ÇANAKKALE 18 MART ZAFERİNİ VE ŞEHİTLERİMİZİ ANARKEN

Mart 20, 2010 tarihinde tarafından  
EĞİTİM VE KÜLTÜRÜN TARİHİ - M.ALİ SULUTAŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

ÇANAKKALE 18 MART ZAFERİNİ VE ŞEHİTLERİMİZİ ANARKEN


Birinci Dünya Savaşı tüm şiddetiyle sürerken müttefikler Çarlık Rusya’sına yardım gönderdi. Diğer taraftan yapısı bakımından savunmaya elverişli olan Çanakkale Boğazı Türkler tarafından mayınlandı. Savunma düzeni ve komutası Miralay Cevat Bey’deydi. Savaş ilanından birkaç gün sonra 3 Kasım 1914’te İngilizler Seddülbahir ve Kumkale tabyalarını topa tuttular. 19 Şubat 1915’de boğazın dış tabyaları yok edildi.

Yunanlıların İstanbul’a girmesini isteyen Ruslar 40.000 kişilik bir yardımcı kuvvet göndermeyi teklif ettiler. Bunun üzerine İngiliz ve Fransızlar boğazları Ruslara vermeyi önerdiler. Düşman, savunma tabyalarını etkisiz hale getirdiği gibi boğazdaki mayın tarama ve temizleme işini de başarıyla gerçekleştiriyordu.

Ama 7-8 Mart gecesi Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret Mayın Gemisi (*), sezdirmeden liman bölgesine tekrar mayın döşedi. Gerek mayınlar ve gerekse bataryaların atışlarıyla İtilaf Kuvvetleri birçok gemi kaybederek geri çekilmek zorunda kaldı.

18 Mart hücumu karadan yardım görmedikçe Çanakkale’nin geçirilemeyeceğini gösterdiğinden İngiliz, Fransız ve (Avustralya ve Yeni Zelanda Ordusu) ‘Anzak’lardan oluşan 70.000 kişilik bir kuvvet 25 Nisan 1915’te Seddülbahir ve Arıburnu bölgelerinden karaya çıkarıldı. Bu karasal kuvvete 109 savaş, 308 taşıt gemisi ve özel çıkarma taşıtları destek verdi. Türk ordusu ise bu kuvvetlere karşı savunma görevini 5. Orduya verdi.

Bütün bunlara karşın düşman kuvvetleri başarılı olamıyordu. İlk çıkarma günü Mustafa Kemal 17. piyade alayını Conkbayırı’nda durdurdu ve Kocaçimen Tepesi’nin düşman eline geçmesini engelledi. Ardından Alçıtepe ve Arıburnu’na yapılan diğer bir saldırıyla da 5. Ordu kuvvetleri büyük kayıplar vermek pahasına geri püskürttü.

Savaş tüm hızıyla sürdü ve deniz üzerinde de devam etti. Türk ordusunun Nurulbahir gemisi battı, Gülcemal vapuru yara aldı. Buna karşın İtilaf Kuvvetleri’nin Goliath zırhlısı battı. Haziran ayında Kanlı Siper Savaşları başladı. 50.000 kişilik Fransız ve İngiliz Ordusu, 25.000 kişilik Türk ordusu üzerine top ateşi desteğinde hücuma geçti.

Bu hücum Çanakkale’de en kanlı savaş olmuştur. Çıkarmanın başlangıcından o güne değin Türk Ordusu 70.000’e yakın kayıp vermişti. Her şeye rağmen düşman ilerlemeyi başaramadı. Yeni hedef Anafartalar Platosu’nu ve Kocaçimen’i ele geçirmekti.

“‘Gallipoli’ diye bir yabancı filme gittim. Ne anlatayım bilmem ki?? Daha doğrusu hangi birini yazayım?? Film başlıyor, beyaz perdede bir yazı beliriyor “The Doğuş Group presents, an Ekip Film Production” GALLIPOLI (…)” diye başlayan tepki yazısını;

“Gallipoli (yazıldığı gibi okuyorum) neresi bilmem ama ben 7 düvelin saldırdığı ve Mustafa Kemal önderliğindeki Mehmetçiğin, arkasındaki siyasi ve ekonomik gücün tüm tükenmişliğine rağmen, sıcağa, açlığa, hastalıklara, soğuğa, kara rağmen aylarca savunduğu ve sonunda ÇANAKKALE GEÇİLMEZ sözünü dost düşman herkese söylettiği Gelibolu diye bir yarımadanın varlığını biliyorum. Film yabancı ülkelerde de gösterilecek diye İngilizce isim yazmak uğruna düşülen halden utanıyorum. (…)” diye tamamlamış, Dr. Mehmet Çelik.

Adaşım gibi sayısız duyarlı ve dirençli insanlar adına Gazi Mustafa Kemal Atatürk söylemiş zaten, söylenecekleri: “Dünya’nın sana hürmet etmesini istiyorsan, kendi benliğine hürmet et. Milli benliğini bulamayan milletler, başka milletlerin avıdır”. Ruhları şad olsun!…

Mehmet Ali Sulutaş

(*) Nusret Mayın Gemisi, yıllar önce Mersin limanında batık durumda ve jilet yapılmak için yok pahasına satılmak üzereyken, Tarsus Belediyesi’nin devreye girip batığı satın alması sonucu şimdi Tarsus’ta ‘Çanakkale Açık Hava Müzesi’ alanında ziyarete açık tutulmaktadır.

Ekler: 1) İlhan Selçuk; 2) Gelibolu: 360 derece, 3 boyutlu. Haritada bir noktayı tıklayın, gerisini oturduğunuz yerden izleyin… Özellikle, gidip görebilme fırsatını bulamamış olanlar için… İyi okumalar ve seyirler, http://www.360tr.net/17_canakkale/gelibolu/

———————————

VAROLUŞUMUZUN TOHUMLANMASI… 18.3. 2007

İlhan Selçuk

Bugün 18 Mart!.. Takvim yaprağına iki sözcük yazılıdır: “Çanakkale Zaferi”

Altında bir tarih: 1915..

Peki, 1915 yılı aynı zamanda bize neyi anımsatıyor?.. “Ermeni Tehciri”ni…

Osmanlı İmparatorluğu göçerken birbirine çapraz olayları ortak süreçte yaşıyordu…

Tarihi doğru dürüst okuyamayan, ne bugünü anlar, ne de geleceğini kestirebilir…

18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi… Peki, 16 Mart 1920 ne? İstanbul’un işgali! Arada 5 yıl var…

Ama, bu 5 yıl içinde olan bitenler tarihin seyrini değiştiren olayları içeriyor… Nasıl?..

*

Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizlerin başını çektiği düşman kuvvetleri Osmanlı İmparatorluğu’ nun bir an önce işini bitirebilmek için Çanakkale Boğazı’nı geçip Marmara’ya girmek ve İstanbul’u işgal etmek istediler…

1915!.. (Aynı yıl Çarlık Rusyası da Kafkasya’dan Anadolu’ya -harekâta Ermenileri de katarak- saldırıyordu…) İngilizler ve yandaşları Çanakkale Boğazı’nı aşabilselerdi, İstanbul’a el koyduktan sonra Karadeniz’e çıkıp Çarlık Rusyası ile kuvvetlerini birleştireceklerdi…

Ve 1917 Bolşevik İhtilâli suya düşecekti.

*

Çanakkale bu nedenle Birinci Dünya Savaşı’nın en önemli cephelerinden biri sayılır…

Başını İngilizlerin çektiği İtilaf Kuvvetleri önce denizden saldırıya geçip ağır kayıplar verdiler, çekilmek zorunda kaldılar… Sonra donanma desteğinde Gelibolu’ya çıkarılan İngiliz, Fransız, Anzak kuvvetleri de kara savaşlarında yenilgiye uğratıldılar…

Mustafa Kemal ‘in adı ilk kez bu savaşlarda duyuldu ve tarihe yazıldı.

*

İngilizler Çarlık Rusyası ile doğrudan bağlantı kurup gerekli desteği sağlayamayınca 1917’de Ekim Devrimi başarı kazandı, Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Kurtuluş Savaşı’nda sırtını dayayabileceği Bolşevik Rusya kuruldu…

Çanakkale Savaşları Türkiye Cumhuriyeti’nin var oluşuna yol açan bir zaferi tarihe yazmıştır…

16 Mart 1920’de İngilizler ve yandaşları İstanbul’u işgal ettikleri zaman gecikmişlerdi; Tarih Baba defterine ilk kez Çanakkale’de yazdığı Mustafa Kemal’in adıyla birlikte ilk Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yazgısını da not etmiş bulunuyordu.

*

Bunca yıl sonra bugün Çanakkale Savaşları’nı anarak zaferi kutluyoruz…

Nasıl bir zaferdi o?..

Salt ‘hamasi’ kutlamalarla yetinirsek eksik bir yaklaşımın resmiyeti içinde yüzeyselleşiriz…

Bugün Türkiye’yi zorlayan koşullar varoluşumuzu yine tehlikeye düşürecek bir içerik kazanmıştır. İçinde yaşadığımız coğrafya Osmanlı Devleti’nin çöküşüne yol açan olaylara taş çıkartacak kanlı çatışmalarla çalkalanıyor…

Eskiden ulusal bayramlarda kırmızı üzerine beyaz harflerle yazılan bir özdeyişi yineleyerek yazıyı noktalıyorum: “Dünü unutma… Bugünü iyi anlarsın!..”

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari