ÇEKİN ŞU SOKAĞA DÖKTÜĞÜNÜZ İNSANLARI

Aralık 17, 2009 tarihinde tarafından  
DUYGU DOLU - DUYGU SUCUKA kategorisinde yayımlanmıştır.

ÇEKİN ŞU SOKAĞA DÖKTÜĞÜNÜZ İNSANLARI

Bu sözün muhatabı her kim ya da kimlerse ona sesleniyorum; daha fazla kinli siyaset yapmayın, toplumun kinlenmesini önlemeye bakın lütfen.

Dün İzmir’de, bugün Muş’ta, yarın bir başka yerde. Çok tehlikeli bir oyunun eşiğine getirilmiş durumda Türkiye. Sorumlusu kim ya da kimler? Siyaset yaptığını zanneden bazı sınır tanımazlar değil mi?

Bugün salt DTP’nin kapatılması değil bu gösteriler, bu olaylar, bu taşkınlıkların sebebi. Geriye dönüp bakmak lazım; yıllardır bu ülkede polise, bir başka deyimle devlete taş atan çocuklarla ne yapacağını bir türlü kestiremeyen bir devlet var ortada.

Bir Vali çıkar der ki; ‘taş atan çocukları yuvaya alalım veya taş atan çocukların ailelerinin yeşil kartlarını iptal edelim’. Hemen karşı tepkiler, polemikler, ‘vay efendim sen nasıl böyle bir öneride bulunursun, Vali sen yanlış konuşuyorsun’ sesleri arasında bir anda o Vali hatalı durumuna sokulmak istenir. Peki, yok mudur bir doğruyu bilen, bir doğru söyleyecek olan, bir çare arayan, bir çözüm üretecek olan bu aymazlığa, bu yanlışa, sokakları kirleten, kan ve kine bulamak isteyen bu gidişata?

Çözümsüzlük içinde kıvranırken daha geçtiğimiz haftalarda, ekranlardan görüldü ki, o taş atan 13-15 yaşlarındaki çocuklar büyüyüverdi, birdenbire genç oluverdiler. Yani çocukların yaptığı taş atma işini gençler üstlendi şimdi de. Ve olaylar tırmanıyor, sokaklar terör estirenlerin hâkimiyetindeymiş gibi bir algılama doğuyor. Olmaz, bu yanlıştır.

Devlet bu gösterilerin önünü bir biçimde almak zorundadır. Demokrasi var diye mi bu taşlı gösteriler yapılıyor? AB’nin bizi kabul etme kriterlerinden midir yoksa böyle taşlanmak? Hayır, bunun adı demokrasi değildir. Sadece Devletin önlem almakta kararsız kaldığı bir durumdur.

DTP’nin kapatılması için DTP ve PKK elinden gelen gayreti göstermedi mi? Kapatılma kararının verilmesinden bir gün önce bir araç dolusu asker pusuya düşürülüp şehit ediliyor. Hemen arkasından DTP konuşanları diyor ki bu provokasyondur, PKK yapmamıştır. Ertesi gün PKK çıkıp saldırıyı üstleniyor. Yine karar arifesinde, DTP’nin evlere şenlik sözcüsü bayan, siyaset ötesi laflarla kendi tabanına sürekli kin ve nefret tohumları ekiyor, ‘kapatılırsak dağa çıkarız’ diyor. Hiç kimse çıkıp da arkadaş bu şekilde konuşmak demokrasi değildir demiyor.

Milletvekili dokunulmazlığının halkı kışkırtma seçeneği taşıdığını sanmıyorum…

Bir de şöyle bakmak lazım; kapatılmayla ilgili dosya ve deliller iki yıl öncesinin öncesi gelişmelerden derlenmiş. DTP’nin son iki yıldaki duruşuna bakılacak olsaydı salt Emine Ayna yüzünden bile kapanabilirdi. Oturup öz eleştiri yapanlar bu durumları yaratmazlar.

Daha önce yazdığım bir yazıda “Hükümet için iki ucu da sorunlu bir değnek. Bunun geri dönüşü mümkün değil, devam etse de geri dönse de bu konuda kaybeden taraf Hükümet olur” yorumunu getirmiştim.

Başbakan da bugün bu zorluğun farkında olmalı ki, sürekli muhalefete yükleniyor. Oysa sataşmak yerine muhalefeti de bu konuya dahil etmenin yollarını aramalıdır. Eğer açılımı devam ettirmek ya da tümden kapatmak söz konusuysa bunu yine muhalefetle birlikte yürütmelidir. Meclis’ten hakarete varan cevaplar verilmesi, hakaret davaları açılması insanları teskin etmiyor, gerginlik artıyor, üstelik çatışma çıkıyor, gösteri yapanı vururum diyen vatandaş eline silahı alıyor. Türkiye’nin geldiği bu nokta son derece yanlıştır ve hemen önlemi alınmalıdır.

Muhalefete bakıyorsunuz, belki söylenenlerin birçoğunda haklılar ama “gerektiğinde vatandaş sokağa dökülür” dedikleri anda yine iş çığırından çıkıyor. Maalesef muhalefet liderlerinin bu tür söylemleri yanlıştır ve fitili ateşlememeye çok dikkat etmelidirler. Bir aklıselimin çıkıp Meclis’ten seslenmesi lazım, bu gidişat yanlıştır demesi lazım. Her yerde, yerelden ulusala kadar tüm medyada, vatandaşın dilinde hep sağduyu sözcüğünü görüyoruz. Asıl sağduyu Meclis’te olması gerekiyor. Sıradan vatandaş sağduyu derken Meclis’tekiler hala hangi duyularının esiriler, anlaşılır gibi değil. Karşılıklı atışmalar, birbirlerini suçlamalar ve dahası. Kötü siyaset diyorum ben buna.

Siyasi dönemi epeyce eskide kaldı ama Süleyman Demirel’i seven de vardır, sevmeyen de. Ancak ülkede bir kaos anı olduğu zaman çıkar “Endişe edecek bir şey yok, Devlet işbaşındadır” derdi ve toplum teskin olurdu, endişeler bir anda yatışırdı. Zaman zaman toplumu teskin edecek bu tür sözlere şimdi daha çok ihtiyaç duyulduğunu bazılarının bilmesi gerekiyor.

Bu ülkede doğru siyaset yapmayanlardan bir beklenti olamaz ama Başbakan’ın, Cumhurbaşkanı’nın, Muhalefet liderlerinin çıkıp toplumu yatıştırıcı, teskin edici sözler söylemeleri gerekiyor. Aksi halde, Meclis’teki kendi kavgaları sokakta yankı bulmaya devam eder ve Türkiye, sözde dostların arzu ettiği yere getirilmiş olur.

17.12.2009

dsucuka@hotmail.com

  • Netinial Internet

Yorumlar

“ÇEKİN ŞU SOKAĞA DÖKTÜĞÜNÜZ İNSANLARI” adlı makaleye 2 yorum yapilmis
  1. şÜKRÜ KAYACIK dedi ki:

    çEKİLMESİNİ SİYASİLERDE İSTEMEZ BE ABLAM. KİMSENİN DERDİ DEĞİL İSTİKRAR VE İSTİKLAL. TEK DERTLERİ ÇIKARLARI VE ANAFORLAR.

  2. Nevzat Dağlı dedi ki:

    Herşey kontrol altında

    Krizler teğet geçti, işsizlik varsın artsın,
    Alış veriş bilmeyen işyerini kapatsın.
    Fabrikadan kovulan evde yan gelip yatsın,
    Çarşı pazar diyerek siz sokağa çıkmayın,
    Herşey kontrol altında sakın panik yapmayın.

    İşçiler mutlu mutlu meydanlarda sulansın,
    Memurlar isteğiyle çamurlara bulansın.
    Hakkını arayanlar haklanıp haklı yansın,
    Bu güzelim günlerde havadan nem kapmayın,
    Herşey kontrol altında sakın panik yapmayın.

    Gripten ölmemişsin, şükret ki yaşıyorsun,
    Şu aşı sorununu neden hep kaşıyorsun?
    Her kafadan bir ses var, haklısın şaşıyorsun,
    Aklını yorma boşa, suskunluk olsun payın,
    Herşey kontrol altında sakın panik yapmayın.

    GDO nedir diye araştırmayı bırak,
    Dua et her melãnet bizlerden olsun ırak.
    Şeyhi dinle mürit ol, kendini ona bırak,
    Beraber yürüyelim başka yola sapmayın,
    Herşey kontrol altında sakın panik yapmayın.

    Molotoflar, bombalar bayram gibi ortalık,
    Seyirlik olay bunlar bakalım alık alık.
    Canı kurtarmaya bak, herşeyin başı sağlık,
    Eviniz, arabanız yakılmışsa yok sayın,
    Herşey kontrol altında sakın panik yapmayın.

    AB bize tutkundur, ABD bizden yana,
    Dostlarla çevriliyiz, hem de İzmir’den Van’a.
    Kimler göz koyacakmış bu güzelim vatana?
    Ne olur patlamışsa şurda burda üç mayın,
    Herşey kontrol altında sakın panik yapmayın.

    Kimileri muzırdır, düzene karşı durur,
    Mazlumun haklarını zalime karşı korur.
    Bir nalına dokunur, bir de mıhına vurur,
    Nevzat çocuk demektir, kusuruna bakmayın,
    Herşey kontrol altında sakın panik yapmayın.

    Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari