GECİKEN ZİYARET ( Öykü)

Ocak 31, 2010 tarihinde tarafından  
GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI kategorisi altında yayımlanmıştır.

“Ablacığım” diyordu o ses “Ablacığım…Çocuklarım !” Çocukların ? Çocukların emin ellerde bacım” “Abla yalan söyleme…Çocuklarım…Çocuklar..Çocuk..” “Vallahi billahi bizde…Büyük kızın  babamın evinde..Hem de nişanladık. Bahara düğünü olacak. Küçük kızın ise Ankara da çok temiz bir aile de…” Karşıda ki ses ağlamaklı bir halde “ Abla, ya oğlum ? Seyidim ! Seyidim nerede ?” …………….! Abla Seyidim.. “Seyit mi ? Seyit ha ? Valla o babasında kalmıştı…” “İyi biliyon mu ? Abla iyi biliyon mu ? İyi biliyo…” Kadın uykusundan çırpınarak uyandı…Kan ter içinde kalmıştı.Elleri ile yüzüne ve gözlerine dokundu. Teni ateş gibiydi. Parmaklarını ıslatan göz yaşlarına baktı. Korktu. Rüyasında gördüklerini düşündü. Yıllar önce kaybettiği kız kardeşinin sesi beyninde çınladı.. “Abla... 

GÜLBAHAR

Aralık 25, 2009 tarihinde tarafından  
GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Yağmur gibi çiselerdi; zeytin karası gözleri Dolu olmaya ki sel olur, çağlayıp gelirdi. Her eylül de beklerdi baharı Kışları, kışları hiç üşümezdi ya; içi yanardı… Bir genci sevmişti ölesiye, “Çıkar” deseydi “Ver kalbini” Hiç düşünmez, o bembeyaz sinesine vuru verirdi elinde ki hançeri… Aşkı öylesine büyük, ve öylesine muhteşemdi ki.. Bir gün çarşıda gördüm. “Merhaba. ! Merhaba Gülbahar !” dedim. Beni görünce acı-acı gülümsedi “Abi” dedi “Çok sevdim” Ne ağladı, ne sızlandı Ne de sevdiği genci andı. Aldı onurunu yanına yavaşça, yavaşça  uzaklaştı. Allah Kahretsin ! Deli kız ! O devasa aşkı kaldırıp attı.. Halbuki; anası, yarım yevmiyeli ırgat Babası, bir garip adamdı ama var ya o yüreği var ya içinde sakladığı cevher anam avradım olsun mangal kadardı Onu, ne zaman  görsem; Aha şuramda,... 

MUHTEŞEM İÇERDİ

Aralık 19, 2009 tarihinde tarafından  
GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Merhaba ! Rastgele Kaptan ! Bugün yine seyr-i seferlerdesin Rüzgar biçtikçe yalıp yalıp saçların Engin maviliklerde gümüş aynalı deniz kızı ararsın Beni sorma eski tas eski hamam Gözlerimden suya vuran yakamozlar Ay’ın altında sevdama yurt ararlar. Yüreğimin titrekliği bundandır Bundandır fırtına öncesi suskunluğum Derinlere dalışım bundandır Kaptan, tez, davran, vur kazmayı yüreğimden çıkar şu kahrolası zinciri kırık çapayı. Gözlerim ufukların ak tüllü endamına bakar Ah,ne yazık ! Ne bir karaltı ne de yelkeni açık gemi var Şu pusulası bozuk, dümeni kırık tahta revanın grandasına gerilmiş bir ip gibiyim Bir Arap tayfa hınçla asılsa Tam orta yerimden “Pat!” diye ikiye bölüneceğim. Kaç zamandır dudaklarım kuru Dur ! Yazıktır kaptan ! Kırma günahı boynunda şişeleri Alesta Kaptan ! Rotamız belli, aheste... 

“ANKA, ŞİMDİ SEN UZAK BİR MASAL DEĞİLSİN”

Kasım 9, 2009 tarihinde tarafından  
GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Anka ! Buralara neden geldin ? Kaf Dağı’nın ardından sevda diye diye bana ölüm getirdin. Gökyüzü ağır, Gökyüzü ağır düşler peşinde. Her yerde kendimi, Kendimde, seni ararım anka Uçurum dipleri derin, Sakın ha düşünme ! Kanatların perde perde, İsyankar düşlerin başımı döndürdü. Korkma ! Serde ayrılık yok, Aydınlık içimizde, Ak sineli kuşlar çoktan yuvaya döndü, Anka, sen gelmeden tüm çiçekler, Ah ! çekip de bir bir kalbime döküldü. Kalbim param parça, Dudakların yok Anka, Gözlerin ateş çukuru, Yak, Anka ! Yak ! Sana yana yana gelmeliyim, Sonu ölüm olsa bile gül yüzünü görmeliyim, Ve sevgi dolu koynun da, Hıçkıra hıçkıra, Dili bir, sevdası bir Türküler söylemeliyim. Anka ben, her insan gibiyim; Eli, ayağı ve beyni çamur. Çamurdan yaratılmışım Cümle alem bunun için ağlar, Korkuya umut diye sarılmış... 

MARANGOZ MUHTAR

Ekim 19, 2009 tarihinde tarafından  
GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Ahşap çerçeveleri dökük viran bir dükkan Her yan talaş tozları Elinde yarım kalmış cigarası Ve gözlerin de donuk umutlar Tahta bir sandalyede ölü bulundu Bizim marangoz Muhtar.. Geride bir kadın iki de çocuk Şimdi ne yaparlar ? Nasıl yaşarlar ? Ah ! Geride kalanlar.. Sus pus oldular ve gidenleri bir solukta unuttular.. Bizim muhtar habersiz gitti. Geçen yıl yanıma gelmişti Havada hışım gibi  yağmur Muhtar’ın gözleri  yağmur yağmur “Abi” dedi “ Ölsem ardımdan ağlayanım olmaz” Vay be ! Anasını sattığımın dünyası Ne akı kaldı ne de karası Yürekte tüm renkleri birleştirsem Kan kızıla akar yarası İyiler erken gider derler Amma otuz yedisin de rest çekilmez ki.. Vay be Muhtar ! Hani  Ulupınar da, su başın da Çınarların altında kiremitde balık. Laf lafı açtı, sen rakıyı Yetmiş altı model Anadol gibi su kaynattın Madem... 

HER EYLÜLDE DÖNECEĞİM ANNE

Eylül 19, 2009 tarihinde tarafından  
GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI kategorisi altında yayımlanmıştır.

Hayatı okudum Anne, Sabun gibi eriyenleri, Mermer gibi sertleri, Ve toprak kokan yürekleri okudum. Güzel insanları, İnsan bile olamayanları, Gidenleri, gelenleri okudum. Gelen belli de, giden nice olur Anne?   Hep umut direğin idim, Benimle yaşıyordun geleceği, Beraberdi rüyalarımız. “Oğlum” derken gözlerindeki pırıltı ta ki içimi aydınlatırdı Anne.   Bayramlarda aha şuram! Şu gördüğün yer, Kalbimin can damarı Öyle ağrır, öyle sızlar ki, Terden sırıl sıklam olur, Yanım yanım yanarım Anne.   Sen, duymayasın diye, Sen, üzülmeyesin diye, Sen, ağlamayasın diye, Acımı bohçaya sarar, içime atardım. Genç idim, sevdalı idim, Sevdamın güllerini aldılar. Dikenleri bende kaldı Anne.   Biliyorsun değil mi Anne? Dualar okuduğumu duyuyorsun, değil mi? Senin ile paylaşmak isterdim derdimi, İçimdekileri dökmek, Sana bir bardak su vermek, Oğlum... 

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari