<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eKemer - Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı &#187; MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI</title>
	<atom:link href="http://www.ekemer.com/c/musavir-gozuyle-bilal-kilikli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekemer.com</link>
	<description>Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 21:05:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>SGK EMEKLETİYOR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/sgk-emekletiyor</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/sgk-emekletiyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 21:29:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8596</guid>
		<description><![CDATA[SGK ya yıllardır prim yatıran bir tanıdığım, yatırmış olduğu primlerin işgüzar bir memur tarafından sistemden silinmesinden dolayı aylarca mağdur ediliyor. Olayın mağduru olan vatandaş Şubat/2010 ayında emeklilik için Antalya SGK’ya müracaat ediyor,  o tarihe kadar gün dökümünde gözüken askerlik borçlanması bir anda sistemden siliniyor.  Sigortalıya gönderilen cevabı yazıda askerlik borçlanmasının süresinde ödenmediğinden bahsediliyor. Oysa Askerlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>SGK ya yıllardır prim yatıran bir tanıdığım, yatırmış olduğu primlerin işgüzar bir memur tarafından sistemden silinmesinden dolayı aylarca mağdur ediliyor.</p>
<p>Olayın mağduru olan vatandaş Şubat/2010 ayında emeklilik için Antalya SGK’ya müracaat ediyor,  o tarihe kadar gün dökümünde gözüken askerlik borçlanması bir anda sistemden siliniyor.  Sigortalıya gönderilen cevabı yazıda askerlik borçlanmasının süresinde ödenmediğinden bahsediliyor. Oysa Askerlik borçlanmasının ödendi dekontunun altında Sigortalıya cevabı yazıyı gönderen ilgili birimin şefinin imzası ve parafı mevcut. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?</p>
<p>Bu kadarla da kalmıyor SGK da görevli bir diğer memur vatandaşa diyor ki nasıl olsa 90 günlük eksiğin var 90 günlük askerlik borçlanması primini yatır emekli ol ondan sonra hukuk mücadelesi verirsin diyor. Köylü vatandaş ta 600 günlük askerlik borçlanmasının üzerine  90 günlük  askerlik borçlanması daha yatırıyor. Yatırıyor yatırmasına ama vatandaşın emeklemesi bitmiyor.</p>
<p>Bütün bunlardan sonra vatandaş köylü Ali amca 26.03.2010 tarihinde SGK il müdürlüğüne bir dilekçe daha yazıyor. Emeklilik talebi hakkında sonta ne mi oluyor SGK il Müdürlüğünde görevli ilgili birimin şefi imzası ile SGK il müdürlüğüne davet ediliyor. Alanya’nın Ücra bir kasabasından gelen Ali amca SGK il müdürlüğünün Emeklilik hazırlık ve tahsis servisi arasında iki mesai gününü harcayarak 7 Mayıs 2010 Tarihinde emeklilik tahsisi ile ilgili yeniden bir dilekçe yazarak evine gönderiliyor. Gün bu gün hala SGK’dan  gelecek bir cevabı beklemekte.</p>
<p>Yaklaşık bir hafta kadar önce gazetelerin manşetlerini süsleyen “artık tek tıkla emeklilik maaşı bağlanacak” haberi fos çıktı. Bu tür hadiselerin münferit olmadığına bizzat şahit olduğumu da ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim. Çünkü 2008 Ekim ayında Muğla SGK müdürlüğüne Emeklilik tahsisi için başvuran Bir eğitimcimizin de hala emekli olamadığını biliyorum.</p>
<p>SGK ile ilgili yazıya başlamışken Bir başka vatandaş 1998-1999 Yıllarında bir işyerinde çalıştığı halde hizmet gün dökümünde gözükmediği için SGK il müdürlüğüne başvurduğu halde 2009 Yılı başından beri İlgili günler hizmet dökümüne eklenmemiştir. Telefonla ve bilfiil  görüşmelerinde ise Emekli olurken toplatırsınız diyorlar. Vatandaş 20-25 Yıllık sigortalılık döneminde yatırdığı primlerin dekontunu saklamak zorunda mı? Kaybederse ne olacak Allah muhafaza yanlışlıkla sistemden de silinirse vay vatandaşın haline…</p>
<p>Muhabbetle Kalın…</p>
<p>Bilal KILIKLI</p>
<p>Mali Müşavir/Ekonomist</p>
<p>Kilikli_bilal@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/sgk-emekletiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PİYASALARIN AYAĞI YERDEN KESİLDİ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/piyasalarin-ayagi-yerden-kesildi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/piyasalarin-ayagi-yerden-kesildi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 09:52:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8264</guid>
		<description><![CDATA[Geçen haftaki yazımda uçuşa hazır olun diye yazmıştım. Görüldü ki uçuş başladı ve  IMKB  ciddi bir artış göstererek 58.700 puanlara kadar dayandı. Dolar ve Euro ise ciddi bir değer kaybederek Dolar 1,50 Euro da 2,00 seviyelerinin altına düştü. Şimdi ne olacak? Borsadaki artış kısa süreli olarak yavaşlasa da devam edecek, Dolar ve Euro’da ise düşüş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen haftaki yazımda uçuşa hazır olun diye yazmıştım. Görüldü ki uçuş başladı ve  IMKB  ciddi bir artış göstererek 58.700 puanlara kadar dayandı. Dolar ve Euro ise ciddi bir değer kaybederek Dolar 1,50 Euro da 2,00 seviyelerinin altına düştü. Şimdi ne olacak? Borsadaki artış kısa süreli olarak yavaşlasa da devam edecek, Dolar ve Euro’da ise düşüş duracak kısmen artış olmasını bekliyorum. Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi İMKB Nisan ayı sonuna kadar 60.000 seviyelerini görecek diye düşünüyorum. Dolar 1,50 seviyelerinin üzerinde Euro ise 2,00 sevilerinin üzerinde seyredeceği kanaatindeyim.</p>
<p>Sanayi üretimindeki ciddi artış, Enflasyondaki düşüş, şirket karlarının beklentilerinin üzerinde gerçekleşmesi, işsizlik oranının kısmen de olsa düşme eğiliminde olması, Anayasa Değişiklik paketinin referanduma sunulması ve referandumdan olumlu bir netice çıkacağının beklenmesi gibi olumlu gelişmeler devam ettiği sürece İMKB yükselmeye devam edecektir. Ancak İç siyasi çekişmeler ile dış kaynaklı olumsuz ekonomik veriler bu yükselişi sınırlayabilir.</p>
<p>Hükümetin KOBİ’ler ile ilgili olarak hazırlık aşamasında olduğu yeni teşvik ve destek kredileri de piyasaya can suyu gibi gelecek diye düşünüyorum. Ancak KOSGEB’in daha önce vermiş olduğu kredilerde olduğu gibi, Çeki yazılmamış, Senedi protesto olmamış, Kredileri gecikmeye düşmemiş V.S. gibi sebeplerle KOBİ’ler Destekten ve teşviklerden mahrum bırakılırsa küçük esnaf yine zor durumdan kurtulmakta zorlanır. Zor Durumda olanları kurtarmak için verilecekse bu tür destekler Çekine-senedine bakmadan kredilerinin gecikmelerini düşünmeden işletmelerin bilançolarının incelenerek verilmesi kanaatindeyim. Çekini-Senedini zamanında ödemiş kredileri gecikmeye kalmamış esnafın zaten krediye veya desteğe ihtiyacı yoktur.</p>
<p>Son olarak; Son günlerde ekonomi çevrelerinde Vergi ve SGK primlerinin cezaların affı ve yapılandırılması hususunda ciddi bir beklenti hakim. Ben de kısa süre içerisinde  önümüzdeki yaz ayında veya en geç Kasım, Aralık gibi vergi  ve SGK prim affı gelecek diye düşünüyorum.</p>
<p>Muhabbetle kalın…</p>
<p>Bilal KILIKLI                                                                                                                       Mali Müşavir/Ekonomist</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/piyasalarin-ayagi-yerden-kesildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UÇUŞA HAZIR OLUN</title>
		<link>http://www.ekemer.com/ucusa-hazir-olun</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/ucusa-hazir-olun#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 09:01:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8050</guid>
		<description><![CDATA[IMF İle yollarını ayıran ülkemiz global krizi de hafif sıyrıklarla atlatarak yoluna devam ediyor. Son olarak körfez sermayesinin ülkemizde ciddi yatırımlar yapacağı söylentileri bile IMKB’yi 57.000 seviyelerine kadar çıkardı. Hükümetin IMF ile yolları ayırması sonucunda piyasaların olumsuz hiçbir tepki göstermemesi kayda değer bir gelişmeydi. Ancak Piyasaların IMF  ile yolların ayrılmasına  olumlu tepkiler vermesi  hükümetin bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>IMF İle yollarını ayıran ülkemiz global krizi de hafif sıyrıklarla atlatarak yoluna devam ediyor. Son olarak körfez sermayesinin ülkemizde ciddi yatırımlar yapacağı söylentileri bile IMKB’yi 57.000 seviyelerine kadar çıkardı. Hükümetin IMF ile yolları ayırması sonucunda piyasaların olumsuz hiçbir tepki göstermemesi kayda değer bir gelişmeydi.</p>
<p>Ancak Piyasaların IMF  ile yolların ayrılmasına  olumlu tepkiler vermesi  hükümetin bu konuyla ilgili olarak yaklaşık bir yıldır IMF yi oyalaması ve piyasaların direncini kırması neticesinde gerçekleşen olumlu bir politikaydı. IMKB bankacılık hisselerinin önderliğinde ciddi bir yükseliş gösterdiğini ve Nisan ayı ile birlikte açıklanacak 2009 yılı bilanço karları ile daha da yükselişe geçeceğini tahmin ediyorum. IMKB nin Nisan ayı içerisinde 60.000 seviyesine çıkacağını düşünüyorum. Alım yapmak için hala fırsat kaçmadığı kanaatindeyim.</p>
<p>ABD Doları Uzun bir süre sonra 1,55 seviyelerine dayandı. Asıl olması gereken  seviyede olmamasına rağmen ABD Dolarının yükselişini olumlu bir gelişme olarak telakki ediyorum. EURO’ya gelince Krizle pençeleşen AB ülkesi Yunanistan’ın AB-IMF anlaşması neticesinde 20 milyar dolarlık kredi anlaşması imzalaması EURO’nun düşüşünü şimdilik frenlemiş gibi görünüyor. Ancak Dolar/Euro Paritesi son 9 ayın en düşük seviyesinde. Kısa vadede zannediyorum Dolar 1.55 seviyelerinin üzerine çıkmayacaktır. Euro da dip denilen noktaya ulaştı diye düşünüyorum.</p>
<p>Yaklaşık 1 trilyon dolar civarında Körfez sermayesi adeta kendisine  sığınacak güvenli liman arıyor. Bunu fırsat bilen hükümet ve iş adamları hemen harekete geçerek bu sermayenin ülkemize gelmesi için çalışma başlattı. Şu bir gerçek ki körfezden gelecek yatırım ve sermaye IMF’den alınacak krediden çok daha verimli ve faydalı olacaktır. Çünkü direkt olarak yatırıma dönüşecek ve istihdama yönelik olacaktır.</p>
<p>Ülkemiz açısından değerlendirildiğinde Körfez sermayesinin İslami ve Faizsiz kazanç yöntemine sıcak baktığını bunun için bu körfez sermayesinde en önemli yatırım bölgesinin Türkiye  olduğunu söylemek yadsınamaz bir gerçektir. Bütün bunların yanında son yıllarda körfez ülkeleri ile iyi ilişkiler kurulması ve bu ülkelerin bir çoğu ile vizelerin kaldırılması bu ülke sermayesini ülkemize çekebilmek için olumlu bir politikadır.</p>
<p>Bilal KILIKLI</p>
<p>Mali Müşavir/Ekonomist</p>
<p>Kilikli_bilal@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/ucusa-hazir-olun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DOLARIN SALTANATI SONA MI ERİYOR?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/dolarin-saltanati-sona-mi-eriyor</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/dolarin-saltanati-sona-mi-eriyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 11:35:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7521</guid>
		<description><![CDATA[Yıllardır yatırımcısına sürekli kazandıran ve dünya piyasasında en çok mübadele aracı olarak kullanılan ABD dolarına ve  ABD tahvillerine yabancıların olan ilgisi her geçen gün azalıyor. ABD hazinesi, yabancıların ellerinde bulunan ABD Hazine tahvillerinin 2009 yılı Aralık ayında 53 milyar dolar azaldığını kaydetti. Bu  dönemde Çin’in elindeki tahvil miktarında 34,2 milyar dolar, Japonya’nın ise 11,5 milyar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır yatırımcısına sürekli kazandıran ve dünya piyasasında en çok mübadele aracı olarak kullanılan ABD dolarına ve  ABD tahvillerine yabancıların olan ilgisi her geçen gün azalıyor. ABD hazinesi, yabancıların ellerinde bulunan ABD Hazine tahvillerinin 2009 yılı Aralık ayında 53 milyar dolar azaldığını kaydetti. Bu  dönemde Çin’in elindeki tahvil miktarında 34,2 milyar dolar, Japonya’nın ise 11,5 milyar dolar azaltması özellikle dikkat çekici bir durum.</p>
<p>Bana göre; ABD tahvillerinin en iyi fonlayıcısı  konumunda olan bu iki ülke paralarını başka ülke paralarında değerlendirmeye kalkarsa, Amerikan Doları&#8217;nın sonu geliyor demektir ki, bu da asıl global finansal çöküşün ve ABD ve onun dünya üzerindeki saltanatının sonunun başlangıcı demektir. Hafta sonuna kadar döviz bandında inişli çıkışlı bir hareket olacağını sanıyorum. Ancak çok keskin iniş ve çıkışların olmayacağı kanaatindeyim.</p>
<p>Uluslar arası borsalarda ise Dün ABD’de gelen dataların beklenenden daha olumlu gelmesi ABD borsa endekslerini yükseltirken FED’in son FOMC toplantısına ait tutanaklarda bazı üyelerin piyasalara likidite sağlamak amaçlı olarak alınan, mortgage kaynaklı, varlıkların satılarak FED’in bilançosunun küçültülmesini istediğinin açıklanması moralleri kısmen bozdu ve yükselişi törpüledi.</p>
<p>ABD Dow Jones dünü 10.309 puana yükselerek kapatırken, teknoloji endeksi Nasdaq 12 puan artarak 2.226 puandan kapattı. Tokyo Menkul Kıymetler Borsası, kapanışta değer kazandı.   Nikkei Endeksi, dün değer kazanarak 10,335.69 puandan kapandı. Avrupa borsalarının yeni güne artıda başlamaları bekleniyor. Fakat yatırımcıların hafta başından bu yana elde ettikleri karları realize edebilecekleri de gözden kaçmamalı diye düşünüyorum.</p>
<p>Kanımca, Avrupa borsalarında  karların güçlü gelmeye devam edeceği ve değerlemelerin şu anda oldukça uygun seviyelerde bulunduğu unutulmamalı, hisse senetlerine yatırım için iyi bir ortam olduğu gözden kaçırılmamalıdır.<br />
İMKB’de ise Son birkaç gündür yaşanan kademeli yükseliş eğilimine karşın işlem hacmindeki azalış ve para girişinin sınırlı kalması, hala uzun vadeli trendinin altında bulunan endeksin zayıf görünümünün devam ettiğine işaret etmektedir.</p>
<p>Yaşanan toparlanma çabalarının belirginleşerek devam etmesi halinde endeksin kanalına tekrar geri dönebileceğini düşünmekle birlikte, 51.750-52.250 aralığının direnç bölgesi olmasını düşünüyorum. Yükseliş  eğiliminin kademeli olarak seyrini sürdürmesini bekliyorum. Haftayı bütün iç politikadaki sıkıntılara rağmen 53.000 puanın üzerinde kapatacağını ümit ediyorum.</p>
<p>Muhabbetle kalın…<br />
Bilal KILIKLI</p>
<p>Mali Müşavir/Ekonomist</p>
<p>kilikli_bilal@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/dolarin-saltanati-sona-mi-eriyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TURİZM GELİRLERİ NASIL ARTAR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/turizm-gelirleri-nasil-artar</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/turizm-gelirleri-nasil-artar#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Jan 2010 17:37:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7180</guid>
		<description><![CDATA[Turizm yoğunlukla Turgut Özal döneminden sonra  sahil şeridinde bacasız fabrika söylemleri  ile başladı. Maalesef ki artık turizmde “daha çok turist daha az döviz” durumu söz konusu.    2000 li yıllarda tavan tapan turizm gelirleri gün geçtikçe gerilemekte olup her geçen yıl ülkemize gelen turist sayısı artmasına rağmen bıraktıkları döviz miktarı her geçen yıl düşmektedir. Turizm gelirlerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turizm yoğunlukla Turgut Özal döneminden sonra  sahil şeridinde bacasız fabrika söylemleri  ile başladı. Maalesef ki artık turizmde <strong> “daha çok turist daha az döviz”</strong> durumu söz konusu.    2000 li yıllarda tavan tapan turizm gelirleri gün geçtikçe gerilemekte olup her geçen yıl ülkemize gelen turist sayısı artmasına rağmen bıraktıkları döviz miktarı her geçen yıl düşmektedir.</p>
<p>Turizm gelirlerinin düşmesinde her ne kadar dünyadaki ekonomik  darboğazın etkisi olduğu söylense de daha başka sebeplerin olduğu da aşikardır.  Global olarak bakıldığında dünyamız o kadar küçüldü ki artık insanlar istedikleri ürünü bir başka ülkeden daha ucuza temin edebiliyor. Bu da esnafımızın kar marjının sürekli düşmesine bir sebep olarak gösterilebilir. Bütün bunların yanında bir çok otelde uygulanan her şey dahil sistemi turistlerin otel dışına çıkmasını engellemekte, esnafın daha az turistle karşı karşıya kalmasını sağlamakta.</p>
<p>Bütün bunların yanında turizm esnafımızın da gelirlerimizin düşmesinde azımsanmayacak ölçüde etkisi var diye düşünüyorum.<strong>10$’a alınan bir ürünün turistler fahiş fiyatla 100$’a  satılması,</strong> yahut sokaktan geçmekte olan turistin <strong>kolundan tutularak adeta zorbalıkla dükkanın içine çekilmesi</strong>, esnafımızın bir çoğunun <strong>yabancı dil bilmemesi</strong>, hanutçuluk gibi daha bir çok sebep turizmden daha  az gelir elde etmemizin sebepleri arasında gösterilebilir.</p>
<p>Turizm gelirlerinin artırılması için yapılması gerekenlere gelince; yaz aylarında turistleri deniz-kum-güneş üçgeni dışına çıkartarak yayla turizmine önem verilmesi, meyve ve sebze bahçelerine turlar düzenlenmesi, dağcılık turizmine önem verilmesi, gizli kalan tarihi ve kültürel mirasların açığa çıkarılması sayılabilir. Kış aylarında ise, futbol turizmi için daha fazla tesis yapılması, yürüyüş parkurlarının çoğaltılması, bisiklet yollarının artırılması, kaplıcalarımızın etkin tanıtımı, sağlık turizmi için gerekli tesislerin inşası sayılabilir.</p>
<p>Muhabbetle kalın…</p>
<p>Bilal kılıklı</p>
<p>Mali Müşavir/Ekonomist</p>
<p>kilikli_bilal<a href="mailto:haber@bizimantalya.com">@hotmail.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/turizm-gelirleri-nasil-artar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2009 DA  KAZANDIRANLAR / KAYBETTİRENLER</title>
		<link>http://www.ekemer.com/2009-da-kazandiranlar-kaybettirenler</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/2009-da-kazandiranlar-kaybettirenler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 19:15:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=6825</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde geçtiğimiz Aralık ayında bir önceki aya göre en yüksek reel getiri Tüketici Fiyatları ile indirgendiğinde % 6,24 ile Borsa Endeksi‘nde  gerçekleşmiştir. 2009 Aralık ayında finansal yatırım araçlarından Borsa Endeksi, Üretici fiyatları Endeksine  indirgendiğinde  ise % 6,10 ile en yüksek oranda aylık reel getiri sağlamıştır. Üretici Fiyatları Endeksine  indirgendiğinde; yatırım araçlarından Külçe Altın % 1,73 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>Ülkemizde geçtiğimiz Aralık ayında bir önceki aya göre en yüksek reel getiri Tüketici Fiyatları ile indirgendiğinde % 6,24 ile Borsa Endeksi‘nde  gerçekleşmiştir. 2009 Aralık ayında finansal yatırım araçlarından Borsa Endeksi, Üretici fiyatları Endeksine  indirgendiğinde  ise % 6,10 ile en yüksek oranda aylık reel getiri sağlamıştır.</p>
<p>Üretici Fiyatları Endeksine  indirgendiğinde; yatırım araçlarından Külçe Altın % 1,73 ve Dolar  % 0,64 oranında  aylık reel getiri sağlamıştır.</p>
<p>Mevduat faizi %-0,01 ve Euro ise  %-1,35 oranında yatırımcılarına kaybettirmiştir. Tüketici Fiyatlarına İndirgendiğinde  ise; Külçe Altın % 1,86, Dolar  % 0,77 ve Mevduat Faizi % 0,12 oranında aylık reel getiri sağlarken, Euro %-1,22 oranında  yatırımcısına kaybettirmiştir.</p>
<p>Finansal yatırım araçları, Üretici Fiyatları Endeksi ve Tüketici Fiyatları Endeksi’ne  indirgendiğinde;  Külçe Altın üç aylık, Borsa Endeksi ise altı aylık ve yıllık değerlendirmelerde en yüksek reel getiri ile yatırımcısına kazandırmıştır.</p>
<p>Külçe Altın, Üretici Fiyatları Endeksine  indirgendiğinde yatırımcısına üç ayda % 11,78, TÜFE ile indirgendiğinde %  9,63 oranında reel getiri sağlamıştır.</p>
<p>Altı aylık değerlendirmeye göre Borsa Endeksi’nin reel getirisi, Üretici Fiyatları Endeksine  indirgendiğinde        %  39,01, Tüketici fiyatları endeksine  indirgendiğinde ise %  36,30 düzeyindedir.  Aynı dönemde Dolar,  Üretici Fiyatları Endeksine  indirgendiğinde %-5,05, Tüketici fiyatları endeksine indirgendiğinde ise %-6,90 oranında  yatırımcısına  en çok kaybettiren  yatırım aracı olmuştur.</p>
<p>2009 Yılını bir bütün olarak değerlendirdiğimizde Yıllık olarak, finansal yatırım araçları en fazla reel getiri oranına göre,  Borsa Endeksi, Külçe Altın, Mevduat Faizi, Euro ve Dolar olarak sıralanmaktadır. Üretici Fiyatları Endeksine indirgendiğinde, Borsa Endeksi % 84,56, Külçe Altın % 26,03 ve Mevduat Faizi % 9,42  oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken, Euro %-1,26 ve Dolar %-7,86 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir. Tüketici Fiyatlarına  indirgendiğinde ise Borsa Endeksi % 83,52, Külçe Altın % 25,32 ve Mevduat Faizi % 8,81 oranında reel getiri sağlarken, Euro %-1,81 ve Dolar        %-8,38 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir.</p>
<p>2010 da ise Yine en çok kazandıranın borsa olacağını 70 bin seviyelerine kadar çıkacağını düşünüyorum. Dolar ve EURO’nun yatay bir seyir izleyeceğini ancak yıl sonuna kadar Dolar’ın 1.60, Euro’nun 2.25 seviyelerinden yukarılara çıkmayacağını düşünüyorum. Altın’ın ise ciddi bir artış beklemiyorum.</p>
<p>Bol kazançlı bereketli günler dilerim.</p>
<p>Muhabbetle Kalın</p>
<p>Bilal KILIKLI</p>
<p>Mali Müşavir/Ekonomist</p>
<p>kilikli_bilal@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/2009-da-kazandiranlar-kaybettirenler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SGK TEŞVİKLERİ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/sgk-tesvikleri</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/sgk-tesvikleri#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 18:01:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=5265</guid>
		<description><![CDATA[Hükümetin kriz patlat vermeden önce yürürlüğe soktuğu 18-29 yaş aralığında olan erkek ve 18 yaşından büyük kadın sigortalılardan yeni işe alınanlara ilişkin işveren hissesi sigorta primi teşviki ile ilgili olarak 4447 sayılı kanunun 7.maddesi nin yürürlülük tarihi 25.03.2009 tarihinde 30.06.2010 tarihine kadar uzatılmıştı. Bütün bunların yanında Hükümet ilgili teşvik ile yetinmeyip 18.08.2009 tarihinde resmi gazetede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hükümetin kriz patlat vermeden önce yürürlüğe soktuğu 18-29 yaş aralığında olan erkek ve 18 yaşından büyük kadın sigortalılardan yeni işe alınanlara ilişkin işveren hissesi sigorta primi teşviki ile ilgili olarak 4447 sayılı kanunun 7.maddesi nin yürürlülük tarihi 25.03.2009 tarihinde 30.06.2010 tarihine kadar uzatılmıştı.</p>
<p>Bütün bunların yanında Hükümet ilgili teşvik ile yetinmeyip 18.08.2009 tarihinde resmi gazetede yayımlanan değişiklikle teşvik kapsamını genişleterek geçici 9. Madde ile işverenlere daha fazla kolaylık sağlamıştır. Son olarak ta SGK 4.12.2009 da 149 nolu genelge ile teşvik kapsamına hali hazırda işsizlik sigortası almaya devam edenleri de dahil etti.<br />
Teşvik kapsamına giren işyerleri ile ilgili olarak 26.05.2008 tarih ve 26887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 20 nci maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa geçici 7 nci ve 9 uncu maddesi eklenmiş, akabinde SGK Başkanlığı Prim Tahsilat  Daire Başkanlığının 01.08.2008 tarih ve 2008-73 sayılı Genelgesinin 6 nolu bölüm hükmü ve 25.03.2009 tarih ve 2009/52 sayılı SGK Tebliği gereğince, gerekli şartları taşıyan İşverenlerin İşveren Hissesi Sigorta Prim Teşvikinden yararlanabileceği belirtilmiştir.</p>
<p>Hükümetin ve idarenin yukarda adı geçen kanun, yönetmelik ve tebliğlerdeki teşviklerden  işverenlerin çoğunun haberdar olmadığını ve idarenin sağladığı kolaylıktan faydalanmadığını ziyaret etmiş olduğum bir çok işyerinde bizzat gözlemledim. Bütün bunların yanında SSK primlerinin çokluğundan şikayet eden esnaflara bu şekilde teşviklerden yararlanarak SSK primlerini azaltabileceklerini söylediğimde de bu tür teşviklerden bilgilerinin olmadığını söylemişlerdir.</p>
<p>SGK teşvikleri ile ilgili olarak idare tarafından yeterli tahşidatın yapılmadığı ve mükelleflere yeteri kadar duyurulmadığı gözlenmektedir.</p>
<p>Son olarak KOSGEB kredilerindeki Fiyaskoya değinmek istiyorum. Acaba kredi için başvuran kaç işletmeye KOSGEB kredisi verildi? KOSGEB kredilerinin amacı neydi? Binlerce vatandaş KOSGEB kredisi alamadan Banka kapılarından neden geri çevrildi?</p>
<p>Muhabbetle kalın…</p>
<p>Bilal KILIKLI<br />
Mali Müşavir/Ekonomist</p>
<p>kilikli_bilal@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/sgk-tesvikleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 NASIL GEÇECEK?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/2010-nasil-gececek</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/2010-nasil-gececek#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 15:43:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=4652</guid>
		<description><![CDATA[TÜİK’in 2009 3. Çeyrek daralma rakamları beklentilerin altında kaldı. Kapasite kullanım oranları artmaya, İşsizlik oranları düşmeye  devam ediyor. 2010 yılında Büyüme rakamının asgari %5 ler civarında gerçekleşeceğini ümit ediyorum. Ülkemiz son 2 yıldaki zorlu test dönemi başarıyla geçtiğini dünyada bulunan bir çok gelişmiş ülkeden daha iyi seviyede olduğunu söyleyebilirim.2009 3. dönemde açıklanan sanayi üretim verileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜİK’in 2009 3. Çeyrek daralma rakamları beklentilerin altında kaldı. Kapasite kullanım oranları artmaya, İşsizlik oranları düşmeye  devam ediyor. 2010 yılında Büyüme rakamının asgari </strong><strong>%5 ler civarında gerçekleşeceğini ümit ediyorum. </strong></p>
<p><strong>Ülkemiz </strong><strong> son 2 yıldaki zorlu test dönemi başarıyla geçtiğini dünyada bulunan bir çok gelişmiş ülkeden daha iyi seviyede olduğunu söyleyebilirim.2009 3. dönemde açıklanan sanayi üretim verileri ve büyüme rakamlarının 2008 sonundaki daralma döneminin sonuna doğru yaklaştığını görmekteyiz. Açıklanan son rakamların büyümedeki gelişmelerin beklenenden daha iyi olduğunu ortaya koymaktadır. </strong></p>
<p><strong>Petrol’ün 160 Dolarlardan 40 dolarlara kadar düşmesi ile de cari açık azaldı ve her geçen dönem azalmaya devam ediyor. Petrol fiyatının ucuzlaması ve ithalatın daralmasıyla birlikte daha önce artış gösteren cari açığın düştüğü,  ancak petrol fiyatlarındaki artışa paralel olarak ve toparlanma sürecinde cari açığın yeniden yükselebileceği unutulmamalıdır. </strong></p>
<p><strong>Ülkemizin dış finansman açığını kapatabilmesi için dış kaynak bulması gereklidir, fakat finansman kaynaklarının da iyice azaldığı aşikardır. Daralma rakamlarının beklentilerin altında gerçekleşmesi ile uluslar arası derecelendirme kuruluşları da bir bir Türkiye’nin notunu yükseltmeye devam ediyor.</strong><strong> Kriz döneminde dünyada 50&#8242;den fazla ülkenin notunun düştüğünü, sadece  13 ülkenin ise notunun arttığını hatırlarsak ve notunu 2 puan birden artıran tek ülke olduğumuzu düşünürsek her şey yavaş yavaş yoluna girecek demektir. </strong></p>
<p><strong>Merkez bankasını faiz oranlarını 6.50-6.75 seviyelerine çekmesi ile borçlanma maliyetleri oldukça düşmüş bulunmakta, borçlanma maliyetleri böyle kalırsa inşaattan diğer bütün sektörlere kadar iç talepte ciddi artış olur kanaatindeyim. Yaklaşık olarak  2, 2,5 yıl faizleri tek hanede tutabilirsek, ülkemizin faiz faturasını yarı yarıya düşürdük demektir. </strong></p>
<p><strong>2010 da başka neler olacak kısaca değinirsek;</strong></p>
<p><strong>*Dolar değer kazanacak.</strong></p>
<p><strong>* Türkiye en az yüzde 5 büyüyecek.</strong></p>
<p><strong>* Parite 1,35&#8242;lere  gerileyecek.</strong></p>
<p><strong>* Altın değer kaybedecek.1000 dolar civarında seyredecek,</strong></p>
<p><strong> * 2010&#8242;da bütçe açıkları ve kamu borçları en önemli sorun olacak.</strong></p>
<p><strong>* Türkiye kendi bölgesinde en az borçluluk oranına sahip olduğu için avantajlı.</strong></p>
<p><strong>* Enflasyon oranları düşük kalmaya devam edecek.</strong></p>
<p><strong>* 2010&#8242;da iyileşme hissedileceği için yatırımcı güvenli liman olarak sığındığı tahvil </strong></p>
<p><strong>*Merkez Bankası 2010 3.Çeyreğinden itibaren faiz artırımlarına gidecek</strong>.</p>
<p><strong>*IMKB 60 Binlere çıkacak.</strong></p>
<p><strong>*Krizden paçasını kurtaran şirketler daha güçlü olacak.</strong></p>
<p><strong>*İşletmeler Bankalara karşı daha temkinli yaklaşacak.</strong></p>
<p><strong>*Bankalar vatandaşı söğüşlemeye devam edecek.</strong></p>
<p><strong>*Emlak ve İnşaat piyasasında kısmi hareketlenme olacak.</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>*Turizmde 2010 yılı iyi pazarlanabilirse Türkiye’nin yılı olacak.</strong></span></p>
<p><strong>*Reel sektör ayağa kalkacak.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Muhabbetle Kalın….</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bilal KILIKLI</strong></p>
<p><strong>Mali Müşavir / Ekonomist</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/2010-nasil-gececek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ALTIN TEPETAKLAK OLABİLİR Mİ?</title>
		<link>http://www.ekemer.com/altin-tepetaklak-olabilir-mi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/altin-tepetaklak-olabilir-mi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 12:39:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=4093</guid>
		<description><![CDATA[Altın fiyatlarının 1.170 dolara kadar yükselmesi  bu hızlı yükselişin ne zaman duracağı hakkında soruları aklımıza getiriyor. Benin şahsi kanaatim ve beklentilerim çok uzun vadede olmamak üzere  Altının düşüş trendine gireceği bu arada alım satım yapanların dikkatli olmaları. Çok sert olmasa da ciddi bir düşüş bekliyorum. Dolardaki ciddi düşüş, beklenilen ve istenilen seviyelere bir türlü yükselememesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><br />
</strong></p>
<p><strong>Altın fiyatlarının 1.170 dolara kadar yükselmesi  bu hızlı yükselişin ne zaman duracağı hakkında soruları aklımıza getiriyor. Benin şahsi kanaatim ve beklentilerim çok uzun vadede olmamak üzere  Altının düşüş trendine gireceği bu arada alım satım yapanların dikkatli olmaları. </strong></p>
<p><strong>Çok sert olmasa da ciddi bir düşüş bekliyorum. Dolardaki ciddi düşüş, beklenilen ve istenilen seviyelere bir türlü yükselememesi Altının 1170 dolarlara kadar çıkmasının en önemli nedenlerinden biri olarak görüyorum. Bir zamanlar 140 dolarlara çıkan ve piyasalarda 200 dolarların telaffuz edildiği Petrolde yaşanan çöküşün aynısı olmamakla birlikte ciddi bir çöküş yaşanacaktır. </strong></p>
<p><strong>Onsu 1000 doların üstüne çıkması ve bu çıkışın kritik bir süreçte yaşanması bir zamanlar petrolde  yaşanan sıkıntıları akla getiriyor. Altının 1000 dolar kritik sınırı aşmasında Hindistan Merkez Bankasının yüklü miktarda altın alımının yanı sıra, dolardaki ciddi değer kaybı, düşük faiz vs. etkenler yer aldı.</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Ülkemiz  ekonomisinin ise bir şekilde toparlanacağını ve bu toparlanmanın kalıcı olacağını düşünüyorum. İMKB 20 binli seviyelerden 50 binli seviyeler çıkması bir balon misali olsa da artık toparlanmanın başladığını IMKB nin 40 binli seviyelerin altına düşmesinin uzak ihtimal olduğunu düşünüyorum. </strong></p>
<p><strong>Yaklaşık 2</strong><strong> aydır, gerek Türkiye&#8217;de gerek dünyada toparlanmaya ilişkin güçlü sinyaller olduğun, Türkiye ekonomisinin diğer ülkelere oranla daha güçlü kılacak avantajları bulunduğunun, özellikle bankacılık sektörünün sağlamlığının çok  önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak en önemlisi önümüzdeki dönemde bankacılık sektörünün, reel ekonomiyi daha ciddi bir şekilde destekleyip, desteklemeyeceği eğer reel ekonomiye ciddi bir destek verilirse ekonomimiz daha hızlı bir toparlanma yaşayacağımız kanaatindeyim.</strong></p>
<p><strong>Türkiye Ekonomisinde 2010 yılının neler getirim götüreceğine  bakacak olursak  gerek bankacılık sektörümüzün  sağlam olması, gerekse enflasyon ve faizler konusunda elde ettiğimiz kazanımlar, Türkiye ekonomisini güçlü bir şekilde destekleyecektir. Orta vadede faizdeki tek haneli seviyenin kalıcı hale getirilmesi çok önemli diye düşünüyorum. </strong></p>
<p><strong>Faizlerin tek hanede kalması, reel ekonominin bankalar ve hükümetin alacağı ek tedbirler ile  güçlendirilmesi, vergi indirimlerinin gündeme gelmesi, enflasyonda yaşanan düşüş, işsizlik oranlarının düşürülmesi için alınacak tedbirler 2010 da ülkemizi çok daha iyi günler geçireceğinin işaretidir. </strong></p>
<p><strong>“Meslek lisesi memleket meselesi” sözüne katılanlardanım. </strong></p>
<p><strong>Ancak YÖK’ün kaldırmış olduğu katsayı uygulamasının Danıştay tarafından uygulamasının durdurulmasını bir o kadar esefle ve siyasi bir karar olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık 10 yılı geçen bir süredir devam eden katsayı adaletsizliği sebebiyle Meslek liselerinin çoğu kapatılmış olup reel sektöre ara elamanı yetiştirilmesinin önüne geçilmiştir. Reel sektörün ihtiyacını karşılamak için meslek liselerinin çoğaltılması ve mesleki eğitimin 6. Sınıftan itibaren verilmeye başlanması kanaatindeyim. </strong></p>
<p><strong>İyi Bayramlar dilerim.</strong></p>
<p><strong>Muhabbetle kalın…</strong></p>
<p><strong>Bilal KILIKLI </strong></p>
<p><strong>Mali Müşavir/Ekonomist</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/altin-tepetaklak-olabilir-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KOSGEB İŞKENCESİ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/kosgeb-iskencesi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/kosgeb-iskencesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 15:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MÜŞÂVİR GÖZÜYLE-BİLÂL KILIKLI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=3610</guid>
		<description><![CDATA[Yeni KOSGEB  Mevzuatı  başta sıfır faizli kredi olmak üzere küçük esnafa birçok fırsat sunuyor. Yeni mevzuata göre daha önce sadece imalatçı esnafa verilen KOSGEB kredi ve destekleri, imalatçı olmayan küçük ve orta ölçekli esnaf ve girişimcileri de kapsayacak şekilde genişletildi. Şu anda Esnaf odaları ve Ticaret odaları nezdinde başvurular başladı. KOSGEB kredilerinde işletmelere 25.000,00.-TL  ay ödemesiz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Yeni KOSGEB  Mevzuatı  başta sıfır faizli kredi olmak üzere küçük esnafa birçok fırsat sunuyor. Yeni mevzuata göre</strong> daha önce sadece imalatçı esnafa verilen KOSGEB kredi ve destekleri, imalatçı olmayan küçük ve orta ölçekli esnaf ve girişimcileri de kapsayacak şekilde genişletildi.</p>
<p>Şu anda Esnaf odaları ve Ticaret odaları nezdinde başvurular başladı. KOSGEB kredilerinde işletmelere 25.000,00.-TL  ay ödemesiz bir yıl vadeli kredi verilirken tahakkuk eden faizlerin %75’i devlet tarafından ödeniyor. KOSGEB kredilerinde bayanlara yine  pozitif ayrımcılık yapılarak  kredi miktarı 30.000,00.-TL olarak belirlendi. Kredi çekebilmek için imalatçı olma şartının kaldırılması dolayısıyla yoğun bir ilgi gösterildiği görülmekte.</p>
<p>Yukarıda iki hafta önce yazmış olduğum yazı ile KOSGEB kredilerinden kısaca bahsetmiştim. Aradan iki hafta geçmesine ve Krediyi verecek olan 17 tane bankanın açıklanmasına rağmen esnaf Çin işkencesi gibi işkence çekmeye devam ediyor. 1 Kasımdan itibaren bankaların kredi vermeye başlayacağı açıklandı.</p>
<p>Açıklandı açıklanmasına ama KOSGEB veri tabanına kayıt olmak isteyen küçük ve orta ölçekli esnaf KOSGEB’in <a href="http://www.kosgeb.gov.tr/">www.kosgeb.gov.tr</a> adresinden veri tabanına sanırım küçük ve orta ölçekli esnaflarımızın yoğun ilgisi sebebiyle bir türlü kaydını yaptıramıyor, daha önce kaydını yaptıranlar güncellemelerini yapamıyor. KOSGEB temsilciliğine evraklarını teslim edenlerin tanımlamaları da sanırım personel yetersizliğinden bir türlü KOSGEB yetkilileri tarafından onaylanamıyor.</p>
<p>Birde bunun yanında KOSGEB yetkililerine telefonla ulaşmak sanırım Başbakanlığa ya da Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ulaşmaktan daha zor. Telefonlar cevapsız, küçük ve orta ölçekli esnaf perişan. Kredi kartı borcu olan, çeki yazılan, senedi protesto edilen, daha önce çekmiş olduğu kredileri geciktirdiği için yasaklı duruma düşen esnafın durumu ne olacak hala cevap bulabilmiş değil. Eğer onlara kredi verilmeyecekse vay esnafın haline bin bir ümitle ve binbir zahmetle KOSGEB ve Bankaların yoluna düşen esnaf eli boş dönerse hayal kırıklığına uğrayacak.</p>
<p>Bana kalırsa bu tür destek kredilerinin ihtiyacı olan kredi borcu takipte, senedi protesto olmuş, çeki yazılmış zor durumda olan esnafa verilmesi lazım. Durumu iyi olan hiç çeki yazılmamış, senedi protesto olmamış, Kredileri takibe girmemiş esnafın bi şekilde çarkını döndürebileceğini düşünüyorum.</p>
<p>Bol ve bereketli kazanç dileklerimle…</p>
<p>Muhabbetle kalın…</p>
<p>Bilal KILIKLI</p>
<p>Mali Müşavir/Ekonomist</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/kosgeb-iskencesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

