DAMDAN DÜŞMEYİN!..

Nisan 30, 2010 tarihinde tarafından  
EĞİTİM VE KÜLTÜRÜN TARİHİ - M.ALİ SULUTAŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

DAMDAN DÜŞMEYİN!..

Bugün öğleden sonra, Mersin Üniversitesi’nin düzenlediği 16. Kültür ve Spor Şenliği etkinliklerinin Merkez Yerleşkesindeki bölümlerine katılıp; ADD’nin düzenlediği “Mustafa Kemal Atatürk” konulu sergiyi gezmek, Tarsus MYO Atatürkçü Düşünce Topluluğu’nun “Çanakkale Şehitliği” konulu gösterimi izlemek, “Günümüz Türkiyesi” bağlamında Banu Avar’ı ve “Türkiye’nin Sulak Alanları ve Önemi” konulu Seminerde TEMA Mersin İl Temsilcisi Şükrü Altınova’yı dinlemek için hazırlık yapmıştım. Ama evdeki hesap pazara uymadı.

Evet, kuşluk vakti, öğlene doğru damdan düşmüş ya da düşürülmüş gibi oldum. Kredi kartlarını kullandığım bankalarımdan birinden bir uyarı geldi cep telefonuma:

“Değrli müşterimiz, **** nolu kartınızla FOLLOW ME firmasında 11:03’te yapılan 90:00 TL işlem bilginiz dışındaysa —-‘yi arayınız…” Bilgim dışı bir işlem olduğu için bankanın o (müşteri hizmetleri) numarasını aradım. Bir süre bekletilme, şuna bas, bunu yaz ve güvenlik sorgulamasından sonra öyküyü anlattım. Memur başka bir telefon numarasını aramamı istedi. Neden kendisinin beni o birime aktaramadığını sordum, kendine göre tutarlı bir yanıt vermeye çalıştı. Kül yutmadığımı anlayınca, beni beklemeye aldı, sözüm ona, birilerine danışmaya gitti.

Birkaç dakika sonra aynı talimat: yanıbaşındaki birime aktaramazmış, o verdiği numarayı aramam gerekirmiş, muradıma ermem için. O murat da ne muratsa!.. Müşteri uşak ya, çaresiz aradım o verilen numarayı. Bir süre bekletilme, şuna bas, bunu yaz ve güvenlik sorgulamasından sonra öyküyü bir kez daha anlattım (müşteri hizmetlerindeki) başka bir bayana. Sözün özü:

O da başka bir telefonu aramamı önerdi, merhem için. Anan yahşi, baban yahşi, biraz da o bayanla oyalandım, boyalandım; çaresiz o verilen numarayı aradım zorunlu olarak. Bu banka, telefon işletmesiyle ortak çalışıyor anlaşılan. Amaç mağdur müşterinin işini çözmek değil, topu başkasına atmak, arayanı yıldırıp dolandırıcıların rahatça çalışmalarına ortam hazırlamak  anlaşılan. Uyarı gönderme de, “Dostlar alışverişte görsün” türünden bir soytarılık olsa gerek.

Kararlıyım ya 90 lirayı kurtarmaya ve hırsızları ele vermeye, üçüncü telefonu da aradım. Bildiniz! Evet, “Kredi kartı numarası, doğum tarihi, yılı-günü, gizli soru-cevap, ananın hörekesi” vs güvenlik sorgulaması yinelenmek zorunda. Öyküyü yeniden anlatırken bağlantı koptu, bekledim bir süre belki geri aranırım diye, ama ne arayan var ne soran…

Aynı numarayı bir kez daha aradım, bu kez bir bay yanıtladı. O usanç verici güvenlik teranesini tekrar yaşamak bir eziyet, bir zulüm doğrusu. Gerçekten usanç verici! Müştriye sol kulağını sağ eliyle göstermek zorunda bırakmaktan beter bir ahret sorgulaması haline dönüşüyor bu çağ dışı ‘müşteri hizmetleri’ anlayışı ya da anlayışsızlığı. Hat kopmadan devam edeyim:

İyi ki adlarını tekrar sorarak alıyorum karşımdaki kişinin; yoksa ilgili adını söylüyor, ama anlayabilene aşk olsun. İşte o bayanla görüşürken bağlantının koptuğunu söyleyerek, öyküyü tekrar etmektense o bayanla görüşmeye devam etmek istediğimi söylüyorum. Bay anlayışlı, ama bayan orada değil artık, “koyduysan bul!” Bay incelik gösterip geri araması için o bayana haber bırakacağını söylüyor, ama ben keyif için aramadım ki de bekleyeyim Sonra da “ölme eşeğim ölme, yaz gelsin de sana yonca biçeyim…” tekerlemesini tekerleyip durayım…

Bayı soktum işin içine. Ne yapayım, başladım yeniden öykümü anlatmaya. Olacak bu ya, bağlantı yeniden koptu. Susamıştım, yorulmuştum, bitkinleşmeye başlamıştım. Durumumu izleyen birisi bir bardak su verdi, oturacak bir yer gösterdi. “Allah razı olsun!” deyip, teşekkür ettim. Çok geçmedi telefonum çaldı, şaşılacak bir şey; az önce konuşmakta olduğum bay idi arayan, banka müşteri hizmetleri bölümünden. Sevindim, bütün bu yaşatıldıklarımdan sonra…

Bay yardımcı oldu. Meğer hırsızın biri, Gaziantepte falan firmadan internetten alışveriş yapmışım gibi kredi kart numaramı bir başka bankaya vererek benim bankamdaki hesabımdan 90 lira söğüşlemiş. İnternet bankacılığ yapmadığım gibi, internet alış-verişi yapmadığımı da söylesem de atı alan Üsküdar’ı geçmiş. Bu kadar kolay mı söğüşleniyor kredi kartlı bir insan? Bankacılık, hele kredi kartı yönetiminde bir eksiklik ya da bir aksaklık var demektir.

Aynı kredi kartımdan, bir ay önce de onayım dışı 500 liralık para çekilmişti ve o firmanın üyesi olduğu İstanbul Ticaret Odası’nı, Bankayı ve tüketici derneklerini bilgilendirerek ilgilerini çekip yardım istemiştim. İki hafta geçtiği halde bir hareket olmayınca kalkıp İstanbul’a gitmiş, Şirket yöneticileriyle görüşmüştüm. Sonuçta 500 liralık iadeyi de sağlamış, bana yardımcı olacağını beklediğim kurum ve birimlere de bildirerek kendilerine yardımcı olduğumu anlatmaya çalışmıştım. Anlayacağınız, kendi göbeğimi kendim kesmiştim. Kulaklara küpe olur mu acaba?..

Kredi kartımın şifresini de değiştirmiştim, ne olur ne olmaz diye. Nasıl oldu da şifremi bu kadar çabuk çözdüler diye banka yöneticilerine soru yönelttiğimde öğrendim ki, internet alışverişinde şifreye gerek yokmuş. Duydunuz mu? Havada para kazanmak isteyen, gelişigüzel bir numara verecek kendi bankasına, insafsızca o kredi kartı sahibini söğüşleycek. Kredi kartı-zedelerin sorunlarından biri bu olsa gerek. O arada bir şey daha öğrendim, kredi kartları internet alışverişi işlemlerine açık olurmuş, talimat vermeyi gerektirmeden. Müşteri nereden bilsin, kartının internet alışverişine açık olduğunu? Yine öğrniyorum ki, müşteri asıl kartının internet alışverişine kapalı olması talimatı vermeliymiş, korunması için.

Çocuk korunmasını nasıl sağlar, ana-babası ve büyükleri onu gözetip kollamazsa?..

Demek ki çok basit güvenlik ve uygulama hataları yapılmaktadır bankalar tarafından. Söğüşlenmek, söğüşletmek ya da para kazan(dır)mak bu kadar kolay ve sancısız olmamalı!..

Yeni bir kart edinmek istedim, ancak 4 Mayıs sabahı Kanada’ya gideceğim için 5 günde yetiştirilemyeceği bilgisi üzerine vaz geçtim, internet alışverişine kapattırdım mevcut kartımı.

Hesabımın ve kredi kartımın kayıtlı olduğu banka şubeme gittim ve yaşatıldıklarımı rapor ettim. Bir ara yazdığım itiraz-şikâyet-öneri dilekçemi, sıramı bekleyerek, şube müşteri hizmetleri görevlisine verdim. Ricam üzerine görevli bu dilekçemi Banka Genel Merkezi’ne fakslayıverdi kopyasını bana vererek aslını da posta ile yine Genel Merkeze göndereceğini söyledi.

SONUÇ: Bütün bu koşuşturma ve gereksiz işler 4-5 saatimi aldı, işte bunun için evdeki hesap pazara uymadı. Bırakın yapacaklarımı ve yararlanacaklarımı, huzurum da kaçtı, neşem de, hevesim de. Kim ve nasıl karşılayacak bu mağduriyetimi, aşındırılan sağlığımı kim?..

“KIZIM SANA SÖYLÜYORUM, GELİNİM SEN ANLA!..”

Mehmet Ali Sulutaş

Duyarlı bir sade yurttaş

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari