CEM EVİ İBADETHANE SAYILMAZ – Fatih ÇEKİRGE

Aralık 22, 2009 tarihinde tarafından  
BİLGE KALEM - SAMET BEYAZ kategorisinde yayımlanmıştır.

CEM EVİ İBADETHANE SAYILMAZ - Fatih ÇEKİRGE

ANKARA’’daki Alevi Çalıştayı’nda Arif Sağ söz isteyip ayağa kalıyor. Elinde İstanbul Valiliği’ne ait bir yazı. Okumaya başlıyor:
“Şimdi bize bir belge açıklayacağım. İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağırıcı, Büyükşehir Belediye Meclisi’nin cemevleriyle ilgili bir sorusuna bakın nasıl cevap veriyor:

Cemevlerinin ibadethane sıfatıyla açılması dinen mümkün görülmemektedir. Ancak kültürel bir kurum olarak açılıp açılmayacağı ilgililerin takdirine kalmıştır.”

Belgeyi okuduktan sonra Sağ ekliyor:

“Bu zihniyet değişmediği sürece açılım olur mu? İstanbul müftüsü böyle düşündüğü sürece…”

Arif Sağ’ın açıkladığı bu belge Türkiye’nin nasıl bir zenginlik içinde olduğunu, ama o zenginliği yıllarca “devlet eliyle nasıl fakirleştirdiğini” göstermesi açısından çok önemli…

İstanbul gibi, “dinler ve hoşgörü” kentinin, bir tarih başkentinin müftüsü böylesine bir keskinlik içinde olursa…

Üstelik karar da “dinen” veriliyor…

Yani bir “fetva”…

Bu yazı belediyeye gönderildiğinden beri tartışma donmuş. İşte şimdi o buzlar çözülmeye çalışılıyor…

Yer Ankara…

Devlet Bakanı Faruk Çelik Alevi Çalıştayı’nı toplamış.

Eski yeni milletvekilleri çağrılmış. Kültür bakanları. Ercan Karakaş, Fikri Sağlar, Namık Kemal Zeybek gibi isimler. Her siyasi anlayıştan parlamenterler. Herkes görüşünü söylüyor. Öneriler yapıyor.

Bakan Çelik konuşmaları dikkatle not alıyor.

Toplantıdan sonra Faruk Çelik’le konuştum. Bakan umutlu:

“Ocak ayında 1 hafta süren bir çalıştay daha yapacağız. Ve umuyorum çok iyi bir yol alacağız.”

Yalnız bakan değil, Ercan Karakaş, Arif  Sağ gibi isimler de bu çalıştaydan umutlu…

Türkiye’nin İstanbul Müftüsü’nün zihniyetinden kurtulacağını umuyorlar… En azından bu çalıştayın bir başlangıç olacağını söylüyorlar.

YIKIN O MADIMAK OTELİ’Nİ, YERİNE 37 GÜL AĞACI DİKİN

Tartışmalar sırasında çok ilginç bir öneri daha geliyor.
alevi_semah
Yine Sağ çıkıp diyor ki;

“Orayı müze yapsanız içine ne koyacaksınız. Yananların kemiklerini mi? Bırakın müzeyi, kötü hatıraları. Yıkın o oteli. Yerine 37 tane gül ağacı dikin yeter…”

Bu öneri kabul görüyor. Sanıyorum hükümetin bu konuda bir girişimi olacak.

Çalıştayın genel yapısına gelince;

Kim ne derse desin bu açılımlar, bu çalıştaylar bugüne kadar yapılmamış girişimlerdir.

Yalnızca bu nedenle bile önemsemek gerekiyor. Bu yüzden doğru buluyorum.

Yıllarca “Kürt yoktur, kart kurt sesi vardır” diyen, “Alevi vatandaşlarımızın inançlarını görmeyen”, Ermeni ve Rum vatandaşlardan memur yapmayan bir devlet geleneğinin kırıldığı toplantılardır bunlar.

“Komünizm her görüldüğü yerde ezilmelidir” sözünü, ABD’de komünist avı yapıldığı yıllardan ithal edip, Mustafa Kemal gibi bir devrimcinin Atasözü diye yutturan devlet anlayışının kırılmasıdır.

Umarım o yüz kızartıcı otel yıkılır, yerine 37 tane gül ağacı dikilir.

Ve o güllerden bir demet de İstanbul Müftüsü’ne gönderilir.

HÜRRİYET

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari