<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eKemer - Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı &#187; İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE</title>
	<atom:link href="http://www.ekemer.com/c/incinsende-incitme-binali-efe/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekemer.com</link>
	<description>Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 21:05:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>BİZ BAĞIMSIZ MIYIZ?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/biz-bagimsiz-miyiz</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/biz-bagimsiz-miyiz#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 05:17:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8707</guid>
		<description><![CDATA[Bağımsızlık; Devletler Hukukuna göre “Diğer bir devlete veya milletler arası bir kuruluşa bağlı olmamak” olarak ifade edilmektedir. Bu açıklamayı esas alarak incelediğimizde ise ülkemiz bağımsız değil, hatta çok bağımlıdır. Peki, dünya üzerinde bağımsız bir ülke var mı? Bu açıklamalara göre bu da mümkün değildir. Başını dik tutabiliyorsan, sınırlarını koruyabiliyor ve değerlerinden taviz vermiyorsan, iç ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımsızlık; Devletler Hukukuna göre “Diğer bir devlete veya milletler arası bir kuruluşa bağlı olmamak” olarak ifade edilmektedir.</p>
<p>Bu açıklamayı esas alarak incelediğimizde ise ülkemiz bağımsız değil, hatta çok bağımlıdır. Peki, dünya üzerinde bağımsız bir ülke var mı? Bu açıklamalara göre bu da mümkün değildir. Başını dik tutabiliyorsan, sınırlarını koruyabiliyor ve değerlerinden taviz vermiyorsan, iç ve dış işlerinde milletinin çıkarlarını gözetebiliyor ve savunabiliyorsan bu yeterli ve “Sen bağımsızsın” demektir.</p>
<p>Şimdi bu açıklamalardan sonra ülkemizin durumunu sadece insani değerler üzerinden incelesek bile bağımsız olmadığımız görülecektir. Bizler ne siyasi ne de ekonomik olarak bağımsız değiliz.</p>
<p>Ekonomimiz son derece vahim, kontrolden çıkmış, vergi alınması gereken yerlerden değil de alabildikleri yerlerden temin edilir olmuşsa, işsizlik başını almış gidiyor ve kimse “dur” diyemiyorsa, devlet kendi beceriksizlik ve basiretsizliğini örtmek için dolandırıcıyı, sahtekarı, hırsızı, çek senet mafyasını, karşılıksız çek verenleri af edebiliyorsa,</p>
<p>Devleti soyanları, yetim hakkı yiyenleri, ihaleye fesat karıştıranları, vergi kaçıranları, çete kuranları, vatanına ihanet edenleri, orman yakanları cezalandırmıyor ve onlar da hapisten çıktıktan sonra “Türkiye seninle gurur duyuyor” nidaları ile karşılanıyorsa,</p>
<p>Yargı tarafsızlığını ve milletin güvenini yitirmiş ve halkın vicdanında yargılanmaya başlamışsa, Ordumuzun mensupları sudan bahaneler ile eziliyor, yıpratılıyor, güven zedeletiliyor ve sözde dost olarak tanıtılan düşmanlarımız karşısında gülünç hale getiriliyorsa,</p>
<p>Çıkarılacak yasalara millet menfaatine olsa bile, sadece muhalefet olmak için hayır deniyorsa, seçim zamanı futbol takımı tutar gibi particilik yapılıyorsa, yanlışta olsa benim partim kazansın diye kendi hırsızımızın iktidara gelmesi bekleniyorsa ve bununla da geleceğimize ipotek konuyorsa,</p>
<p>Din, dil, ırk ayrımı yapmak politika haline gelmiş ve bundan da iktidar ve muhalefet demeden tün partiler yararlanmaya çalışıyorsa, Diğer devletler, devrim niteliğinde icatlar yaparak emperyalist emellerine ulaşmak ve hegemonyasını artırmak için çaba sarf ederken, bizler de türbanlı, türbansız olarak ayrılıyor ve hatta kavgalar ediyorsak, hala ülkemizde insani değerler değil dini inançlar değerlendiriliyorsa bu yönümüzle yargılanıyorsak, zamanla yarışmak yerine yerimizde saydırılıyorsak,</p>
<p>Ne benim, ne senin, ne bizim, ne iktidarımızın, ne muhalefetimizin, ne bu günümüzün, ne de yarınımızın bağımsız olduğundan bahsedebilir miyiz?</p>
<p>Biz tam bağımlıyız, “Göbekten” Çünkü, ne kendimize, ne karşımızdakine, ne de geleceğimize saygı ve sevgi ile bakmayı beceremiyor ve yok edicileri alkışlıyor, onları baş tacı yapıyoruz.</p>
<p>Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/biz-bagimsiz-miyiz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÜRÜST AMA KÜRT VE ALEVİ YERİNE, DÜRÜST OLMAYAN BİR SÜNNİ Mİ İSTERDİNİZ?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/durust-ama-kurt-ve-alevi-yerine-durust-olmayan-bir-sunni-mi-isterdiniz</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/durust-ama-kurt-ve-alevi-yerine-durust-olmayan-bir-sunni-mi-isterdiniz#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 17:52:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8649</guid>
		<description><![CDATA[Meçhul güçler, Sayın Baykal’ın ve CHP’nin yakaladığı ivmeyi bozabilmek için hazırladığı kaset olayı ile kendisine çelme takmış oldu. Deniz Baykal’ın büyük bir özveriyle “Ben, aday değilim ve üzerinde uzlaşılan ismi desteklerim” sözünü hiç hesaba katmayan meçhul güçler şimdi başka oyunlar ve tezgâhlar ile Kemal Kılıçdaroğlu’ndan kurtulmaya çalışıyorlar. “Allah’ın sopası yok” sözü böyle durumlar için söylenmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meçhul güçler, Sayın Baykal’ın ve CHP’nin yakaladığı ivmeyi bozabilmek için hazırladığı kaset olayı ile kendisine çelme takmış oldu. Deniz Baykal’ın büyük bir özveriyle “Ben, aday değilim ve üzerinde uzlaşılan ismi desteklerim” sözünü hiç hesaba katmayan meçhul güçler şimdi başka oyunlar ve tezgâhlar ile Kemal Kılıçdaroğlu’ndan kurtulmaya çalışıyorlar.</p>
<p>“Allah’ın sopası yok” sözü böyle durumlar için söylenmiş olsa gerek. Bir anda Rahşan Ecevit, hatta uç noktada bilinen sağın medyadaki temsilcisi Nazlı Ilıcak dâhil sol ve sağ görüşlü kişilerin birleşme yeri olarak CHP’yi göstermesi Akp için ‘sonun başlangıcı’ gibi.</p>
<p>Yıllardan beri yaptıkları yolsuzlukları yüzlerine vuran ve gerek Mir Dengir Fırat gibi vekillerinin, gerekse İ. Melih Gökçek gibi Belediye Başkanlarının korkulu rüyası olan Kılıçdaroğlu bu gidişle Türkiye’yi onlara dar edecek gibi görünüyor. Kaç yıldır iktidar olma hevesi ile bekleyen solun bu defa birleşerek ve şahlanarak iktidara gelmesi hiçte uzak olmayan bir olay.</p>
<p>Çeşitli kırgınlıkların bitmesine vesile olan bu durumun kendilerine zarar verdiğini gören Akp’nin karşı atağa geçmesi ve yeni oyunlar tezgâhlaması gayet normal bir şey. Bu onların zaten doğasında var ve kış kışlığını yapar(!)…</p>
<p>Ancak değer verdiğim, kalemine son derece güvendiğim bir gazeteci arkadaşımın duyumları arasında bilhassa Antalya İl Yönetiminde Sayın Kılıçdaroğlu’na gösterilen bu ilgiyi içine sindiremeyenlerin olduğu ve buna da Kılıçdaroğlu’nun Kürt kökenli bir Alevi vatandaşı olmasına bağladıkları dillendirilmekte. (temennim bu sözün söylenmemiş olması) Belki de bu diğer illerin yöneticilerinin de konuştukları bir konu ve akıllarda soru işaretleri var.</p>
<p>Her şeyden önce insan olmak erdemi ve Yaradan’ın yarattığı kullarına bir de onun adı ile zulüm yapılmasını içimize sindiremeyeceğimiz ve dini vecibelerini herkesin kendi inançlarına göre yerine getirmesini istediğimiz bir gerçektir.</p>
<p>“Dürüst ama Alevi veya dürüst ama Kürt” sözünün insan olma erdemi ile ne kadar çeliştiğinin farkında olmalı ve ona göre davranmalıyız. <strong>Yani dürüst olmayan bir Sünni’yi mi tercih etmeliyiz ülkemizin idaresi için.</strong></p>
<p>Yıllardan beri çektiklerimiz hep bu ikilemin eseri değil mi. Keşke her iki kişiden birinin oyunu alarak iktidar olan Akp ve onun yöneticileri, insanca ve hakça bir paylaşımla ülkeyi idare etseler ve partilerine isim olarak koydukları Adalet’i sağlayarak, Kalkınmayı gerçekleştirseler de bugün bu durumlarda olmasaydık.</p>
<p>Yukarıda da değindiğim gibi CHP kırgınlıkların ve yılgınlıkların terk edildiği önemli bir virajı geçmekte ve iktidara doğru yol almaktadır. Bu hareketin başarısızlığı için Akp elinden geleni yapacak ve engel olmaya çalışacaktır. Bunu anlamamız mümkündür. Ancak buna CHP içerisinden bazı çatlak seslerin çıkmasını anlayabilmemize imkân yoktur.</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi uzun bir aradan sonra ilk defa “Halk” partisi olmaya adaydır ve bu iktidara halkımız hazırdır. Bunu bozmaya veya sekteye uğratmaya kimsenin hakkı olamaz. Hele de CHP yöneticilerinin hiç…</p>
<p>Umut ediyorum ki bu çatlak sesler Akp’nin çıkardığı ve yine bir oyun neticesinde CHP’ye mal etmeye çalıştığı bir dümen olsun veya bizim yanlış bir duyumumuz olsun. Yoksa CHP bu defa da iktidara uzanamazsa ve ülkeyi karanlık emellerden kurtaramazsa vebali yine onların olacaktır.</p>
<p>CHP’nin ve  Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği <strong>“Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden içerideki cephenin suskunluğudur” </strong>sözünün gereği olarak susacağımız günlerin geçtiğini ve <strong>“memleketi temelinden yıkanlara karşılık”</strong> bir cevabımız olduğunu ve bunu da siyasi teamüller ve demokrasi gereği önümüzdeki seçimlerde verebileceğimizi bilmeli ve ona göre davranmalıyız.</p>
<p>Binali EFE</p>
<p>22.05.2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/durust-ama-kurt-ve-alevi-yerine-durust-olmayan-bir-sunni-mi-isterdiniz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CUMHURBAŞKANLIĞINA GİDEN YOLDA BİR ENGELLEME HİKÂYESİ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/cumhurbaskanligina-giden-yolda-bir-engelleme-hikayesi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/cumhurbaskanligina-giden-yolda-bir-engelleme-hikayesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 May 2010 11:09:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8582</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı’nın başına gelenlerin tahlilini yaparak bu işin asıl sebebi nedir diye düşündüğümde, gelişmelerin ışığında birçok noktada kilitleniyorum. Bir sürü sebep ve bunu olayı tezgâhlayacak kişi çıkıyor karşıma. Yazıyor, çiziyor, siliyor, karalıyordum. En kuvvetli diyebileceğim sebebi, bir diğer sebep güçsüz bırakıyordu. Aklıma gelen en sağlam sebep, genel seçimlerde muhtemelen kurulacak olan koalisyonda Baykal’ın Başbakan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı’nın başına gelenlerin tahlilini yaparak bu  işin asıl sebebi nedir diye düşündüğümde, gelişmelerin ışığında birçok  noktada kilitleniyorum. Bir sürü sebep ve bunu olayı tezgâhlayacak kişi  çıkıyor karşıma. Yazıyor, çiziyor, siliyor, karalıyordum. En kuvvetli  diyebileceğim sebebi, bir diğer sebep güçsüz bırakıyordu.</p>
<p>Aklıma gelen en sağlam sebep, genel seçimlerde muhtemelen  kurulacak olan koalisyonda Baykal’ın Başbakan olma ihtimalini ortadan  kaldırılması ve onun ileriki günlerde Cumhurbaşkanlığı için aday  gösterilmesini engellemekti. Bu olayın kurgulanması da onun önünü kesmek  için haince bir tuzaktı. Zaten bu olay açığa çıktığında gerek iktidar  gerek muhalefet veya başka sıfatlara haiz herkesin birleştiği ortak  nokta, Deniz Baykal’ın çok güvenilir bir insan olduğu ve hiçbir şaibeye  bulaşmadığı şeklindeydi.</p>
<p>Yani böyle bir olay karşısında bile kendisine olan güven tamdı  ve siyasi toplu durum içerisinde herkesin ortak noktada buluşabileceği  birkaç kişiden birisi, hatta en şanslısıydı.</p>
<p>Deniz Baykal  siyasi tecrübesi ile  Türkiye Cumhuriyetini koruma ve kollama konusunda fevkalade mücadeleler  vermiş Atatürk ilke ve inkılâplarını, devrimci ruhunla ve kişiliğini  ortaya koyarak savunmuş, bazen siyasetten uzaklaştırılarak bazen de  şahsına hatta ailesine dil uzatılarak çirkin iftiralara maruz kalmış  olmasına rağmen ilkelerinde taviz vermeyen ender liderlerden biridir.</p>
<p>Coğrafi konumu, yer altı kaynakları, yer üstü doğa güzellikleri  ve stratejik konumundan dolayı yurdumuzun üzerinde dönen entrikalar  karşısında azimle mücadelesini sürdüren Deniz Baykal’ın siyasi arenada  bulunmaması vatanımızın daha rahat sömürülmesi anlamını taşıyacaktır.  Solun lideri Deniz Baykal CHP’nin başına geçmeli Cumhuriyeti Çıkarcı  çakallara bırakmamalıdır.</p>
<p>Hayallerini süsleyen Cumhurbaşkanlığı yolunda rakip olarak  gördüğü Deniz Baykal’dan kurtulmak için bu olayın  internet  yoluyla yayılmasına, bilgi kirliliğin oluşmasına, başvurmuş olma  ihtimali kamuoyu tarafında değerlendirme kapsamına alınmış durumda.</p>
<p>Bu olayın dışında bir de suikast ihbarı olayı var. Bu her ne  kadar kaset olayından sonra açıklanmış olsa da senaryoyu yazanların bir  takım kişi ve kuruluşları işin içine çekerek yaratmak istedikleri  güvensizlik ortamından nemalaşmak istedikleri açıkça görülmektedir.<br />
Evet,  Sayın Baykal kim ne derse desin, gerek solun gerekse siyasi tarihimizin  temel taşlarından birisidir. Hükümetin yaptığı yanlışlar ve bu  Anayasa’nın değişmesi konusunda gösterdiği tavrın manasızlığı ve sadece  meclisteki sayısal çoğunluklarını arkalarına alarak geleceğimizi tehdit  eden maddeleri oylatması, bunda da sadece kendi çıkarlarını ve  geleceklerini gözetmesi vatandaşımızın gözleri önünde cereyan eden vahim  olaylardır.</p>
<p>Hatta Anayasa Mahkemesi ile ilgili oylamada kendi içindeki  vekillerin bile karşı duruş sergileyerek ilgili maddeyi taslak dışında  bırakması kimsenin gözünden kaçmıyordu. Bu arada da muhalefet güçleniyor  ve iktidarı yerinden oynatacak gelişmeler oluyordu.</p>
<p>İşte  tam bu sırada hem gündemi  değiştirmek, hem muhalefete karşı oluşan güveni sarsarak iktidarlarını  sağlamlaştırmak, hem de bilhassa Başbakan’ın durdura bilirlerdi, kaldıki  komplo düzenlenen kişi sıradan biri olmadığından güzden kaçmış olamaz,  mazlumun yanında olma görüntüleri ile bu oyunu timsah gözyaşları  arasında tezgâhladılar ve Sevgili Yılmaz Özdil’in yazdığı gibi,  “Baktılar Silivri’ye gönderecek belge yok, Baykal’ı da evine göndermenin  yolunu aradılar.</p>
<p>Hem de Türk siyasi geleneğine yakışmayan, ancak kirli politika  yapanlarla özdeşleşen bir komplo teorisidir…</p>
<p>Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/cumhurbaskanligina-giden-yolda-bir-engelleme-hikayesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EMPERYALİSTLERİN GÖZÜ ENERJİ KAYNAKLARIMIZDA</title>
		<link>http://www.ekemer.com/emperyalistlerin-gozu-enerji-kaynaklarimizda</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/emperyalistlerin-gozu-enerji-kaynaklarimizda#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 19:16:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8380</guid>
		<description><![CDATA[Yıl 1940. Türkiye Ata’sını ebediyete uğurlamasının acısını gittikçe artan bir şekilde hissetmektedir. Gerek savaş gerekse barış günlerinde yaptığı hizmetlerle devlet adamlılığını kabul ettiren Milli Şef İsmet İnönü’nün “Vatan’ın tek çakıl taşını bile emperyalistlere vermeyeceğim” sözü Millet’in tek tesellisi ve gönül huzurudur. Atatürk’ün emriyle daha beş yıl önce  kurulan Maden Teknik Araştırma’nın  (MTA) başında bulunan Ahmet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yıl 1940.</strong></span> Türkiye Ata’sını ebediyete uğurlamasının acısını gittikçe artan bir şekilde hissetmektedir. Gerek savaş gerekse barış günlerinde yaptığı hizmetlerle devlet adamlılığını kabul ettiren Milli Şef İsmet İnönü’nün “Vatan’ın tek çakıl taşını bile emperyalistlere vermeyeceğim” sözü Millet’in tek tesellisi ve gönül huzurudur.</p>
<p>Atatürk’ün emriyle daha beş yıl önce  kurulan Maden Teknik Araştırma’nın  (MTA) başında bulunan Ahmet Rıza Orbay ekibiyle Anadolu’yu karış karış gezerken Şanlıurfa ile Gaziantep sınırında bulunan küçük kasabada bazı mineraller bulmuş ve aslında yeni bir çağ açmaya yetecek kadar önemli şeyler olan bu bulguları  Türkiye’de bu madenin tahlillerini yapabilecek laboratuar olmadığı için Almanya&#8217;ya göndermek gibi vahim bir hata yapmışlardır.</p>
<p>Gaziantep sınırından alınarak Almanya’ya gönderilen element inceleme yapanları şaşkına çevirmiş, Nazi diktasının tüm dünyayı ele geçirmesi için çırpınan ve bunun için kaynak arayan Alman<br />
bilim adamlarını sevince boğmuştur.</p>
<p>Ekibin başındaki Herbert Taninbaium hemen durumu orduya raporlamış, daha fazla araştırma için ödenek istemiştir. Diğer bir talebi de Türkiye’ye gelerek Güneydoğu Anadolu bölgesinde sınırsız araştırma yapma hakkıdır.</p>
<p>Konu İsmet İnönü’ye intikal ediyor. Kurt Siyasetçi büyümekte olan savaşa iştirak anlamına gelen bu teklifi reddediyor ve Milleti’ni savaşa sokmamak için Alman Ekibi’ni sınır araştırmasını yaptırtmadan geri gönderiyor.</p>
<p>Almanların aslında Güneydoğu Bölgesi’ne İkinci Dünya Savaşı dolayısı ile sınır araştırılması için gelmediklerini, arzularının bu madeni araştırmak olduğu daha sonra anlaşılacaktır.</p>
<p>Konunun İngiltere ve ABD casusları tarafından duyulması uzun sürmez.  Savaşla ilgisi olmayan Türkiye’nin, savaşın tarafları olanlarla dolup taşmaya başlaması gözden kaçmamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından da önce başlayan  Emperyalistlerin ülkemizi sömürme istekleri devam etmektedir</p>
<p>Yapılan girişimler fayda etmemiş, hiçbir şey İnönü’yü ikna etmemiştir. Gerek İnönü’nün ülkesi adına korkuları, gerekse İngiliz ve ABD’nin elementi karşı tarafa kaptırmama telaşı, Türkiye’nin Elementi araştırmamaya karar verdirilmesi ve MTA ekibin dağıtılmasıyla şimdilik durdurulmuş ve yapılan bir anlaşma ile toplam 500 dönümlük bir araziye yayıldığı düşünülen TARİDYUM ELEMENTİ savaş bitimine kadar asla anılmamıştır.</p>
<p>Savaş sona erdiğinde İngiltere ve ABD&#8217;nin aklından hiç çıkmamış taridyum elementinin enerji kaynağı olarak gündeme gelmesi bekleniyordu ama işin içine bu kez de Sovyetler girmişti. Savaşın bitiminin ardından hiç kimse Sovyetlerin bu kadar güçleneceğini düşünememiş, bu tarafı gözden kaçırmıştı. Ve iki taraf da bu elementi işletme hakkına sahip olmak istiyordu.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yıl 1950.</strong></span> Çok partili siyasi hayat başlarken ülkemizde Menderes rüzgârı esiyor. Bir yandan ABD-İngiltere baskısı, bir yandan da Sovyetler baskısı arasında sıkışmış küçük Asya&#8217;da Adnan Menderes hükümeti kendini ABD&#8217;ye yakın hissediyor ama Sovyetleri de karşısına almaya çekiniyordu.</p>
<p>İşte tam o sırada ABD&#8217;den garip bir öneri geldi. Sovyetlerin Türkiye&#8217;ye coğrafi olarak daha yakın olduğunu ve elemente ulaşmak için kendisinden daha şanslı olduğunun farkında olan bu uzak ülke elementin kimselerin eline geçmemesi için bu kıymetli araziyi, zaten son zamanlarda iyice artmış olan kaçakçılığı bahane ederek tümüyle mayınlanmasını öneriyordu. Üstelik mayınlarında maliyetini karşılamaya hazırdı. Bloklar arasında sıkışmış haldeki Türkiye  Cumhuriyeti bu öneriye balıklama atladı ve toplam 500 dönümlük arazi tümüyle mayınlandı</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Yıl 2000.</strong></span> Sovyetler tarihteki yerini alırken ABD Dünyanın tek süper gücü olmayı sürdürdü. Ortadoğu&#8217;da bir ileri karakol vazifesi gördürttüğü İsrail ile petrol bölgelerine yakın olurken diğer yerlere de gerek işgaller, gerekse uydurma barış güçleriyle yerleşiyordu. (Somali, Afganistan, Irak v.s.) Tabii bu operasyonların bir de mali portresi vardı. Bu da Süper Güç ABD ye çıkıyordu.</p>
<p>Sürekli enerji açığının büyümesine çareler düşünürken yine Türkiye’deki Taridyum Element’i geldi akıllarına. ABD’nin enerji ihtiyacını fazlasıyla karşılamaya yetebilir, uranyumdan çok daha yoğun radyoaktivite kapasitesi ile aynı zamanda ABD ordusunun nükleer silahlar konusunda rakiplerine fark atmasını sağlayabilirdi.</p>
<p>2002 de yapılan genel seçimleri öncesinde  Tayip Erdoğan’ın rüzgarı estirilmeye başlandı. Ve sonuç dış güçler anlamına zafer olarak yorumlandı. İktidara gelen AKP hükümeti ABD ile daima iyi ilişkiler içinde oldu ve ABD&#8217;nin ileri karakol vazifesini İsrail&#8217;le birlikte paylaşmaya başlamıştı.</p>
<p>Ekonomik krizle birlikte yeniden alternatif enerji kaynaklarının peşine düşmüş olan ABD bu elementi her ne pahasına olursa olsun elde etmek, ama işletme hakkını da Türkiye ile paylaşmamak istiyordu.</p>
<p>Bunun için hemen alternatif planlar hazırlandı ve mayınların temizlenmesi konusu gündeme getirildi. Ama bunu doğrudan yapması batıda bu konuyu bilen diğer devletleri işkillendirebilirdi. Bu nedenle Ortadoğu&#8217;daki güvenilir karakol konumundaki İsrail&#8217;in kullanılmasına karar verildi. Ve Türkiye çeşitli yönlendirmeler sonucu mayınlı arazilerin temizlenmesi için taridyum elementinin bulunduğu tüm arazileri İsrail&#8217;e 49 yıllığına kiralamak için meclisten bir yasa çıkardı.</p>
<p><strong>Şimdi tam olarak anlayabiliyor musunuz </strong>meclisin İsrail&#8217;e bu arazileri adeta peşkeş çekmek için bunca ısrarcı olmasını? <strong><br />
Şimdi tam olarak anlayabiliyor musunuz </strong>birden bire Kürt sorununda adımlar atılmasını?<br />
<strong>Şimdi tam olarak anlayabiliyor musunuz</strong> Türkiye ile İsrail&#8217;in köşe kapmaca oynar gibi bir iyi, bir kötü ilişkilerini? <strong><br />
Şimdi tam anlayabiliyor musunuz</strong> ABD&#8217;nin Türkiye&#8217;ye ilgisini?</p>
<p>Size daha vahim bir şey söyleyeyim, internette Taridyum diye arama yapın, bakın bakalım hiç kaynak bulabilecek misiniz? Her elementle ilgili bir sürü kaynak bulunabilirken Taridyumla ilgili tek bir kaynak bilgi dahi bulamazsınız.<br />
<strong><br />
Sizce bunun sebebi ne olabilir?</strong></p>
<p>Binali Efe<br />
23.04.2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/emperyalistlerin-gozu-enerji-kaynaklarimizda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İSTİFANIN ARDINDAN</title>
		<link>http://www.ekemer.com/istifanin-ardindan-2</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/istifanin-ardindan-2#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2010 19:40:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8321</guid>
		<description><![CDATA[Çarşamba günü  Körfez Gazetesi’nde tam sayfa olarak yayınlanmış olan röportajımda istifamın nedenlerini anlatırken, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Başkanlığı’ndan istifa etmemden sonra yöneticiliğe devam edenler hakkında kabadayılık veya dayatmalarla yönetime devam etmenin Aleviliğin temel niteliklerine ve öğretisine ters düştüğünü ve bu tür zorlamaların Aleviler tarafından anlayışla karşılanmayacağın anlatmış olmam şu an yönetici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çarşamba günü  Körfez Gazetesi’nde tam sayfa olarak yayınlanmış olan röportajımda istifamın nedenlerini anlatırken, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi Başkanlığı’ndan istifa etmemden sonra yöneticiliğe devam edenler hakkında kabadayılık veya dayatmalarla yönetime devam etmenin Aleviliğin temel niteliklerine ve öğretisine ters düştüğünü ve bu tür zorlamaların Aleviler tarafından anlayışla karşılanmayacağın anlatmış olmam şu an yönetici olan kişiler hakkında değil tamamen Alevilik ve Vakfımızın itibarının zedelenmemesi kaygısıyla anlatılmıştır.</p>
<p>Gelişmiş olan teknoloji sayesinde, şu an başta Antalya olmak üzere birçok yerde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şubesi’nde yaşanan bu trajikomik olaylar konuşuluyor ve Aleviler hakkında yorumlar yapılırken şubenin bu mücadelesinin kamuoyuna taşınması Alevileri son derece rahatsız etmiştir.</p>
<p>Hâlbuki Alevilikte dede; hem toplumsal önder, hem dinsel önder, hem de bilgeliği kişiliğinde toplayan çok yönlü yol göstericidir, bir bakıma öğretmenlik, arabuluculuk, hekimlik ve yargıçlık görevlerini de üstlenir. Değişik topluluklar ya da kişiler arasında beliren görüş ayrılıkları çoğu kere dedenin arabuluculuğunla çözülür.</p>
<p>Aleviler asırlardır bu tür anlaşmazlıklarını Dede vasıtasıyla ile çözerlerken, maalesef kentleştikten sonra Dedelik Kurumu’nu ihmal etmişlerdir. Hâlbuki sorunun çözümü Dede’nin adaletine bırakılmış olsaydı çoktan çözümlenmiş olurdu.<br />
Ama bu olayda Aleviler Dedelik Kurumu’na gitmedi ve sorununu sokağa taşıdı. Bu hareket sonucu oluşan zafiyetin neler getireceğini hep birlikte göreceğiz. Dilerim ki toplumumuz hakkında oluşan olumlu intibalar zedelenmez ve bundan bu toprakların üzerinde bütünleşen Alevi Toplumumuz zarar görmez.</p>
<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu meseleye seyirci kalmayarak yasanın hükmüne göre müdahale etmek zorunda kalacağı düşünülürse Aleviler arasında ciddi ayrılıklar olma ihtimalinden doğacak ve bu sorunların kaynağı bu sorunlara sebep olanlar sayılacaktır.</p>
<p>Diğer yandan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanlığı tüm yasal yolları deneyerek şube yöneticilerini görevden almayı sürdürecek. Muhtemelen yeni oluşan Antalya Şubesi yürütmeyi durdurma kararı almak için İdare Mahkemesine başvuracaktır.</p>
<p>Antalya Şubesi’nin almış olduğu genel kurul kararının Genel Merkez tarafından onanmayacağını bilmesine rağmen kurulun yapılması ve seçime eski üyelerle gidilmesinin mücadelesini vermeye devam edecektir.</p>
<p>Genel Merkez mevcut yönetimi görevden alarak yeni ve eski üyelerle secime gitmeyi ve ardında Genel Merkez Kongresine güçlü girerek tekrar görevine devam etmek istemiyle kararlılığını sürdürecektir.</p>
<p>Antalya Şubesi’nin, 117 üyenin Genel Merkez tarafından şık olmayan bir üslupla ve şubenin referansını almadan kayıt yapılmasını hoş karşılamadığını ve bunun dayatma sayılabileceğini anlattığım ilgili röportajımda, mevcut yöneticilere atfen söylemiş olduğum (Kabadayılık ve Dayatma) sözlerimin fiziki bir anlam ifade etmediğini bildirmek isterim.</p>
<p>Genel Merkez ile Antalya Şubesi’nin düşman kardeşler olarak anılmasını gerek şahsi yaklaşımım gerekse vakfımızın selameti açısından göz yummamız söz konusu bile olamaz.</p>
<p>Aynı inanç, aynı kültür için çalışan kurumlar arasında böyle anlamsız rekabetlerin  sürdürülmesi kamuoyunda tamiri mümkün olmayan yaralar açacak, tarafların haklı veya haksız olmaları bir yana kaybeden Alevilik olacaktır.</p>
<p>Bunu düşünmek bile benim yaradılışıma ters ve inançlarımla zıttır.</p>
<p>Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/istifanin-ardindan-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALEVİLER EKONOMİ GÜCÜNÜ BİRLEŞTİRİYOR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/aleviler-ekonomi-gucunu-birlestiriyor</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/aleviler-ekonomi-gucunu-birlestiriyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2010 04:17:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8157</guid>
		<description><![CDATA[Yavuz Sultan Selim’in Kahire Fethinden dönüşü Hırka-i Şerif’i İstanbul’a getirip kendisini İslam Dünyasının Halifesi olarak ilanının ardından Arapça’yı Devletin resmi dili kabul etmesi Türk Alevileri arasında şaşkınlık yaratmıştı. Türk topraklarında Türk Dili’nin yasaklanması, Türk yurdunun gericileştirilmesi karşısında Aleviler Osmanlı’yla ters düşmüş, o dönemin Şeyhülislamının fetvaları ile Alevileri kastederek, “Nerde görüle orda vurula, Alevi öldüren cennetliktir” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yavuz Sultan Selim’in Kahire Fethinden dönüşü Hırka-i Şerif’i İstanbul’a  getirip kendisini İslam Dünyasının Halifesi olarak ilanının ardından  Arapça’yı Devletin resmi dili kabul etmesi Türk Alevileri arasında  şaşkınlık yaratmıştı.</p>
<p>Türk topraklarında Türk Dili’nin yasaklanması, Türk yurdunun  gericileştirilmesi karşısında Aleviler Osmanlı’yla ters düşmüş, o  dönemin Şeyhülislamının fetvaları ile Alevileri kastederek, “Nerde  görüle orda vurula, Alevi öldüren cennetliktir” gibi hutbeler  okutturarak Alevileri ötekileştirme çabalarının ilk tohumları  atılmıştır.</p>
<p>Bu ikiye bölme ve İslam içine nifak sokma hareketlerinin sonucu  Alevilerin evsiz, yurtsuz, işsiz ve aşsız kalmaları ne yazık ki yakın  döneme kadar devam etmiş ve ayrılıkçı hareketler desteklenmiştir.</p>
<p>Cumhuriyet döneminde az da olsa yaşama sarılma imkânına kavuşmuş olsalar  da, Aleviler için kurtuluşun başlangıcı, Avrupa’ya çalışmaya gitmeleri  ve üniversite tahsilini bir fırsat olarak görmeleri ile olmuştur.</p>
<p>Eğitimsiz ve kalifiyesiz olarak giden o işçilerin torunları, Avrupa’nın  birçok bölgelerinde ekonomik bağımsızlığına kavuşmuş, yaşamış oldukları  ülkelerin ekonomisine yön veren müthiş beyinler olarak yetişmiş ve neler  yapabileceklerini ispatlamışlardır.</p>
<p>İşte dünün ötekileştirilmeye çalışılan Alevi Toplumunun gelecekleri,  çocuklarımız Avrupa’nın onlara sağladığı imkanı da kullanarak, ekonomik  güçlerini bir merkez üzerinden toplayıp Anavatanında iş gücü birliğine  çevirmek için harekete geçmişlerdir.</p>
<p>Bu anlamda Türkiye’nin birçok kentinde toplantılar düzenleyerek güç  birliği oluşturma çabaları başlamış, bu hareket olumlu karşılanmış en  kısa zamanda ciddi yatırımlar yapılacağı umudu doğmuş olup projeler  üzerinde çalışmalara başlanmıştır.</p>
<p>Avrupa’da Alevi Business Network Derneği’nin ilk defa ortaya çıkmasının  altında yatan temel düşünce; Alevi sanayici ve İşadamlarını, serbest  meslek sahiplerini, girişimci ve yöneticilerini tek bir çatı altında  toplayarak birlik sağlamak, birbirleri ile iş yapmalarını desteklemek ve  dünya, ülkeleri ile metropoller bazında örgütleyerek, güçlü bir  işbirliği ağı yaratmaktır.</p>
<p>Alevilerin dünya çapında başarılı işlere imza atmaları bu vesile ile  mümkün olacak, yıllar önce yurt dışına “Gurbetçi” sıfatı ile başlayan  serüven Anavatanımızda başarılarla sürecektir.</p>
<p>Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/aleviler-ekonomi-gucunu-birlestiriyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UYUMA ARKADAŞ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/uyuma-arkadas</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/uyuma-arkadas#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 01:26:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8056</guid>
		<description><![CDATA[Uyumayacaksın, Uyumamalısın, Ülkemin hali belli, gitti gidiyor. Çabalamalısın, düzeltmelisin bu kötü gidişatı. Bu senin son vazifenden önceki zorunluluğundur. Kurumlar yıpranmış, güvenler sarsılmış sıkıntı had safhada. Yargıya müdahale tam gaz, nereye varacak, nereye çarpacak bilinmez. Küresel emperyalistler kurtlar sofrasında parçalayarak bölüyor ve paylaşıyorlar milletimin geleceğini. Bahanelerle yıpratılan ordumuz dış ülkelerin ana haberlerinde alay konusu, onurlu milletimin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uyumayacaksın,</p>
<p>Uyumamalısın,</p>
<p>Ülkemin hali belli, gitti gidiyor.</p>
<p>Çabalamalısın, düzeltmelisin bu kötü gidişatı. Bu senin  son vazifenden önceki zorunluluğundur.</p>
<p>Kurumlar yıpranmış, güvenler sarsılmış sıkıntı had  safhada.</p>
<p>Yargıya müdahale tam gaz, nereye varacak, nereye çarpacak  bilinmez.</p>
<p>Küresel emperyalistler kurtlar sofrasında parçalayarak  bölüyor ve paylaşıyorlar milletimin geleceğini.</p>
<p>Bahanelerle yıpratılan ordumuz dış ülkelerin ana  haberlerinde alay konusu, onurlu milletimin ordusuna yapılanlara düşmanlar  sevinirken bizler kan kusar hale getirildik.</p>
<p>Ülke ekonomisi on yıllardır alçak sürünmeye devam  ederken, küresel krizle ekonominin tamamen bozulması, iş adamların intihar  etmesi ülkemizin hangi durumda olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Kültür ve geleneklerimiz yok edilirken, aile kavramı  kirlenme, yozlaşma boyutuna gelmiştir.</p>
<p>Atamızın bin bir yoksulluk içinde kurmuş olduğu  Cumhuriyet, tehlikeli dönemeç içinde irticai sürece yirmi yıldan beri hızlı yol  almaktadır. Ülkemde hala kardeşkanı akmaya devam ediyor. Kanayan yarayı Kürt  açılımı da tedavi edemedi.</p>
<p>Tarım ülkesi olan bu eşiz vatan bir tahıl deposu olarak  anılırdı. Şimdi ise kendi ekmeğimiz için bile buğday ithalatı yapılıyor.  Hükümetlerin Tarım politikası sayesinde el âleme muhtaç kaldık.</p>
<p>Avrupa İnsan hakları evrensel beyannamesini kabul  etmemize rağmen, uymamaya direnmeyi marifet sayan bir anlayışla, ülkeyi milyarca  tazminat ödemeye mahkûm etme şöyle dursun birde dünyaya rezil olmaya devam  ediyoruz.</p>
<p>Ülke teröristlerin yolgeçen hanına döndü. Yobazların,  vurguncuların, dolandırıcıların, bölücülerin, çıkarcıların, sahtekârların ülkesi  olarak anılıyoruz.</p>
<p>Mustafa Kemal’in ülkesinde tüm yurt severlerin el ele,  omuz omuza verme zamanı bu gün.</p>
<p>Ülkem; çaresizliğin, umutsuzluğun yurdu  olmamalı.</p>
<p>Ülkem; çağdaş, aydın genç nesillerin omuzlarında  yükselerek ışıldamaya devam edecektir.</p>
<p>Uyumayalım ve unutmayalım.</p>
<p>Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda  mevcuttur.</p>
<p>Binali EFE</p>
<p>29.03.2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/uyuma-arkadas/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALEVİ KÖYLERİNE OKUL YAPMAK SUÇ MUDUR?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/alevi-koylerine-okul-yapmak-suc-mudur</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/alevi-koylerine-okul-yapmak-suc-mudur#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 17:26:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8007</guid>
		<description><![CDATA[Erzincan’da 3. Ordu Garnizon’u yakınında bulunan KURUTİREK Köy İlköğretim Okulu’nda, bölgenin öğretim çağı gelmiş çocuklarıyla birlikte, garnizonda görev yapan subay ve astsubay çocukları beraber okudukları için, 3.Ordu Komutanı’nın aracılığı ile onartılmış ve çocukların daha sağlıklı bir ortamda okuyabilir hale gelmesi sağlanmıştır. 3.Ordu Komutanı’nı yürekten kutlamak vatanını seven, geleceğin eğitimde olduğunu gören her vatandaşın görevidir. Cumhuriyet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan’da 3. Ordu Garnizon’u yakınında bulunan KURUTİREK Köy İlköğretim Okulu’nda, bölgenin öğretim çağı gelmiş çocuklarıyla birlikte, garnizonda görev yapan subay ve astsubay çocukları beraber okudukları için, 3.Ordu Komutanı’nın aracılığı ile onartılmış ve çocukların daha sağlıklı bir ortamda okuyabilir hale gelmesi sağlanmıştır. 3.Ordu Komutanı’nı yürekten kutlamak vatanını seven, geleceğin eğitimde olduğunu gören her vatandaşın görevidir.</p>
<p>Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2010/66 no lu iddianamesinde, 3.Ordu Komutanı Saldıray Paşa hakkında Erzincan ve civarındaki Alevi köyleri ile özel olarak ilgilenmekle, bu köylerin ihtiyaçlarının giderilmesi için Ordu’nun imkânlarını kullanmakla, ve bunun için de Aleviler tarafından sevildiğini ve Ergenekon’la ilişkilendirmesi ayrı bir üzüntü kaynağıdır.</p>
<p>Oysa, Ordu’nun Alevi’leri, Alevi’lerinde Ordu’yu sevmeleri suçmuş gibi gösterilmesi suçun tamda kendisidir. Ordu Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm yurttaşların onuru ve sigortasıdır.</p>
<p>Ak Parti Hükümetinin Demokratik Açılım mücadelesinde samimi olmadığının delilidir bu. Ordu’yu Alevi yanlısıymış gibi göstererek toplumsal huzuru ve barışı bozduğu gibi, Halkın Ordu’muza karşı olan güvenini de sarsmaktadır.</p>
<p>Olağanüstü olayların yaşandığı bu dönemde insanın aklına, birilerinin polisin, ordunun ve adalet mekanizmasının içinde bulunan Alevi kökenli memurlarının tasfiye edilmelerini sağlamak için bahaneler yarattığı ve bunu da bu hükümetin desteklediği gelmektedir.</p>
<p>Sayın Cumhuriyet Başsavcısı bu hareketiyle, yani Ordumuzun, Alevi köyündeki okulun tadilatını yaptırmasını felaketmiş gibi göstermesiyle Ak Partinin umutla açmış olduğu Açılımın umutsuzluğa dönüşmesine sebep olmasının sağladı.</p>
<p>Bir milletin Ordu’su savaşta ve barışta vatanını koruduğu gibi, afetlerde vatandaşın yanında, gerektiğinde bu gücünü yolunda. okulunda işinde ve aşında, velhasıl milletin refahını sağlaması gereken her yerde göstermesi ile ünlüdür ve yurt dışı görevlerinde bu hareketlerinden ötürü tüm dünya ülkelerinden takdir toplamaktadır. Acaba, Afganistan’da, Lübnan’da, Kosova’da okul açan TSK orada da mı suç işliyor?</p>
<p>Türk insanını aydınlık günlere hazırlamak, çağdaş okullarda okutulması sağlamak için Ordu’nun tamir ve bakım yaptırmasına karşı çıkan çağ dışı zihniyetin sizce ne gibi sebepleri olabilir?</p>
<p>Peygamberimiz Hz. Muhammet, ’Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz’’ diyerek ilim ve irfanı önermektedir. “İlim Çin’de olsa gidip öğrenin” diyor. Peki, bu ilim ve bilgi okul dışında başka yerlerde mi aranmalı? Tarikat okullarına mı müracaat edilmelidir?</p>
<p>Saldıray Berk Paşa acaba, adı geçen köye cami yaptırmış olsaydı Sayın Savcı bu hizmetini suç unsuru olarak kabul ederek iddianamesine koyabilir miydi?</p>
<p>Bu yapılanlar, AKP Hükümetinin başlattığı Alevi Açılımı’nın neresine sokulacaktır? Nasıl izah edilecek, kırılan gönüller nasıl tamir edilecek, yeniden hortlatılan güvensizlik ortamının yarattığı belirsizlik nasıl giderilecektir.</p>
<p>“Birileri yapıyor, birileri bozuyor” bu nasıl bir çelişki ve milletin uyutulmasıdır.</p>
<p>Binali EFE 20.03.2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/alevi-koylerine-okul-yapmak-suc-mudur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UMUTSUZUM..!</title>
		<link>http://www.ekemer.com/umutsuzum</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/umutsuzum#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 20:04:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7861</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada Sağlıklı insan az, Umutlu insan Üretken ve Başarılı insan az. Erdemli ve zengin insan daha da az, Bu yüzden Yeni Farklı Güzel bir öneri getirirseniz Derler ki; Olmaaaz…! Ve başlarlar kirletilmiş zihinlerindeki Kirli çıkınları, Paslı çakınları açmaya… Ve sonra kimse kapatamaz.! …     …     … Ne yazık ki dünya Böyleleriyle dolu. Düşündükleri başka, söyledikleri başka, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada</p>
<p>Sağlıklı insan az,</p>
<p>Umutlu insan</p>
<p>Üretken ve Başarılı insan az.</p>
<p>Erdemli ve zengin insan daha da az,</p>
<p>Bu yüzden</p>
<p>Yeni</p>
<p>Farklı</p>
<p>Güzel bir öneri getirirseniz</p>
<p>Derler ki;</p>
<p>Olmaaaz…!</p>
<p>Ve başlarlar kirletilmiş zihinlerindeki</p>
<p>Kirli çıkınları,</p>
<p>Paslı çakınları açmaya…</p>
<p>Ve sonra kimse kapatamaz.!</p>
<p>…     …     …</p>
<p>Ne yazık ki dünya</p>
<p>Böyleleriyle dolu.</p>
<p>Düşündükleri başka, söyledikleri başka,</p>
<p>Yaptıkları bambaşkadır onların.</p>
<p>Bağımlısı… Hatta kölesi olmuşlardır</p>
<p>İnandıkları ve söyledikleri yalanın</p>
<p>Yeni, farklı ve doğru sözleri</p>
<p>Dinlemezler, dinliyormuş gibi yaparlar</p>
<p>Anlamazlar, anlıyormuş gibi yaparlar</p>
<p>Sürekli yalan söyledikleri ve yalan dinledikleri için</p>
<p>İnanmazlar size…</p>
<p>İnanıyormuş gibi yaparlar</p>
<p>Ya da çok kızarlar</p>
<p>Çünkü karşılarında durdunuz,</p>
<p>Eleştirdiniz ve hatalarını ayıplarını yüzlerine  vurdunuz.</p>
<p>Ayıplarından utanmazlar ve özür dileyip,</p>
<p>Kendilerini düzeltmezler, eleştiren dostumdur  diyemezler,</p>
<p>Kendilerine sevgileri, saygıları olmadığı için</p>
<p>Size de yoktur…</p>
<p>Doğaya hatta hayata da…</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/umutsuzum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKP İNİŞE, UMUTLARIMIZ DA ÇÖKÜŞE BAŞLADI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/akp-inise-umutlarimiz-da-cokuse-basladi-2</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/akp-inise-umutlarimiz-da-cokuse-basladi-2#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:11:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7835</guid>
		<description><![CDATA[AKP İktidarı’nın geleceği tehlikede, bizim de umutlarımız. Allah için doğru oturup doğru konuşmak gerekir, Türkiye yamalı bohça hükümetler döneminde enflasyon, devalüasyon, yokluklar, kuyruklar velhasıl borç batağı içinde saplanmış bir ülke durumundaydı. Uluslar arası kredisi bitmiş, umutlar tükenmiş, sancılı ve onur kırıcı dönemler başlamıştı. Bıçak kemiğe dayanmış vatandaş çaresizlik içinde çırpınırken 1980 da Turgut Özal, 2002 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AKP İktidarı’nın geleceği tehlikede, bizim de umutlarımız.</p>
<p>Allah için doğru oturup doğru konuşmak gerekir, Türkiye yamalı bohça hükümetler döneminde enflasyon, devalüasyon, yokluklar, kuyruklar velhasıl borç batağı içinde saplanmış bir ülke durumundaydı.</p>
<p>Uluslar arası kredisi bitmiş, umutlar tükenmiş, sancılı ve onur kırıcı dönemler başlamıştı.<br />
Bıçak kemiğe dayanmış vatandaş çaresizlik içinde çırpınırken 1980 da Turgut Özal, 2002 yılında da Tayyip Erdoğan rüzgârı, fırtınaya dönüştü beklentilerin üstünde oy aldı.</p>
<p>Rahmetli Turgut Özal dönemi günahı ve sevabıyla tarihteki yerini aldı. Bunun ardından yaşanan koalisyonlar ve çıkmazlar döneminin ardından Tayyip Erdoğan’ın iktidara gelişi umutları alevlendirdi, tek başına hükümet kurması Türkiye’nin çaresi ve kurtuluşu olma ihtimalini kuvvetlendirdi.</p>
<p>Ama istenilenler olmadı, umutlar söndü, kalpler kırıldı, iflaslar ve intiharlar dönemi ile beklentiler başka bir bahara kaldı. AKP’nin tek başına hükümet olması, sorunları çözecek, hayalleri gerçekleştirecek kadar çok milletvekili ile iktidarı sırtlanması tüm seçmenlere umut vermişti. Yastık altı paralar yatırıma dönüştü, vatandaşlarda güven pekişti, hakikatten ilk icraatları umut verici olması nedeniyle muhalefet parti başkanları bile memnuniyetlerini gizlemeden hükümetin atılımlarını hoş görü ile karşıladılar.</p>
<p>İktidar tek başına hükümet olmanın avantajını kullanarak iyi niyetini muhalefetle paylaşmış olsaydı bugün Türkiye sorunlar yumağı halinde olmayabilirdi. Kör kuruşun hesabını soracağız, hortumları keseceğiz, devlet tüccar değildir, özelleştireceğiz vaatleri tutulsaydı ülkemiz dünya standartlarının üzerinde bir devlet olurdu.</p>
<p>Bu vaatler kısmen tutuldu tabii, kör kuruşun hesabı, hortumlar ve özelleştirmeler yapıldı. Ülkenin kaynaklarına uzanan eller kırıldı ama bu kaynakları ülke menfaatlerine kullanmak şöyle dursun, yeni zenginler, çok zenginler yaratıldı dahası yanlış özelleştirme politikası devleti de gelirden mahrum ederken kaynakların bir çoğu yabancılara bir kısmı da dost ve akrabalara peşkeş çekildi.</p>
<p>AKP iktidarının işi çok zor. Hem Ak parti seçmeni olmayıp umut ve istikrar adına kendisini destekleyenler hayal kırıklığına uğradı hem de kökten dinci seçmenlerine seçim meydanlarında veya kapı arkalarında  vermiş olduğu sözlerin birçoğunu tutamadı.</p>
<p>Örneğin Kuran kursları, imam-hatip liseleri ve de türban konuları çözülmediğinden Ak partinin tabanla sıkıntısı hat safhada.</p>
<p>ABD’de AKP’ye karşı olan sevdası ihanete uğradı, ABD yeni sevgililerle flört etmeye başladı, AKP nin ABD ile sorunlu olduğunu Türk kamuoyu tarafında kabul görmeye başladı</p>
<p>İktidarın İsrail’e kafa tutması ABD nin orta doğu projesine ihanet sayılacağından dış politikamız sekteye uğradı. Aslında bu zaten hatalı bir dış politika uygulamasıydı ve su mecrasına akmıştı.</p>
<p>Türk seçmeninin Akp ye karşı umudu kalmadı beklenenleri veremeyeceğinden heyecan bitti.<br />
TSK nin Türk Milleti için ne kadar önemli ve güvenilir bir kurum olduğunu hepimiz iyi biliriz, ama iktidar laikliğin güvencesi olan TSK i milletin gözünde küçük düşürme ve yıpratma gayretlerini saklamaya bile gerek görmedi.</p>
<p>AB oyalanarak Kopenhag Kriterleri yerine getirilmedi, zira Akp yapacağı bazı açılımları kendi tabanına bile kabul ettiremezdi. Artık zaman daraldı, AB nin içindeki dost görünen ve arkadan vuran ülkelerin öngörüleri tuttu. Gerekli kriterlere uyulmaması sonucu AB nin bundan sonra nasıl bir tutum sergileyeceği bellidir.</p>
<p>İhracat İthalatın çok altında kalırken, dış borç artarak devam ediyor. Yurt içinde ve dışında yakalanan ivme artık etkisini kaybediyor ve bildiğimiz “Türk İşi Hükümet Modeli” kendisini gösteriyor. Yandaşlara peşkeş çekilen kaynaklarla beslenen hükümetler.</p>
<p>Artık hukuka müdahale hükümetin yaşama kriteri olmuş, kurumlar arası değil kurum içi savaşlar başlamıştır. Grevler, işsizlikler, yokluklar, yoksulluklar, borçlar ve borçlular ülkesi olarak anıldığımız günler kapımızdadır. Bunda da tek sebep bu hükümetin son iki genel ve son iki yerel seçimde sağladığı aritmetik üstünlüğünü ülkesinin ve vatandaşının refahı ve geleceği adına değil kendi çıkarları ve sığ düşünceleri adına kullanmasıdır.</p>
<p>“Yanlış doktor candan, yanlış imam dinden eder” derler, artık dini hasletleri kullanarak oy isteyenlere kapılarımızı kapatarak canımızı kurtarmanın günü gelmiştir.</p>
<p>Saygılarımla…<br />
Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/akp-inise-umutlarimiz-da-cokuse-basladi-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

