<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eKemer - Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı &#187; KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ</title>
	<atom:link href="http://www.ekemer.com/c/konu-su-yorum-huseyin-soydabas/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekemer.com</link>
	<description>Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 21:05:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>SAMİ SELÇUK: 3 MADDEYİ ERTELEYELİM</title>
		<link>http://www.ekemer.com/sami-selcuk-3-maddeyi-erteleyelim</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/sami-selcuk-3-maddeyi-erteleyelim#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Apr 2010 18:28:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8408</guid>
		<description><![CDATA[Hükümetin görüşlerine büyük önem verdiği Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, Genel Kurul’da kritik maddelerin görüşüldüğü gün AK Parti&#8217;ye çağrıda bulundu: Gelin parti kapatma, HSYK ve Anayasa Mahkemesi konularıyla ilgili 3 önemli konuyu erteleyelim, sağlıklı düzenlemenin alt yapısını birlikte oluşturalım&#8230; Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, Genel Kurul’da kritik maddelerin görüşüldüğü gün, Star Gazetesi’ndeki köşesinde şöyle dedi: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hükümetin görüşlerine büyük önem verdiği Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, Genel Kurul’da kritik maddelerin görüşüldüğü gün AK Parti&#8217;ye çağrıda bulundu: Gelin parti kapatma, HSYK ve Anayasa Mahkemesi konularıyla ilgili 3 önemli konuyu erteleyelim, sağlıklı düzenlemenin alt yapısını birlikte oluşturalım&#8230;</p>
<p><strong>Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, Genel Kurul’da kritik maddelerin görüşüldüğü gün, Star Gazetesi’ndeki köşesinde şöyle dedi: </strong></p>
<p>YAŞAMAYA ÇAĞRI</p>
<p>Bu satırları; 55 yıl hukukun içinde hukuk için çırpınmış; bir hukuk öğrencisi ve yargıç stajyeri iken 1955-1960 arası güçlü yürütmenin yargıçları, savcıları nasıl sağa sola savurduğunu, bunun acılarını, yıkımlarını dehşetle izlemiş; 41 yılını devletin, yargının, adaletin hizmetinde tüketmiş; yargı kararlarını ve uygulamayı bilimin ışığında konuşmalarında, yazılarında, karşı oylarında sürekli gücü yettiğince sorgulamış, eleştirmiş; yargısal yaşamını gerilerde bırakmış bir eski yargı insanı ve bugün üniversitede hukuksal bilgisini ve deneyimlerini öğrencileriyle paylaşan biri olarak kaleme alıyorum.</p>
<p>Ve bütün sorumluların, aklına, sağduyusuna ve vicdanına, özellikle “devlet insanı” kimliklerine sesleniyorum.</p>
<p>Anayasalar, devleti, birlikte yaşama ve toplum düzenini kuran belgelerdir.</p>
<p>Büyük balıkların küçük balıkları yutmasına izin vermeyen, çoğunluğun, azınlığın, kısaca herkesin haklarını ve özgürlüklerini güvence altına alan anayasalar;  hukuk karşısında eşit ve bütün güçlere karşı özgür bireylerce korkusuzca, karşılıklı suçlamalardan ve dayatmalardan uzak, herkesin birbirini aydınlatarak olabildiğince geniş “uzlaşma”yla kotarılan sözleşmelerdir.</p>
<p><strong>Her şeyden önce şu soruyu açık yürekle sormalı ve dürüstçe yanıtlamalıyız: Akla, matematik ve hukuk bilimlerine aykırı yüksek barajlarla, sakat seçim yöntemleriyle ulusal iradenin ve temsilin tam yansımadığı bir parlamento bu geniş uzlaşmayı sağlayabilir mi?</strong></p>
<p>Akıl, sağduyu, vicdanın buna yanıtı, bellidir: Hayır.<br />
1982 Anayasası, Siyasal Partiler ve Seçim yasaları, hukuksal ve siyasal kavramların içini boşaltmış; toplum katmanlarını, partileri, hatta bireyleri birbirine düşürmüştür.</p>
<p>Bugün toplumsal kutuplaşma, dengeleri alt üste edecek noktadır.</p>
<p>Siyasette, parlamentoda, yolda, sokakta gerilimler, yer yer kavgalar yaşanıyor.</p>
<p>Siyaset, yasama ve yürütme; yargı tarafından kuşatıldığını ileri sürüyor. Yargı ise yıllardan beri yürütmenin kuşatması altında olduğunu söylüyor.</p>
<p>Kurumlar birbirine güvenmiyor. Güvenmek bir yana kamuoyu önünde eleştirmenin de ötesinde düpedüz birbirlerini suçluyor.</p>
<p>Lütfen kimse birilerini, özellikle meslek dayanışması gereğince yargıçları ve savcıları kayırdığımı, kolladığımı düşünmesin.</p>
<p>Bu, sığlık olur, kaba bir yanlış olur; böyle düşünenler kendilerini kandırırlar.</p>
<p>Yukarıda söyledim.<br />
Yeri geldiğinde yargıyı kamuoyu önünde hep eleştirdim.<br />
Zira yargının en yetkin biçimde işlemesi hepimizin ortak amacıdır. Kayırma, kollama kamusal yarar anlayışının düşmanıdır.</p>
<p>Yürütme, yasama, yargıyı düpedüz suçluyor:<br />
“Onlar, diyor, yanlıdırlar, çünkü siyasal güdüyle (saik) karar veriyorlar!”</p>
<p>Bu bir eleştiri değil; doğrudan suçlamadır. T. Ceza Yasasının temel hüküm olan 283. ya da yardımcı hüküm olan 257. maddelerinden birine giren bir suçtur.</p>
<p>Suçlayanın kanıtlanması gerekir. Kanıtlayamazsa, üç yanlışı birlikte yapmış olur.</p>
<p>Birincisi, yakıştırma suçudur.<br />
İkincisi, doğaötesi alana girmiş olur. Çünkü insanların iç dünyalarını, güdülerini, amaçlarını sorgulamak ve bilmek olanaksızdır.<br />
Bu nedenlerle insanlar ve de hukuk insanların iç dünyasıyla kural olarak uğraşamazlar.<br />
Uğraşanı, “yetki aşımı” (excès de pouvoir) yaptırımı ile kınarlar.<br />
Zira hukukta her yaptırım, özünde bir kınama yargısıdır.<br />
Üçüncüsü, yargı üzerinden adalet değerini sarsmış, örselemiş olursunuz.</p>
<p><strong>Özellikle gelecek kuşakları düşünen devlet insanlarının bu konuda çok duyarlı olmaları gerekir.</strong></p>
<p>Bu suçlamanın yargı insanları açısından anlamı ise açıktır: “Ey yargıçlar, savcılar, sizler yargıçlık, savcılık yeterliliğinden yoksunsunuz. Yanlısınız, hukuka aykırı kararlar veriyorsunuz!”</p>
<p><strong>Hiçbir yargıç, hiçbir savcı bu suçlamayı sindiremez.</strong><br />
Bu yıkıcı suçlamadan etkilenmeyen bir yargıç, savcı düşünebilir misiniz?<br />
Hiçbir yargıç, savcı, konumu gereği, aynı pervasızlıkla bu suçlamalara yanıt da veremez.</p>
<p>Ama kimse bu yanıt verememeyi, acizlik olarak görmemeli, kötüye kullanmamalı.<br />
Yargıçlar, savcılar, meslekleri gereği sürekli yalnız yaşamak ve çok duyarlı olmak zorundadırlar. Özellikle de yargıçlar.</p>
<p>Açın, Mecelle’yi okuyun.<br />
Öğrenin, yargıçların nasıl yalnız yaşamak zorunda olduklarını.<br />
Duyarlılığın boyutlarını öğrendikçe içinizin ezildiğini göreceksiniz.<br />
Böylesine yalnızlığa mahkûm yargı insanlarının kendi alınyazılarıyla ilgili konularda deneyimlerini, düşüncelerini, demokrasinin gereği olarak özgürce sergilemelerini “siyaset yapıyorsunuz” diye tehdit kokan sözlerle yasaklamaya kalkışırsanız, doğruların bir kesimini göremezsiniz. Toplum da yitirir, sizler de yitirirsiniz.</p>
<p>Bu tür sözlerin kol gezdiği bir dönemdeyiz. Ortalık yangın yerine dönmüş. Kimse kimseyi dinlemiyor. En çok da dilsizler şamar yiyor.</p>
<p>Sağlıksız bir ortam, bu.<br />
Önce bunu iyi görmeliyiz.<br />
Kimsenin kimseye güvenmediği, birbirini dinlemediği, niyetlerin acımasızca sorgulandığı bir dönem, bu.</p>
<p>Arada tartışılan izlek, konu kaynayıp gidiyor.<br />
İnsanımıza, ülkemize yazık oluyor.<br />
<strong>Kabul edelim ki, bu süreçte hepimiz yanlışlar yaptık.</strong></p>
<p>Bunları yinelemenin, birbirimizi suçlamanın zamanı değil.<br />
Birleştiğimiz ortak bir payda var: 1982 Anayasası hukuk dizgemizden dışlanması.<br />
Bu paydadan yola çıkmalıyız.<br />
<strong>Ama “Bu Anayasa gitsin de yerine ne gelirse gelsin, yenisi nasıl olsa bundan iyi olur” mantığıyla yola çıkarsak, yağmurdan kaçarken doluya tutulabiliriz.</strong></p>
<p><strong>“Siz istemeseniz de, biz bu değişiklikleri yaparız. Halkın da onayını alırız” derseniz, yanılgıları katlarsınız.</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Anayasa yapmak ve değiştirmek, bilimsel bilinçle olur.</span></strong></p>
<p>“Ben seni mat ederim” çocuksu yarışıyla olmaz.<br />
“Siyasallaşmış yargı!” suçlamalarıyla, önyargılarıyla, öç izlenimi uyandıran öfkelerle, kaygılarla yargıyı terbiye etmek, hizaya getirmek hiç olmaz.</p>
<p>Olursa çıkış noktası yanlış demektir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Çağrım şudur: Parti kapatma, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Anayasa Mahkemesi konularıyla ilgili üç önemli konuyu erteleyelim.</strong></span></p>
<p>Karşılıklı suçlamaların cirit attığı, kurumların ve bireylerin birbirine güvenmediği, öfkelerin ve kişisel tutkuların aklın ve bilimin önüne geçtiği, bilim insanlarının bile “kişisel görüşüm, resmi görüşüm” ayrımına zorlandığı bir ortamda sağlıklı düzenlemeler yapılamaz.</p>
<p>“Gelin tanış olalım/İşi kolay kılalım”.</p>
<p>Sağlıklı düzenlemenin alt yapısını birlikte oluşturalım. Güven ortamını sağlayalım. İvecen olmayalım. Birbirimizi incitmeden, suçlamadan, öfkelenmeden, konuları serinkanlı bilimin ve eski deneyimlerin ışığında enine boyuna, yararları ve sakıncalarını tartarak, tartışalım.</p>
<p>İşte o zaman yararları sakıncalarına üstün bir sistemi kotarabiliriz.</p>
<p>Aksi takdirde dizimizi döveriz.</p>
<p>Lütfen!</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>2002’de emekliye ayrıldı</strong></span></p>
<p>73 yaşında olan Sami Selçuk, 1959 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Ankara yargıç adayı olarak mesleğe başlayan Selçuk, sırasıyla, Sütçüler, Akşehir, Yenice ve 1972’den sonra Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı görevlerinde bulundu. 1982 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçilen Sami Selçuk, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca, 1990 tarihinde ilk kez, 1994 tarihinde ikinci kez, 1998 tarihinde üçüncü kez Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesi Başkanlığı’na seçildi. Fransızca ve İtalyanca bilen Selçuk, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doktora yapmış, 1986 yılında Doçent oldu. Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca 1999 Yargıtay Birinci Başkanlığına seçilen Doç. Dr. Sami Selçuk, 2002’de yasal yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrıldı.</p>
<p><strong>HÜRRİYET</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/sami-selcuk-3-maddeyi-erteleyelim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>20 LİRA RÜŞVET SAYILMAZ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/20-lira-rusvet-sayilmaz</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/20-lira-rusvet-sayilmaz#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2010 08:11:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8160</guid>
		<description><![CDATA[Başbakanlık Etik Kurulu tarafından hazırlanan kitapçıkta işlemi hızlı yapan memura 20 lira vermenin rüşvet değil ‘iyi niyetli hediye’ veya &#8216;hediye&#8217; sayılabileceği yazıldı. Yıllar önce merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, “Benim memurum işini bilir” diyerek bir anlamda rüşvete yeşil ışık yakmıştı. Şimdi Başbakanlık Etik Kurulu tarafından hazırlanan bir kitapçıkta verilen örnekler bu sözü hatırlatıyor. Akşam gazetesindeki habere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başbakanlık Etik Kurulu tarafından hazırlanan kitapçıkta işlemi hızlı yapan memura 20 lira vermenin rüşvet değil ‘iyi niyetli hediye’ veya &#8216;hediye&#8217; sayılabileceği yazıldı.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/04/02.04.2010-12.37.27__20.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8162" title="02.04.2010-12.37.27__20" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/04/02.04.2010-12.37.27__20.jpg" alt="" width="400" height="246" /></a></p>
<p>Yıllar önce merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, “Benim memurum işini bilir” diyerek bir anlamda rüşvete yeşil ışık yakmıştı. Şimdi Başbakanlık Etik Kurulu tarafından hazırlanan bir kitapçıkta verilen örnekler bu sözü hatırlatıyor.</p>
<p>Akşam gazetesindeki habere göre kurulun bastırdığı kitapçıkta, “İşinizi çabuk halleden memura sembolik para vermeniz iyi niyetli hediye ve bahşiş olarak değerlendirilebilir” deniyor.</p>
<p>Kitapta yer alan “İyi Niyetle Verilen Hediyeler” başlıklı bölümde şu ifadelere yer veriliyor;</p>
<p>“&#8230; Hediye verenin herhangi bir menfaat beklentisi bulunmamaktadır. Örneğin, yabancı bir ülkeyi ziyaretinde devlet adamlarına verilen hediyeler, yılbaşında verilen ajanda ve benzeri hediyeler ile aldığı kamu hizmetinden memnun kalan bir vatandaşın, memnuniyetini ifade etmek için kamu görevlisine içinden gelerek verdiği hediyeler ya da para (bahşiş), bu kapsamda değerlendirilebilir. Bu tür hediyeler daha çok sembolik niteliktedir.”</p>
<p>Kitapçıkta örnek olarak da, “Sadık Bey, ilk kez ev sahibi olmanın ve işlemlerini hızlı tamamlamasının mutluluğuyla, tapu memuru Semra Hanım`a 20 TL vermiştir” gösteriliyor.</p>
<p><strong>HİNDİ RÜŞVET SAYILIYOR</strong></p>
<p>Kitapçıkta yer alan çıkar amaçlı ilişkiler ise şunlar;</p>
<p>Araba, ev tahsis etmek. Tuttuğu takımın kombine biletlerini hediye etmek. Konferans verdirmek. İnceleme amaçlı gezi daveti. Tatil masraflarını karşılamak. Kamu görevlisine kendisine yönelik yaptığı özel kolaylıktan dolayı hindi vermek.</p>
<p>Kitapçıkta etiğe aykırı davranışlara da özel yer ayrılarak, “İlk anda masum, zararsız ve tehlikesiz olarak görülebilecek hediyeler,  çoğu zaman kamu görevlisinin tarafsızlığını, kararını ve görevi  etkilemekte, adeta bubi tuzağına dönüştürmektedir” deniliyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>YORUM</strong></span></p>
<p>Kitapta “İlk anda masum, zararsız ve tehlikesiz olarak görülebilecek hediyeler,  çoğu zaman kamu görevlisinin tarafsızlığını, kararını ve görevi  etkilemekte, adeta bubi tuzağına dönüştürmektedir” deniliyormuş.</p>
<p>Peki; 20 Lira&#8217;da masum görünüşlü ve memurun görevini etkileyecek bir bubi tuzağı değil mi?</p>
<p>(Örnek olarak verdikleri için) Mesela tapuda hergün bir iş takibi yapan takipçi her defasında 20 Lira verse veya  20 Liraları teker teker verse durum ne olacak.</p>
<p>Başbakanlık Etik Kurulu&#8217;nun memurları işini biliyor, yani rüşvetin üst sınırını resmileştirerek damarlarımıza zehiri resmen zerkediyor.</p>
<p>AKP İktidarı sırasında rüşvetin resmileştirildiğinin resmi kararıdır bu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/20-lira-rusvet-sayilmaz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞEYTAN HATASINI NASIL BİLMEZ&#8230;</title>
		<link>http://www.ekemer.com/seytan-hatasini-nasil-bilmez</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/seytan-hatasini-nasil-bilmez#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 06:41:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8145</guid>
		<description><![CDATA[Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış. Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş. Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş.<br />
Keyfi yerinde olan şeytan, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış.<br />
Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.<br />
Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış.<br />
Buzağı yerinde debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda yular hepten çözülmüş.<br />
Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve bütün sütler yere dökülmüş.<br />
Sağdığı süt ziyan olunca siniri tepesine çıkan genç kadın, eline geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmasıyla yavru kan içinde yere yıkılmış.<br />
Yavrusuna saldırılmasına kayıtsız kalmayan inek bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.<br />
Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş.<br />
Silah sesini duyan koca koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatar, babasını da elinde tüfekle görünce belinden silahını çekip, tek atışta babasını öldürmüş.<br />
Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya dayanamayacağını düşünüp, bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına kıymış.</p>
<p>Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan;<br />
Bu felaketi de bana yüklerler.<br />
Buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım şimdi demiş.<br />
****<br />
<strong>Bu hikayeden çıkarılacak kıssadan hisse;</strong><br />
Birileri son zamanlarda kurumlar arasındaki sinsi savaşı önlemek bir yana daha da ateşlenmesi için körüklemeye devam ediyor bu memlekette. Birileri buzağının ipini gevşetti.<br />
Süt kovası desen, çoktan devrildi. Peşinden oluşacak her türlü kötülüğü siyaset cambazlığıyla başka yerlere yamamak isteyenler pişkince soracaklardır:<br />
<strong>Biz ne yaptık şimdi?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/seytan-hatasini-nasil-bilmez/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BAŞKANA MEKTUP VAR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/baskana-mektup-var</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/baskana-mektup-var#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 05:46:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERİNİZ VAR MI?]]></category>
		<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7957</guid>
		<description><![CDATA[Mr. Chairman Mustafa Gül, Mr. Ali Kemal Senan holds considerable knowledge and information on Turkey’s south and southwest region, especially Kemer.  His five books extensively portrayed the region making him an authentic historical novelist.  He is currently residing in Abu Dhabi, UAE as a consultant-lecturer on tourism, culture, and creative writing.  The global marketing of [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mr. Chairman Mustafa Gül,</strong></p>
<p>Mr. Ali Kemal Senan holds considerable knowledge and information on Turkey’s south and southwest region, especially Kemer.  His five books extensively portrayed the region making him an authentic historical novelist.  He is currently residing in Abu Dhabi, UAE as a consultant-lecturer on tourism, culture, and creative writing.  The global marketing of more than 20 of his books takes along the opportunity of promoting tourism in Turkey.</p>
<p>Pegasus, Bellerophon, Chimera, Olympus, Idyros…you name it and you have the substantial materials for films related to everything your region has.  Phaselis remains the title of his seminal book and it proves to be a wealth of information that should answer your needs for tourism and cultural promotion.  Your intention on making a film about Kemer region will surely propel widespread endorsement, profitable returns, and immense cultural showcase.</p>
<p>We are offering copyright use of any of Ali Kemal Senan’s books, including his consultancy service, for cinematic portrayal of your region.  It shall be our pleasure to have a thorough discussion on this matter in the appropriate time.</p>
<p>Sincerely yours,</p>
<p>Khaled P. Mariscal</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/baskana-mektup-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MOBESE YAZISI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 09:36:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7843</guid>
		<description><![CDATA[Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile. Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli olması. Bir de hatırladığım suya yapılan bir zam ile MOBESE parasının halkın cebinden çıkacağı yönünde o günlerin gazetelerinde çıkan yazılar. Suya zam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile.</p>
<p>Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli olması. Bir de hatırladığım suya yapılan bir zam ile MOBESE parasının halkın cebinden çıkacağı yönünde o günlerin gazetelerinde çıkan yazılar.</p>
<p>Suya zam yapılmasa nereden çıkacağı da ayrı bir mizah konusu. Bu devletin her hangi bir birimi tarafından yapılıyorsa ve ödemeyi bu birim yapıyorsa zaten zam, vergi vs. yoluyla halkın cebinden çıkacak demektir.</p>
<p>Buraya kadar yazılanlar ısınma cümleleri. Gerekli olduğu ve çeşitli sebeplerle geciktirildiği en önemli konular.</p>
<p>Şehir dışında bulunduğum o günde bir toptancının iş yerinde bilgisayarı kullanabilmek için izin aldım. Niyetim Kemer Yerel Gazeteleri’ni okumak ve gelen maillerime bakmaktı. Her zamanki gibi yerel gazetelerde ilk durağım Kemer Gözcü Gazetesi oldu. İlgimi çeken en önemli haber ise MOBESE ile ilgiliydi. Gayri ihtiyari orada bulunanlara <strong>“Sizin MOBESE niz var mı?”</strong> demişim. Güldüler ve <strong>“Siz de hala yok mu?”</strong> dediler.</p>
<p>Sonra sohbet MOBESE üzerine kuruldu ve burada yapılan sistemin kuruluşu ve işleyişi ile ilgili en randımanlı çalışması ile ilgili bilgiler yağmaya başladı her yerden. Anlaşılan burada da bayağı baş ağrıtmış.</p>
<p>Zannedersem Kemer’e kurulacak sistem ile ilgili olarak ilk soruları<strong> “kablolu mu kurulacak kablosuz mu?”</strong> yönündeydi ve birkaç soru daha geldi ardı ardına. Kesinlikle <strong>”her  .oka maydanoz olan ben bu konuda bilgi sahibi değildim”</strong> Ama onun da çaresini buldum. Kemer Gözcü’nün ilgili haberinde bu konulara cevap verecek içerikler mevcuttu ve oradan okudum, durumu kurtardım. Kendilerine bu vesile ile teşekkür ederim.</p>
<p>Neyse okuduklarımdan çıkan sonuca göre Kemer İlçe Merkezi’ne 82 kamera kurulacaktı. Bu sistem kablosuz kamera sistemi şeklinde olacak ve <strong>51 tanesi sabit</strong>, <strong>21 tanesi plaka tanımalı</strong> ve <strong>21 tanesi de hareketli kamera</strong> olarak yerleştirilecekti. İhale sonucunda ise fiyattan çok kalitenin dikkate alınacağını vurgulanmıştı.</p>
<p>1 Nisan’da yer teslimi yapılırsa üç ayda tamamlanıp Temmuz’da kullanıma hazır hale geleceği ve son üç firmadan Aselsan 2 milyon 265 bin 142 TL, İsbak 2 milyon 149 bin TL, Atlas ise 2 milyon 149 bin 251 TL teklif verdiğini öğrendim ve orada bulunan kişilere okuyarak anlattım ve de son olarak kullanılacak malzemenin demosunun bu konu ile ilgili Danışmanlık Firması ve Emniyet Birimleri tarafından incelenerek karar verileceğini aktardım.</p>
<p>Herkesin ilk tepkisi kablosuz sisteme oldu ve birbiri ardına sıralamaya başladılar. Bulunduğum yer bir gıda toptancısı olduğu halde o kadar uzun ve meşakkatli bir süreç yaşamışlar ki, izledikleri ve gazetelerden okuduklarıyla hepsi MOBESE uzmanı olmuşlar sanki. MOBESE kurulduktan sonra yaşadıkları ise ayrı bir araştırma konusu.</p>
<p>Aralarında Kemer’i bilenler olduğu gibi bilmeyenler de vardı. Ve söylenen sözlerden en önemlisi şuydu.<strong> “Neden, Kablosuz Sistem?” </strong></p>
<p>Kablosuz sistem engebeli, kayalık veya kablolu sistemin gereği olan kablonun çekilemeyeceği yerlerde mecburiyetten tercih edilen bir sistem, bölge Kemer gibi düz ise kablolu sistemin daha faydalı, uzun ömürlü, en az arızalı ve de sağlık yönünden sakıncalı olmadığını anlattılar. Bunları not ettim. Daha sonra bir de bu sistemi kullanan yerlerde bulunan arkadaşlarımı arayarak onlara sormaya karar verdim.</p>
<p>Bunun içinde her ilçede bulunan eski Tekel Toptan Satıcı arkadaşlarımı aradım. Ve onlarla da paylaştım bu konuları ve görüşlerini aldım. Bunların içinde konu ile ilgili bizzat görev almış olanlarda var.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İşte MOBESE ile ilgili öğrendiklerim ve sizlerle paylaşacaklarım.</strong></span></p>
<p>1-    Kablosuz sistem araç takibi yaparken  kabloluya göre çok yavaş ve görüntü düşük.<br />
2-    Kablosuz sistemin lisansları çok yüksek bunu işi yaptıran kuruluş karşılıyor.<br />
3-    Kablosuz sistemin telsiz frekansı üzerinden görüntü sağladığı ve bunun yıllık bir kirası olduğu ve bunu da işi yaptıran kuruluşun üstlendiği, bunun her yıl verildiği ve büyük yük sağladığı belirtiliyor.<br />
4-    Kötü hava koşullarında görüntü çok bozuluyor hatta hiç göstermiyor.<br />
5-    Her kablosuz sistem sağlık açısından baz istasyonlarının yarattığı etkiyi yaratıyor  (baz istasyonu 30 Mt. yükseklikte olduğu halde bunun yüksekliği 6 Mt. gibi olacak) ve canlıları daha olumsuz etkiliyor.<br />
6-    Kablolu sistem mali açıdan daha ekonomik oluyor.</p>
<p>Kablolu ile kablosuz arasında daha birçok olumsuz farklar var. Bu belki de toplam rakamı bile etkileyecek durumda ve daha ucuza bu sistemi kurmak mümkün. Zaten Kablosuz olarak bu sistemi kullanan kuruluşların yaşadığı kötü tecrübeler var. Kimse sistemine “Kötü olanını tercih etmişiz” demediği için bu dillendirilmiyor. Ama teslim alan kuruluş bunu düzeltmek için yeniden paralar harcıyor.</p>
<p>Bu konuda Antalya’da Konyaaltı bölgelerindeki kablosuz sistemler, Kalkan, Kaş ve Konaklı yerleşim bölgelerinin yaşadıkları incelenebilir.</p>
<p>Uzun zamandır Kemer olarak MOBESE Sistemini beklediğimiz bir gerçek. Ama kullanışlı olmayan bir sistemi seçmek ve de sonradan bunun sancısını ilçe olarak hissetmekte bir o kadar yanlış. Bunda işi veren işletme olan GATAB ın bir eksikliğinin olduğunu düşünmek mantıksız bir öngörü olur. Sadece teknik danışmanlık yapan firmanın yeterince bilgilendirmediğini düşünebiliriz. Coğrafi koşullar müsait olduğu halde ve bu kadar olumsuzluk yaşayan kuruluşlar olduğu halde kablosuz bir sistemi istemek bu ilçenin parasına kıymak demektir.</p>
<p>Bu sistemi kullanan yerlere sorulacak soru çok basit. “Sisteminiz yüzde kaç verimli çalışıyor”<br />
Tabii bu o kurumun başkanlarına sorulamaz, onların verdikleri karar ve yaptıkları yüzde yüz nokta atışı olduğu için onlar hatayı değil başarıyı anlatırlar. Ancak akıl var mantık var.</p>
<p>Neden daha sonra bir sürü sorun yaratacak, arıza çoğaldıkça verimi düşecek, kötü hava şartlarından etkilenecek, her yıl frekans ücreti ödememize sebep olacak, yaptığı arızalar sebebi ile periyodik bakım ve malzeme ücreti ödememize sebep olacak en önemlisi de bu işi GATAB yaptırdı demek iyi araştırmamış, sorumlusu GATAB dır dedirtecek bir sistemi seçelim ki.</p>
<p>Bir ay daha geç olsun. Sokağa atacak paramız yok bizim.</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MURAT AKSU YU BÜLENT ARINÇ YAKTI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/murat-aksu-yu-bulent-arinc-yakti</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/murat-aksu-yu-bulent-arinc-yakti#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 11:57:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7264</guid>
		<description><![CDATA[Malum Beşiktaş Kulübü Olağan Kongresi yapıldı ve Eski Başkan Yıldırım DEMİRÖREN üçüncü defa ve tekrar başkanlığa seçildi. Hem de büyük bir farkla. Oysa süreç başladığında Yıldırım Demirören “istenmeyen başkan”  rakibi olarak çıkacak kişi ise, kim olursa olsun “eski başkana karşı tercih edilen kişi” konumundaydı. Ta ki, “AKP işe müdahil olana kadar” Resmen olmasa da gayri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malum Beşiktaş Kulübü Olağan Kongresi yapıldı ve Eski Başkan Yıldırım DEMİRÖREN üçüncü defa ve tekrar başkanlığa seçildi. Hem de büyük bir farkla.</p>
<p>Oysa süreç başladığında Yıldırım Demirören “istenmeyen başkan”  rakibi olarak çıkacak kişi ise, kim olursa olsun “eski başkana karşı tercih edilen kişi” konumundaydı.</p>
<p>Ta ki, “AKP işe müdahil olana kadar” Resmen olmasa da gayri resmi olarak bu böyle algılandı ve bu kongre mini bir seçim oldu. Muhtemelen tüm AKP Kurmayları şimdi bu &#8220;golü&#8221; kaleden çıkarmaya uğraşıyorlardır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Vatan Gazetesi’nde İbrahim SETEN imzasıyla bir yazı var. “Aksu’ya CHP balyozu” adıyla…</strong></span></p>
<p>Şimdi o yazıdan bir paragraf sunuyorum sizlere…</p>
<p><strong>BÜLENT AMCA FAKTÖRÜ&#8230;</strong><strong></p>
<p>Başbakan Yardımcısı ve Ak Parti’nin sembol isimlerinden Bülent Arınç’ın Beşiktaş Kongresi’ne gelmesi Murat Aksu ekibinde bile soğuk duş etkisi yarattı.. Yapılan yorum şu: “Bülent Amca’nın gelişi en az 300 oyun adresini değiştirdi.”</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Evet, ülkenin her yanında çığ gibi büyüyen tepki futbola ve kongrelere de bulaşmış oluyor böylece.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">BİR FIKRA</span></strong></p>
<p>Şarap tadıcısının önüne iki şişe şarap koymuşlar ve “Hangisi daha iyidir” diye sormuşlar.</p>
<p>Tadıcı birisinden bir yudum almış ve içmediği diğer şarabın daha iyi olduğunu söylemiş.</p>
<p>Bunun üzerine diğerleri, “Nasıl olur, daha ondan içmedin ki?” deyince, şarap tadıcısı;</p>
<p>“Bu içtiğim şaraptan daha kötüsü olamaz ki” diyerek cevap vermiş.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">SONUÇ </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p>Ben Beşiktaş Kongre Üyesi değilim. Ama Türkiye’de yaşıyorum. İçinde Akp’li bir kişinin, bir zihniyetin bulunduğu herhangi bir projenin başarılı olmayacağını ve suiistimale açık olduğunu bilecek kadar çok tattım bu acı içecekten.</p>
<p>Zaten onlarda bunu bilerek <strong>“Bülent Amca’nın gelişi en az 300 oyun adresini değiştirdi.” </strong>deme gereği duymuşlar. Kendileri de farkında yani…</p>
<p>PİLLERİNİN TÜKENMEKTE OLDUĞUNUN…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/murat-aksu-yu-bulent-arinc-yakti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MHP BAŞARISIZ BİR PARTİ, OYLARINI TERÖRLE ARTIRIYOR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/mhp-basarisiz-bir-parti-oylarini-terorle-artiriyor</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/mhp-basarisiz-bir-parti-oylarini-terorle-artiriyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jan 2010 18:18:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7123</guid>
		<description><![CDATA[Akp nin hazırladığı ‘demokratik açılım’ kitabında, &#8216;Başarısız bir parti olan MHP en yüksek oyunu terörün iyice tırmandığı 1999 yılında almıştır&#8217; denildi. Akp, demokratik açılıma yönelik tereddütleri gidermek amacıyla ve öncelikle bu konuda başta partilerinin taşra yöneticileri ve üyelerini ikna edebilmek için, 30 soru ve yanıtın yer aldığı demokratik açılım kitabı hazırladı.İl başkanlarına dağıtılan bu kitapta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akp nin hazırladığı ‘demokratik açılım’ kitabında, <strong>&#8216;Başarısız bir parti olan MHP en yüksek oyunu terörün iyice tırmandığı 1999 yılında almıştır&#8217; </strong>denildi.</p>
<p>Akp, demokratik açılıma yönelik tereddütleri gidermek amacıyla ve öncelikle bu konuda başta partilerinin taşra yöneticileri ve üyelerini ikna edebilmek için, 30 soru ve yanıtın yer aldığı demokratik açılım kitabı hazırladı.İl başkanlarına dağıtılan bu kitapta MHP’ye yönelik ağır ithamlarda bulunuldu.</p>
<p>Kitaptaki 19. soruda <strong>“MHP’nin demokratik açılım sürecinde aşırı tepki vermesinin sebebi nedir?” </strong>sorusu soruldu ve şöyle cevaplandırıldı.</p>
<p><strong>“Terörün artış gösterdiği dönemlerde MHP’nin oylarında bir artışın meydana geldiği görülmüştür… Kasım 2002 seçimlerinde 57. hükümetin 2. büyük ortağı olan MHP, başarısız performansı ve <span style="text-decoration: underline;">Abdullah Öcalan’ın tutuklanmasıyla birlikte iyice azalan</span> terör eylemlerinden dolayı yeniden barajın altında kalmıştır… 22 Temmuz 2007 seçimlerinin öncesinde terör olaylarındaki tırmanış halkta reaksiyona yol açmış… Bu seçimlerde yüzde 15 oy alarak tekrar Meclis’e girmiştir”</strong></p>
<p>Yukarıda ki cevap kısaltılarak sayfaya aktarılmıştır. Meramımız Akp nin kendi sorduğu sorulara kendi verdiği cevapları yayımlamak değil nasıl bir yanlıştan beslendiklerini ve bizleri götürmek istedikleri yanlış yeri göstermektir.</p>
<p>Yarın, bir gün bu kitaplar dağıtılacak ve değişik bir strateji ile kafalar bulandırılmak istenecektir. Oysa kendi sordukları sorulara verdikleri cevap zaten halkımızın kalbindeki cevaptır.</p>
<p>Evet, MHP tabanı olan bir kitle partisidir. Milliyetçi çizginin verdiği vakur bir duruş ile girdiği seçimlerde baraj altında kaldığı da, iktidarın ortağı olduğu da günler olmuş ama her defasında halkının ona verdiği görevi saygı ile kabullenmiştir.</p>
<p>Evet, MHP nin iktidarda ve ülke yönetiminde söz sahibi olmadığı dönemlerde terör artırılmış, azdırılmış ve bundan beslenen dış güçler ile o dış güçlerin ülkemizdeki kuklalarının oyuncağı ve ülkeyi parçalama kozları olmuştur.</p>
<p><strong>Terörün arttığı dönemler diye adlandırılan zamanlar, aynı zamanda birilerinin de terörü azdırdığı zamanlardır</strong>. <span style="text-decoration: underline;">Şu anda olduğu gibi.</span> Halkın hassasiyetleriyle oynayarak bir bölge halkını açılım adı altında ayrıştırmaktan, bu bölge halkını o teröristlerle bir görmekten daha aşağılayıcı bir durum olabilir mi?</p>
<p>Şu anda haber ve yazılara gelen yorumlardan anlaşıldığı kadarı ile bölge halkının bir kısmı ve düzenin ağaları ile yöneticileri bu açılımdan medet umarak ülkemizden toprak isteme cüretini göstermektedirler.</p>
<p>Öte yandan kanlı teröristlerle bir kefeye konduğunu anlayan ve 1000 Yıllık Kardeşlikten tecrit edilmek istemeyen bölge halkının bir kısmı ise <strong>“Hayır, PKK bizim temsilcimiz olamaz, onları temsilcimiz olarak görmeyi de görenleri de reddediyoruz” </strong>demektedirler.</p>
<p><strong>Kısacası terörden medet uman MHP değil, şu anda özellikle AKP dir.</strong> Çünkü terör ve kanın getirdiği yas MHP nin değil, AKP nin işine yaramakta, açılım adı altında başka hesaplar yapılarak ülke bölünmeye doğru götürülmektedir.</p>
<p>Dış güçlerin aklı ve fikriyle hareket eden AKP birçok koldan hareket ederek ülkeyi kaosa ve vatandaşını çıkmaza sürüklemektedir.</p>
<p>Terör gibi Darbe sözü de Akp nin işine yaramaktadır. Artık günlük vaka olan ve güvenilirliğini kaybeden darbe planlarının amacı eğer olası bir darbenin izini sürerek hazırlayanlarını cezalandırmak olsaydı, bu operasyon gizlilikle yönetilir, bulgular değerlendirilir ve gereği yapılırdı.</p>
<p>Bunda amaç varsayılan kişileri bulmak değil bu kurumu yani ordumuzu zayıflatmaktır. Eğer bu olaylarda Genelkurmay Başkanı’da  dahil herhangi bir ordu mensubunun ihmali veya haberi varsa onları görevden almak yine Başbakan’ın görevidir. Ama yapılmak istenen bu değil,  darbe söylentisinden de nemalanmaktır.</p>
<p>Kaldı ki, iktidarda;<strong> “Laik, demokratik Cumhuriyet aleyhine eylemlerin odağı olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından kabul edilmiş bir iktidar”</strong> varsa, ve bu iktidar <strong>“açılım, reform, anayasa değişikliği”</strong> gibi kelimeleri kurduğu cümlelerin içinde kullanıyorsa bazı güçlerin de <span style="text-decoration: underline;"><strong>“Ülkenin bölünmez bütünlüğü”</strong></span> anlamında bazı plan ve projeleri olması gerekmez mi?</p>
<p><strong> Kısacası; </strong><span style="text-decoration: underline;">“TERÖR ve DARBE”</span> kelimeleri MHP nin değil, AKP nin işine yarıyor o da bunu kullanıyor da kullanıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/mhp-basarisiz-bir-parti-oylarini-terorle-artiriyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEKEL İŞÇİLERİ DE MESİHLİKLERİNİ İLAN ETSİNLER, YA DA DİREK TANRI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/tekel-iscileri-de-mesihliklerini-ilan-etsinler-ya-da-tanri</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/tekel-iscileri-de-mesihliklerini-ilan-etsinler-ya-da-tanri#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 03:08:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=6972</guid>
		<description><![CDATA[MİLLİYET Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’yi öldüren ve Papa 2. Jean Paul’ü yaralayan Mehmet Ali Ağca’nın 30 yıllık cezaevi hayatı dün sabah sona erdi. 52 yaşındaki Ağca, saat 9.20’de polise ait gümüş rengi Linea marka araçla cezaevinden çıkarıldı. Ağca, çıkışta aracın içinden yakınlarına ve gazetecilere yumruk sıkarak selam verdi. Yumruk sağlam kendi çürük. Askerliğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MİLLİYET Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’yi öldüren ve Papa 2. Jean Paul’ü yaralayan Mehmet Ali Ağca’nın 30 yıllık cezaevi hayatı dün sabah sona erdi. 52 yaşındaki Ağca, saat 9.20’de polise ait gümüş rengi Linea marka araçla cezaevinden çıkarıldı. Ağca, çıkışta aracın içinden yakınlarına ve gazetecilere yumruk sıkarak selam verdi.</p>
<p>Yumruk sağlam kendi çürük.</p>
<p>Askerliğe elverişli değildir.</p>
<p>Hiçbir fiziksel rahatsızlığı yok.</p>
<p>Sosyal kişilik bozukluğu raporu verildi.</p>
<p>Ağca, muayene sırasını yumruk yaptığı sağ eli dizinde, koridorda tek başına oturarak bekledi.</p>
<p>Dert etmeyin “Ben Tanrı değilim. Tanrı’nın oğlu da değilim, mesihim” dedi.</p>
<p>Dinlenirken kaldığı süit odaya “gönüllü korumaları” bile yaklaştırılmadı.</p>
<p>VE GÜNDEM YİNE DEĞİŞTİ…</p>
<p><strong>GÜLLÜK GÜLİSTANLIK MEMLEKETİMDE,</strong></p>
<p><strong>TEKEL İŞÇİLERİ ZATÜRRE OLMUŞ…<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/01/9655867.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-6976" title="9655867" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/01/9655867.jpg" alt="" width="238" height="238" /></a></strong></p>
<p>ONLAR DA KİM…</p>
<p>NEYİN İŞÇİLERİ…</p>
<p><strong>YAHU, BİZ ORAYI YILLAR ÖNCE KAPATMAMIŞMIYDIK.</strong></p>
<p><strong>İŞÇİ, MİŞÇİ İSTEMEM… KAPATIN HEPSİNİ…</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/tekel-iscileri-de-mesihliklerini-ilan-etsinler-ya-da-tanri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİR ÜLKEYİ HALK INŞA EDER</title>
		<link>http://www.ekemer.com/bir-ulkeyi-halk-insa-eder</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/bir-ulkeyi-halk-insa-eder#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 10:59:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=6872</guid>
		<description><![CDATA[Amerika silahlarıyla ya da ajanlarıyla girdiği her toprak parçasının silahlı güçlerini yok etmeyi başarmıştır. Ancak,  Amerika bugüne kadar girdiği herhangi bir ülkede HALK&#8217;I MAGLUP EDEMEMISTIR. En doğru siyaset budur, bir ülkeyi HALK INŞA EDER..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amerika silahlarıyla ya da ajanlarıyla girdiği her toprak</strong> parçasının silahlı güçlerini yok etmeyi başarmıştır. <strong></strong></p>
<p>Ancak, <strong> Amerika bugüne kadar girdiği herhangi bir ülkede <span style="text-decoration: underline;">HALK&#8217;I MAGLUP EDEMEMISTIR.</span></strong></p>
<p>En doğru siyaset budur, bir ülkeyi <strong><span style="text-decoration: underline;">HALK INŞA EDER..</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/bir-ulkeyi-halk-insa-eder/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AHMET TÜRK Ü HEMŞERİSİ BİLE KAPIDAN SOKMADI AMA BİR KARADENİZLİ BAŞ TACI YAPACAK</title>
		<link>http://www.ekemer.com/ahmet-turk-u-hemserisi-bile-kapidan-sokmadi-ama-bir-karadenizli-bas-taci-yapacak</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/ahmet-turk-u-hemserisi-bile-kapidan-sokmadi-ama-bir-karadenizli-bas-taci-yapacak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 00:59:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=6304</guid>
		<description><![CDATA[Hürriyet Gazetesi’nin web sayfasından aşağıda başlığını verdiğim haberi okuduğumda şaşırmıştım. EV SAHİBİ AHMET TÜRK ÜN KİRA KONTRATINI İPTAL ETTİ Çünkü haberin içeriğinde bu evin Mardinli bir işadamı, arkadaşına ait olduğunu ve ev sahibi olan o kişinin kendi rızası ile bu evi kiralık olarak verdiğinden bahsediliyor ve evi beğenen Türk Ailesinin de taşınmak için eşyalarını kamyona [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/01/AHMET-TÜRK-EVİ.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-6309" title="AHMET TÜRK EVİ" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/01/AHMET-TÜRK-EVİ.jpg" alt="AHMET TÜRK EVİ" width="243" height="269" /></a>Hürriyet Gazetesi’nin web sayfasından aşağıda başlığını verdiğim haberi okuduğumda şaşırmıştım.<br />
<strong>EV SAHİBİ AHMET TÜRK ÜN KİRA KONTRATINI İPTAL ETTİ</strong></p>
<p>Çünkü haberin içeriğinde bu evin Mardinli bir işadamı, arkadaşına ait olduğunu ve ev sahibi olan o kişinin kendi rızası ile bu evi kiralık olarak verdiğinden bahsediliyor ve evi beğenen Türk Ailesinin de taşınmak için eşyalarını kamyona yükleyerek yeni evin yolunu tuttuğu anda bu defa ev sahibinin <strong>“komşuların baskısı olduğunu, ve evi kiraya vermekten vazgeçerek kontratı iptal ettiğini”</strong> yazıyordu.</p>
<p>Bu haberden sonra gazetecilerin yaptığı araştırma ise daha da şaşkınlık vericiydi.<br />
<strong>“Ağabey beni affet. Birileri bu evi sana verdiğim için rahatsız olmuş. Aynı binada oturmayız, diyorlar”</strong> diyerek DTP Eski Başkanı’na ev vermeyen kişinin vermiş olduğu karardan kendi rızası ile dönen o Mardinli arkadaşı olduğu anlaşılıyordu.</p>
<p>Gazeteciler anılan binada araştırma yapmışlar, AHMET Türk’ün Oran’da taşınmak istediği ev, yeni yapılmış bir bina. Mardinli işadamı Bahattin Demircan’a ait. Yol üzerinde olan apartmanda, geniş daireler ve güvenlik sistemi dikkat çekiyor. Her katta iki dairenin bulunduğu binada halen birçok daire boş. Türk, bu dairelerden 14 numaraya taşınmak için kontrat imzalamış, ancak iptal edilmiş. Binaya giriş kameralarla denetlenirken apartman sakinleri şifre yazarak ana kapıyı açabiliyor. Ana kapıdan sonra 24 saat çalışan kameraların izlendiği güvenlik kontrol noktası bulunuyor. Konuşulan bina sakinlerinin <strong>bir çoğu yeni taşındıklarını ve diğer komşularını da çok fazla tanımadıklarını söylediler. Bina sakinleri Türk’ün taşınma olasılığını da hiç duymadıklarını</strong> kaydetmişler. Apartman görevlisi de Ahmet Türk’ün taşınması konusunda bir şey bilmediğini söyledi.</p>
<p><strong>Yani o eve Ahmet Türk’ün kabul etmeyen yeni komşuları değil, Mardinli iş adamıydı, arkadaşıydı.</strong></p>
<p><strong>İSTERSEN GELİP BENİM EVİMDE OTURABİLİRSİN</strong></p>
<p>Ama bu defa da başka bir kişi devreye girdi.<br />
KAPATILAN DTP’nin yasaklı Genel Başkanı Ahmet Türk’ün, taşınmak istediği Oran’daki evin, komşuların istememesi gerekçe gösterilerek izin verilmemesine tepki gösteren <strong>Ak Parti Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş’tan “İstersen gel benim evimde otur” daveti geldi.</strong></p>
<p>Olayın duyulması üzerine Ak Parti Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş, Türk’e, “istersen gel benim evimde otur” teklifi yaptı. Türk’e teklifini Hürriyet aracılığıyla yapan Göktaş, <strong>“Olayı duyunca hem çok üzüldüm, hem de çok sinirlendim. Böyle bir şey nasıl olur” </strong>dedi ve Türk’e şu teklifte bulundu:</p>
<p>“Oran’da, halen oturduğum 230 metrekarelik bir dairem var. Eğer Sayın Türk isterse, bu daireyi kendisine tahsis etmeye hazırım, gelip oturabilir. <strong>Bu teklifimi kabul ettiği takdirde, dairemi hemen boşaltıp, kendim kiraya</strong> çıkmaya hazırım. <strong>Kendisinden kira da istemiyorum. </strong>Herhangi bir kira ödemeden kalabilir. Bu çok samimi bir tekliftir. <strong>Dairemin bulunduğu apartmandaki komşularım da çok asil insanlardır.</strong></p>
<p>Mardinli işadamının kendi mülkü olan evini bile vermemesi bir yana Trabzonlu vekilin bir apartmandaki tek dairesini “bulunduğum apartmandaki komşularım da çok asil insanlardır”  diyerek teklif etmesi haberlerine gelen yorumlar çok manidar.<br />
<strong>Artık hükümet ile vatandaşın aynı dili konuşmadığı, vatandaşın hükümete olan güveninin bittiği apaçık ortada. Bunu bu haberlere gelen yorumlardan da görebiliyoruz.</strong></p>
<p>Bu yorumlardan bir kaçını sırasını bozmadan yazımın altına koyuyorum. Vatandaşın gösterebildiği tepki, şimdilik sadece yorumlar. Ama bu yorumlar aynı zamanda seçimin kaderini değiştirecek görüşlerinde habercisi aynı zamanda.</p>
<p><strong>İŞTE O YORUMLAR (<span style="text-decoration: underline;">HABERDEN DAHA DEĞERLİ VE ÖNEMLİ</span>)</strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">vecdi berker 03.01.2010 05:47:00</span><br />
sayın göktaş ortaklarınızla mutluluklar dileriz<br />
</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">Rua Ayengin 03.01.2010 04:24:32</span><br />
VALLA BIZIM BURAYA GELME&#8217;DE NEREYE GIDERSEN GIT.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Memet Cengizhanlar 03.01.2010 04:03:10</span><br />
Demokratik açılımı beraber gerçekleştirirsiniz.<br />
</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">yuh artık 03.01.2010 04:00:48</span><br />
Sayın milletvekili milletin sorunlarıyla ugraşsaya biraz. madem çok dairesi var, o daireye muhtaç bir çok kesim var. Fakirden al milletvekili maaşını zengine ver daireni, yeni nesil robin hood.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">metin taştan 03.01.2010 10:53:58</span><br />
EY yüce halkım:Gün kardeşlik,birlik,beraberlik günü.Gelin hep birlik olalım,tek yumruk olalım.Kürt,Türk,Laz,Çerkez,Alev,iSünni demeden önce insan sloganı ile birbirimizi sevelim ve sayalım.Biz etle tırnak gibiyiz ama;bazıları bizi birbirimize düşürmek istiyor.oyuna gelmeyelim sayın Göktaş&#8217;ı kutluyorum<br />
</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Cemalettin Balta 03.01.2010 10:53:54</span><br />
Simdi anlasildimi &#8220;acilimin&#8221; ne demek oldugu. Sayin Bahcelinin dilinde tug bitti, defalarca soyledi bu isin böluculuk oldugunu. Bak simdi oturacagin apartman sakinleri seni istemiyor, eskiden sorunun yoktu ama artik var. Bu diger dogulu yurttaslarin da basina gelmeye basladiysa, pandoranin kutusu ..</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">fatma ayaz 03.01.2010 09:42:45</span><br />
BERABERLİĞİNİZİ TEYİT ETMİŞ OLDUNUZ BÖYLELİKLE.</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">kadir can aydemir 03.01.2010 09:42:20</span><br />
Trabzonlular bu adama daha oy verecekmisiniz</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">selim aslan 03.01.2010 09:18:05</span><br />
helal olsun.. gerilimi düşürmek açısından güzel bir teklif&#8230;<br />
</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">yalçın kaya 03.01.2010 08:46:44</span><br />
Sayın göktaş,sanırım bu davranış yandaş partiler arası dayanışma gereği olsa gerek.Hedef tek olunca !</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">kemal semerci 03.01.2010 07:58:57</span><br />
BOYLE IKI YUZLU BIR KOMSU BENDE ISTEMEM<br />
</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">honca ahmet 03.01.2010 07:46:15</span><br />
Bravo Göktaş&#8217;a güzel bir jest yapmış.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">zülfikar atikbay 03.01.2010 07:43:51</span><br />
Bakınız Ahmet beyin kürt olmasına değil,PKK yi desteklediğinedir bu tepki.Yoksa yıllarca hiçbir ayırım yapılmaksızın kürtlerle bir arada yaşayıp gidiyoruz&#8230;<br />
</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">mehmet Canfeda 03.01.2010 07:07:09</span><br />
Eğer, olay anlatıldığı gibi ise ev sahibine sormak gerekir. Kardeşim sen ne yapmak istiyorsun? Aklın başında, şuurun yerinde mi? Allah sana izan versin inşallah!<br />
<span style="text-decoration: underline;"><br />
</span><strong><span style="text-decoration: underline;">Sencer Türk 03.01.2010 06:56:21</span><br />
Bunlara oy verenler, açın gözünüzü.. </strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Savas Satir 03.01.2010 06:52:47</span><br />
Ak Partili vekil Kemalettin Göktaş&#8217;i kutlarim; 4-4&#8242;luk bir demokratmis.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">ABDULLAH USLU 03.01.2010 06:22:51</span><br />
SAYIN VEKİL,YARIN BİRGÜN SENİN ASİL KOMŞULAR DEDİKLERİN DE,7 TANE ŞEHİT GELDİĞİNDE İSYAN EDERLER.MERAK ETME.<br />
BENCE SEN YİNE KİRAYA ÇIK,O DAİREDEN ALACAĞIN KİRA İLE FAKİR ÖĞRENCİ OKUT,DAHA ASİL BİR HAREKET YAPMIŞ OLURSUN.AHMET TÜRK&#8217;E BURADAN TEKLİF EDİYORUM.SİNCAN&#8217;DA OTURURSA GELSİN.BEN EV VERECEĞİM<br />
</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">Kaan KURT 03.01.2010 09:53:05</span><br />
Ahmet Turk hemen tasinsin 230 mk2&#8242;mis. Boyle firsat kacmaz. Akepe milletvekili amma aska gelmis kendi evini bile bosaltiyor gozumuz yasardi. Trabzonlular ne dersiniz bu milletvekiline?</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">vecdi berker 03.01.2010 05:48:38</span><br />
trabzonlular kime oy verdiniz <img src='http://www.ekemer.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Mustafa PEHLİVAN 03.01.2010 10:51:22</span><br />
açılım diye başladıkları şeyin aslında ayırım olduğunu belki anlamışlarıdır. iktidar ve DTP yeni adıyla BDP yaptıkları siyasetin ülkemizi nasıl bir ayrımcılığın ve bölünmenin eşiğine getirdiğini görsünler.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Zekeriya Keleş 03.01.2010 10:50:19</span><br />
Ahmet Türk Türkiyede tabiki sevilmez hain pkk yandasligi yapiyorlar gitsin kandil Daginda otursun<br />
</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">İbrahim KURT 03.01.2010 10:46:30</span><br />
Sayın Türk e ev verme konusunda komşuların tepkisini doğru bulmuyorum , böyle bir düşünce istek ve arzu hiç insanı değil . AKP millet vekilinin sayın Göktaş teklifinide onaylamıyorum . İnsanı değerlerimizi siyasi çıkarlarımıza kurban etmemeliyiz.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">ALİ  ÖZMAKAS 03.01.2010 10:44:44</span><br />
AKP&#8217;nin ne yapmak istediği ortada.Evini T.C.Devletine karşı çıkan, şehitlerimizde kılını kıpırdatmayan Ahmet Türk&#8217;e niye ev veriyorsunuz.?<br />
</strong> <span style="text-decoration: underline;"><br />
cemal altan 03.01.2010 10:44:14</span><br />
Trabzondan bu zihniyet bravo doğrusu akp olduktan sonra yakışır.NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE&#8230;.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">MURAT KAYA 03.01.2010 10:42:33</span><br />
Ankarada oturması gerekenler değilde,Oturmaması gerekenler oturuyor.</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">hüseyin sömer 03.01.2010 10:40:41</span><br />
İŞTE SİZİN POLİTİKANIZ AYRILIKÇILIK. BU MİLLET ASİLDİR YARDIMSEVERDİR, AMA SİZİN GİBİ IRKÇI POLİTİKACILARIDA HİÇ BİR ZAMAN KABILLENMEZLER. AYNADA KENDİNİZİ GÖRÜN. İŞTE ESERİNİZİN SONUCU DIŞLANMAK&#8230;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İbrahim Çağlayan 03.01.2010 10:40:27</span><br />
Bravo sayın hemşeri milletvekilim.Bir dahaki seçime artık bakanlığı garantiledin. Genelbaşkanının yarattığı çirkinliği sen temizlemeye çalışıyorsun ama olmuyor</strong>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/ahmet-turk-u-hemserisi-bile-kapidan-sokmadi-ama-bir-karadenizli-bas-taci-yapacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

