11 EYLÜL SALDIRILARINA SUBJEKTİF YAKLAŞIMIM
Şubat 25, 2010 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Bu saldırılarla ilgili, karmaşık düşünceler içindeyim… Konuyla ilgili, realist düşünen yönüme başvurunca şu yanıtı alıyorum: Bu tür karmaşık ve politik boyutları olan olaylarla ilgili yaklaşımım, kendi içinde çelişik gibi görünse de şudur: Her olay aynen bizlere göründüğü gibidir ve tamamen doğru yansımıştır. Aynı zamanda göründüğünün tam tersi olarak yansımış olabilir. Aynı zamanda da bu ikisinin karışımı veya dışında olarak değerlendirilmelidir. Bu şekilde değerlendirilecek bir olaydan mutlaka mantıklı bir sebep sonuç ilişkisi çıkar. Ancak öncelik daima “aynen göründüğü gibidir” yaklaşımına verilmelidir. Komplocu yaklaşımlar mümkün olduğunca geri planda tutulmalıdır. Bu saldırıyı, “aynen göründüğü gibidir”’ e göre yorumlarsak; eylemi ABD’ ye çok kızan ve özellikle Ortadoğu...
TARAF IN TARAFI
Şubat 15, 2010 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Taraf adlı gazete, 15 Kasım 2007′ de yayın hayatına başladı. 18 Kasım 2007′ de Bizimkemer’ de aşağıdaki satırları kaleme aldım: …. Solcu olduğunu iddia eden ve öyle geçinen Çetin Altan’ ın, İkinci Cumhuriyetçi olarak yetiştirdiği iki oğlundan biri olan Ahmet Altan, Taraf isminde bir gazete çıkarmaya başladı. Kendisine karşı daha ilk günden ön yargılı değilim ama yine de içimden şu soruyu sormak geliyor: Taraf acaba kime taraf? İşçi sınıfına mı taraf, yoksa küresel sermayeye mi? Atatürkçü Düşünce Sistemi’ ne mi taraf yoksa ‘resmi dairelerde ne çok Atatürk resmi var!’ diyen AB yetkililerine mi? Kemalizm’ e mi taraf yoksa neo-liberalizme mi? ‘Tüm insanlık kardeştir, bir bütün olarak dayanışmalıdır’ diyene mi taraf yoksa ‘altta kalanın canı çıksın!’ Gemisini kurtaran kaptandır!’ diyene...
SEVGİLİYE AÇIK MEKTUP
Ocak 24, 2010 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Şans meleğim, uğur kelebeğim, şiirsel aşkım, Seni seviyorum… Elbette ki, çok sık kullanmamalıyım bu cümleyi; çok iyi biliyorum. İçini tam olarak doldurmadıkça, gereğini yapmadıkça seslendirmemeliyim… Öznel anlayışıma göre hayat, çölde yürüyüşe benzer. Yürüyüş boyunca, çeşitli vahalara denk gelinir ve güzellerle karşılaşılır. İnan ki hiç bir güzeli, seni sevdiğim gibi, tüm kalbimle sevemedim. Hep bir şeyler engel oldu. O engelin ne olduğunu sonunda anladım. Ne kadar minnettarım o engellere ve temelinde yatan gerekçeye bilemezsin. Evren’ deki tüm sembol ve sinyaller seni işaret ediyor. Ta uzaklardan bir kasırga esiyor ve beni sana doğru itiyor. Karşı duramıyorum bu yönlendirici fırtınaya…Dalga dalga yayılan bu diriltici fırtınayı kim durdurabilir ki!.. Kaldı ki canıma minnet. Karşı...
LAİKLİK NEDEN ÖNEMLİDİR?
Ocak 16, 2010 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Bilim ve sanat, bir kuşun iki kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur. “Tavuk toplum” önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz. CHARLES DARWIN LAİKLİK NEDEN ÖNEMLİDİR? Hemen herkesin bildiği basit tanımıyla laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Bu dar tanımının ötesinde laiklik, çağdaşlaşma ve insan hakları kavramları ile çok yakından bağlantılıdır. Laiklik, çoğunluğun azınlığa baskı yapmasını önlediği için insan hakları açısından çok önemli bir ilkedir. Halklar ve farklı inanç grupları arasında hoşgörü ve diyalog kurulmasına yardımcı olur. Dolaylı yoldan, dünya barışına katkı sağlar. Bu yönüyle demokrasinin, çağdaşlaşmanın en önemli...
ERDEMİN SAVAŞÇISI-2
Ocak 12, 2010 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Zor durumda iken sevdiği kadınları tek tek düşünüyor ve içlerinden en unutulmaz olanın üzerinde yoğunlaşınca şunu görüyordu: En sevdiği oydu. Çünkü en farklı biçimde şekillenen, karşı cins içinde geçmişi kendisine en zıt kişi oydu. Evrenin Dili’ ni kavrama yolunda önemli mesafeler katetmişti. Sinyaller ve semboller yardımıyla çözdüğü pek çok olay vardı. Zaman zaman düşleri ile gerçeği birbirine karışıyordu. Bazen düşlerinin onu yanılttığı zamanlar da yok değildi. Düşleri yorumlamakta ustalaşmıştı oysa. Hayat yürüyüşünde gereksiz girişimlerde bulunduğu da oluyordu. Girişimleri sonuçsuz kaldığında, duruma Tanrısal gerekçeler bulma yoluna gidiyordu. Sonucunda bu olayı kaderinin ana yolunda yürümek için sapılması gereken ara yolların varlığına bağlıyordu. Bazen anlam veremediği sıkıntılar yaşıyordu....
ERDEMİN SAVAŞÇISI-1
Aralık 27, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Erdemin savaşçısı, dostluk ve düşmanlık kavramlarına farklı yaklaşırdı. Her iki kavramı da şematize etmezdi. Her dostlukta bir parça düşmanlık; her düşmanlıkta bir parça dostluk olduğunu bilirdi. Bir kimseyi en az bir yıldan beri tanımıyorsa, kendisiyle ilgili belirgin bir fikre sahip değildi. Bir konuda düşünürken, toplumlar ve sınıflar üstü yaklaşımlar sergilerdi. İnsanlığı bir bütün olarak düşünür; çıkar çatışmaları sonucu gelişen yapay ayrılıklarla ilgilenmezdi. Sadece ayrılıkların giderilmesi çabası içerisindeydi. Silah taşımazdı. Büyük satrançlarını politik manevralar yardımıyla oynardı. Çok gerekli ise, silahlı yasal güçleri kanunlar çerçevesinde kalmak koşuluyla satrancının bir parçası yapardı. Silahın, silahsız bir dünya yaratma amaçlı kullanılması yanlısıydı. Erdemin savaşçısı kimseden...
ŞİDDET, SAVAŞLAR VE PROTESTOLAR
Aralık 19, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Şiddet, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal yönden zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümüdür. Bazı filozoflar şiddetin insanın doğasında var olan, içgüdüsel bir özellik olduğunu düşünmektedirler. Bu yaklaşımdan hareketle, şiddetin ve onun gelişmiş şekli olan savaşların, önlenmesinin olanaksızlığından bahsederler. Halbuki şiddeti kabullenmek ve insan doğasının baş edilemez bir parçası olarak görmek, şiddetin artmasına yol açar. Kuşkusuz her insan, doğasında bir parça şiddet barındırır. Üzerinde durulması gereken şey, bu yönünün nasıl törpüleneceği olmalıdır. Savaş ise, tarihi boyunca bir çok siyasetçi ve filozof tarafından bazen bir ‘bilim’ bazen de bir ’sanat’ olarak değerlendirilmiş ve ayrıntılı şekilde incelenmiştir. İnsanlık tarihinin en...
FACEBOOK, İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE
Aralık 5, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Bu sitenin, hangi amaca yönelik olarak kurulduğu ile ilgili komplo teorilerini bir kenara bırakarak, olası “iyi” ve “kötü” yönleri üzerinde kısaca durmak istiyorum. Zira komplo teorilerine pek itibar etmeyen biriyim. “İYİ” YÖNLERİ: 1-Uzun zamandır görüşemediğiniz ve bağlantısı kopmuş bir sevdiğinizi, Facebook yardımıyla bulabilirsiniz. 2-Eğlenceli videolar, karikatürler paylaşabilirsiniz. 3-Eklediğiniz bir resme iltifat aldığınızda mutlu olursunuz. Duygusal zekanız çok ileri seviyede değilse, iltifatın sahte mi, gerçek mi olduğunu ayırdetmeniz oldukça güçtür. Sonuçta, iltifat iltifattır! Ne farkeder ki! 4- Bir tanıdığınızın fotograf albümünü incelerken “Bu bizim Mehmet mi yahu, amma da büyümüş!” der ve mutlu olursunuz. 5-Bağlantınızın tamamen kesildiği ilk aşkınıza ulaşabilme olanağı...
DİZİLER VE YURDUM İNSANI
Kasım 25, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Yurdum insanı, yerli dizi izlemeye bayılır. Kuşkusuz “yerli” diziye aşırı merakı milliyetçi olmasından kaynaklanmaz. Kendinden unsurlar bulmasından olacak bayılır dizilere. Yurdum insanı, dizilerde izlediklerinin hayatın içinde bire bir gerçekleştiğini sanmasından mıdır bilinmez, filmi seyrederken hislenir. Ağlar. Dizi kahramanı öldüğünde karalar bağlar. Hatta işi, film kahramanları için cenaze namazı kıldıracak kadar ileri götürür. Oysa ortada ölen kimsecikler yoktur. Dizi kahramanlarının bazılarını sever, bazılarına çok kızar. Örneğin çocukları vermeme konusunda direnen baba rolündeki sanatçı ile yolda karşılaşsa belki de boğazına sarılacaktır… Yurdum insanı hayatını dizi filmlere göre programlar. Çok sevdiği dizinin yayın saatine göre işlerini ayarlar. Ertesi gün, yakın dostlarıyla, izlediği filmin...
KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR 3
Kasım 19, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
…1997 Yılı Temmuz ayı. Bodrum’ da Levent isimli arkadaşı ile tanışır. Levent, ona üst düzey bir askerin çocuğu olduğunu söyler. Aynı otelde, farklı departmanlarda çalışmaktadırlar. Levent ile, otelin barında bir araya gelirler. Konu dönüp dolaşıp Felsefe ve Siyasete gelir. Filozof, açınlanan olayların tamamını arkadaşlarına anlatır. Laf arasında Levent’e “Babana ve tanıdıklarına, bu olayları takip etmelerini rica et! Hepsi olursa, sonuncusu da mutlaka olacaktır. O gün insanlar uyarılsın!” der. Yani Diana, arabasının göstergeleri değiştirilerek öldürülürse; Monica olayı açığa çıkarsa, Dünya Kupası Finali Brezilya ile Fransa arasında oynanır; Kupayı Fransa alır; golleri Zidane ve Petit atarsa, Kennedy, uçak kazasına kurban giderse, anlasınlar ki, o gün, o dakikada, o deprem de olacaktır! Hepsi aynı kaynaklı...


