliyor. Neden emekli oldukları kurumlar bunları susturmuyor ve hala işlerine gelindiğinde bunların görüşü alınıyor.</p>
<p>Gerektiği zaman ortaya çıkarılıyor, esiyor, gürlüyor ve kafamızı bulandırıyorlar. Tabii ki, tecrübeli görüşlere ve akil adamlara ve bunların kurdukları platformların ortak görüşlerine değer veriyorum ama çok zaman da kendilerini kullandırdıklarını düşünüyorum.</p>
<p>Ve bu sayede de aklımızı karıştırdıklarını…</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/emekli-cenneti-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
