ŞİDDET, SAVAŞLAR VE PROTESTOLAR
Aralık 19, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Şiddet, güç ve baskı uygulayarak insanların bedensel veya ruhsal yönden zarar görmesine neden olan bireysel veya toplu hareketlerin tümüdür. Bazı filozoflar şiddetin insanın doğasında var olan, içgüdüsel bir özellik olduğunu düşünmektedirler. Bu yaklaşımdan hareketle, şiddetin ve onun gelişmiş şekli olan savaşların, önlenmesinin olanaksızlığından bahsederler. Halbuki şiddeti kabullenmek ve insan doğasının baş edilemez bir parçası olarak görmek, şiddetin artmasına yol açar. Kuşkusuz her insan, doğasında bir parça şiddet barındırır. Üzerinde durulması gereken şey, bu yönünün nasıl törpüleneceği olmalıdır. Savaş ise, tarihi boyunca bir çok siyasetçi ve filozof tarafından bazen bir ‘bilim’ bazen de bir ‘sanat’ olarak değerlendirilmiş ve ayrıntılı şekilde incelenmiştir. İnsanlık tarihinin en...
FACEBOOK, İYİSİYLE KÖTÜSÜYLE
Aralık 5, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Bu sitenin, hangi amaca yönelik olarak kurulduğu ile ilgili komplo teorilerini bir kenara bırakarak, olası “iyi” ve “kötü” yönleri üzerinde kısaca durmak istiyorum. Zira komplo teorilerine pek itibar etmeyen biriyim. “İYİ” YÖNLERİ: 1-Uzun zamandır görüşemediğiniz ve bağlantısı kopmuş bir sevdiğinizi, Facebook yardımıyla bulabilirsiniz. 2-Eğlenceli videolar, karikatürler paylaşabilirsiniz. 3-Eklediğiniz bir resme iltifat aldığınızda mutlu olursunuz. Duygusal zekanız çok ileri seviyede değilse, iltifatın sahte mi, gerçek mi olduğunu ayırdetmeniz oldukça güçtür. Sonuçta, iltifat iltifattır! Ne farkeder ki! 4- Bir tanıdığınızın fotograf albümünü incelerken “Bu bizim Mehmet mi yahu, amma da büyümüş!” der ve mutlu olursunuz. 5-Bağlantınızın tamamen kesildiği ilk aşkınıza ulaşabilme olanağı...
DİZİLER VE YURDUM İNSANI
Kasım 25, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Yurdum insanı, yerli dizi izlemeye bayılır. Kuşkusuz “yerli” diziye aşırı merakı milliyetçi olmasından kaynaklanmaz. Kendinden unsurlar bulmasından olacak bayılır dizilere. Yurdum insanı, dizilerde izlediklerinin hayatın içinde bire bir gerçekleştiğini sanmasından mıdır bilinmez, filmi seyrederken hislenir. Ağlar. Dizi kahramanı öldüğünde karalar bağlar. Hatta işi, film kahramanları için cenaze namazı kıldıracak kadar ileri götürür. Oysa ortada ölen kimsecikler yoktur. Dizi kahramanlarının bazılarını sever, bazılarına çok kızar. Örneğin çocukları vermeme konusunda direnen baba rolündeki sanatçı ile yolda karşılaşsa belki de boğazına sarılacaktır… Yurdum insanı hayatını dizi filmlere göre programlar. Çok sevdiği dizinin yayın saatine göre işlerini ayarlar. Ertesi gün, yakın dostlarıyla, izlediği filmin...
KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR 3
Kasım 19, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
…1997 Yılı Temmuz ayı. Bodrum’ da Levent isimli arkadaşı ile tanışır. Levent, ona üst düzey bir askerin çocuğu olduğunu söyler. Aynı otelde, farklı departmanlarda çalışmaktadırlar. Levent ile, otelin barında bir araya gelirler. Konu dönüp dolaşıp Felsefe ve Siyasete gelir. Filozof, açınlanan olayların tamamını arkadaşlarına anlatır. Laf arasında Levent’e “Babana ve tanıdıklarına, bu olayları takip etmelerini rica et! Hepsi olursa, sonuncusu da mutlaka olacaktır. O gün insanlar uyarılsın!” der. Yani Diana, arabasının göstergeleri değiştirilerek öldürülürse; Monica olayı açığa çıkarsa, Dünya Kupası Finali Brezilya ile Fransa arasında oynanır; Kupayı Fransa alır; golleri Zidane ve Petit atarsa, Kennedy, uçak kazasına kurban giderse, anlasınlar ki, o gün, o dakikada, o deprem de olacaktır! Hepsi aynı kaynaklı...
KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-2
Kasım 17, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
…Aradan yıllar geçer. Arada bir oynaması gereken satrancı hatırlamaktadır. Bir yandan da sürdürmesi gereken normal bir hayatı vardır. Dünyevi gereklilikleri yerine getirir. Sabırla ve tereddütle, varacağı kavşagı beklemektedir. Zaman su gibi akmaktadır. Yıl 1996… Üniversite son sınıfta öğrencidir artık. Açınlanan olayları dile getirmesi için uygun şartlar ve konjonktür oluşmuştur. 1988 yılında açınlanan (açıkça gösterilen) ve ilk kez 1996 Sonbaharında kendisi tarafından dile getirilen olaylar şunlardır: - Monica Lewinsky ve Clinton arasında yaşanacak skandal ilişki. - Lady Diana’ nın yaşayacağı trafik kazası. - 1998 Dünya Kupası Finali… Maçın hangi ekipler arasında oynanacağı ve golleri kimlerin atacağı. - Junior Kennedy’ nin geçireceği uçak kazası. -1999 Marmara Depreminin gerçekleşme zamanı. -Güneş...
KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-1
Kasım 13, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Tarih 16 Temmuz 1988… Filozof, henüz on iki yaşındadır ve başına geleceklerden habersizdir. O gün normal dindar bir insanın yapması gereken önemli davranışlardan birini yerine getirir. Akşamında ise başına doğa üstü bir iş gelir. Düşünde (aslında düş de sayılmaz ya!) ölür. Ruhu, burnundan süzülüp dışarı çıkar. Yanında bir “karartı” eşliğinde bir yere gider. Yanındaki varlığa, “Ben çocuğum, üstelik de sağlıklıyım, neden öldüm ki?” diye sorar. Varlık, sessizliğini bozmaz. Onu bir yere götürmektir işi. Geldiği yeri “öbür dünya” sanmaktadır, ama tam da emin değildir. Yer, her neresi olursa olsun, metafizik özellikleri olduğu kuşkusuzdur. Diyalektiğin geçerli olduğu bir mekan olmadığı açıkça bellidir. Yanındaki varlık Filozofu (ruhunu) orada bırakıp gider. Karşıda iki devasa kapı görünmektedir....
SEVGİLİYE MEKTUP
Kasım 2, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Bu aşk mektubuna, Hayatı Sarsacak Saat adlı kitabımda yer vermiştim. Çok ilgi gösterildiği için tekrar paylaşmak istedim… “Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer.” Douglas FERROLA SEVGİLİYE MEKTUP Paul, otuz yaşında Lyon doğumlu Fransız bir müzisyen. Mesleğinde başarılı ve çok sevilen bir sanatçı. İnsani ilişkileri mükemmel olsa da aşk konusunda kendini biraz şanssız hissediyor. Hayatının kadınına bir türlü rastlayamadığı düşüncesinde… Otuz yaşına bastığının ertesi günü, doğum günü partisine katılamayan teyzesini ziyaret etmek için Marsilya’ ya gider. Teyzesi, Paul’ ü çok iyi karşılar. Konuşacakları çok şeyleri olduğundan hemen koyu bir sohbete dalarlar. Neredeyse tüm gün konuşmaktan yorulan Paul, acıktığını söyleyince, pizza...
TÜRK DOSTU ANGELA MERKEL VE BASINIMIZ
Ekim 8, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Bu yazım daha önce, Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Dergisi’ nde yayınlanmıştı. Angela Merkel Almanya’daki seçimlerden bir kez daha galip çıkınca, yeniden okurlarla paylaşmak istedim. Almanya’daki seçim sürecinde, Başbakan adaylarından muhafazakar Merkel Hanımefendi’nin “Türkiye’ye karşı dürüst olalım, bu işin olamayacağını şimdiden söyleyelim” biçimindeki demeci Türk gazetelere ve televizyonların haber bültenlerine yansıdı. Doğrusu, imtiyazlı ortaklık önerisi bir kenara bırakılırsa çok da olumsuz olarak değerlendirilmemesi gereken bir yaklaşım… Doğu Almanya doğumlu, Protestan bir rahibin kızı olduğu söylenen ve kriterciler tarafından ağır eleştiri yağmuruna tutulan sayın Merkel’in bu demecinin farklı algılanması gerektiği kanısındayım. Özünde son derece dürüst...
KISACA “AŞK ÜZERİNE”
Eylül 24, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Aşk üzerine yazıları Kemerli bazı dostların hatırına yazıyorum. Zira politize yazıların kendilerini sıktığını biliyorum. İşte aşk üzerine kısa bir yazı… ………………….. Belirteceğim hususlar sübjektif yaklaşımlarımdır. Bu konuda her insanın yaşadıkları ve gözlemleri farklılıklar arzeder. Bence aşk, ulaşılmaya çalışılan, bir şekilde ulaşılınca, etkisi azalan; zamanla bitmeye yüz tutan ve yerini farklı hislere bırakan, bir ölçüde karşı konulamaz, tarifi çok güç bir duygu yoğunlaşmasıdır. Bu duyguya kapılan kişi karşısındakini elde etmek için çeşitli manevralar yapar. Bir çeşit, sevdiğinin kalbini “fetih harekatı” icra eder. Fetih gerçekleşince...
KÜRT SORUNU VAR MIDIR?
Eylül 7, 2009 tarihinde admin tarafından
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.
Öncelikle, Güneydoğu’ da yaşanan olaylara bakıp “Türkiye’ de Kürt sorunu vardır” demenin çok sakıncalı olduğunu belirtmek istiyorum. Şayet, Türkiye’ de Kürt sorunu vardır denirse, felsefi ve politik olarak şu anlaşılır: Devletin Kürtlerle, Kürtlerin devletle sorunu vardır. Dahası devlet, Kürt kökenli insanlara sistematik baskı uygulamaktadır. Bu deyimi kullanan insanların bir bölümünün sonucundan habersiz olarak bu söylemi seslendirdiklerini biliyorum. Ancak başka bir kesimin, özellikle de Kürtçülerin, bilinçli olarak bu ifadeyi kullandıklarını ve ülkenin üniter yapısına kastları olduğunu düşünüyorum. Bu söylemle ilgili şaşırtıcı bulduğum başka bir nokta daha var. Mesela bazı parti başkanları bu ifadeyi kullandıkları zaman, her nedense danışmanları veya diğer yetkililer...


