GAZZE’DEN SOKAĞA

Haziran 5, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

Aldığımız ilk duyum şöyleydi;  İsrail, Türkiye’den Gazze’ye yola çıkan insani yardım gemisine saldırdı, 9 sivili öldürdü, 26 yaralı var. İnanamadım, hayretler içerisinde kaldım. Çünkü; “Ne kadar terörist bir devlet de olsa, hiçbir mantık böyle bir durumu asla göze alamaz” diye düşündüm. “Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen böylesi bir eylemin altından hiçbir güç kalkamaz, dünya kamuoyunca suçüstü yakalanılmıştır” diye düşündüm. “Bu devlet, geçmişte bu türden örneklerini çok defa gördüğümüz, şahit olduğumuz İsrail bile olsa, böylesine aptalca ve bile bile lâdes dedirtecek bir hunharlığı, nasıl olur da böyle aleni yapabilir” diye düşündüm. Gerçekten inanamadım, ama çok daha fazla kahrettim, çok daha fazla lânetledim. Bütün gece televizyon ekranlarına odaklanarak, olan biten vahşiliklere... 

SİYASET, GENEL AHLÂK VE ŞEREF

Haziran 3, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

“Siyaset mesleğinden daha şerefli bir meslek var mı? demiş, ismi “Ayrıcalıklı” anlamına gelen ve mümtaz bir kişilik olduğu anlaşılan CAMBAZ’ER HEPDÖNE. Daha önce de; “Apo’yu serbest bırakalım, TSK’ya komutan yapalım, bu iş bitsin” demiş, kendisini parçalarcasına avukatlığını yaptığı siyasette ne denli akil biri (!) olduğunu, bu ulvi düşüncesiyle ortaya koymuştu döne döne. Bakın daha neler demiş son yazısında muhterem; “Bütün meslek grupları içinde genel ahlâk ilkelerine riayet dendiğinde, politikacılardan daha iyi durumda kim var? Karşılaştırın ve hüküm verin; En çok fire hangi meslek grubunda?” diyerek başlamış sözlerine ve dayanamamış kendisi karşılaştırma yapmaya karar vermiş. Önce, “siyasetçi” ile “sanatçı”yı karşılaştırmış ve demiş ki; “Türkiye, Baykal olayı ile çalkalanıyor.... 

MED’DEN ROJ’A İDEOLOJİK YAYIN VE AVRUPA

Mayıs 27, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

İlk olarak 1995 yılında “MED TV” kanalı kuruldu. İngiltere’den alınan lisans ile yayın hayatına başlayan televizyon kanalı, 4 yılın sonunda 1999’da kapatıldı. Gerekçe; “PKK propagandası yapmak”tı. İlkine, hemen “YA” eklendi, bu sefer “MEDYA TV” olarak, Fransa’dan alınan lisans ile yayınlarına devam eden kanal, 5 yılın sonunda 2004 yılında kapatıldı. Gerekçe; “MED TV’nin devamı olduğu” idi. Baktılar “YA” ekleyerek bu iş olmuyor, bu kez “ROJ TV” adıyla, 2004’te Danimarka’dan alınan lisans ile yayınlarını sürdürdüler/sürdürüyorlar. İlki 4 yıl sonra, ikincisi 5 yıl sonra kapatıldı ise; ki öyle, bu düz mantıktan hareketle, halihazırdaki ROJ TV’nin ömrünün de 6 yıl olması ve içerisinde bulunduğumuz 2010 yılında kapatılması gerekmez mi! Bu düz mantıktan bir başka çıkarımın da; “Her bir... 

ŞEHİT CENAZELERİ VE PROTOKOL

Mayıs 21, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

Ülkede 80 yıldır bugüne kadar demokrasinin “D”si yoktu(!), son bir senede “açılım”lar başlattık. Kürt açılımını, Ermeni açılımını, Roman, yani Çingene açılımını, azınlıklar ve farklı din ve mezhep açılımlarını arka arkaya yaptık, açıldıkça açıldık. Hepsinin ortak paydası ise; “Demokratik”! olmaktı… Hiç beklenmedik bir anda ve ortada öyle çok da bir ihtiyaç ve talep yokken, önce Kürt açılımını yaptık, Habur’da karşıladık. Açılım yaparken, tersine şehit cenazeleri giderek arttı bu dönemde. Öyle bir açılımdı ki bu, PKK, yaptığı eylemlerini üstlenmesine rağmen, örgütü temize çıkartmaya çalıştık, Devlet’e mok attık, bilerek, isteyerek ve epeyce keyiflenerek. Ancak her nedense (!), gelinen noktada “yumruk”lar atılmasına sebep olduk. Şehit cenazelerinde Bakan’ların, Milletvekilleri’nin... 

SORUNLAR YUMAĞI

Nisan 29, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

Son Siirt olayları, Daha önceki Mardin, Ş.Urfa, Diyarbakır, vs. vs. olayları, Küçük yaştaki kız ve erkek çocuklara tecavüz. Töre cinayetleri… Kan davaları… Kap-kaç ve hırsızlık çetelerine ucuz ve bol eleman… Uyuşturucu madde kaçakçılığı… Silah kaçakçılığı… Büyükbaş hayvan kaçakçılığı… İnsan kaçakçılığı… Organ mafyası… Başlık parası… Berdel uygulaması… Çok eşlilik, kuma… Ağalık sistemi… Feodal yapı… Aşiretçilik… Aşiretler arası çatışmalar… Hızlı ve yoğun nüfus artışı… İşsizlik… Eğitim eksikliği… Cehalet, cehalet, cehalet… Tüm bunlar, bölgenin yıllardır süregelen sorunları. Kendini Kürtlerin temsilcisi sayan Kürtçü partilerden bugüne kadar hiç biri, bu sorunların tek birine dahi, hiç ama hiç ilgi göstermedi, her nedense! Bırakın çözmeyi, çözmek için en ufak... 

FAŞİST İZMİR’DEN FAŞİST SAMSUN’A…

Nisan 16, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

Kapatılan DTP’nin konvoyu İzmir’de halk tarafından yuhalandı, konvoya yumurta atıldı, protesto edildi. Ahmet Türk, İzmir için “Faşist İzmir” dedi. Oysa İzmir, düşmanın denize döküldüğü yerdi. Bulanık davasını izlemek için Samsun’a gelen BDP heyetinde bulunan Ahmet Türk, mahkeme çıkışında yaptığı basın açıklamasının hemen bitiminde yumruklu saldırıya uğradı ve burnu kırıldı. Şimdi oldu; “Faşist Samsun”. Oysa, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için Atatürk, ilk olarak 19 Mayıs tarihinde Samsun’a çıkmıştı. Ne büyük bir tesadüf değil mi, bu çok anlamlı iki şehir… “Mustafa” sözde filminin taşeron yönetmeni, Samsun olayı sonrasında şu başlığı attı; “Bu yumruk hepimize”. Bırakın demokrasiyi, “insan” unsurunun bulunduğu en ilkel rejimlerde, en iptidai toplumlarda dahi şiddetin hoş görülmesi,... 

NEYSE Ki OLAY ÇIKMADI DA SEVİNDİK!!!

Nisan 13, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

21 Mart “Nevruz” etkinlikleri, BDP tarafından Diyarbakır’da gerçekleştirildi ve son derece coşkuyla kutlandı. Mitingde, konuşmacılar tarafından “Öcalan’a özgürlük” istendi… Katılan kitle tarafından “Öcalan ve PKK” lehine sloganlar atıldı… Öcalan resimleri ve PKK’nın amblemli bayrakları ellerde taşındı… “Öcalan”, “PKK”, “Kürdistan” kelimeleri dillerden hiç düşmedi, kulakları çınlattı… Polis müdahale etmedi (!), olay çıkmadı, sevindik! Hatta öyle sevindik ki, yanında derin bir “OH” da çektik, karşıki dağlar yıkılmadan, rahatladık! Aynen bizler gibi, televizyoncular, gazeteciler, haberciler, köşe yazarları, köşe kapıcıları, akil adamlar, politikacılar, milletvekilleri, bakanlar, bakmayanlar, sanatçılar, şark’ıcılar, garp’ıcılar, türk’ücüler, kürt’ücüler, uzatmayalım, cümbür... 

SPOR’DAN SİYASET’E DİYARBAKIRSPOR

Nisan 7, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

Hafta geçmiyor ki, Diyarbakırspor Başkanı, spor dışı söylemleri ile gündem oluşturmasın. Söylemleri ile spor ve siyaseti birbirine karıştıran Çetin Sümer, yaşadığımız böylesine hassas şu günlerde, son derece müsait zihinlerin, ne yazık ki karışmasına, bilerek veya bilmeyerek sebep oluyor. Süper Lig’de yer alınan 10 yıl içerisinde, toplam 14 maçta taraftarının sebebiyet verdiği olaylar nedeniyle sahası kapatılan, para ve seyircisiz oynama cezaları verilen bir takım Diyarbakırspor. Lig hazırlıklarına, 3-5 futbolcu ile başlamış, o ana kadar tek transfer dahi yapamamış bir takım Diyarbakırspor. Şu ana kadar oynanan 28 haftada 3 teknik direktör değiştiren bir takım Diyarbakırspor. Futbolcuları, paralarını alamadıkları için şehri terk eden bir takım Diyarbakırspor. Ve nihayet, kural bunu gerektirmesine rağmen, “üst üste... 

MEĞER!!!

Mart 30, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

Birbiri ardına gelen açılımlar; “Kürt” açılımı, “Ermeni” açılımı, “Alevi” açılımı, “Roman” açılımı… Şu günlerde ise “Anayasa” açılımı… Tümünün adı ve amacı; “Demokratik açılım”… Meğer, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, 80 yıldır ne kadar kapalı bir ülkeymişiz, demokrasinin ucundan dahi, hiç ama hiç yakalayamamışız, yakalamamışız! Meğer, bu ülkede yaşayan neredeyse hiç kimse, özgür ve mutlu asla değilmiş, hiç olmamış. Bugüne kadar sürekli baskı altında bırakılmış, demokratik hak gaspı altında boynunu eğerek yaşamak zorunda bırakılmış benim zavallı halkım… Meğer, Kürtleri ve Ermenileri soy kırıma tabi tutmuşuz, kılıçtan geçirmişiz, topa tutmuşuz, barbarca, vahşice! Azınlık gruplarımızın tepesine binmişiz, kafalarını kaldırmalarına izin dahi vermemişiz!... 

“PKK DIŞARI” NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Mart 10, 2010 tarihinde tarafından  
MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU kategorisi altında yayımlanmıştır.

Türkiye Süper Ligi’nin ilk yarısında oynanan Bursaspor-Diyarbakırspor maçında Bursa taraftarı “PKK dışarı” tezahüratı yapmış, küçük çaplı tartışmalar yaşanmış, olaylar çıkmıştı. Maçın rövanşı öncesinde günlerce bu maç konuşuldu. Büyük olaylar çıkacağına yönelik emareler kuvvetliydi. Ki bu nedenle, Diyarbakır’daki hiçbir otel, Bursaspor taraftarına rezervasyon yapmadı, taraftarı Bursa’dan Diyarbakır’a götürecek bir tek otobüs firması dahi bulunamadı. Beklenen oldu ve maçın henüz başında sahaya yoğun şekilde atılan taşlar nedeniyle yaralanmalar oldu, maç iptal edildi. Şimdi, şöyle biraz geriye gidelim… Yaklaşık 25 yıldır bölgede terör yaşanıyor. Bu dönem içerisinde tüm hükümetler, yönetimler, tüm mülki amirlikler, asker, polis, herkes, özellikle Diyarbakırspor’un, eski adıyla 1.Lig,... 

Sonraki sayfa »

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari