BABA KOKUSU – BABA KORKUSU

Ağustos 3, 2009 tarihinde tarafından  
BİZİM KEMER YAZILARI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Bu yazım geçmişte Kemer Hâkimiyet Gazetesi ve sitesinde yayımlanmıştır.  Hüseyin SOYDABAŞ BABA KOKUSU  Memlekette, İzmit’te evimizdeyiz. Yıl 1989 Babamı son görüşüm hasta yatağındaydı. Kardeşim ve annem başında Kuran-ı Kerim okurken bana doktor getirmek düşmüştü. Şekere bağlı felç geçirmiş, birkaç yıl direnmişti. Öleceğini hiç düşünmemiştim. Ona toz konduramayan ben ölümü nasıl kondururdum. Doktor arkadaşım diyebileceğim, samimi bir ağabey Antalya Serik’li Op. Dr. Süleyman Balcı. Hemen hemen iki buçuk yıldır babamın hastalığı ile ilgileniyor, onu yaşatmaya çalışırken aslında beni onun ölümüne hazırlıyor gibiydi. Vakit gece yarısını geçmişti. Hastaneye gittim, o gece nöbetçi doktor olduğunu biliyordum. Niyetim, yerinden kaldıramadığımız o dev babam için eve bir doktor getirmekti. Yüzüme baktı ve... 

GÖLGEM YORGUN, BEN YORGUN

Temmuz 28, 2009 tarihinde tarafından  
BİZİM KEMER YAZILARI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Uzanırsınız gecenin bir vakti yatağınıza.. Hayatınızı sorgularsınız.. İki damla yaş süzülür geceye inat.. İşte öyle anlardan birinde, başlarsınız dörtlükler sıralamaya.. Bu şiir de bunlardan biri işte.. İnsanlara, hayata, kısacası evrene yorgunluğumu anlattım… Dökülüverdi yapraklar gibi kalemimden… GÖLGEM YORGUN, BEN YORGUN Bazı geceler düğümlenir hayat boğazıma… İki damla gözyaşı yarışır yanaklarımda… Bir rüzgar eser uzaklardan ılık ılık Ay üzgün, yıldızlar üzgün, ben yıkık… Direnir kalbim sahteliklere, acılara Dudağımda buruk bir gülümseme Alay edercesine hayatla Boynu bükük, dilimde bir beddua… Gözyaşlarımı akıtıyorum içime Hayatın kahrını çekmekten şikayetçi yüreğim Her yokuşun inişi de var çıkışı da, bilirim Mehtap yorgun, deniz yorgun, ben yorgun.. Hiç yabancısı... 

KOPYALA YAPIŞTIR’I YOK BU HAYATIN

Temmuz 13, 2009 tarihinde tarafından  
BİZİM KEMER YAZILARI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Bu köşede bugün bir konuğumuz var. Antalya’da uzun yıllardır yerel gazete ve site yöneticiliği yapan, şu anda www.ajansbir.com sitesini yöneten bir gazeteci arkadaşımız. Sayesinde bu sitede de yazıyorum. Geçen gün bir söz aldım kendisinden. Karşılıklı olarak sitelerimiz için bulduğumuz ortak bir başlık ile yazı yazacaktık. Ve yazılar ortaya çıktı. Yazı başlığının isim annesi o.   Hep isim babası olacak değil ya… Bir sevda uğruna çoğu zaman, kapılır gideriz bir insanın peşinden… Ona uymaya, tamamlamaya çalışırız.. Bir elmanın diğer yarısı sanıp, gözü kapalı hayatımıza alırız… İlk zamanlar güzeldir hep… Tamam hayatımızın anlamı deriz.. Yaşadıkça değişik huylarıyla karşılaşırız… “Kopyala Yapıştır” bir hayattır bu… Yani önceleri “neyse, olur, düzelir, önemli... 

KEMER’DE İLK YAZILARIMI BİZİMKEMER’E YAZMIŞTIM

Haziran 28, 2009 tarihinde tarafından  
BİZİM KEMER YAZILARI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Bir zamanlar SEKA diye bir yer, bir fabrika vardı İzmit’te. SEKA, SELÜLOZ ve KÂĞIT isimlerinin kısaltması, selüloz ise kâğıdın saptan, samandan, çaputtan ormandan ve bazı kimyasal maddeler ile sudan oluşan hammaddesiydi kâğıdın. Kâğıt üretirdi SEKA. Türkiye’nin kâğıt gereksiniminin önemli bir bölümünü karşılardı. Bugüne dek okuyan, yetişen insanların gelişimine katkısı vardı. Basılan dergiler, kitaplar SEKA kokardı. Hepimizin yetişmesinde emeği olan, ilk defterimizin, ilk kitabımızın kâğıdıydı SEKA. Yalnızca kâğıt üretmek değildi SEKA’nın işlevi. Sporda, kentin kültürel yapısında da önemli yeri vardı. Özetlemek gerekirse; İzmit dendiğinde akla SEKA gelirdi neredeyse; İlk kâğıdı 18 Nisan 1936 yılında üretmişti, Genç Cumhuriyetin genç endüstrisi olarak. Ben o fabrikada dedemden, babamdan sonra üçüncü... 

« Önceki Sayfa

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari