<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eKemer - Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı &#187; ÜSTAD&#8217;IN KALEMİNDEN &#8211; BURHAN ÖZBEY</title>
	<atom:link href="http://www.ekemer.com/c/ustadin-kaleminden-burhan-ozbey/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekemer.com</link>
	<description>Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 04 Jun 2010 21:05:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>KÖMÜR KARASI VİCDAN KARASI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/komur-karasi-vicdan-karasi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/komur-karasi-vicdan-karasi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 05:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8715</guid>
		<description><![CDATA[Maden işçilerinin yüzlerinde ki “kömür karası”, alınterinin simgesi iken, Karun gibi yaşayan kimi “AK” geçinenlerin vicdan karası, insafsızlık ve utancın simgesidir… “Güzel öldüler” Zonguldak’ta ki 30 maden işçisi yerin bilmem kaç metre altında dakika dakika nefessiz kalarak “güzel ölmüşler.” Böyle diyor Bakan Ömer Dinçer… Önce bu sözün söylenmiş olduğuna inanmak istemedik&#8230; Gerçek dışıdır ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maden işçilerinin yüzlerinde ki <strong>“kömür karası”,</strong> alınterinin simgesi  iken, Karun gibi yaşayan kimi “AK” geçinenlerin vicdan karası, insafsızlık ve  utancın simgesidir…</p>
<p><strong>“Güzel öldüler”</strong></p>
<p>Zonguldak’ta ki 30 maden işçisi  yerin bilmem kaç metre altında dakika dakika nefessiz kalarak “<strong>güzel ölmüşler.”</strong> Böyle diyor <strong>Bakan Ömer  Dinçer…</strong></p>
<p>Önce bu sözün söylenmiş olduğuna  inanmak istemedik&#8230; Gerçek dışıdır ya da abartıdır diye düşündük… Ne yazık ki,  yazılanlar doğruymuş… <strong>Bakan Dinçer</strong> Zonguldak’ta ki bir yerel televizyonda böyle  söylemiş…</p>
<p>“<strong>Güzel öldüler</strong>” demiş…</p>
<p>***</p>
<p><strong>Sayın Bakan hangi ölüm güzeldir  ki?</strong></p>
<p>Ölümün güzeli olur mu? Bunu ilk kez  sizden duyduk!</p>
<p>Siz böyle bir ölümü kendiniz için  düşünebilir misiniz?</p>
<p>Toprağın metrelerce altında, uzun  dehlizlerde, kahrolası zindan karanlığında hayata tutunabilmek için çırpınırken,  gram gram eksilen oksijenin tükenişi içerisinde <strong>“Yarabbi bir nefes!!!..”</strong> diye feryat  ederek katıla katıla ölüme gitmenin güzel olduğunu nasıl söyleyebilir siniz?</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Bu mesleğin  kaderi</strong>” değil maden ocaklarının  derinliklerine bitip tükenmek!..</p>
<p>Eşlerini, çocuklarını, ana  babalarını arkada bırakıp kıvrana kıvrana yok olup gitmek, ölüme gönderilmek,  toprak üstünde bu kaderdir diye <strong>“ahkâm  kesenlerin</strong>” vicdan karasıdır…</p>
<p>***</p>
<p><strong>Halk  dalkavukluğu</strong> ya da <strong>ajitasyo</strong>n yapmak gibi bir düşüncemiz  yok…</p>
<p>Kendi yakınlarımız toprak altında  canlarını vermiş gibi isyan duyguları ile dolu olarak bu satırları kaleme  alıyoruz…</p>
<p><strong>“Güzel ölmekmiş”…</strong></p>
<p>Siz dakika dakika nefesiniz azalarak  çırpına çırpına ölmenin ne olduğunu biliyor musunuz <strong>Sayın  Bakan</strong>?</p>
<p>Sizin ailenizden, akrabalarınızdan  böyle “<strong>güzel ölenler (!)”</strong> oldu mu  hiç…</p>
<p>Allah gecinden versin,  siz vakit saat geldiğinde, tercih hakkınız  olsa, tanımını yaptığınız şekilde böyle“<strong>güzel ölmeyi</strong>” yeğler misiniz?</p>
<p>Lütfen yapmayın etmeyin <strong>Sayın Dinçer! </strong></p>
<p>Bir yandan <strong>Sayın Başbakan</strong>, 30 canın toprak altında  kalmasından sonra; “<strong>toprak altında  ölüm</strong> <strong>bu mesleğin kaderinde var…”</strong> diye açıklama yapar, öbür yandan siz karanlık dehlizlerde bağıra bağıra ölüm  şeklini <strong>“güzel ölüm”</strong> diye  nitelerisiniz…</p>
<p>Hiç mi bu işin sorumlularının, <strong>ülkeyi yönetenler olarak sizlerin kusuru,  ihmali</strong> yok bu elim olayda, lütfen söyler  misiniz?</p>
<p><strong>ÖLÜMÜN ADI TAŞERONLUK DEĞİL Mİ?</strong></p>
<p>Doğrusu sizleri anlamakta ve olayla  ilgili olarak sarf ettiğiniz sözleri ve gerçek duygularınızı anlamakta, idrak  ölçeğinde inanın zorlanıyoruz…</p>
<p>***</p>
<p><strong>Sayın Bakan…</strong></p>
<p>Ölenler öldü… Allah hepsine rahmet  eylesin… Onları geri döndürmek elde değil… Geride kalanlar ne olacak peki! Hadi  aileleri acıyı zaman içerisinde bağırlarına taş basarak bir ölçüde  hafifletecekler.</p>
<p><strong>Dul eşlerin  yetim çocukların</strong> bundan sonra ki hali  ne olacak? Geride kalan eş ve çocuklar nasıl geçinecek ve yaşama tutunacaklar?..</p>
<p>Felaketin bir yanı da  o…</p>
<p>Maden ocaklarında ve diğer iş  kollarında yaşamlarını yitiren günahsız insanların geride ki <strong>eş ve çocuklarının dramını</strong> basında  çıkan haberlerden içimiz yanarak öğreniyoruz…</p>
<p>***</p>
<p>Pek çoğu başlangıçta, hani şu <strong>“kanı yerde kalmayacak”</strong> masalı ile  uyutulanlar gibi, eşlerini maden ocaklarında yitirdikleri ilk günlerde hep aynı  masallarla uyutulmuşlar…</p>
<p><strong>“Devletimiz size sahip çıkacak…”</strong></p>
<p>Sonra ne  olmuş?</p>
<p>Acılı ve yaşamda yalnız kalmış  eşler; kötü kaderleriyle baş başa kalmışlar…</p>
<p>Kimse yüzlerine  bakmamış…</p>
<p><strong>Çoluk çocukları aç ve perişan durumlara  düşmüşler…</strong></p>
<p>Ancak, günün birinde yüksek tirajlı  ve etkili bir yayın organı haber yapıp, <strong>“bu nasıl devlet!</strong>” türü feryatlar  koparınca varlıkları anlaşılmış, devletimizin şefkatli elli onlara  uzanmış(!)</p>
<p>Siz hiç grizu patlaması sonucu; <strong>başbakan, bakan, milletvekili, parti genel  başkanı, müsteşar, genel müdür, general, işadamı vs nin</strong> göçük altında kalmış  bir çocuğuna ya da yakınına tanık oldunuz mu?</p>
<p>Mesele bu kadar  açık…</p>
<p>Daha ne söyleyelim  ki…</p>
<p>Sahipsiz bırakılmış ve kaderine terk  edilmiş tüm acılı ailelere Allah sabır ve metanet  versin…</p>
<p><strong>BURHAN ÖZBEY</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/komur-karasi-vicdan-karasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HAYAL SATICILARI VE SENARYO YAZICILARI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/hayal-saticilari-ve-senaryo-yazicilari</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/hayal-saticilari-ve-senaryo-yazicilari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 12:11:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8672</guid>
		<description><![CDATA[“Hayal satıcısı” ve “senaryo yazıcısı” kimi zatı muhteremler(!) yine iş başında… Hani cahil cühela takımını masallarla peşinden sürükleyen ve garip gurebadan cebellezi yaptıklarıyla işi ahirete bırakmadan dünya da keyifli yaşam süren “seyh ve şıh” takımı var ya… İşte onlar gibi, yazılarıyla saf ve temiz duygulu okurlara hayal satan bu senaryo yazıcılarının fasa fiso olduğunu artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“<strong>Hayal satıcısı</strong>” ve “<strong>senaryo yazıcısı</strong>” kimi zatı  muhteremler(!) yine iş başında…</p>
<p>Hani cahil cühela takımını  masallarla peşinden sürükleyen ve garip gurebadan cebellezi yaptıklarıyla işi  ahirete bırakmadan dünya da keyifli yaşam süren <strong>“seyh ve şıh</strong>” takımı var ya…</p>
<p>İşte onlar gibi,  yazılarıyla saf ve temiz duygulu okurlara <strong>hayal satan</strong> bu <strong>senaryo yazıcılarının</strong> fasa fiso  olduğunu artık sevgili okurlar anlamaya başlamış  olmalı…</p>
<p><strong>Kemal  Kılıçdaroğlu</strong> CHP’nin başına geçtikten  sonra, müthiş paniğe kapılan malum kesim; şimdilerde nasıl bir senaryo üretsek  de, inandırıcı masallara imza atmış olsak diye çırpınıp  duruyorlar!</p>
<p>***</p>
<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong> ile birlikte, sindikleri yerden başlarını kaldırarak, “<strong>Güneş’in doğuşunu”</strong> yaşlı gözlerle  izleyen milyonlar; görüldü ki kısa süre sonra, sular seller gibi akıp meydanları  dolduracak, “<strong>işte hesap günü”</strong> diye  haykırarak <strong>seçim sandıklarında yeri göğü  inletecek…</strong></p>
<p>Kara bulutlarla kaplı  kubbenin altında yıllardır süren  <strong>“kara kabus</strong>” un sonu geliyor… Hitler  faşizmini aratmayacak tavır, tutum ve icraatlarıyla, milyonlara kan kusturan <strong>“oligarşi”;</strong> inanıyoruz ki, yeni oluşan  “<strong>halk patlamasıyla”</strong> ecel terleri  dökmeye başladı!</p>
<p>***</p>
<p>Ne bulsak da <strong>Anadolu</strong>’nun dağ rüzgarları esen bir  yayla köyünden çıkıp gelen ve bağırlarda ılık bir bahar havası yaratan, <strong>yüreği temiz, onuru yüce, ülke sevdalısı </strong>bir sevgi insanının yolunu; damlalar göle, nehirler sele dönüşmeden  kesebilsek diye senaryo üreticisi “<strong>hayal  satıcıları”</strong> bugünlerde çırpınıp duruyorlar!</p>
<p>Çırpındıkça da  batıyorlar!&#8230;</p>
<p>Neyle uğraşıyorlar biliyor  musunuz?</p>
<p>Gömlekle (!)</p>
<p>Bula bula Kemal  Kılıçdaroğlu’nun sırtına geçirdiği gömleğin markası ve fiyatını bulup “<strong>büyük yolsuzluk (!)”</strong> olarak ilan etmeye  başladılar…</p>
<p>Neymiş  efendim?</p>
<p>Halk adamı <strong>Kılıçdaroğlu</strong> “etro” marka gömlek  giymiş…</p>
<p>Vay  vay!&#8230;</p>
<p>Ne büyük  yolsuzluk!</p>
<p>Peki kimin kolunda 15-20  bin dolarlık kol saatı var?</p>
<p>Ona yanıt yok.  Tıssss…</p>
<p>Çoraplarına adlarını  yazdıracak denli <strong>şöhret ve siyaset  sarhoşu</strong> olmuş çok önemli “<strong>devlet  büyüklerimiz</strong>” in yansıttığı komik fotoğrafları hiç görmezler  de,</p>
<p>Çirkin siyasetin cirit  attığı ülke coğrafyası içerisinde, <strong>ürkütülmüş, korkutulmuş, sindirilmiş,  dışlanmış, sömürülmüş</strong> çilekeş halkımızın kurtarıcı olma umudunu yüreklerde  yaşatan bir yiğitin, <strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun gömleğini  bulmuşlar…</p>
<p><strong>“Deniz  Feneri</strong>” macerasıyla garip gurebanın,  temiz duygularını sömüren köşe dönücüler, <strong>“din sömürücüleri</strong>” bu ülkede değil  mi?</p>
<p>Siyasete “<strong>Harun gibi girip, iktidar olunca Karun gibi  günün gün edenler</strong>” bu coğrafyada yaşamıyorlar mı?</p>
<p><strong>Yatları,  katları, gemileri, trilyonları</strong> olan “<strong>ak dönemin(!)”</strong> siyaset önderlerinin,  bereketli <strong>“ak servetleri(!)”</strong> neden  bu hayal satıcısı senaryo üreticilerinin hiç dikkatini çekmez? Neden bunları  dillerine dolayamazlar?</p>
<p><strong>5 ve 7  yıldızlı otellerde düğün yapan çocuk evlendiren</strong> siyasetin, devletin, yargının önde gelen isimlerinin  geçmişlerinde hangilerinin ailelerinde, değil “<strong>yıldızlı otellerde”</strong> düğün yapmaları ve  çocuk evlendirmeleri acaba bir kez olsun çay içmek için bile bu otellerin  kapısından içeri girmiş olduklarını kim iddia edebilir?</p>
<p>***</p>
<p>Bırakın bu safsataları…</p>
<p>“<strong>Sütre gerisinde saklanarak</strong>” yüreğinizi,  açıkça ortaya koymadan, internette ve yazılı basında  köşe yazarı olarak millete ahkâm kesmenin,  zere kadar <strong>“kıymet-i harbiyesi</strong>” olur  mu?</p>
<p>Köşenizde ne yazarsanız  yazın, hangi senaryoların üreticisi olursanız olun, yaptığınız işin tam tanımı;  <strong>hamasetle bezenmiş güzel massallar  yazmaktır</strong>, <strong>sayın bay  (X)!</strong></p>
<p>Ne yaparsanız  yapın…</p>
<p><strong>Kar topu Anadolu’nun dağ rüzgarları esen yayla köyünden  yuvarlanmaya başladı. </strong></p>
<p>Artık kısa sürede çığa  dönüşen bu heyelanı kimse önleyemez!</p>
<p><strong>Kartopunun göbeğinde bir yiğit adam Kılıçdaroğlu  var…</strong></p>
<p>Gittikçe büyüyen ve  çığlaşan ise; sömürülmüş, aldatılmış, yoksullaştırılmış aç ve biilaç bırakılmış  Anadolu halkıdır, Türk milletidir!</p>
<p>***</p>
<p>Yeter!..</p>
<p>Geçmişte ayda bir entari  değiştirebilirken, <strong>siyasetin sihirli  dünyasına</strong> girdikten sonra, şimdilerde <strong>büyük alış veriş merkezleri kapatarak</strong>,  dünya markası etiketi taşıyan kostümlerden sınırsız alımlar yapıp, <strong>günde üç kez kostüm  değiştiren…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Çocukları Avrupalarda,  Amerikalarda özel burslarla(!) tahsil yapıp, kısa dönem askerliklerden sonra  yine dış ülkelerde tatlı yaşamlar içinde olan zatı  muhteremlerin</p>
<p>Artık<strong>, sömürülmüş, sindirilmiş yoksullaştırılmış  halkın önünde inanırlıkları ve saygınlıkları kaldı denebilir  mi?</strong></p>
<p>Köşe yazarı kisvesi  altında<strong>, “sütre gerisinde”</strong> saklanarak ne kadar senaryo üretirseniz üretin, istediğiniz kadar <strong>“hayal satıcılığı</strong>”na” soyunun, artık bu  göl maya tutmaz!</p>
<p><strong>Aç bırakılan insanın gözü, fırında ki taze ekmekten başka  bir şey görmez!</strong></p>
<p><strong>“Ya olduğun gibi görüneceksin, ya da göründüğün gibi  olacaksın”</strong></p>
<p>Hangi mevki ve makamda  olursanız olun, <strong>Camilerde gösteriş olsun  diye tabut altlarına girip beş adım cenaze taşıyarak</strong>…</p>
<p>Aç bıraktığınız insanlar  için yaptığınız çadırlarda yemek tepsisiyle sıraya  girerek…</p>
<p>Ölüm sınırına gelmiş  insanların gözünde <strong>“vatan kurtarıcı</strong>”  kompozisyonları yaratmazsınız…</p>
<p>Tavşan gözünü açtı  artık!</p>
<p><strong>Gözün aydın olsun Türkiye!</strong></p>
<p><strong>BURHAN ÖZBEY</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/hayal-saticilari-ve-senaryo-yazicilari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DÖNEKLERDEN DOĞRU SÖZ ÇIKMAZ!</title>
		<link>http://www.ekemer.com/doneklerden-dogru-soz-cikmaz</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/doneklerden-dogru-soz-cikmaz#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 12:17:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8635</guid>
		<description><![CDATA[Bir başka söylemle; “eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz” Bir zamanlar, saygın, güvenilir, dürüst sandığınız kişiler… Mevcut “AMPUL DÖNEMİNDE VE DÜZENİNDE” bir bakıyorsunuz karşınıza “değişmiş seviyesiz, üç kağıtçı ve “DÖNEK” yaratıklar olarak çıkıyorlar… *** Ertuğrul Özkök, Kenan Evren’le konuşmuş. 12 Eylül’ün yargılanmasına yönelik Anayasa değişikliğinde ki kararla ilgili görüşlerini sormuş… Evren’in yanıtı manidar: “12 Eylül’den sonra, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir başka söylemle; “eğri  cetvelden doğru çizgi çıkmaz”</strong></p>
<p>Bir zamanlar, saygın,  güvenilir, dürüst sandığınız kişiler…</p>
<p>Mevcut “<strong>AMPUL DÖNEMİNDE VE  DÜZENİNDE”</strong> bir bakıyorsunuz karşınıza <strong><span style="text-decoration: underline;">“değişmiş seviyesiz, üç kağıtçı  ve “DÖNEK”</span></strong> yaratıklar olarak çıkıyorlar…</p>
<p>***</p>
<p><strong>Ertuğrul  Özkök</strong>, <strong>Kenan Evren</strong>’le konuşmuş.  12 Eylül’ün yargılanmasına yönelik Anayasa değişikliğinde ki kararla ilgili  görüşlerini sormuş…</p>
<p>Evren’in yanıtı  manidar:</p>
<p><strong>“12 Eylül’den sonra, bugünün  kalemlerinin o tarihlerde yazdıkları yazıları arşivlere girip okusunlar. Bakın o  dönemde neler yazmışlar, görsünler” </strong>demiş.</p>
<p>Evren yanıtında  haklı…</p>
<p>Şimdinin, “<strong>AMPUL  PERVANELERİ”</strong> yani “<strong>MODA DÖNEKLERİ”</strong> bugünlerde kimleri <strong>yağlamakla  ballamakla</strong> meşguller? O tarihlerde ise kimleri göklere  çıkarıyorlardı?..</p>
<p>***</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sönmeye yüz tutmuş ampul  ışığının silik gölgesinde silikleşmiş olan kimilerinin</strong>, bugünlerde <strong>CHP</strong>’yi müze yapalım türü “<strong>büyük  laflar(!)”</strong> ederlerken, geçmişte <strong>CHP</strong>’de bir yerlere gelmek için  kimlerin gönlünü kazanmaya çalıştıkları ve ne veciz sözler (!)söylediklerini  bellekler unutmuyor…</p>
<p><strong>Bellekler unutsa bile,  internet unutmuyor…</strong></p>
<p>Bugün kimlere ne için hizmet  ediyorlar herkes ibretle görüyor…</p>
<p>***</p>
<p><strong>Sihirli koltukları (!)  sayesinde</strong>, geçmişte ve <strong>BİRİNCİ VE  İKİNCİ AMPUL DÖNEMLERİNDE, </strong>bol paralara daha doğrusu büyük servetlere  kavuşmuş kimi entel, dantel ve elitlerin; birden bire hidayete erip, <strong>umre  yolarına düşmeleri</strong> acaba Allah’ın bir hikmeti mi?</p>
<p>Yoksa, ilerlemiş yaşları gereği  <strong>bedenleri ve ruhları öbür cihana yaklaşırken</strong>; malı büyük partilerle  götürüp, bugün ülkede milyonlarca aç ve yoksulun oluşmasına neden olan  “<strong>kutsal çalışmalarına bağlı(!) ağır günahlarından kurtulma çabalarının  umutsuz telaşı mı?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>*** </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bunlar hiç mi Allah’tan  korkmaz kuldan utanmazlar!</strong></p>
<p>Haklarında bir sürü şaibe  ortaya atılacak, malı götürüp sülalece zenginleştiklerini dünya alem duyacak,  bunlara tınmayacaklar, vitrine çıkıp <strong>başı secdeye değen “dindar(!)”</strong> görüntüsünde, <strong>umre ya da Hac</strong> yollarına düşüp, insanları dürüst oldukları  yönünde kandırmaya çalışacaklar!</p>
<p>***</p>
<p>Söz Saadet Partisi eski  milletvekili <strong>Mehmet Bekaroğlu</strong>’nda<br />
”Şimdi değişmek moda, artık  herkes yenilikçi…</p>
<p>Ortalık  ‘büyük sorgulamalardan sonra doğruyu bulup hidayete erenlerden geçilmiyor.  <strong>İtirafçılar baş tacı ediliyor: “Değiştiler, artık gerçeği gördüler.” “Ama…”  diyecek olanlara derhal müdahale ediliyor: “Eskileri eşelemeyelim, şimdi bir  terapi sürecinden geçiyoruz, kötü olanları unutalım, güzel şeyler  düşünelim.”</strong><br />
Çok  eskilere gitmeye gerek yok.</p>
<p>Şu yakın  zamanlar içinde bu tiplerin onlarca örneğini göstermek mümkün.</p>
<p>Gazete  arşivlerini şöyle bir karıştırın; öncesinde Ecevit ve Demirel’e alkış tutan  onlarca aydının <strong>12 Eylül sonrası Kenan Evren’in huzurunda el pençe divan  durduklarını görürsünüz</strong>.</p>
<p>Daha  sonra Özal’ı pohpohlayanlar da aynı insanlardı.<br />
Şimdilerde işleri takip  etmek daha kolay; artık hafıza-i beşer nisyan ile malûl değil, çünkü internet  var.</p>
<p>Dün 28  Şubat günlerinde Çevik Bir’in gözüne girmek için <strong>Tayyip Erdoğan’a insafsızca  çakanların bugün aynı Tayyip Erdoğan’ı göklere çıkarmak için nasıl taklalar  attıklarını aynı anda izliyoruz.<br />
Tiksinti geliyor, insanın midesi kalkıyor.”  (</strong><em>Odatv.com – 15 Mayıs- 2010</em><strong>) </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>*** </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Daha  fazla söz ve yoruma gerek var mı?</strong></p>
<p><strong>Her  şey, daha doğrusu her rezalet ve kepazelik ortada değil mi?</strong></p>
<p>Halen okumakta olduğumuz bir  kitap var.<strong> </strong></p>
<p><strong>“İnsan suretleri.” </strong>(D.Kavukçuoğlu)<strong> </strong><span style="text-decoration: underline;"> </span>Literatür yayıncılıktan çıktı.</p>
<p>Bir zamanların parkalı, marşlı,  postallı sosyal demokratlarının, bugün yani <strong>AMPUL DÖNEMİNDE VE DÜZENİNDE</strong> nasıl “<strong>holding sahibi sosyal demokrat</strong>” ve <strong>“iktidar yanlısı”</strong> olduklarından söz ediliyor kitapta..</p>
<p><strong>“Ben gelişerek  değiştim</strong>” diyen bugünün  <strong><span style="text-decoration: underline;">dönmüşlerine (!)</span></strong> mesajlar verme anlamında hatırı sayılır  değinmelerde bulunuluyor…</p>
<p>Neylersiniz?&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“DÖNEKLİK”,</strong> günümüzde artık <strong><span style="text-decoration: underline;">“MAZERET</span></strong>” değil  <strong><span style="text-decoration: underline;">“MAHARET</span></strong>” olarak algılanır oldu…</p>
<p><strong>BURHAN  ÖZBEY</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/doneklerden-dogru-soz-cikmaz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANNENİN ÖLÜMÜ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/annenin-olumu</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/annenin-olumu#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 May 2010 21:52:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8518</guid>
		<description><![CDATA[Yaşam hepimiz için tek düze gitmiyor?. İnişler çıkışlar, acılar sevinçler, ayrılıklar kavuşmalar, ödüller cezalar, dostluklar  ihanetler? Ölümler? Hayatın çeşitli evrelerinde insanların karşılaşabileceği kaçınılmaz oluşumlar? Onu, yıllar önce bir Aralık ayının onuncu gününde, karlı soğuk bir havada ikindi ezanları okunurken, dualarla sonsuzluğa yolcu ettik. Beş evladı ve yaşlı eşi olarak, arkasında ki boşluğun ne denli büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşam hepimiz için tek  düze gitmiyor?.<br />
İnişler çıkışlar, acılar sevinçler, ayrılıklar kavuşmalar,  ödüller cezalar, dostluklar  ihanetler? Ölümler?<br />
Hayatın çeşitli evrelerinde  insanların karşılaşabileceği kaçınılmaz oluşumlar?</p>
<p>Onu, yıllar önce bir  Aralık ayının onuncu gününde, karlı soğuk bir havada ikindi ezanları okunurken,  dualarla sonsuzluğa yolcu ettik.</p>
<p>Beş evladı ve yaşlı eşi  olarak, arkasında ki boşluğun ne denli büyük olduğunu anladığımızda, geri  dönülmezliğin acımazlığı karşısında, yanıp kavruluşumuz zamanın akışı içersinde  hep sürdü.</p>
<p>Bugün, uzun yılları  geride bırakmamıza karşın, ayni duygular içinde anamızı özlemle anıyor ve  arıyoruz?</p>
<p>Her ananın ölümü, geride bıraktığı evlatları için yıkımdır.<br />
Acıların en büyüğüdür?</p>
<p>***</p>
<p>İnsanlar kaç yaşlarına  gelirlerse gelsinler, ana sevgisinin sıcaklığından uzak kalmış olmanın özlemini  çekerler.<br />
Torun sahibi olacak denli yaşları ilerlese de, günü gelir küçük  bir çocuğun annesine olan bağlılığı ölçüsünde ki, sığınmacılıkla ana hasreti  çekerler.</p>
<p>Anamızın ani ölümünde başında değildik.</p>
<p>Gecenin sabaha ulaştığı  saatlerde, başka bir kentten ziyaretine gelmiş bulunan ve evde misafir olan,  küçük oğlunu üstünü örtmek için kalktığında, yıllar yılı çocuklarının sevgisiyle  dolu o şefkatli yorgun kalp birden bire durmuş. Uzandığı divanın üzerinde ruhunu  Yüce Allah’a teslim etmiş.</p>
<p>***</p>
<p>Acı telefon ulaştığında, dört yüz  kilometre ötede ki görev yerimizdeydik. Saatler sonra uzun bir yolculuğun  ardından, baba evine yaklaşırken, ölüm değil de, müdahale edilmiş ani bir  hastalık olmasını temenni ederek kapıyı çaldığımızda, açılan kapıdan yüzümüze  ölüm hüznünün çarptığını hissettik..</p>
<p>Çehreler donuk ve  renksizdi.</p>
<p>Acı gerçeği kabullenmek  istemiyorduk.</p>
<p>Beyaz çarşafı kaldırıp  nur yüzüne baktığımızda, ölüm sarılığının çökmüş olduğu dünyanın o en güzel  yüzünde uyur gibi bir ifade vardı.<br />
Sanki kalkıp her zaman yaptığı gibi benim  aslan oğlum gelmiş diyerek boynumuza sarılmasını beklemenin çaresiz  duygusallığına kapıldık.</p>
<p>***</p>
<p>Oturup bir köşeye, yüreğimiz  sökülürcesine etrafa baktığımız da ana evimizde sanki bütün eşyalar ağlıyordu…</p>
<p>Tam karşımızda duran  mutfakta ne tabak tıkırtısı vardı, ne de onun ara sıra mırıldandığı şarkılarının  sesi…</p>
<p>Dolabının açılan kapağından evlatlarını yetiştirmek için, yemeyip  içmeyip senelerce giydiği mantosunu görüyor, yapmış olduğu fedakarlıkları  gözümüzün önüne getirerek, evladı olarak onu Allah’a yolcu edeceğimiz günde, hep  o bize yaptı, tam sıra bize gelmişken neden bizi büyük bir manevi borç altında  bırakıp gittin diye içimizden dağlara taşlara haykırmak geliyordu.</p>
<p>Her  evlat gibi bu satırların yazarı da Annesine borçlu kaldı.<br />
Senelerce borçluluk  duygusu içersinde için için derin acılar çekti?</p>
<p>***</p>
<p>Bu satırları niçin  yazıyoruz?<br />
Anneler de birden bire ölür sevgili okurlar.<br />
Ölüm kaçınılmaz.</p>
<p>Bir gün hepimizin  kapısını çalacak.<br />
Yaşayan anneler de, evlatlarını geride bırakıp öbür cihana  göç edecekler.<br />
Anneler ölmeden, kıymetini bilin değerli okurlar.</p>
<p>Sadece onun vermesini  beklemeyin.</p>
<p>Siz de verin. Önce evlat  olarak sevginizi verin.</p>
<p>Eğer evlendiyseniz, sık  sık gidip kapısını çalıp, sarılıp bağrınıza basın…</p>
<p>Evlenseniz dahi her  zaman kalben onunla birlikte olduğunuzu hissettirin.</p>
<p>Annem benim  kendisini sevdiğimi bilir ihmalciliğine kapılmayın.<br />
Hangi anne evladının  kendisine olan sevgisini duymaktan bıkar usanır.<br />
Sabah akşam, Annenize  babanıza sevgi mesajlarını iletmekten kaçınmayın</p>
<p>Ölüm kapıyı çaldığında;  dünya imparatoru olsanız, sonsuzluğa uğurladığınız beyaz çarşafın altında  yatmakta olan ruhunu teslim etmiş olan annenize ya da babanıza yapabileceğiniz  hiç şey yoktur.</p>
<p>Ne yaptıysanız, o  yaşamda iken yaptıklarınızdır!..</p>
<p>Sevgili anamızı burada rahmetle anarken,  yetiştirmiş olduğu beş erkek evladının yüksek tahsillerini yapmış çoluk çocuğa  karışmış<br />
Vatansever birer fert olarak yerlerini almış olmalarını, eğer  sesimiz öbür cihana ulaşıyorsa, sevgili anamıza duyurmak istiyoruz. Gönlün rahat  olsun sevgili anacağım!</p>
<p>***</p>
<p>Sevgili  anam,  zamanın koşulları içersinde normal  tahsilini yapamamış olmana karşın, bugünün okumuş birçok kafalarından daha  aydınlık olan bakış açınla, bizi birer ATATÜRK milliyetçisi olarak  yetiştirdiğin…</p>
<p>Her türlü bağnazlık ve  hurafeden uzak tutarak, aydınlık görüşlerinle hayata hazırladığın ve vatan  sevgisinin her şeyden kutsal olduğunu damarlarımıza aşıladığın için…</p>
<p>Evlatların ve torunların  adına, sana binlerce kez teşekkür ediyorum.</p>
<p>Rahat uyu anam!</p>
<p>Bizi,  kendisine yürekten bağlı olarak yetiştirdiğin Ulu Önder Atatürk’ün mirası  Türkiye Cumhuriyeti’ne, her zaman sahip çıkacağımızı, bu ülkede evlatların nasıl  yetiştiyse, torunların da, torunlarının torunları da, ay yıldızlı bayrağımız  altında vatan topraklarında, tam bağımsız bir ülkenin bireyleri olarak  yaşacağından kuşkun olmasın!</p>
<p>Vatanın birlik ve bütünlüğünün korunmasında,  ülkemiz üzerinde hain emellerini gittikçe açığa vurmaktan çekinmeyen iç ve dış  odaklı güçlerle mücadelede bir adım dahi geri atmayacağımızı, senin huzurunda  bütün cihana yeminle ve haykırarak duyuruyorum sevgili anam!</p>
<p>Mekanın  cennet olsun demiyorum.</p>
<p>Yürekten bağlı olduğun  yüce Yaradan’ın mekanını cennet eylediğinden hiç kuşkum yok!</p>
<p>Zaten bütün anaların  mekanı cennettir!<br />
Sen rahat uyu sevgili anam!&#8230;</p>
<p>Rahat  uyu!..</p>
<p>***</p>
<p>Sevgili  okurlar</p>
<p>9 Mayıs Pazar “Anneler  Günü.”</p>
<p>Lütfen “Anneler Gününü”,  annesi olmayan küçük yavrularımız için, Şehit analarının derin acısına saygı  olarak, anne olmanın talihine erişememiş kadınlarımız için, yetiştirme  yurtlarında ki anasız babasız yavrular için, “şov” türü görüntülerle kutlamayın.</p>
<p>Anneniz yaşamda ise  (Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin), o, yılın her günü (sizin) annenizdir.</p>
<p>Sıcak yuvalarda onu her  gün bağrınıza basabilir, sevgi duygularınızı iletebilir, ona armağanlar  alabilirsiniz.</p>
<p>Bunları yapmanız için  “SOSYAL BİR YARA” olan Annesizler gününü beklemenize ve “şovlarla” kutlama  yapmanıza gerek yok.</p>
<p><strong>Çünkü komşunuzun evinde  “cenaze kalkarken”, siz “davul zurna” ile düğün  yapamazsınız”.</strong></p>
<p>Durumu bir de lütfen bu  yönden değerlendirin.</p>
<p>BURHAN  ÖZBEY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/annenin-olumu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HARAM YİYEN RANTİYE İSLAMCILAR!</title>
		<link>http://www.ekemer.com/haram-yiyen-rantiye-islamcilar</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/haram-yiyen-rantiye-islamcilar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 04:47:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8482</guid>
		<description><![CDATA[“Ben 1980’den beri meclisteyim&#8230; Özal ve grubu memlekette büyük talan yaptı&#8230; ANAP’ın yaptığı yolsuzluklar çok… Gerçi ANAP, bunlardan daha az soygun yapıyordu… AKP hiç sınır tanımıyor… ANAP’ın ruhuna fatiha okutur…” (Kamer Genç – Sözcü – 29 Nisan 2010) *** İslami kesimin önemli yazarlarından Mehmet Şevket Eygi… Milli Gazete’de ki köşesinde bundan bir süre önce (1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>“Ben 1980’den  beri meclisteyim&#8230;</p>
<p>Özal ve grubu memlekette büyük talan yaptı&#8230;</p>
<p>ANAP’ın yaptığı yolsuzluklar çok…</p>
<p>Gerçi ANAP, bunlardan daha az soygun  yapıyordu…</p>
<p><strong>AKP hiç  sınır tanımıyor…</strong> ANAP’ın ruhuna fatiha okutur…”</p>
<p><strong>(Kamer Genç –  Sözcü – 29 Nisan 2010)</strong></p>
<p>***</p>
<p>İslami  kesimin önemli yazarlarından <strong>Mehmet Şevket Eygi</strong><strong>…</strong></p>
<p><strong>Milli  Gazete</strong>’de ki köşesinde bundan bir süre önce (1  Şubat 2010) <strong>“ Ey Sahte İslamcılar”</strong> dediği kesime (!) yönelik ağır bir yazı yazdı.</p>
<p>Yazının asıl  kimleri hedef aldığı konusunda yorum yapmıyor…</p>
<p>Takdiri ve  değerlendirmeyi okurlarımıza bırakıyoruz…</p>
<p>X</p>
<p><strong>İŞTE O YAZI </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“Haram rant yiyen İslamcılar size  yazıklar olsun</strong>, iki yakanız bir araya gelmesin, <strong>tepe üstü  düşün</strong>, beter olun, berbat olun! Müslümanlara leke  sürdünüz…</p>
<p>Bozuk  düzenlerde bozuk işler yapılır nice b… yenilir diyen İslamcılar!&#8230;</p>
<p>Bu sapık  fetvaya uymaktan dönmezseniz biz sizden, siz bizden beri olunuz, <strong>sizi gözümüz  görmesin, yıkılın gidin!</strong><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong><strong> </strong></p>
<p><strong>İhalelere  fesat karıştıran İslamcılar</strong>. Başlarınıza o ihaleler kadar taş  düşsün!..</p>
<p>Vaktiyle bu  düzen bozuk düzen, ellerine fırsat ve imkan geçince bozuk ve çarpık dedikleri  düzenin ve sistemin haram nimetlerine  <strong>AÇ KÖPEKLER</strong> gibi saldıran <strong>sahtekar İslamcılar!</strong> Bu yolda giderseniz…</p>
<p>Hazret-i  Ömer, Ümmettin işini görürken, Ümmet mumunu yakar, kendi işini görürken kendi  kandilini uyandırırmış edebiyatı yapan, ellerine imkan geçince saçı bitmedik  yetimlerin, fakir fukara halkın hukukun  çiğneyen uğursuz İslamcılar… Sizleri gözümüz görmesin…</p>
<p>Kur’an’da Rabbimiz,</p>
<p>‘Allah müsrifleri sevmez… İsraf edenler  Şeytanın kardeşleridir…’ buyurmuşken, kendileri Nemrut gibi, Fir’avn  gibi, Neron gibi, Şeddat gibi israf, debdebe, tantana, şaşaa<strong>, ihtişam, gurur, kibir yaşayan, ne oldum delisi, küçük dağları kendisi  yarattı sanan türedi İslamcılar</strong>, <strong>başınıza HARAM SERVETLERİNİZ</strong> kadar  taş yağsın!..</p>
<p>Saçlarına yün  yumakları ilave edip sözde  tesettüre giren dar ve rengarenk elbiseler içinde gezip tozan; <strong>erkeklerin  şehvetli dikkatlerini</strong> açık  hafifmeşrep karılardan fazla çeken İslamcı sayın bayanlar!..</p>
<p>Ya tevbe edip  dosdoğru tesettüre girin, yahut bu numaraları, bu tiyatroları  bırakın.</p>
<p>Arazilere  daha fazla yapı, daha fazla kat izni çıkarıp, bu yüzden oluşan rantlardan  milyonlarca lira <strong>HARAM KOMİSYON ALAN İSLAMCILAR</strong>!  Sizin yatacak yeriniz  yoktur…</p>
<p>Emanetleri  ehil ve layık olanlara değil, kendi yararına, yakınlarına, akrabalarına dağıtan,  nepotizm yapan (ailesini. Sülalesini zengin eden), <strong>EMANETLERE HİYANET EDEN  İSLAMCILAR!.</strong>. Sizin yatacak  yeriniz yoktur.</p>
<p>Bir yandan sunnî görünen, öte yandan ne kadar reformcu  olduğunu, yenilikçi, bid’atçı, değişimci varsa onlarla işbirliği yapan  <strong>bukalemun tıynetli İslamcılar!</strong> Bu münafıklıklarınız cezasız kalır mı  sanıyorsunuz?</p>
<p>Yâranlarını,  yalakacılarını, yağcılarını,  meddahlarını, pohpohlayıcılarını mükafatlandıran, <strong>ONLARIN ÖNÜNE YAĞLI  KEMİKLER ATAN</strong>, övgülere doymayan  İslamcılar!</p>
<p>Tarihte ki  benzerlerinizden hiç ibret almaz mısınız siz?</p>
<p>Riyaset,  makam, mevki, erike, şan, şeref, ün, <strong>alkış delisi İslamcılar</strong><strong>!.. </strong></p>
<p>Hubb-i  riyasetin cinsel şehvetten 360 kat fazla ve yakıcı olduğunu size hiç  söylemediler mi?</p>
<p><strong>Mukaddes  davamızı deve eden İslamcılar!</strong><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong><strong> </strong></p>
<p><strong>Allah’ın  ayetlerini ucuza satan İslamcılar!</strong><strong> </strong></p>
<p>İslam’ı ve  Müslümanları yeryüzünden kazıyıp silmeye yemin etmiş harbi, militan, amansız  <strong>KAFİRLERLE İŞBİRLİĞİ YAPAN İSLAMCILAR!..</strong><strong> </strong></p>
<p>İslam’ın ve  Ümmetin önündeki en büyük engeli oluştan İslamcılar!</p>
<p>Veyl size!..  Eyvah size!.. Efsus ki Efsus (yazık) size!..”  (M. Şevket EYGİ)</p>
<p>***</p>
<p><strong>BU YAZIYI BİZ  YAZSAYDIK</strong></p>
<p>Böyle ağır bir  yazıyı İslami kesinin önde  gelen yazarlarından biri yazmışsa… Bize söyleyecek bir şey kalmaz…</p>
<p>Şayet bizler  böyle bir yazı yazmış olsaydık</p>
<p>Denilecekti  ki:</p>
<p>“Ne  olacak muhalif, zaten iktidara karşı, önyargılı  yazar.</p>
<p>Huzuru bozmak…</p>
<p>Kafa karıştırmak…</p>
<p>İktidarı kötülemek için…</p>
<p>Art niyetli  çaba sarf ediyor, vs..”</p>
<p>Yazımızın  başlangıcında da belirtmiştik…</p>
<p>Biz yorum  yapmayacağız.</p>
<p>Yapmamıza da  zaten gerek kalmamış.</p>
<p>Her şey o  denli açık seçik ve anlamlı biçimde ortaya konulmuş ki…</p>
<p>Muhatapları  düşünsün…</p>
<p>Sadece tek  bir cümle ile yazımızı bitirmek istiyoruz</p>
<p><strong>Gerçekten bu ülkeye çok çok yazık  oluyor</strong>…<strong> Allah yardımcımız olsun! </strong></p>
<p>Ne  diyelim!</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>BURHAN  ÖZBEY</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/haram-yiyen-rantiye-islamcilar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÖŞE YAZARI NAMUSLU VE KAVGACI OLMALIDIR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/kose-yazari-namuslu-ve-kavgaci-olmalidir</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/kose-yazari-namuslu-ve-kavgaci-olmalidir#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2010 14:39:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8352</guid>
		<description><![CDATA[Ülkenin bugün  “kavgacı yazarlara” acilen ve şiddetle gereksinimi var!.. Kavga ne için gerekli? Gittikçe elimizden kaymakta olan ülkemiz, vatanımız, millet olarak gurur ve haysiyetimiz, ekonomik ve siyasi bağımsızlığımız için!&#8230; Gençlerimizin, yavrularımızın güvenli bir geleceğe kavuşmaları için! Kimi işbirlikçilerin yarattığı tahribat nedeniyle yerlerde sürünen basın mensuplarının onurlarını kurtarmak için!&#8230; *** İşsizlik, yoksulluk, sefalet, partizanlık, haksızlık, adaletsizlik, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkenin bugün  <strong>“kavgacı yazarlara”</strong> acilen ve şiddetle  gereksinimi var!..</p>
<p>Kavga ne için gerekli?</p>
<p>Gittikçe <strong>elimizden kaymakta olan ülkemiz,  vatanımız</strong>, millet olarak gurur ve haysiyetimiz, ekonomik ve siyasi  bağımsızlığımız için!&#8230;</p>
<p>Gençlerimizin,  yavrularımızın güvenli bir geleceğe kavuşmaları için!</p>
<p>Kimi <strong>işbirlikçilerin yarattığı tahribat</strong> nedeniyle yerlerde sürünen basın mensuplarının onurlarını kurtarmak  için!&#8230;</p>
<p>***</p>
<p><strong>İşsizlik,  yoksulluk, sefalet, partizanlık, haksızlık, adaletsizlik,  yolsuzluk</strong> iddiaları, adam kayırmalar,  bireysel ve kurumsal despotluk almış başını gidiyor…</p>
<p>Ancak, hal böyle iken,  yaygın (ulusal değil) ve yerel medyamızda ne birinci sayfalarında ne de anlı  şanlı yazarlarının köşelerinde, istisnalar dışında ülkeyi yönetenlere, siyasi  erklere yönelik elle tutulur ciddi uyarılar ve eleştiriler  yok…</p>
<p>Yaygın basında olsun yerel  basında olsun, gazeteyi yönetenlere, köşe yazarlarına ya da televizyon program  ve yapımcılarına, medya patronları tarafından son yılarda sürekli söylenen tek  söz şu:</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">“Aman AKP’ye dokunmayın, iktidarla uğraşmayın, Belediye  başkanlarını, il yöneticilerini ve milletvekillerini sakın  eleştirmeyin!”</span></strong></p>
<p>Ülkenin neredeyse tüm  illerinde, çok az istisna dışında, bu sözlerin yazılı ve görsel basın  mensuplarına <strong>“balyoz”</strong> etkisinde  sabah akşam söylendiğinden, zerre kadar şüphemiz yok!</p>
<p>***</p>
<p>Hangi dönemde olursa olsun;  iktidarlara bilerek ve çıkarı için dokunmayan, <strong>yönetimin başarısızlıklarını, yanlışlarını,  yolsuzluklarını</strong> ve yapmış olduğu <strong>partizanca uygulamaları</strong> görmezden gelen  köşe yazarlarına söyleyin Allah aşkına nasıl   toplumcu ve <strong>ülkesini seven</strong> <strong>“yazar”</strong> diyebileceksiniz?.</p>
<p>Yaşanan tüm olumsuzluklara  karşın, hangi devirde olursa olsun iktidarı eleştirmeyen, üzerine gitmeyen,  düzene uyan gazeteciler, köşe yazarları, televizyoncular geceleri yastıklarına  nasıl huzur içerisinde başlarını koyup uyuyabiliyorlar, anlayabilmek olanaklı  değil!</p>
<p>***</p>
<p>Dönün yakın tarihe  bakın!</p>
<p><strong>1900’lü yılların başında… </strong></p>
<p><strong>Kötü  yönetimlerle, yolsuzluklarla,</strong> ülkeyi  dış güçlere teslim ederek felâkete götürenlerle, her türlü tehdit ve baskıya  karşın canları pahasına savaşım vererek…</p>
<p>Gözünü kan bürümüş <strong>iktidar tutkunları</strong> tarafından  düzenlenen saldırı ve suikastlar sonucunda ilk basın şehitleri olarak tarihe  geçmiş olan ve bugün saygıyla anılan:</p>
<p><strong> Hasan Fehmi’ler, Adnan Samimler, Zeki Beyler,  Hilmiler, Hasan Tahsinler</strong>…</p>
<p>Neden canlarını verdiler?</p>
<p>Onların dünya zevklerini  tadarak keyif içerisinde yaşama hak ve istekleri yok muydu? Onların çoluk  çocukları yok muydu?</p>
<p>***</p>
<p>Basının duayenlerinden  değerli yazar <strong>Hıfzı Topuz</strong>,  gazetecilere yönelik suikast ve cinayetleri anlattığı <strong><span style="text-decoration: underline;">“Özgürlüğe Kurşun</span></strong>” (Remzi  Kitapevi) adlı kitabını, acaba neden bugünlerde yazıp yayınlamak gereğini duydu?</p>
<p>Mücadele gücünü yitirmiş,  <strong>dünya nimetlerine tutsak olmuş</strong>,  gerçekleri görmezden gelip gününü gün eden<strong>, pek çok anlı şanlı köşe yazarını</strong>, <strong>vicdan muhasebesine </strong>çağırmak için mi  kaleme aldı dersiniz?</p>
<p>X</p>
<p><strong>Değerli okurlar;</strong></p>
<p>Ülkenin uçurumun kenarından  dönmesi ve kötü gidişattan kurtulması için, <strong>vatanı, bayrağı ve milleti</strong> için, her  türlü tehdit ve baskıya karşın cesaretle gerçeklerin üzerine gidebilecek yürekli  ve <strong>gerçek vatansever köşe  yazarlarına</strong> gereksinimi var!!!</p>
<p>Sürekli olarak <strong>“İktidarı eleştirmeyin</strong>!” diyen, bu  yönde çalıştırdıklarına <strong>baskı yapan  medya patronlarına</strong> tavır koyabilecek ve doğrular, gerçekler hak ve adalet  uğruna mücadele edecek yürekli ve “<strong>kavgacı köşe yazarları”</strong> aranıyor.</p>
<p><strong>Hasan  Fehmi’ler, Adnan Samim’ler, Zeki Beyler, Hasan Tahsin’ler gibi</strong>!..</p>
<p>***</p>
<p>Milleti, vatanı, ülkesi  için mücadele etmeyen, halkı ve toplum vicdanı adına yönetimleri eleştiren,  uyarıcı yazılar yazmayan, <strong>yalaka, yağcı   köşe yazarlarının</strong> yazılarını  okumayın!..</p>
<p>Okumayın ki, bir zaman  gelsin, akıllarını başlarına toplamazlarsa itibar ve varlık  olarak yok olacaklarını,<strong> tükeneceklerini</strong> ve bir daha toplumda  yüzlerine bakılmayacağını anlar duruma gelsinler!</p>
<p>Hangi meslekte olursa  olsun, ister siyasetçi, ister basın mensubu isterse işadamı ya da bürokrat  olsun; <strong>namusuyla, şerefiyle,  içtenliğiyle</strong> görevini yerine getiren ve <strong>ahlâki akidelere</strong> dayalı olarak topluma  hizmet verenlere tabi ki sözümüz yok!</p>
<p><strong>“Kavgamız”, kavga etmesi gerektiği yerde olup da, kişisel  çıkarı için “kavgadan kaçanlaradır!&#8230;” </strong></p>
<p>Demokratik kavgaların  yapılmadığı yerlerde, demokrat ülke varlığından, toplumun rahat ve huzurdan söz  edilemez!..</p>
<p>Edilse edilse  “<strong>demokrat despotluk</strong>” tan söz  edilir!&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bugün olduğu gibi…</strong></p>
<p>BURHAN  ÖZBEY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/kose-yazari-namuslu-ve-kavgaci-olmalidir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KORKMAYIN VE SİNMEYİN!</title>
		<link>http://www.ekemer.com/korkmayin-ve-sinmeyin</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/korkmayin-ve-sinmeyin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2010 19:47:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8235</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili okurlar… Ülke “kaynıyor” ve “sarsılıyor…” Aylardan beri, gündem değişmiyor… Ergenekon… Balyoz.. Anayasa değişikliği… Referandum vs… Üretim, yatırım, işsizlik, istihdam, yoksulluk ve yolsuzluklardan tek bir ses ve en küçük bir icraat yok… İnsanlar bıktı usandı. Yaşama sevinçlerini yitirir oldular… Cinayetler, intiharlar, yoksulluk görülmemiş ölçüde arttı… Millet kesiyor, doğruyor ya da kendini iplere asıyor… AKP hükümeti, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>Sevgili  okurlar…</p>
<p>Ülke <strong><span style="text-decoration: underline;">“kaynıyor”</span></strong> ve <strong><span style="text-decoration: underline;">“sarsılıyor…”</span></strong></p>
<p>Aylardan beri, gündem  değişmiyor…</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Ergenekon… Balyoz.. Anayasa  değişikliği… Referandum vs…</span></strong></p>
<p>Üretim,  yatırım, işsizlik, istihdam, yoksulluk ve yolsuzluklardan tek bir ses ve en  küçük bir icraat yok…</p>
<p>İnsanlar bıktı usandı. Yaşama sevinçlerini yitirir  oldular…</p>
<p>Cinayetler, intiharlar, yoksulluk görülmemiş ölçüde  arttı…</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Millet kesiyor, doğruyor ya da  kendini iplere asıyor…</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">AKP</span></strong> hükümeti, <strong><span style="text-decoration: underline;">ekonomide ki çöküşü</span></strong> unutturmak, halkın dikkatini başka yerlere  çekmek için ne gerekiyorsa onu yapıyor…</p>
<p>***</p>
<p>Artık  çok net ve tartışmasız biçimde anlaşıldı ki; hedef de <strong><span style="text-decoration: underline;">Türk Silahlı Kuvvetleri</span></strong> ve <strong><span style="text-decoration: underline;">yargı</span></strong> var…</p>
<p>Ordunun  üst kademelerinde yıllarca görev yapmış…</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Atatürk’e ve ilkelerine</span></strong> yürekten bağlı… (zaten en büyük suçları da bu ya (!))</p>
<p>Hain<strong> PKK</strong> terör örgütüne karşı kahramanca  savaşmış üst rütbeli komutanlar…</p>
<p>(F)  tipi projeye dayalı olarak yıpratılmakta ve halkın gözünde küçük düşürülmeye çalışılmakta…</p>
<p>Tartışmasız tabi ki ikinci hedef  yüksek  yargı!&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>“Hayır  durum böyle değil”, diye karşı çıkanlara biz de diyoruz  ki…</p>
<p>Ülkede  düşünce özgürlüğü (!) ve demokrasi (!) varsa, biz böyle  düşünüyoruz…</p>
<p>Var mı  itirazı olan!…</p>
<p>Şu  duruma lütfen bakar mısınız?</p>
<p>Balyoz  davasında önce tahliye, sonra tutuklama…</p>
<p>Ardından tahliye edilenleri yeniden tutuklama…</p>
<p>Tutuklama kararı alan savcıların, Başsavcı tarafından  görevden alınmaları…</p>
<p>Neler  oluyor?</p>
<p>Anlayabilmek olanaklı  değil!</p>
<p>Sabah  akşam yatıyoruz kalkıyoruz ayni şeyler…</p>
<p>***</p>
<p>Yürekli  vatanseverler: <strong><span style="text-decoration: underline;">KORKMAYIN VE  SİNMEYİN!</span></strong></p>
<p>Gerçek  Atatürkçüler <strong><span style="text-decoration: underline;">KORKMAYIN!</span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">KORKMAYIN</span></strong> Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye gönül  vermişler!</p>
<p>Yaşananları dikkatle ve ibretle izleyin ama olanlardan <strong><span style="text-decoration: underline;">KORKMAYIN!</span></strong></p>
<p>Havada  korku bulutları, karada Abdülhamit hafiyeleri yaratanların oyununa</p>
<p>gelip,  haklı davalarda ürkek olmayın, <strong><span style="text-decoration: underline;">KORKMAYIN </span></strong>ve<strong><span style="text-decoration: underline;"> SİNMEYİN! </span></strong></p>
<p>Korkması gerekenler sizler değil, “<strong>bugün korkulacak işler  yapanlardır!”</strong></p>
<p>***</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Yüreğinde gerçek vatan sevgisi olan  herkese sesleniyoruz:</span></strong></p>
<p>Temel  hedefimiz ve çıkış yolumuz, Anayasamızın ilk dört maddesine yürekten sahip  çıkarak, hukuka ve yasalara bağlı olarak kararlılıkla yola devam etmek, <strong><span style="text-decoration: underline;">“aman bana da bir şey olur</span></strong>”  ürkekliğine kapılmadan ve <strong><span style="text-decoration: underline;">“sütre  gerisine çekilmeden” </span></strong>Cumhuriyetimize sonuna kadar sahip çıkmamız  gerekir..</p>
<p>Tekrar  ediyoruz, mücadelemiz tamamen hukuka ve yasalara bağlı  olmalıdır…</p>
<p>Gerisi  milletin özverisi ve kararlılığından  ibarettir…</p>
<p>***</p>
<p>Bakın  Yüce Önder ne diyor:</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">“Yalnız mitingler ve benzeri gösteriler, büyük gayeleri  hiçbir zaman kurtaramaz, ancak doğrudan doğruya ulusun sinesinden doğan ortak  güce dayanırsa kurtarıcı olur…”</span></strong> M.  K. Atatürk</p>
<p>Sevgili  okurlar…</p>
<p>Demek  ki <strong><span style="text-decoration: underline;">“büyük gayelere ulaşmak”</span></strong> sadece mitingler yoluyla olmuyor.</p>
<p>Halkın  içinden fışkıracak cevherin ortaya çıkması  gerekir…</p>
<p>Cevherin ortaya çıkmasını ve azmin ateşlenmesini sağlamak  da; topluma önderlik yapan kahramanlara  düşmektir…</p>
<p>Kahramanların çıkması gecikiyorsa, halkımızın her bir  bireyi neden birer kahraman olmasın!</p>
<p>***</p>
<p>“Büyük  önder Atatürk varoluş nedeninin farkındaydı.</p>
<p>Bu  sorumluluktur ki…</p>
<p>Üç  kaburga kemiği kırık haldeyken doktorlar istirahat etmesini önermesine rağmen…</p>
<p>Sakarya  Savaşı’na gitmeye hazırlanmış, doktorlara:</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">“İYİLEŞMESİ GEREK BEN DEĞİL VATANDIR</span></strong>” demiştir” (*)</p>
<p>***</p>
<p>Fazla  söze gerek var mı?</p>
<p>Yazımızı Büyük Kurtarıcımızın, bugünlere ışık tutan  sözüyle noktalıyoruz…</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">“SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ  TEFERRUATTIR!”</span></strong> (M.K.  Atatürk)</p>
<p><strong>BURHAN  ÖZBEY</strong></p>
<p>(*)  “Zihinsel Uyanış” Ethem Kocabaş – Altın kitaplar – Sayfa:  69</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/korkmayin-ve-sinmeyin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>METİN TOKER, BU GÜNE SESLENİYOR</title>
		<link>http://www.ekemer.com/metin-toker-bu-gune-sesleniyor</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/metin-toker-bu-gune-sesleniyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 17:47:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=8018</guid>
		<description><![CDATA[Kimse durumu görmemezlikten gelmeye ya da hafife almaya kalkmasın! 2010 Türkiye’sinde artık iç savaşı çağrıştıran ciddi çatışmalar başladı… Sanki kılıçlar çekildi kalkanlara siper olundu. Çatışmada Allah korusun, işin sonu nereye kadar gidecek belli değil! Öbür yandan kimin yarın hangi gerekçeyle tutuklanacağı, kimin başına nasıl bir felaket geleceği kestirilemiyor! Sözü fazla uzatmayalım… Söylenmesi gerekenleri… Tarihe ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kimse durumu görmemezlikten gelmeye ya da hafife almaya kalkmasın!</p>
<p>2010 Türkiye’sinde artık iç savaşı çağrıştıran ciddi çatışmalar başladı…</p>
<p>Sanki kılıçlar çekildi kalkanlara siper olundu.</p>
<p>Çatışmada Allah korusun, işin sonu nereye kadar gidecek belli değil!</p>
<p>Öbür yandan kimin yarın hangi gerekçeyle tutuklanacağı, kimin başına nasıl bir felaket geleceği kestirilemiyor!</p>
<p>Sözü fazla uzatmayalım… Söylenmesi gerekenleri…</p>
<p>Tarihe ve şimdi hayatta olmayan duayen bir gazeteciye bırakalım.</p>
<p>Demokrasi ihlallerinde, diktatörlüğe ve totaliter idareye gidişlerde, asıl ve gerçek suçlular kimler oluyormuş ibretle hatta şaşkınlıkla birlikte görelim.</p>
<p>İşte  Metin Toker’den (1955’den) bugüne (2010’a) mesaj!..</p>
<p>Sanki günümüze gönderilmiş anlamlı bir mesaj…</p>
<p>X</p>
<p>İŞTE O YAZI:</p>
<p>“Zamanımızda diktatörlükler bir günde kurulmuyor.</p>
<p>Böyle bir rejimi yerleştirmek için artık uzunca bir müddete ihtiyaç duyuluyor.</p>
<p>O yolda ilk adımlar evvela ürkek ürkek atılıyor.</p>
<p>Ancak mukavemetle karşılaşılmadığı takdirde ki sürat artırılıyor ve bir sabah uyandığınızda bakıyorsunuz totaliter idare başınızın üstündedir.</p>
<p>***</p>
<p>“Hele iktidara hükümet darbesi yaparak değil, demokrasinin usullerinden faydalanarak, yani milletin reyi ile gelmiş bulunanlar sonradan bir diktatörlük hevesine kapıldıklarında, mutlaka ve mutlaka ihtiyatlı davranıyorlar.</p>
<p>Artık belli olmuş sırayı takip ederek hürriyetleri teker teker azaltıyor, muhalifleri teker teker susturuyor, sonra hepsini birden yok ediyorlar.</p>
<p>1932 ile 1925 arasında Alman siyasi hayatının nasıl geliştiğini tetkik etmek bu hususta son derece faydalıdır.</p>
<p>***</p>
<p>“Totaliter rejimlerin yerleşebilmek için bir zamana ihtiyaç göstermeleri milletlerin büyük şansıdır.</p>
<p>O müddet zarfında diktatörlerin ümitlerini kırmak, hayallerinin asla gerçekleşemeyeceğini kendilerine hissettirmek, gidişe karşı barajlar kurmak mümkün hale gelebilmektedir.</p>
<p>“Eğer bir memleketin münevveri (aydınları) türlü sebepler altında, bahis mevzu zaman içinde demokrasiye ihanet etmezlerse…</p>
<p>Orada totaliter idare asla kurulmaz.</p>
<p>“Ne var ki teşebbüsü beşiğinde boğmak lazımdır.</p>
<p>Bunun içinse her şeyden evvel hakimlerin ve gazetecilerin, vazifelerini bir an dahi ihmal etmemeleri gerekir.</p>
<p>Bir milletin ana muhafızı nasıl orduysa, ayni şekilde demokrasi rejiminin ilk müdafileri de hakimler ve gazetecilerdir.</p>
<p>Bir idare o Seddi aştı mı artık onu diktatörlük yolundan alıkoymak son derece güçtür.</p>
<p>***</p>
<p>“Totaliter rejime giden memlekette sıra aynıdır.</p>
<p>Evvela basın susturulur.</p>
<p>Bu iş için kullanılan organ adliyedir.</p>
<p>Gazeteciler en sudan sebeplerle mahkemelere sevk edilir.</p>
<p>“Onlar hakkında kolaylıkla hüküm alınırsa, bazı hakimler sızlayan vicdanlarına rağmen &#8211; bunlar yakınlarına vicdanlarının sızladığını söylerler, sonra ellerine havaya kaldırıp ‘ne yaparsın birader’ diye üzerlerine tazyik yapıldığını hissettirler- hükümetin istediği haksız kararları verirlerse, hele temyiz ayni sebepler yüzünden bunları tasdik ederse memlekette tazyikin artırılabileceğine kanaat getirilir ve bir adım atılır.</p>
<p>Basına böylece dehşet salındıktan sonra sıra mutlaka muhaliflere, onların elebaşlarına gelecektir.</p>
<p>***</p>
<p>“Bu sefer adliyeden onlar hakkında hüküm istenilir.</p>
<p>Hür basın ve muhalefet susturulunca diktatörlüğe giden yol açılmıştır.</p>
<p>Halbuki bu müddet zarfında iktidara ‘hayır’ demek kabildir ve o kadar zor değildir.</p>
<p>“Eğer niçin takibata maruz bırakıldıkları herkes tarafından mükemmelen bilinen gazetecilerin davaları sırasında, bütün basın onları tek bir vücut halinde tutarsa, onlar hakkında cereyan eden muameleyi tafsilatıyla ve büyük başlıklarla, resimler verirse, meseleyi umumi efkârın meselesi haline getirirse, iktidar bu neviden maceralara tekrar girişmekten ürkecektir.</p>
<p>***</p>
<p>“Arkadan bir tek hakim kendisine istenilen haksız kararı vermeyip, hak ve hakikati tazyik yapanların suratına çarparsa…</p>
<p>Diktatorya heveslileri mutlaka durur.</p>
<p>Bunu yapacak hakim ise sadece şeref kazanır.</p>
<p>İdare makamları kendisine ne yapabilirler ki.</p>
<p>Olsa olsa işine son vereceklerdir.</p>
<p>Böyle bir meselede ki kararından dolayı mağdur edildiği bilinen hakim bir kahraman mertebesine yükselir</p>
<p>Ve başkalarının avukatlıkta yıllarca elde edemediği şöhrete bir tek günde varır.</p>
<p>Bu aç kalmak mı lütfen söylenir mi?</p>
<p>***</p>
<p>“Eğer Nazi Almanya’sında muhalefet liderleri susturulurken böylesine davranabilseydiler.</p>
<p>Eğer Nazi Almanya’sında ilk tevkif edilen muhalefet liderini bir hakim derhal serbest bıraksaydı.</p>
<p>Eğer gazeteciler ve hakimler demokrasiye süfli sebeplerden dolayı ihanet etmeselerdi.</p>
<p>Ne kadar tazyik yapılırsa yapılsın sadece vicdanlarının ve vicdanlarının sesini dinleselerdi.</p>
<p>Bir Hitler memleketin başına bela kesilebilir miydi?”</p>
<p>( Metin Toker – Akis Dergisi – 27 Ağustos 1955) (*)</p>
<p>***<br />
Daha ne söylenebilir ki?</p>
<p>(*) Yazının alındığı kaynak; “Metin Toker’den Akisler” – Özden Toker – Kurtul Altuğ- Bilgi yayınevi – Birinci Basım Ekim 2007 – Sayfa 21-23.</p>
<p>BURHAN ÖZBEY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/metin-toker-bu-gune-sesleniyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VEDA FİLMİNE SABATOJ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/veda-filmine-sabatoj</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/veda-filmine-sabatoj#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 22:01:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7917</guid>
		<description><![CDATA[Salih BOZOK’ un hatıralarından yola çıkılarak, Atatürk’ün yaşamından kimi kesitlerin sunulduğu Zülfü Livaneli’nin VEDA filmine akla hayale gelmeyen sabotajlar yapılmaya başlamış. Filme henüz gitme fırsatımız olmadı ama gidenlerin pek çoğundan olumlu tepkiler almış bir yapıt olduğunu görüyoruz. İzleyenlerin filmden ağlayarak çıktığını öğreniyoruz… Anlıyoruz ki çok az eleştiri dışında, izleyenlerin neredeyse tamamına yakınının beğendiği bir film. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Salih BOZOK’ un hatıralarından yola çıkılarak, Atatürk’ün yaşamından kimi kesitlerin sunulduğu Zülfü Livaneli’nin VEDA filmine akla hayale gelmeyen sabotajlar yapılmaya başlamış.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/veda.jpeg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7919" title="veda" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/veda.jpeg" alt="" width="129" height="87" /></a></p>
<p>Filme henüz gitme fırsatımız olmadı ama gidenlerin pek çoğundan olumlu tepkiler almış bir yapıt olduğunu görüyoruz. İzleyenlerin filmden ağlayarak çıktığını öğreniyoruz… Anlıyoruz ki çok az eleştiri dışında, izleyenlerin neredeyse tamamına yakınının beğendiği bir film.</p>
<p>Film’de çekim hataları, teknik ya da sunuş eksikleri olabilir… Tabi ki her filmin dört dörtlük olması diye bir şey söz konusu olamaz… Bunları ayrı tutarak diyoruz ki, film topluma Atatürk’ün yüceliğini aksettiren anlamlı bir eser olmuş diyebiliriz…<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/veda1.jpeg"><img class="aligncenter size-full wp-image-7920" title="veda1" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/veda1.jpeg" alt="" width="137" height="82" /></a></p>
<p>****<br />
<strong><br />
Sabotaj nasıl yapılıyormuş? </strong></p>
<p>Bunu Vatan gazetesi yazarı Ruhat Mengi’ nin Star TV’de geçtiğimiz Pazar (14 Mart’ta) yayınlanan “Her Açıdan” programında, Sayın Mengi’nin yaptığı açıklamadan öğrendik…</p>
<p>İstanbul’da bazı sinemalarda şöyle bir şey oluyormuş.</p>
<p>Film’den saatler önce 40 – 50 kişilik rezervasyonlar yapılıp koltuklar kapatılıyormuş. Tabi filme başlamaya yakın gelenlere, maalesef yerlerimiz rezerve edildi deniyormuş. Ancak rezervler filme başlamak üzere iken iptal ediliyormuş.</p>
<p>Halkın filmi görmemesi için uygulanan bu haine metodu tabi ki kimlerin yaptığı konusunda bir şey söylenemez. Çünkü günümüzde sütre gerisinde kalarak (saklanarak), gizli saklı işler yapmak, gizli tanık olmak, internet sitelerinde ki yazı altlarına yorumlar yaparken sahte isimler kullanmak vs… Günümüz ülke yönetiminde ne yazık ki bu utanç verici rezilce olgularla her zaman karşılaşmak mümkün oluyor…</p>
<p>****</p>
<p>“Pis tezgah!</p>
<p>Artık bırakın hukukun, vicdanının ve ahlakın bile pas pas yapıldığı bir süreci yaşıyor. Görüyorsunuz <strong>AKP’yi din gibi gören kafalar</strong>, ona ibadet adına dehşet rezillikler tezgahlanıyor.</p>
<p>Hiç kuşkunuz olmasın; bunlar AKP karşıtlarının evine esrar ve eroin paketlerini bile bırakacak kadar alçalmışlardır.</p>
<p>Anlamadığım şey, mukaddes dinimiz İslâm’da ve diğer kitaplı dinlerde kul hakkı diye bir gerçeklik var iken bunların dininde bunun nasıl olmadığıdır!</p>
<p>(……..)</p>
<p>Hem çalar hem zulmederler ama kendini ben bunları Allah için yapıyorum diye de kandırırlar. İşte bu hastalıklı güruhun san marifeti gizli tanıklardır…” (Yeniçağ – Sabahattin Önkibar – 14 Mart 2010)</p>
<p>****</p>
<p>Sayın Önkibar’ın belirttiği gibi, AKP karşıtları olan herkese yönelik, komplolar, sabotajlar yapılabilir. Bunun her zaman göz önünde bulundurmak gerekir. <strong>Evet cebinize, çantanıza esrar eroin paketlerini bırakacak ölçüde alçaklaşabilirler…<br />
</strong><br />
Militanlık olgusu içerisinde olanların kıldıkları namaza, tuttukları oruca kesinlikle inanmamak gerekir. Çünkü Önkibar’ın vurguladığı gibi bunlar her kötülüğü yaparken, “Allah için yapıyoruz” gerekçesine dayandırırlar…</p>
<p>Cumhuriyeti ve Atatürkçülüğü savunan bir köşe yazarının internetteki yazısının altına salt bu yönde düşünce taşıdığı için “Yakında seni de Ergenekoncu diye alırlar…” yorum ekleyen zihniyetin arkasında kimler var. Bilinmiyor mu?</p>
<p>ABD’nin önemli gazetelerinden olan Walt Journal Street  gazetesi ne yazıyordu?</p>
<p>Türkiye yolsuzluklar ve otoriter yönetim kaosu altında sarsılıyor… Yolsuzlar konusunda ülkede ağzını açabilen ve sorgulayan var mı?</p>
<p>Yandaşlara ihale dağıtımı ve iş vermeler…</p>
<p>Tepelerde ki birilerinin plazalar dikmeleri yönünde ki iddialara karşın, sorumlu mevkilerden ses verebilenler var mı?<br />
<strong><br />
Türkiye’nin bugün “korku imparatorluğu” olmadığından kim söz edebilir?</strong></p>
<p>Türk basının durumunun yağcılık ve yalakalık bakımından ne tür batağın içinde olduğunu hatırlatmaya gerek var mı?</p>
<p>Ne demişti geçmişte bir ünlü gazeteci Hüseyin Cahit Yalçın?<br />
<strong><br />
“Kanalizasyon toprağın altından geçer ama Babı-ali’de üstten akar”</strong></p>
<p>Ya bugünleri görseydi ünlü gazetecimiz ne derdi ve nasıl düşünürdü çok merak ediyoruz?</p>
<p>BURHAN ÖZBEY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/veda-filmine-sabatoj/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BIKTIK USANDIK!!!..</title>
		<link>http://www.ekemer.com/biktik-usandik</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/biktik-usandik#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 01:47:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7706</guid>
		<description><![CDATA[Bıktık usandık… Sabah açıyoruz televizyonu irtica planı… Akşam açıyoruz balyoz, kafes, ıslak imza vs… Nedir bu Allah aşkına?.. Aylardır ve son biri ki yıldır, hep aynı konu ve konular… Sayın Başbakan! Bu ülkenin başka sorunu yok mu? İşi gücü bıraktınız, sürekli ayni konuları ve yakınmaları ortaya koyuyorsunuz… Yok Ergenekon… Yok köşe yazarları… Yok sözde açılım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bıktık usandık…</p>
<p>Sabah açıyoruz televizyonu irtica planı…</p>
<p>Akşam açıyoruz balyoz, kafes, ıslak imza vs…</p>
<p>Nedir bu Allah aşkına?..</p>
<p>Aylardır ve son biri ki yıldır, hep aynı konu ve konular…</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong><br />
Sayın Başbakan! </strong></span></p>
<p>Bu ülkenin başka sorunu yok mu?</p>
<p>İşi gücü bıraktınız, sürekli ayni konuları ve yakınmaları ortaya koyuyorsunuz…</p>
<p>Yok Ergenekon…</p>
<p>Yok köşe yazarları…</p>
<p>Yok sözde açılım dayatması vs…</p>
<p>Bıktık usandık!</p>
<p>Vallahi de bıktık, Billahi de bıktık!</p>
<p><strong>Ortalık yangın yeri…</strong></p>
<p>İşsizlik aldı başını gidiyor…<br />
<strong><br />
Sefalet diz boyu…</strong></p>
<p>Gün geçtikçe insanlar daha da yoksullaşıyor…<br />
<strong><br />
Sokaklar, caddeler yaşlıların yanında, avuç açan GENÇLERLE doldu!..</strong></p>
<p>Ağzınızdan bir tek gün, üretime ve istihdama dönük umut verici bir sözcük çıkmıyor… Siz de haklısınız.</p>
<p>Öyle ya, neyi söyleyecek siniz?</p>
<p>Ortada üretim ve istihdam diye bir gelişme yok ki.</p>
<p>Emeklilere yaptığınız zammın farkına bile varılmıyor…</p>
<p>Varla yok arası bir şey…</p>
<p>Bu devirde 600- 700 liraya geçim olur mu?</p>
<p>Tabi olmaz… Ancak sürünülür…</p>
<p>Söyler misiniz 2007 Temmuz seçiminden bu yana, AKP nin yani iktidarınızın ekonomiye, işsizliğe, geçime dönük tek bir olumlu sayılacak icraatı oldu mu?</p>
<p>****</p>
<p>Başbakanlığınızın ilk aylarında halka ne demiştiniz?</p>
<p>“Üç yıl bekleyin sonunda cebiniz para görecek”</p>
<p>Gördü mü?</p>
<p>Bırakın cebimize para girmesini, ne varsa onlar da tükendi!</p>
<p>Ne dediniz?</p>
<p>“Yolsuzlukların damarına girdik…”</p>
<p>Sonuç ne oldu?</p>
<p>Durum ortada, bizim bir şey söylememize gerek var mı?</p>
<p>Koskocaman bir hiç!&#8230;</p>
<p>İşinize gelince yargıya güvenelim, gelmeyince yargı yanlı vs..</p>
<p>****</p>
<p>Sayın Başbakan!&#8230;</p>
<p>“Deniz Feneri” davası ile ilgili, neden tek bir kelime edilmiyor?</p>
<p>Oysa neredeyse bütün önemli davalar, en küçük ayrıntısına kadar dizi film gibi halkın önünde konuşuluyor…</p>
<p>Her nedense(!) Deniz Feneri davasından ortalıkta “tıs” yok!</p>
<p>Vatandaş bu davayı toplumda açık açık konuşmaktan ve içsel yargılamadan ürküyor… Konuşursa başına bir şey geleceğinden korkuyor…</p>
<p>Bir başbakan çıkıp kamuoyunun önüne, medya patronlarına köşe yazarlarınızı işten kovun diye talimat gibi tehditte bulunur mu?</p>
<p>Bunun normal kabul edilebilecek bir yönü var mı Sayın Başbakan?</p>
<p>Bu şu anlama gelmez mi?</p>
<p>Ey bugünlerde el değiştireceği söylenilen tanınmış ve trajı yüksek gazeteleri satın almanın niyet ve girişiminde bulunan zatı muhteremler! – tabi sizin adamlarınız değillerseler &#8211; , Sizlere sesleniyorum; “alacağınız gazetelerde ki eski köşe yazarlarını, devir teslim işinden sonra, derhal kapı önüne koyup ‘size bu dükkanda ekmek yok(!)’ demeniz gerekir, aksi halde vay halinize!..”</p>
<p>Neredeyse milletin tamamı “korku paranoyağı” oldu!</p>
<p>“Aman telefonda konuşma!”</p>
<p>“Sakın AKP’yi eleştirme!”</p>
<p>“Gazetelerde yazı yazma!.. vs.”</p>
<p>Nerede yaşıyoruz Allah aşkına!</p>
<p>Kendi ülkemizde mi, yoksa Hitler Almanya’sında mı?..</p>
<p>Bıktık, usandık!..</p>
<p>Vallahi de bıktık usandık, Billahide bıktık usandık…</p>
<p>****</p>
<p>Yarbaylar albaylar, generaller, amiraller suçlu da, onların başında bulunan ve TSK’ nın sevk ve idaresinden sorumlu en önemli mevkide bulunan, genelkurmay başkanlarından, Hilmi Özkök’ler, Yaşar Büyükkanıt’lar neden sorumlu ve suçlu bulunmuyorlar?</p>
<p>Televizyonda her gün dizi film gibi sabahtan akşama kadar darbe iddiaları ve darbecileri (!) izliyoruz. Suçlananlar hep astlar, en üst komutanlardan haber yok! Şaşırıp kalıyoruz!</p>
<p>Darbe planlarını; astsubaylar, yüzbaşılar, binbaşılar, albaylar kendi kendileri mi hazırladılar, üst komutanlarının haberi ve talimatı olmadan?</p>
<p>Eğer öyle ise, bu, ordumuz ve de milletimiz adına çok büyük talihsizlik değil mi? Astlar bir sürü halt karıştırıyor, en üstlerin hiç haberi yok(!) Astlar komutanlarının bilgisi olmadan darbe yapacaklar ve hükümeti devirecekler (!)</p>
<p>****</p>
<p><strong>Levent Kırca’dan, komedi içerikli bir yakıştırma,<span style="text-decoration: underline;">“tam bir dram!”</span></strong></p>
<p>Kırca’nın; konuk olarak katıldığı TV-8 de, Oktay Kaynarca ve Zara’nın sunduğu “Salı Pazarı” programında (2 Mart Salı) <span style="text-decoration: underline;">yaptığı espri şöyle:</span></p>
<p>“Televizyon binasına girerken biri yanıma yaklaştı.</p>
<p>Kendisinin paşa olduğunu söyledi.</p>
<p>Benimle konuşmak istiyormuş.</p>
<p>Adamı dinlemedim.<br />
<strong><br />
Git kardeşim başımdan, kimi kandırıyorsun, paşalar içerde sen dışarıdasın, olacak iş mi dedim(!)”</strong></p>
<p>Başka söze gerek var mı?</p>
<p>BURHAN ÖZBEY</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/biktik-usandik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

