DOĞANIN ÖFKESİ

Eylül 19, 2009 tarihinde tarafından  
EĞİTİMCİ GÖZÜYLE-İLHAN DENİZ kategorisinde yayımlanmıştır.

DOĞANIN ÖFKESİ

İnsanoğlunun yıllardır dünyanın her yerinde acımacısızca katlettiği doğanın kızgınlığından bizim ülkemizde nasibini aldı.

Hayatında bir ağaç bile dikmemiş insanların sebep olduğu orman yangınları, rant uğruna kesilen ağaçlar, kapatılan dere yatakları yerine yapılan plansız, özensiz binalarla oluşan bir şehirleşme sonunda tüm bu acımasızlıklara dayanamayıp kızan tabiat…

İnsanoğlunun doğal felaketler karşısında düştüğü çaresizliğin nasıl olduğunu gösteren açık bir örneği İstanbul ve çevresinde oluşan sel felaketi. Yıllardır bilim adamlarının söylediği, bilimsel analizleri dikkate almadan dere yataklarını düzelterek yapılan evlerin; bu evlere ve iş yerlerine yapılan yolların, köprülerin nasıl bir kağıt parçası gibi sel karşısında sürüklenip parçalandığı görülmüştür.

Teknoloji her ne kadar tabiatın kızgınlığı karşısında çaresiz kalsa da bizler televizyonlar sayesinde sel felaketini naklen izledik. İnsan gördükleri karşısında kızmakla acımak arasında gidip geliyor. Meteoroloji bir gün önceden “sel bekleniyor” diye söyleyip insanları uyarırken hiç önlem almayan, sel gelecek yolların trafiğini kesmeyen yöneticiler; otobüslerin üzerinde, ağaçların tepesinde, evlerin çatılarında canını kurtarma derdine düşen ölümle yaşam arasındaki ince çizgide gidip gelen insanları gördükçe, ölen insanları duydukça neler düşündüler acaba?

Açılım konusu adı altında pervasızca konuşanlar, vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacaklarına söz verip yemin edenler, ettikleri yemine sadık kalmadan, etkin kimlik üzerinden siyaset yapanlar; gördünüz mü insanların birbirine nasıl yardım ettiklerini? Sizler alacağınız oy uğruna, ayrımcı siyaset yapıp, kavga ortamları yaratırken bizim insanımız tüm dünyaya yardımlaşmanın en iyi örneğini gösteriyordu.

Askeri helikopterin ipinin ucundaki görevli kurtaracağı kişiye ya da sivil toplum örgütünün çalışanları, polisler yardım ettiği kişilere hiç de etnik kimliğini sormuyordu. Bir can kurtarabilmenin telaşı yaşanıyordu.

Ölen insanların, evlerini, arabalarını, işlerini kaybedenlerin arasında kimler yoktu ki? Ama tüm bunlar yaşanırken birileri sel felaketinin ve ölen insanlar üzerinden birbirini suçlayıp siyaset yapmaya devam ediyorlardı. Biz iyiyiz, siz kötüsünüz. Biz iyi yaptık siz kötüsünü gibi…

Hiç de insan derdine deva olmayan ucuz basit siyasi sözler. Peki annesini, babasını, çocuğunu kaybetmiş insanların acı feryatlarına aldırmadan, hemen yanı başlarında yatan cenazelerden etkilenmeden yağmacılık yapan tüm onurlarını ve insanlık duygularını kaybetmiş insanlara ne demeli?

Kamaralara sırıtan denize gideceğine biz alalım diyen, oruç tutmadıkları için sel geldi deyip çekilen sel sularından eşya toplayıp sözde dindar görülenlere diyecek hiç bir şey bulamıyorum.

Elindeki paraları alt yapı yerine rant ve oy’a dönüştüren belediyeler, bunun sonuçlarının insanlara nasıl zarar verdiklerini gördüler. Giden, yok olan milyon dolarlık mal ve eşyalar, geriye getirilmesi mümkün olmayan ölen 40’a yakın insan. Tüm bunlardan geriye kalan bu acıları yaşayan sağlar gelecek seçimde kimleri seçer acaba?

Acaba, suçu ve sorumluluğu birbiri üzerine atmakta mahir politikacılarımız mı, insanlık onurlarını kaybetmiş yağmacılar mı kötü? Ya da tüm bu olanları her zamanki gibi canlı bir cenaze halinde izleyen, sorumluluk makamında “suçlu benim” diyerek ayağa kalkacak yöneticileri seçemeyen bizler mi kötüyüz? Kim bilir belki toplum olarak bu sorunun cevabını bir gün veririz.

İstanbul, Tekirdağ ve çevresinde oluşan selde hayatını kaybeden kişilere Allah’tan rahmet yakınlarına baş sağlığı diler; bunun yaşadığımız son felaket olmasını temenni ederiz.

İlhan DENİZ

Tüketiciler Birliği Antalya Şube

Eğitim Komisyonu Sorumlusu

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari