BAŞBAKANIN SANATÇILARI
Şubat 23, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Başbakan sanatçıları gruplar halinde topluyor ya, barış temalı. İlk grup, ‘şarkıcı- türkücülerdi. Yani sesleriyle, besteleriyle halka ulaşan kesimdi. İlaç için bile bir operacı olmamasını ben kafaya takmadım. Operacılar ‘arya’ grubu olarak ayrıca gelebilirler. Belki de operacılar, halkla teması en az olan kesim olarak değerlendirilip, çağrılmaz bile. Davet edenin- icabet edenin nedenini- sonucunu sorgulamak yakışmaz bize. Vardır herkesin bir planı, bir düşüncesi. Bu tip organizasyonları ancak ‘sosyometrik analiz’le izah edebiliriz. Misal kemerine ceket takıp Başbakan önünde şarkı söyleyen Adnan Şenses’in çağrılmaması veya çağrıldıysa gelmemesinin mutlaka vardır bir sebebi hikmeti. Belki de ‘Adnan Abi seninle özel görüşeceğim!’ durumu hasıl olmuştur, bilinmez. ‘Ankaralı Turgut’a da ‘Turgutçum, seninle Ankara’da...
GURBETİN KAHRI
Şubat 13, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Bazen Ah! Çekersin, çekerken gönlünün bamteli titrer, benliğini saran hasret alır doğduğu yere götürür, yaşanmış sevdalar veya tarifi mümkün olmayan acılar içinde umutsuzluğa yolculuk edersin. Bazen de anıların depreşir yarım kalmış sevdanın hasreti, bağrındaki yaranın sancısına karışır, yüreğin seni rotası bozuk hayal gemisiyle gurbetten alırda, çocukluk yıllarına doğduğun yere götürür. Hem de fırtınalı bir havada ve hiçbir hazırlık yapmamışken. Bazen esen seher yeli olur dert ortağın. Onun getirdiği memleket kokusu, özlediğin havası, kavalın duygu yüklü nağmesi ile başını alır çıkasın gelir dağlara. Kurda, kuşa anlatmak istersin hasreti, hasretini, köyünü, köylünü. O hayalindeki yamaçlardır artık hem özlemin, hem hedefin. Bazen alın teri ile ıslattığın toprağa ektiğin buğdayı, nasırlı ellerinle...
GÖKBÜK; YAŞANMIŞLARI TEKRAR YAŞAMAKTIR. YÜZYILLARDIR…
Şubat 8, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Antalya’dan çıkıp Finike’ye doğru kıyı boyunca yol almaya başladığımda içim titrer, gönlüm bir hoş olur. Yıllardır buralardan geçerim, ama hala göremediğim, bilemediğim, çözemediğim içinde binlerce sır barındıran bu muhteşem güzelliğin karşısında bir hiç olduğumu düşünürüm. Bu gizemlerle dolu yolun hemen sağ tarafında yükselen, sıra dağların ardında asırlardır yaşanan onca hayatlardan kalan kalıntılar, yaşanmış sevdalar, bitmemiş hikâyeler, alır götürür beni o zamanlara, kendime geldiğimde ise içinde bulunduğum zamanın da bir hiç olduğu gelir aklıma. Sahilin kıvrak yolundan Finike’ye geldiğimde, Elmalı’ya sapmadan önce, başımı sağa çeviririm. Bey Dağları’nın doruğunda, sevdalısını bekleyen gelin misali beyazlara bürünmüş karlı dağlara ulaşmanın özlemiyle. Yola devamla, Turunçova’ya...
ALEVİ ÇALIŞTAYI NDA MUTABAKATA VARILDI
Şubat 4, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Hükümet ve bunun sonucu olarak ta devletimiz; asli unsurlarından olan Alevi vatandaşlarına, Alevi kuruluşlarının uzun yıllardır vermiş olduğu mücadele sonunda; Diyanet İşleri Başkanlığı ve Cem Evleri’nin konumu, Alevi İnanç Önderleri ve zorunlu din eğitimi konularını ele alarak nihayeti beklenen ilklerle ilgili çalışmalarını tamamladı.. ALEVİ ÖRGÜTLERİN BAŞARISI 7. Alevi Çalıştayı’nda Alevilerin haklı istekleri olan Cem Evleri’nin yasal statüsüne kavuşması, Alevilerin İnanç Önderlerini yetiştirmesi, Alevilik konusunda araştırma yapan enstitülerin açılması, Diyanet İşleri Başkanlığının tüm inanç kesimlerini de içine alacak şekilde konseye dönüştürülmesi, zorunlu din derslerin seçmeli hale dönüştürülmesi ve özerkleştirilmesi gibi temel ilkeler oy birliği ile karar altına alınmış ve Alevilerin diğer...
YOL HARİTAMIZ
Şubat 2, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Konu malum, başlık tanıdık. Herkes elinde bir yol haritası dere, tepe, şehir, köy demeden dümdüz gidiyor ve istiyor da istiyor. Ama söz konusu olan Aleviler olduğunda, toplumumuzu meydana getiren mozaiğin taşı olsak gerek, gelen basıyor, giden eziyor. Sadece dini vecibelerimizi yerine getirmek amacıyla talep ettiklerimiz ise nedense hep göz ardı ediliyor. Kan, gözyaşı, kışkırtma, isyan, kanlı müdahale, ayaklanma, çözümsüzlük, vaatler, darağacı tarih boyunca hep olmuş hikayelerimizde. Ama bizler bir Hüseynî Duruş ile bıkmadan usanmadan tasavvuf yolunda ilerlemeyi kendimize düstur edinmişiz. Kendimizi anlatma çabalarımız yüzyıllardır bir arpa boyu bile yol almamış durumda. Bizim oyumuza talip olanlar, vergimizi alanlar nedense konu bizim isteklerimiz olduğunda duvar kesiliyor ve tek bir ses bile vermiyor. Hümanist görünüşümüz rahatsızlık...
SECİME DOĞRU
Ocak 24, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Yıllardır aynı. Ülke ekonomisi bir türlü düzene giremedi, gireceğe de benzemiyor. Enflasyon, devalüasyon, vurgunlar, iflaslar, intiharlar. Yaşanan acılar, aile faciaları, batanlar, batıranlar, fırsatlar, fırsatçılar. Protestolu çekler, senetler, mahkemeler maceranın başlaması. Hukuk savaşı, duruşmalar, belgeler, şahitler, derken umutsuzluklar. Umudun bitmesi, mahpusun görünmesi, sahtekârlığın başlaması.. Konkordato kararın alınması, iflas ertelemesi derken mafya macerası. Sonrası yabancısı olmadığımız tehdit, yıldırma, bıktırma ve psikolojik baskı. Alacaklı alacağını alamıyor, borçlu burcunu ödeyemiyor veya ödemek istemiyor. İşte felaketin başlangıcı, iş adamı için dünyanın sonu, umutsuzluğun insanın canını acıttığı anlar. Kaçanlar, uçanlar, göçenler, velhasıl sırra kadem basanlar. Yıllardır ekonomide sonbahar...
MAİL İÇİNDE MAİL, YORUM İÇİNDE YORUM.
Ocak 15, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Sabah işe geldiğimde bilgisayarın başına geçtim. Bir yandan günün programını yaparken bir yandan da gelen maillere ve haberlere bakıyordum. Birçok mailin arasında aşağıdaki mailde vardı. Okudum, duygulandım. Birkaç gündür bazı arkadaşlarımızdan da gelen öneri ve uyarıların bir özeti gibiydi. Bu maili sizlerle paylaşmak istiyorum. Gelen mail şöyle. Sevgili Dostum ve Ağabeyim; Aşağıdaki yorumu üç parça halinde bu saatte (05.20) ‘Alevilerin adresi CHP’dir’ haberinin çıktığı www.ekolay.net adresine gönderdim. Biliyorum sen övülmeyi sevmezsin ama bana göre bu gerekliydi. Haddim olmayarak size tavsiyem, bu haberinizi, verdiğiniz mesajları ve bu habere gelen yorumları tekrar inceleyerek, bir daha, anlamıyorlarsa bir daha, kendinizi, düşüncelerinizi ve söylemek istediklerinizi anlatmaktır. Keşke her toplum ve topluluk sizlerin...
SORUNLARA DUYARLI OLMAKTIR; SEVMEK
Ocak 13, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Yazdığım yazılardan bazı okuyucularımın rahatsız olmalarını anlayışla karşılıyorum. Ben yazarlık veya gazetecilik iddiasında değilim zaten. Yazdıklarım yaşadıklarımdır. Bizzat veya gözlemleyerek yaşadıklarımı, duygu ve düşüncelerimi satırlara döküyor, gerek mensubu ve hasbelkader başkanı olduğum topluluğu gerekse kamuoyunu bilgilendiriyorum. Aslında yazdığımdan daha çok bana geri dönüşlerle yani yorumlarla ve tepkilerle ilgileniyorum. Benim de yanlış bildiğim veya herhangi bir sebeple yanlış yazdığım, yanıldığım olabilir. En hoş sohbetlerimi yazılarımı okuyarak bana “çok güzeldi ama…” diye yazımı anlatan kişi ve dostlarımla yapıyorum. Onlarla bütünleşiyorum. Susan, içine atan değil, düşüncelerini medeni ölçüler içinde özgürce ifade eden, bilgiyi paylaşan insanlar daha çok tercih ettiğim kişilerdir. Duygu...
BELLEĞİMİZE KAZIDIĞIMIZ KELİME; PROVOKATÖR
Ocak 6, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Provokatör kelimesi günümüz Türkiye’sinde birilerinin sırtından epeyce yük kaldıran, müsebbibin üstünü kapatan, hedef saptıran ve halkımız tarafından da garip bir şekilde kanıksanan bir tanımlama oldu. Öyle ki; olay ne olursa veya nasıl olursa olsun altında bir provokatör olduğu, her kim ne yaparsa yapsın bunun provokasyon amaçlı yapıldığı gibi beyanatlar ortalığı kasıp kavurmaya başladı. Böyle bir sözün ardına sığınmak birilerinin işine geliyor ve her türlü camianın, iktidarın, grubun sorumluluğunu taşıyanları rahatlatan, sorumluluktan kurtaran bir durum olarak karşımıza çıkıyor, parti liderlerinin, önderlerinin hiç bir şeyin sorumluluğunu almak zorunda kalmamasına imkân veriyor. Siz böyle bir kavramı bu şekilde belleklere yerleştirdiğiniz zaman; açım diyen de, işsizim diyen de, hastayım diyen de, işinize gelmediği...
AĞZINIZA SAĞLIK AYKAN HOCAM
Ocak 5, 2010 tarihinde admin tarafından
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisi altında yayımlanmıştır.
Lütfen izleyiniz. Saygılarımla… Binali Efe Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Başkanı http://www.habercem.com/videodetay.asp?kaid=&@@=67 Read More →


