<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eKemer - Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı &#187; GÖNÜLDEN YANSIYANLAR &#8211; MUHARREM NALÇACI</title>
	<atom:link href="http://www.ekemer.com/c/gonulden-yansiyanlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekemer.com</link>
	<description>Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 21:05:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>GECİKEN ZİYARET ( Öykü)</title>
		<link>http://www.ekemer.com/geciken-ziyaret-oyku</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/geciken-ziyaret-oyku#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2010 21:03:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7239</guid>
		<description><![CDATA[“Ablacığım” diyordu o ses “Ablacığım…Çocuklarım !” Çocukların ? Çocukların emin ellerde bacım” “Abla yalan söyleme…Çocuklarım…Çocuklar..Çocuk..” “Vallahi billahi bizde…Büyük kızın  babamın evinde..Hem de nişanladık. Bahara düğünü olacak. Küçük kızın ise Ankara da çok temiz bir aile de…” Karşıda ki ses ağlamaklı bir halde “ Abla, ya oğlum ? Seyidim ! Seyidim nerede ?” …………….! Abla Seyidim.. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Ablacığım” diyordu o ses “Ablacığım…Çocuklarım !”</p>
<p>Çocukların ? Çocukların emin ellerde bacım”</p>
<p>“Abla yalan söyleme…Çocuklarım…Çocuklar..Çocuk..”</p>
<p>“Vallahi billahi bizde…Büyük kızın  babamın evinde..Hem de nişanladık. Bahara düğünü olacak. Küçük kızın ise Ankara da çok temiz bir aile de…”</p>
<p>Karşıda ki ses ağlamaklı bir halde</p>
<p>“ Abla, ya oğlum ? Seyidim ! Seyidim nerede ?”</p>
<p>…………….!</p>
<p>Abla Seyidim..</p>
<p>“Seyit mi ? Seyit ha ? Valla o babasında kalmıştı…”</p>
<p>“İyi biliyon mu ? Abla iyi biliyon mu ? İyi biliyo…”</p>
<p>Kadın uykusundan çırpınarak uyandı…Kan ter içinde kalmıştı.Elleri ile yüzüne ve gözlerine dokundu. Teni ateş gibiydi. Parmaklarını ıslatan göz yaşlarına baktı. Korktu.</p>
<p>Rüyasında gördüklerini düşündü. Yıllar önce kaybettiği kız kardeşinin sesi beyninde çınladı..</p>
<p>“Abla Seyidim nerede ?”</p>
<p>“Aman Tanrım ! “ dedi “Yoksa ?”</p>
<p>Ertesi gün uzak şehir de ki yakınlarına telefon açtı.</p>
<p>“Alo ! Hala !”</p>
<p>“Buyur yeğenim”</p>
<p>“Hala, akşam bir rüya gördüm. Rahmetli bacım oğlunu soruyordu, oğlu babasının yanında değil mi ?”</p>
<p>Telefondaki ses bir an durdu.</p>
<p>“Valla yeğenim biz de öğle biliyorduk amma..”</p>
<p>“Amma ?”</p>
<p>“Adam tekrar evlenince çocuğu Kayseri de yurda bırakmış diye duyduk”</p>
<p>“….!”</p>
<p>“Fatoş ! “</p>
<p>“Fatoş ne oldu ? Ses vermedin..”</p>
<p>Kadın zorlukla konuştu.</p>
<p>“Halam ! Onu görmeye Kayseri’ye gidebilir misiniz ?”</p>
<p>“Ne demek yeğenim.Gidilmez mi..Yeni araba aldık . Enişten ile Pazar günü gideriz. Topu topu bir saatlik yol”</p>
<p>“Hala essah mı ? Gidebilir misiniz ?”</p>
<p>“Essah olmaz mı ? Valla da billa da gideriz”</p>
<p>“Halam ! Senin gurbanın olurum..</p>
<p>Kadın hünhür hüngür ağlıyordu.</p>
<p>……………….<br />
Seyit, beş senedir yurtta idi. Henüz yedi yaşında iken babası onu kolundan tutup getirmiş.</p>
<p>“İşte Seyit” demişti. “Bundan gayri senin evin burası”</p>
<p>Seyit gösterilen kocaman binaya baktı. Korktu..O an bedeninin sol yanı yıkıldı. Ama babasına belli etmedi. “Olmaz” dese ne fark edecekti ki..O dünyayı yeni tanıyordu..Annesinin simasını bile unutmuştu.. Annesini o kadar çok severdi ki.. Seyit annesi ile yatardı. Onun sıcak göğsünde soğuk kış geceleri uyuya kalırdı. Onun siyah saçlarını, dünyalar güzeli gözlerini düşündü..</p>
<p>“Anne” dedi “Anne seni ne çok özledim.”</p>
<p>Annesi hakkında duyduğu en son sözü babası soğuk bir ses tonuyla söylemişti.</p>
<p>“Seyit, annen kendini astı”</p>
<p>Ne kolay söylemişti..</p>
<p>“Kendini astı”</p>
<p>Sonra çığlık atan kadınları, teyzelerini gördü..Kocaman kocaman nineler saç baş yolmuşlardı..Kulaklarını çınlatan canhıraş feryatlara o zaman bir anlam verememişti.</p>
<p>Dedesinin bir mezar toprağını hasretle kucakladığını gördü..Beş altı adam dedesini oradan kaldıramamışlardı. O gün kasabanın yarısı acıdan çıldırmış gibiydi.</p>
<p>Seyit gözlerinde beliren göz yaşını kahvaltı masasında ki arkadaşları görmesin diye binanın bahçesine çıktı.</p>
<p>“Sanki görseler ne olur ki” diye düşündü.</p>
<p>O hep için için ağlardı..Yurtta her ihtiyacı karşılanıyordu, sevgi hariç..Annesine benzeyen bir kadın görse varıp eline sarılası gelirdi.</p>
<p>“Anne ! Benim Seyit..”</p>
<p>“Sen misin yavrum ? Seyidim !”</p>
<p>“Anne beni hiç araman mı ?”</p>
<p>“Olur mu yavrum.. Seni hiç aramam mı ? Amma yanına gelemem..Ben seni bulutlardan seyrederim”</p>
<p>Seyit başını kaldırıp gayri ihtiyari gök yüzüne baktı..Bulutlar arasında ona gülümseyen annesinin yüzünü görür gibi oldu. Gök yüzünde yağmur yoktu ama gözlerinden sicim gibi yaş aktı.</p>
<p>Başını yere indirdiği anda 50 plakalı bir taksinin oto parka yanaştığını gördü..İçinden</p>
<p>“Acaba bana mı geldiler “ diye geçirdi.</p>
<p>Beş senedir ne babası ne de başka biri arayıp sormuştu..Yine başkalarına gelmişlerdir dedi..</p>
<p>Taksiden inen iki bayan bir erkek ona şöyle bir baktıktan sonra yanından geçip nöbetçi öğretmenin odasına yöneldiler.Beş altı senedir hep bu anı beklemişti. Seyit sanki onları tanıyor gibiydi.</p>
<p>Onlar uzaklaşınca duvara yaslanıp kulağını kapıya verdi.</p>
<p>Biraz sonra o yıllardır duymak istediği sesi duydu</p>
<p>“Seyit !”</p>
<p>Bu öğretmenin sesiydi. İçinin bir yanı “Cııız” etti..Hızla sesin geldiği yana koştu..</p>
<p>Koştu ya gelenler de ona doğru koşuyordu.</p>
<p>Genç bir kadın onu hıçkırıklar içinde kucaklıyor, seviyor, kokluyordu..</p>
<p>“Seyidim !” diyordu..”Seyidim ! Beni tanıdın mı ?”</p>
<p>“I ıh !”</p>
<p>“Guzum ! Ben teyzen olurum. Türkan teyzen “</p>
<p>“Türkan teyze !”</p>
<p>“Türkan teyzen ya..</p>
<p>“Ben Fatoş teyzemi bilirim”</p>
<p>“Beni de bilirsin guzum..Ağzını yediğim beni de bilirsin.. Amma belli ki unutmuşsun..Olsun ..Bundan sonra unutman.. Bundan sonra seni hiç bırakmayacağız”</p>
<p>“Bırakmayacak mısınız ?”</p>
<p>“Hiç bırakır mıyız.. Bırakmayız guzum..Ne bilelim senin burada olduğunu.. O deyyus babanın seni buraya bıraktığını nereden bilelim”</p>
<p>“Bilmediniz mi ?”</p>
<p>“Bilmedik guzum. Bilemedik. Bilsek hiç gelmez miydik.”</p>
<p>Seyit boynunu büküp sustu..Biraz düşününce karşısındaki insanları çıkarır gibi oldu. Annesi kolundan tutar onların evine götürürdü.</p>
<p>Sevindi..Üşüyen elleri bile ısınmıştı..Yurttaki arkadaşlarına böbürlene böbürlene benim ailem var diyebilirdi. Artık onu seven akrabaları, yakınları vardı .Öyle ki erkek olan eniştesi yani teyzesinin kocası ayakta hüngür hüngür ağlıyordu.</p>
<p>Demek kocaman erkekler bile ağlardı ha ?</p>
<p>Eniştesi</p>
<p>“Seyit “ dedi.”Öğretmenin seni pek övdü..Seyit çok efendi çocuk dedi..Hadi bakalım efendiliğini göster..Bize Kayseri’yi gezdir.Olur mu ?”</p>
<p>Sevinçle</p>
<p>“Olur” dedi Seyit.”Olur enişte..”</p>
<p>Hal bu ki hepsi de Kayseri’yi çok iyi bilirlerdi..</p>
<p>O Pazar günü Seyit ve üç misafiri akşama kadar Kayseri’yi gezdiler. Yediler, içtiler..</p>
<p>Fotoğraf çektiler ve  bol bol göz yaşları içinde Seyit’i öpüp, kokladılar.</p>
<p>Seyit için o gün hayatının en güzel günüydü. Öyle ki telefonda Fatoş teyzesinin sesini duyunca gözleri ilk defa ışıklar saçtı.</p>
<p>Fatoş teyzesi ona şöyle diyordu.</p>
<p>“Seyit’im ! Guzum ! Benim Fatoş teyzen.”</p>
<p>“Fatoş Teyze! Sesin ne kadar güzel !”</p>
<p>“……!”</p>
<p>“Fatoş Teyze ?”</p>
<p>Kadın konuşamadı..Sadece Seyit’in yanında ki misafir olan Halasına</p>
<p>“Halam ! Allah aşkına Seyit’i on beş tatilde bize gönderin” diyebildi.</p>
<p>Seyit’e bundan sonra tüm ailenin sahip çıkacağını duydum. Ailenin ortak kararı şöyle imiş; ; Seyit ilerde kolay iş bulması için yurttan alınmayacak ama hafta sonları ve tüm tatillerde akrabalarının yanında yani sevginin içinde olacak.</p>
<p>Şayet bir olumsuzluk olursa….</p>
<p>Teyzesinin oğlu genç onu İngiltere de okutacak.</p>
<p>Ne kadar güzel değil mi dostlar.. Yani sonuç…</p>
<p>Seyit, ailen ve sevgi seni dört gözle bekliyor. Geç kalma emi ! Seni çok seviyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/geciken-ziyaret-oyku/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GÜLBAHAR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/gulbahar</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/gulbahar#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 22:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=5159</guid>
		<description><![CDATA[Yağmur gibi çiselerdi; zeytin karası gözleri Dolu olmaya ki sel olur, çağlayıp gelirdi. Her eylül de beklerdi baharı Kışları, kışları hiç üşümezdi ya; içi yanardı… Bir genci sevmişti ölesiye, “Çıkar” deseydi “Ver kalbini” Hiç düşünmez, o bembeyaz sinesine vuru verirdi elinde ki hançeri… Aşkı öylesine büyük, ve öylesine muhteşemdi ki.. Bir gün çarşıda gördüm. “Merhaba. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yağmur gibi çiselerdi; zeytin karası gözleri</p>
<p>Dolu olmaya ki sel olur, çağlayıp gelirdi.</p>
<p>Her eylül de beklerdi baharı</p>
<p>Kışları, kışları hiç üşümezdi ya;</p>
<p>içi yanardı…</p>
<p>Bir genci sevmişti ölesiye,</p>
<p>“Çıkar” deseydi “Ver kalbini”</p>
<p>Hiç düşünmez, o bembeyaz sinesine</p>
<p>vuru verirdi elinde ki hançeri…</p>
<p>Aşkı öylesine büyük,</p>
<p>ve öylesine muhteşemdi ki..</p>
<p>Bir gün çarşıda gördüm.</p>
<p>“Merhaba. ! Merhaba Gülbahar !” dedim.</p>
<p>Beni görünce acı-acı gülümsedi</p>
<p>“Abi” dedi “Çok sevdim”</p>
<p>Ne ağladı, ne sızlandı</p>
<p>Ne de sevdiği genci andı.</p>
<p>Aldı onurunu yanına yavaşça,</p>
<p>yavaşça  uzaklaştı.</p>
<p>Allah Kahretsin ! Deli kız !</p>
<p>O devasa aşkı kaldırıp attı..</p>
<p>Halbuki; anası, yarım yevmiyeli ırgat</p>
<p>Babası, bir garip adamdı</p>
<p>ama var ya o yüreği</p>
<p>var ya içinde sakladığı cevher</p>
<p>anam avradım olsun mangal kadardı</p>
<p>Onu, ne zaman  görsem;</p>
<p>Aha şuramda, sol yanımda, derinlerde,</p>
<p>inceden inceye bir sızı,</p>
<p>bir ağrı başlar.</p>
<p>Kalbimin can damarı tıkanır.</p>
<p>nefesim daralır</p>
<p>İşte o an, gökyüzüne bakarım;</p>
<p>Gökyüzü tutuşur</p>
<p>Gökyüzü yanar.</p>
<p>Gökyüzü, yitip giden aşklara ağlar.</p>
<p>Ah deli bacım</p>
<p>Ah ! Gülbahar !</p>
<p>MUHARREM NALÇACI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/gulbahar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MUHTEŞEM  İÇERDİ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/muhtesem-icerdi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/muhtesem-icerdi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 05:42:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=4905</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba ! Rastgele Kaptan ! Bugün yine seyr-i seferlerdesin Rüzgar biçtikçe yalıp yalıp saçların Engin maviliklerde gümüş aynalı deniz kızı ararsın Beni sorma eski tas eski hamam Gözlerimden suya vuran yakamozlar Ay&#8217;ın altında sevdama yurt ararlar. Yüreğimin titrekliği bundandır Bundandır fırtına öncesi suskunluğum Derinlere dalışım bundandır Kaptan, tez, davran, vur kazmayı yüreğimden çıkar şu kahrolası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba ! Rastgele Kaptan !</p>
<p>Bugün yine seyr-i seferlerdesin</p>
<p>Rüzgar biçtikçe yalıp yalıp saçların</p>
<p>Engin maviliklerde gümüş aynalı deniz kızı ararsın</p>
<p>Beni sorma eski tas eski hamam</p>
<p>Gözlerimden suya vuran yakamozlar</p>
<p>Ay&#8217;ın altında sevdama yurt ararlar.</p>
<p>Yüreğimin titrekliği bundandır</p>
<p>Bundandır fırtına öncesi suskunluğum</p>
<p>Derinlere dalışım bundandır</p>
<p>Kaptan, tez, davran, vur kazmayı</p>
<p>yüreğimden çıkar şu kahrolası zinciri kırık çapayı.</p>
<p>Gözlerim ufukların ak tüllü endamına bakar</p>
<p>Ah,ne yazık ! Ne bir karaltı ne de yelkeni açık gemi var</p>
<p>Şu pusulası bozuk, dümeni kırık tahta revanın</p>
<p>grandasına gerilmiş bir ip gibiyim</p>
<p>Bir Arap tayfa hınçla asılsa</p>
<p>Tam orta yerimden &#8220;Pat!&#8221; diye ikiye bölüneceğim.</p>
<p>Kaç zamandır dudaklarım kuru</p>
<p>Dur ! Yazıktır kaptan ! Kırma günahı boynunda şişeleri</p>
<p>Alesta Kaptan ! Rotamız belli, aheste git.</p>
<p>Giden zamana ah etme, yarını heyecanla bekle.</p>
<p>Umutsuz değilim; insan sevdayı ateş bilmeli</p>
<p>Olur ya bir gün fırtına çıkar, alabora olursak</p>
<p>beni düşünme, gemini kurtarmana bak..</p>
<p>ve ardım sıra bir iki doğru laf et</p>
<p>de ki;</p>
<p>Rahmetli aşkı yıllanmış şarap gibi</p>
<p>……………. muhteşem içerdi&#8230;</p>
<p>MUHARREM NALÇACI</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/muhtesem-icerdi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;ANKA, ŞİMDİ SEN UZAK BİR MASAL DEĞİLSİN&#8221;</title>
		<link>http://www.ekemer.com/anka-simdi-sen-uzak-bir-masal-degilsin</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/anka-simdi-sen-uzak-bir-masal-degilsin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 03:22:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=3460</guid>
		<description><![CDATA[Anka ! Buralara neden geldin ? Kaf Dağı’nın ardından sevda diye diye bana ölüm getirdin. Gökyüzü ağır, Gökyüzü ağır düşler peşinde. Her yerde kendimi, Kendimde, seni ararım anka Uçurum dipleri derin, Sakın ha düşünme ! Kanatların perde perde, İsyankar düşlerin başımı döndürdü. Korkma ! Serde ayrılık yok, Aydınlık içimizde, Ak sineli kuşlar çoktan yuvaya döndü, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Anka ! Buralara neden geldin ?</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Kaf Dağı’nın ardından sevda diye diye bana ölüm getirdin.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Gökyüzü ağır,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Gökyüzü ağır düşler peşinde.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Her yerde kendimi,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Kendimde, seni ararım anka</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Uçurum dipleri derin,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Sakın ha düşünme !</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Kanatların perde perde,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">İsyankar düşlerin başımı döndürdü.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Korkma ! Serde ayrılık yok,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Aydınlık içimizde,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Ak sineli kuşlar çoktan yuvaya döndü,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Anka, sen gelmeden tüm çiçekler, </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Ah ! çekip de bir bir kalbime döküldü.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Kalbim param parça,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Dudakların yok Anka,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Gözlerin ateş çukuru,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Yak, Anka ! Yak !</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Sana yana yana gelmeliyim,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Sonu ölüm olsa bile gül yüzünü görmeliyim,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Ve sevgi dolu koynun da,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Hıçkıra hıçkıra,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Dili bir, sevdası bir</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Türküler söylemeliyim.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;"> </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Anka ben, her insan gibiyim;</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Eli, ayağı ve beyni çamur.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Çamurdan yaratılmışım</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Cümle alem bunun için ağlar,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Korkuya umut diye sarılmış fidan,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Karanfilden kan sızar.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">İnsan etine doymayız,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Ölürüz,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Öldürürüz,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Beni kanlı ellere bırakma !</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Koynuna al Anka !</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Hani derdin ya, </span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">……………sevdalar ölümsüzdür.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">İşte o gün; bu gündür.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Evren suskun,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Sevgi çaresiz,</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Konuş anka !</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">Dilin dilime, sesin sesime değsin.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Arial;"><span style="font-size: small;">“Anka, şimdi<span> </span>sen uzak bir masal değilsin.”</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/anka-simdi-sen-uzak-bir-masal-degilsin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MARANGOZ MUHTAR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/marangoz-muhtar</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/marangoz-muhtar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 15:20:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=2952</guid>
		<description><![CDATA[Ahşap çerçeveleri dökük viran bir dükkan Her yan talaş tozları Elinde yarım kalmış cigarası Ve gözlerin de donuk umutlar Tahta bir sandalyede ölü bulundu Bizim marangoz Muhtar.. Geride bir kadın iki de çocuk Şimdi ne yaparlar ? Nasıl yaşarlar ? Ah ! Geride kalanlar.. Sus pus oldular ve gidenleri bir solukta unuttular.. Bizim muhtar habersiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ahşap çerçeveleri dökük viran bir dükkan<br />
Her yan talaş tozları<br />
Elinde yarım kalmış cigarası<br />
Ve gözlerin de donuk umutlar<br />
Tahta bir sandalyede ölü bulundu<br />
Bizim marangoz Muhtar..</p>
<p>Geride bir kadın iki de çocuk<br />
Şimdi ne yaparlar ?<br />
Nasıl yaşarlar ?<br />
Ah ! Geride kalanlar..<br />
Sus pus oldular<br />
ve gidenleri bir solukta unuttular..</p>
<p>Bizim muhtar habersiz gitti.<br />
Geçen yıl yanıma gelmişti<br />
Havada hışım gibi  yağmur<br />
Muhtar’ın gözleri  yağmur yağmur<br />
“Abi” dedi “ Ölsem ardımdan ağlayanım olmaz”</p>
<p>Vay be ! Anasını sattığımın dünyası<br />
Ne akı kaldı ne de karası<br />
Yürekte tüm renkleri birleştirsem<br />
Kan kızıla akar yarası</p>
<p>İyiler erken gider derler<br />
Amma otuz yedisin de rest çekilmez ki..<br />
Vay be Muhtar !<br />
Hani  Ulupınar da, su başın da<br />
Çınarların altında<br />
kiremitde balık.<br />
Laf lafı açtı, sen rakıyı<br />
Yetmiş altı model Anadol gibi su kaynattın<br />
Madem ki motor da arıza vardı<br />
Koca yetmişliği ne diye açtırdın.?</p>
<p>Biliyor musun o günü  hiç unutmadım<br />
İşte o gün bu gündür ağzıma içki değmedi.<br />
Muhtar, vallahi billahi boğazım takır takır kuru<br />
Hani gelsen diyorum<br />
Bir akşam üstü<br />
yani Güneş batmadan önce..<br />
Şöyle ağır ağır demlensek<br />
Zil zurna kafayı bulup,<br />
Dünyanın gelmişine, geçmişine…<br />
…………………….sek sek</p>
<p>Öyle ya sen şimdi yoksun.<br />
Benimkisi efkarname<br />
Dün elektrikçiler şarteli mühürlemiş.<br />
İsyanım biraz da ondan<br />
İki gündür karanlıkta kaldık<br />
Bir Allahın kulu gelipte&#8230;</p>
<p>Sen olsaydın<br />
Sarılıp sarılıp ağlardık<br />
Belli mi olur belki de  mührü kökünden kopartıp atardın.<br />
Yapar mıydın ?<br />
yaparsın&#8230;yaparsın..<br />
Sen oğlum has be has Konyalısın..</p>
<p>Öyle derdin ya&#8230;<br />
Ya sonra ?<br />
Sonrası; içeri, dışarı, kapı altı<br />
Hoş geldin sefası<br />
Zabıta, Jandarma Polis<br />
Üç kuruş paraya altı ay hapis.</p>
<p>Hani yatmak mesele değil de<br />
Eski tüfek yandan  gelmiş derler.<br />
Mahkumlar kıs kıs gülerler.<br />
Hadi yalan de..<br />
Ulan Muhtar ! Karşımda yine ekşi ekşi gülme</p>
<p>Bu gece ben de;<br />
Bir yetmişlik devirmezsem<br />
Sana inat, kah kahalarla gülmez isem<br />
Bir ayyaş gibi yerlerde sürünmez isem…<br />
Allahına kadar seviyorum be !<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.demez isem…</p>
<p>Ah ! Yine şuramda kıvrım kıvrım  bir acı<br />
“Heyyt ülen !”<br />
Muhtar, duydun mu ?<br />
Bu senin sesin.<br />
Adını henüz andım<br />
Bir de baktım şıp diye damladın</p>
<p>Gel, karşımda gölge gibi durma<br />
Otur şöyle yanıma<br />
Ben, şu sefil hayatı yazayım<br />
Sen, bana  baka baka ağla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/marangoz-muhtar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HER EYLÜLDE DÖNECEĞİM ANNE</title>
		<link>http://www.ekemer.com/her-eylulde-donecegim-anne</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/her-eylulde-donecegim-anne#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2009 21:30:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=2225</guid>
		<description><![CDATA[Hayatı okudum Anne, Sabun gibi eriyenleri, Mermer gibi sertleri, Ve toprak kokan yürekleri okudum. Güzel insanları, İnsan bile olamayanları, Gidenleri, gelenleri okudum. Gelen belli de, giden nice olur Anne?   Hep umut direğin idim, Benimle yaşıyordun geleceği, Beraberdi rüyalarımız. “Oğlum” derken gözlerindeki pırıltı ta ki içimi aydınlatırdı Anne.   Bayramlarda aha şuram! Şu gördüğün yer, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatı okudum Anne,</p>
<p>Sabun gibi eriyenleri,</p>
<p>Mermer gibi sertleri,</p>
<p>Ve toprak kokan yürekleri okudum.</p>
<p>Güzel insanları,</p>
<p>İnsan bile olamayanları,</p>
<p>Gidenleri, gelenleri okudum.</p>
<p>Gelen belli de, giden nice olur Anne?</p>
<p> </p>
<p>Hep umut direğin idim,</p>
<p>Benimle yaşıyordun geleceği,</p>
<p>Beraberdi rüyalarımız.</p>
<p>“Oğlum” derken gözlerindeki pırıltı</p>
<p>ta ki içimi aydınlatırdı Anne.</p>
<p> </p>
<p>Bayramlarda aha şuram!</p>
<p>Şu gördüğün yer,</p>
<p>Kalbimin can damarı</p>
<p>Öyle ağrır, öyle sızlar ki,</p>
<p>Terden sırıl sıklam olur,</p>
<p>Yanım yanım yanarım Anne.</p>
<p> </p>
<p>Sen, duymayasın diye,</p>
<p>Sen, üzülmeyesin diye,</p>
<p>Sen, ağlamayasın diye,</p>
<p>Acımı bohçaya sarar, içime atardım.</p>
<p>Genç idim, sevdalı idim,</p>
<p>Sevdamın güllerini aldılar.</p>
<p>Dikenleri bende kaldı Anne.</p>
<p> </p>
<p>Biliyorsun değil mi Anne?</p>
<p>Dualar okuduğumu duyuyorsun, değil mi?</p>
<p>Senin ile paylaşmak isterdim derdimi,</p>
<p>İçimdekileri dökmek,</p>
<p>Sana bir bardak su vermek,</p>
<p>Oğlum geldin mi? Demeni,</p>
<p>Hasretle kucaklamanı isterdim.</p>
<p>Oysa şimdi imkânsız.</p>
<p>Dünya nankör ve acımasız,</p>
<p>Dünya vurdumduymaz,</p>
<p>Dünya yalan ve unutkan Anne.</p>
<p> </p>
<p>Biliyor musun? Ne çok özledim,</p>
<p>Ören’deki bülbül seslerini,</p>
<p>Pekmezli yufka ekmeğini,</p>
<p>Tandır içi kuru fasulyeni,</p>
<p>Özenle yaptığın peynirli gözlemeni,</p>
<p>Ve sınırsız evlat sevgini özledim.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Kabrine geldim Anne,</p>
<p>Ellerinden öperim, babama selam söyle,</p>
<p>Onun öğrettiği gibi,</p>
<p>Ona söz verdiğim gibi,</p>
<p>Doğru ve onurla bakıyorum ileriye.</p>
<p> </p>
<p>Allahaısmarladık Anne.</p>
<p>Senden selam götüreceğim sevdiklerine.</p>
<p>Ülkemin bütün güzelliklerine, senin için,</p>
<p>Ve tüm ANNELER için!</p>
<p>Gönül fidelerimden tek tek dikeceğim.</p>
<p>Onlar sevgi ile büyürken,</p>
<p>Ben bağbozumu, her eylülde</p>
<p>Ellerimde güller ile döneceğim Anne.</p>
<p> </p>
<p><strong>Muharrem NALÇACI</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/her-eylulde-donecegim-anne/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

