İDEAL DEMOKRASİ

Ağustos 29, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

Demokrasi, en basit ve kısa ifadeyle halk idaresi demektir. Halk, ülke yönetimini üstlenecek kişileri seçer; bir parlemento oluşturulur ve parlementodan çıkan hükümet, çeşitli mekanizmaların denetiminde ülkeyi idare eder.  Gerçekte tam demokrasi ütopiktir ve ona asla ulaşılamaz. Ancak, demokrasiye yaklaşılabilir. Demokrasi amaç olarak belirlenirse ona yönelik adımlar atılır, düzenlemeler getirilir ve demokrasi çıtası yukarı doğru taşınır. Yoğun eleştirilere konu olan, Aysun Kayacı’ nın dile getirdiği, “Benim oyum dağdaki çobanınkine eşit. Neden?” ifadesi ideal demokrasi açısından irdelendiğinde, aslında olumsuz tepki verilmemesi gereken bir yaklaşım olduğu görülecektir. Kayacı, farkında olarak veya olmayarak ideal demokrasiye işaret etmiştir. Demokrasinin bir amaç olarak belirlenmesi gerektiğine göndermede bulunmuştur. Çünkü... 

ERDOĞAN’A “MİLİTAN” DİYEN AMİRAL VE 17 AĞUSTOS DEPREMİ

Ağustos 23, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

        Yıl 1997… 28 Şubat sürecinin hararetli günleriydi…21 yaşında, üniversite dördüncü sınıftaydım. Bodrum’ da Club Med’ te, ön büro ve muhasebe tercümanı olarak çalışıyordum.        Sıcak bir yaz günü daha geride kalmıştı. İş sonrası, haber izlemek için, otelin TV salonuna gittim. Benden başka kimsecikler yoktu. Kısa süre sonra, bir otel misafiri geldi. Orta yaş üzeri biri. Bulunduğum koltuğa çok yakın bir yere oturdu. Misafir olduğu ve yaşına olan saygımdan, gelen kişiyi selamladım. Selamımı aldıktan sonra, bir haber kanalı açmamı rica etti. Dediğini yaptım.       Ben kendimi tanıttım ve o da kendini. Dedi ki: “Ben şu irtica brifinglerinin yazarı askerim.” Karşımdaki kişi Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlarından İsmail Ruhsar Sümer’ di…        Çok kısa bir sohbetten... 

EKONOMİ ÜZERİNE ve DEĞERİNİ BİLMEK

Ağustos 16, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

Yakın zamanda yollanan iki kısa maili sizlerle paylaşmak istedim. Umarım hoşunuza gider.  EKONOMİ ÜZERİNE Mevsim yaz, aylardan Ağustos ayı.. Riviera kıyısında küçük bir kasaba… Yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor. Yani kasaba bomboş. Herkesin borcu var ve kredi ile yaşamaktalar. Şans eseri bir otele zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 Dolar bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor. Otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor. Market sahibi 100 Doları kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor. Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu fahişeye götürüyor. Fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor….  Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 Dolar parasını alarak kasabayı... 

MEVSİMSİZ KAR AŞKLARI

Temmuz 20, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

Bazı aşklar vardır, mevsimsiz yağan karlar misali… Baharın sıcak günlerine doğru, kısa süreli, geçici bir soğuğun yardımıyla yağan ve sıcacık bahar güneşinin ortaya çıkışıyla hemencecik dirençsizleşen; tüm çabasına rağmen eriyen mevsimsiz kar benzeri aşklar… Erkeğin rastladığı kadın, doğru kişidir belki ama ne şartlar, ne konjonktür ne de yazgısal motifler uygundur bu aşkın yaşanmasına… Tanışmışlığın hemen ertesinde, dünyevi koşullardan dolayı ayrılık gerçekleşir. Sonrasında ise, hikayenin iki kahramanını ucu ışıksız karanlık tünellere sürükler mevsimsiz kar aşkları. İki taraf da depresifleşir. Hayatla olan bağları kısmen gevşer. Uyku düzenleri alt üst olur. Ama yıllar sonra geçmişe dönüp bakıldığında, en iyi yâd edilen, damaklarda en iyi kalan aşklar, mevsimsiz kar aşklarıdır.... 

RÜYAMDA ANTALYA’DA DOLAŞAN AJANLAR GÖRDÜM

Temmuz 11, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

Tunceli Mazgirtli bir hemşerim, zamanın birinde bir düş görmüş. Düşünde bir kadın ile berabermiş ve ertesi gün kadını bulup demiş ki: —Hanımefendi kusura bakmayın ama size bir şey anlatacağım. Dün gece bir düş gördüm. Düşümde ikimiz de çıplaktık ve oynaşıyorduk. Kadın son derece muhafazakâr bir çevrede yetiştiği için adama: “Allah belanı versin, terbiyesiz herif!” demiş. Bunun üzerine adam, son derece masum bir yüz ifadesiyle kadına: “İyi de hanımefendi, bu sadece bir rüya. Bir anlamı yok ki. Sadece paylaşmak istedim” demiş. Adam Avrupalı. Felsefi yaklaşımı son  derece idealist. Diyor ki: “Biz bu dünyaya, insanlığa hükmetmek için gelmişiz.” Bir başkası Amerikalı… O da  şunu diyor: “Biz özeliz. Tanrı’ya yakınız. Dünyada O’nun istediklerini icra ediyoruz. Tanrısal bir misyonumuz var. Rüyamızda,... 

SİYASET VE NÜKLEER ENERJİ SORUNU

Haziran 27, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

Nükleer enerji, atom çekirdeğini etkileyen süreçler sonucunda önemli miktarda enerjinin ortaya çıkması sonucu elde edilir. Nükleer enerji elde etmenin bir yöntemi, atom çekirdeğini reaktöründe, denetimli şekilde bölünmesidir ( Fisyon olayı ). Diğer bir yol ise 80’ li yılların başlarında uygulanmaya başlayan çekirdek kaynaşmasıdır ( Yani Füzyon ). Her iki yöntemle de nükleer enerji patlamalı biçimde açığa çıkabilir. Türkiye’ nin nükleer santral kurma isteği serüveni, 1960’ lı yıllarda başlamış ve zaman zaman politikacıların konuya ilişkin açıklamaları ile kamuoyunun gündeminde tutulmuştur. 1970’ li yıllarda “Nükleer santral olmazsa mahvoluruz” düşüncesi egemen olmasına rağmen, santral kurma çalışmaları sürekli olarak ertelenmiştir. 1992’ de, Süleyman Demirel’ in nükleer santral yapılacağını açıklaması... 

HABİB BABA VE 4. MURAT

Haziran 17, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

Yazarımızın “Şu meşhur AB olayı” yazısından sonra, sizleri maneviyat dünyasına götürecek eski bir yazısını sunuyoruz. Ama maddiyat dünyasını ve günümüzün gerçeklerini göz ardı etmeden yorumlamanız kaydıyla. Birinci yazı olan “Şu meşhur AB olayı” daha eskimedi ve her zaman güncel. Tekrar tekrar okumanızı ve tavsiye etmenizi salık veririz.        Habib Baba ve 4. Murat         Habib Baba, 4. Murat devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.       Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul’a gelmiştir. Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider. Niyeti şöyle iyice bir keselenip, paklanmak… Bedenini de ruhuna denk kılmaktır. Fakat hamamcı Habib... 

ŞU MEŞHUR AB OLAYI

Haziran 9, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

“Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerideki cephenin suskunluğudur.” MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Görünen o ki AB, Türkiye’ yi bünyesine alma konusunda oldukça isteksiz. Süreç, tamamen taraflar arasında politik ve ekonomik bir satranca dönüşmüş durumda. Portekiz, Yunanistan, Hırvatistan gibi ülkeler için modernite projesi olarak görülebilecek olay, Türkiye için başkalaştırma, çeşitli tavizler kopartma ve belli bir politik çizgiye taşıma operasyonuna dönüştürülmüş gibi görünüyor. Gerçek amacından oldukça uzaklaşmış olan proje neye hizmet ettiği belli olmayan yerel ve uluslararası bir çekişmeye doğru hızla sürükleniyor. Esas itibarı ile Türkiye’ yi AB’nin kapısına bağlayan; başkalaşıma ve değişime uğratmaya çalışan ABD’dir. Çünkü ABD’nin,... 

SÜLEYMAN TURAN SİTEMİZDE

Haziran 9, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisi altında yayımlanmıştır.

Bugün geçmişte tanıdığım ve kalemine güvendiğim dostlarımı siteme yazar olarak davet etmeyi planladım. Ama siteyi güncellerken unutmuşum. Akşam gelen maillerime bakarken şaşırdım. Süleyman Turan mesaj göndermiş “Siteniz hayırlı olsun” diyor. Hemen ekledim ve irtibat kurdum. Davet ettim, yazı, resim ve bir köşe adı istedim. “Görevimiz değil mi, halkı aydınlatmak, kaç yıldır yazılarımızda bunu yapmadık mı? Ne demek davet, bu bir mecburiyet, köşe ismi çok iyi vurgulamalı dönemimizi. Yeni bir bilim dalı oluşuyor… Adı kaosun eşiğinde beliren bilim: KARMAŞIKLIK. Kuantum fiziği bağlantılı, ekonomiyi de kapsıyor. Veya KAOSUN EŞİĞİNDE adı hangisi olsun, dersiniz?” dedi. Ben KAOSUN EŞİĞİNDE adını seçtim. Şu anda yazısı hazırlanıyor. Daha yazacak çok şey var. Ne olur okuyun, okutun. Yorum yapın.... 

« Önceki Sayfa

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari