ÇİNLİ LING VE DÜRÜSTLÜK ÜZERİNE

Nisan 22, 2010 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - Süleyman TURAN kategorisinde yayımlanmıştır.

Dürüst olmanın uzun vadede neler kazandırabileceği ile ilgili kısa bir hikaye var:

Bir zamanlar giderek yaşlanan ve arkasında bir veliaht bırakması gerektiğini anlayan Çinli bir hükümdar varmış. Vezirlerinden veya çocuklarından birisini veliaht seçmek yerine, farklı birşey yapmaya karar vermiş.

Ülkesindeki bütün gençleri huzuruna çağırmış ve onlara şöyle seslenmiş: “Artık tahttan çekilmemin ve yerime yeni bir hükümdar seçmemin vakti geldi. Hükümdar olarak içinizden birisini seçeceğim.” Gençler bu sözleri şaşkınlıkla dinlemişler. Hükümdar devam etmiş: “Bugün herbirinize bir tohum vereceğim. Tek bir tohum. Ama bu çok özel bir tohum. Hepinizin evlerinize dönüp o tohumu ekmenizi, sulamanızı ve bir yıl sonra tohumdan çıkan bitkiyle geri gelmenizi istiyorum. O zaman bana getireceğiniz bitkiler hakkında hüküm verip benden sonra tahta geçecek hükümdarı seçeceğim.”

Saraya çağrılanların arasında Ling isminde bir genç vamış ve herkes gibi ona da bir tohum verilmiş.  Ling, eve dönüp başından geçenleri heyecanla annesine anlatmış. Annesi ona bir saksı ve biraz da toprak vermiş. Ling, tohumu itinayla ekmiş ve güneş ışığı görebileceği bir pencere kenarına koymuş. Her gün saksıya su vererek, bitkinin tohumun açıp açmadığını kontrol etmiş.

Üç hafta kadar sonra, Ling’in mahallesindeki gençlerden bazıları tohumlarının nasıl açtığını, bitkilerin nasıl büyümeye başladığını anlatmaya başlamışlar. Ling bu sözleri duyduktan sonra her defasında eve gidip kendi tohumunu kontrol etmeye başlamış. Gelgelelim, saksının içinde büyüyen hiçbir şey görünmüyormuş. Haftalar birbirini kovalamış, ama değişen hiçbir şey olmamış.

Bu arada, Ling’in arkadaşları ballandıra ballandıra saksılarındaki çiçeklerden bahsediyorlarmış. Ling’ in ağzını ise bıçak açmıyormuş. Zira hakkında konuşacağı bir çiçeği yokmuş. Elinde toprak dolu bir saksı varmış o kadar. Ve artık başarısız olduğuna inanmaya başlamış…

Aradan altı ay geçmiş. Ling’in saksısında çiçekten eser yokmuş hâlâ. Tohumunun çürüdüğüne kanaat getirmiş. Ling’ den başka herkesin kocaman çiçekleri, ya da ağaç fidanları olmuş, ama onun koca bir saksısı, o kadar!

Bir yıl tamamlandığında, ülkenin gençleri yetiştirdikleri bitkileri, karar vermesi için hükümdarın huzuruna getirmişler. Ling, annesine boş bir saksıyı hükümdara götüremeyeceğini söylese de, annesi saksıyı götürmesini ve dürüst davranmasını öğütlemiş. Ling’in sıkıntıdan karnı bile ağrımış, ama annesinin haklı olduğunu bildiğinden sözünü tutmuş. Böylece, o da boş saksıyı saraya götürmüş.

Saraya ulaştığında diğer gençlerin getirdiği çeşit çeşit bitkiler karşısında hayrete düşmüş. Hepsi de güzel renklerde, güzel biçimdelermiş ve nefis kokular yayıyorlarmış. Birbirlerine çiçeklerini nasıl böyle güzel yetiştirdiklerini ciddi ciddi anlatan diğer gençler, Ling’in elindeki boş saksıyı görünce kahkahalarla gülmüşler. Birkaçı da onun durumuna üzülmüş ve omzuna dokunup “Boş ver, elinden geleni yapmışsın!” demişler.

Hükümdar gençlerin yanına gelip bitkileri incelemiş. Bu sırada, Ling arkalara kaçıp gizlenmeye çalışıyormuş. “Ne kadar da büyük ağaçlar ve çiçekler yetiştirmişsiniz öyle!” demiş hükümdar. “Bugün içinizden birisi yeni hükümdar olarak tayin edilecek.”

Birden, imparator elinde boş saksıyı tutan Ling’i görmüş. Hemen, muhafızlarına onu yanına getirmelerini emretmiş. Ling, korkudan titremeye başlamış. “Hükümdar başaramadığımı gördü, herhalde beni öldürtecek!” diye düşünüyormuş.

İmparator, yanına getirilen Ling’ e ismini sormuş. Diğer gençlerin hepsi gülmeye ve kendi aralarında Ling’le alay etmeye başlamışlar. Hükümdar bir el hareketiyle hepsini susturmuş. Ling’i yanına almış ve sonra da kalabalığa ilan etmiş: “Yeni imparatorunuzu selamlayın! Adı Ling!” Ling kulaklarına inanamıyormuş. Tohumundan tek bir filiz bile çıkmamışken nasıl olurda imparator seçildiğini merak etmiş.

Hükümdar konuşmasına devam etmiş: “Bir yıl önce herbirinize bir tohum verdim, onu ekip sulamanızı istedim ve bir yıl sonra da bana getirmenizi istedim. Ama sizlere verdiğim tohumların hepsi kaynatılmıştı ve dolayısıyla da filiz açmaları mümkün değildi. Ling hariç hepiniz bana çeşit çeşit ağaçlar, bitkiler ve çiçekler getirdiniz. Tohumunuzun büyümediğini görünce, size verdiğim tohumun yerine başka bir tohum ektiniz. İçinizden sadece Ling, kendisine verdiğim tohumun olduğu saksıyı bana getirme cesaretini ve dürüstlüğünü gösterebildi. Bu yüzden, yeni imparatorunuz o olacak.”

Dünyada ikiyüzlülük, yalan, kötülük, savaş ve sonu gelmez çekişmeler olsa da iyimser olmak için hala çokça nedenimiz var. Bunların başında, hala Linglerin var olması geliyor. Ve Lingler dürüstlükleriye, erdem ve ışık savaşçılarına örnek olmaya devam ediyorlar.

  • Netinial Internet

Yorumlar

“ÇİNLİ LING VE DÜRÜSTLÜK ÜZERİNE” adlı makaleye 12 yorum yapilmis
  1. Bir okur dedi ki:

    Çok güzel bir hikaye. Hemen tohumları kaynatmaya başlıyorum…

  2. Jale Boztepe dedi ki:

    Sevgili arkadaşım ;
    Bugünde her zaman ki güzel yazılarınızdan birini yazarak pek çoğumuzun unuttuğu erdemlerden birini kıssadan hisse ile hatırlatmışsınız.Çok da güzel yapmışsınız.
    Kısa vadede yaptıklarının yanlarına kar kalacağına inanarak yalan söyleyenler uzun vadede nasıl da yanıldıklarını maalesef iş işten geçtikten sonra anlıyor.Ne diyelim yaşasın dürüstlük ve herşeye rağmen dürüst kalmayı başaranlar…

  3. Nurcihan Tiftikci dedi ki:

    Sn.Turan ,

    Bu hikayeyi biliyorum.Ellerinize saglik paylastiginiz icin.Olaganustu bir hikaye. Umarim ulkemizde de nice Ling’ler vardir ve olmaya devam edecektir.
    Saygilarimla

  4. Ali Ulutürk dedi ki:

    Sevgili Arkadaşım,

    aklına, kalemine sağlık. Dürüstlüğpün HER YERDE,HER ZAMAN, HER KOŞULDA kazanan bir değer olduğunu güzel bir hikaye ile ifade ettiğin, bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim.
    Sevgiyle, Hoşça Kal.

  5. Osman Döker dedi ki:

    Sevgili kardeşim
    Çok güzel,devamını bekliyoruz

  6. Osman BAŞTAŞ dedi ki:

    Evlat!

    Sen de Ling gibi verdiğim tohumu aynen geri getirdiğin içindir ki bugün bu platformda sesini duyuruyorsun! En büyük hazine dürüstlük, çalışkanlık ve saygı. Bu meziyetler varsa önünde kimse duramaz. Başarıların devamını diliyorum.

    Osman BAŞTAŞ

  7. zekiye özdemir dedi ki:

    Eline sağlık,toplumda her ne kadar Linglerin sayısı azalmış olsa da pozitif düşünmeye çalışıyorum……

  8. Süleyman Turan dedi ki:

    Tüm güzel yorumlar için teşekkür ediyorum. Sevgili Osman Hocama söylemek istediğim şudur: Hocam, bizleri Ling olarak yetiştirenler de sizlersiniz..Saygılarımla.

  9. serdar kara dedi ki:

    sevgili mesai arkadaşım çok güzel bir hikaye paylaşmışsın okunup ibret alınması gereken bir hikaye diye düşünüyorum maalesef ülkemizde çok az sayıda ling var dediğin gibi çok azı yönetici konumunda onlarda kurşun kalem gibi izleri siliniyor nice ling lere diyelim ozaman

  10. Anonim dedi ki:

    BİR LINGDE SENSIN.BIZE UNUTULMUS BAZI DEĞERLERİ HATIRLATTIGIN İÇİN

  11. Levent CEYLAN dedi ki:

    Açık görüş!..

    Lİng’in Dürüst olmanın uzun vadede neler kazandırabileceği ile ilgili kısa bir hikaye var.. gayet güzel bi hikaye diyelim.. sabrın ne kadar zor oldugnu anlatan bi yazıda diyebilriz..peki hangi yazarımız hangi yayın organımız yeni dünya düzeni hakkında bilgi veriyor..bu bilgiyi yaymaya calışanlar eften püften yazarlar diğil büyük yazarlardan bahsediyorum..(alev alatlı Banu avAr) siyonist bir dünya düzeninde bulunan bu dunyanın hangi nesili haberdar yaşantısından hangisi dünyada olup biteni biliyor..siz isteniz kadar yazın isdeniz kadar dürüstlüğü anlatın yeşiten nesil toplum o kadar basit bir toplumki beyni o kadar kısıtlamışlar ki sadece gördugune duyduguna ınanan bir toplum dan bahsedıyorum düşünme yetegini yorumlama yetenegini kaybetmiş bir toplum..

    Akıl kontrolü diye bir yeni yönetim tarzı meydana cıkmıştır hhanginizin bundan haberi vardır..merak edıyorum ban cevablayın..daha ılk okuldn başliğ atatürk ilke ve inklaplarını veren bir egitim sistemi..neden arapça kaldırıldı neden dinin saf dışı bırakıldı..cünkü insanlar görmesin ögrenmesin neden büyük bir din cumhuriyeti olan osmanlı atatürkle birlikte yok olup dinden uzaklasan bır devlet sıstemı geldi..

    hangi siyasi düzen sistem bize huzur getirid hangi tarftarı odlgunuz parti.. cok büyükbir akıl kontrolunden bahsedıyorum cocuklarınızı gençlerimizi görelten bı kontrolden..dürüstlüğü şerefi ahlakı yoke den bir sistemden ..bence bi ara durup bakın ve kendinizi sorgulayın..Ben neyim nrden geldım enrey gidecegim diye..

    Türk gençliğini bu tarz boş şelerin peşinde koşturmayın..Ahlaki yozlaşma ve Kültür erezyonuyla dejenere olmasın…Ecdadına ve kendisine bırakılan mirasa sahip cıksınlar.Oynanan büyük oyunun farkına varsınlar..Devir uyanma devri..ön yargılarınızı bir kenara bırakıp gercekle yüzleşmeye hazırlanınn..

    İlk önce şu soruyu sorun kendinize Asırlardır dünyaya hükmetmiş bir millet ”’Niçin ufakcık bir bölgeye sıkışıp kaldı? ” kimlerin sayesinde hangi oyunlar yüzünden hangi ülke satan insanlar yüzünden!!…

    yıllardır bu ulkenın kanını emen törer nedne bitmiyor..Enflasyon işsizlik kriz içborç dış borç kaos..Tarih asla yazılıp cizildigi gibi diğildir..tarihi anlamak için olaylara objektif bakmak gerekir..olayları kişileri sorgulamlıyız.gercege anca bu sekılde ulasılabılınır..

    hir bir siyasi görüşürü ne var olan devlet sistemini ne adeletin mülkün temeli oldguna inanırım..ben özgürüm hürüm düşünr ve yorumlarım..bence bu tarz ögütleri hatırlatmayı bıraklımda kim oldugumuza bakalım..kendimize bir bakalım..ilk kendizin ne oldugnun farkına varın sonra bu gençliğe dürüstlükten bahsedin…hiç bir devlet adamı hiç bir yöneti dürsütlükten eserleri kalmamıstır hiçbir haber sipikerinin hiç bir yayın organın sürütlüğü saf dışı bırakan yayınlar yayınlar yapıyo siz buraya yazasanız ne olur dürüstlüğü…

  12. İslam Çankaya dedi ki:

    Süleyman TURAN’ın yazılarında görüş ve düşünceler, mantık ve felsefeyle kuşatılmış adeta. Düşüncenin temeline ulaşmak için bu mantık ve felsefe zorluğunu aşmak gerekiyor… Yazının tadı da tam bu noktada çıkıyor…
    Kolay ve sıkca yazan birine sahip olduğu için Ekemer’cileri şanslı buluyorum…

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari