DOST KİM, DÜŞMAN KİM?

Mayıs 17, 2010 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - Süleyman TURAN kategorisinde yayımlanmıştır.

İki arkadaş arasında geçen bir diyaloga yer vererek, hayatta hiçbir kavramı veya olguyu şematize etmemek gerektiğine vurgu yapmaya çalışacağım:

… “Bugün büyük bir üzüntü yaşadım. Bir tanıdığımın ihanetine uğradım. Bundan böyle ondan nefret edecek ve düşman saflarda göreceğim belki ama, kafam da bir hayli karışık bu konuda.”

“Tam olarak kafanı karıştıran ne?” diye sorar arkadaşı.

“Düşünüyorum da gerçekte dost kim, düşman kim? Canımızı sıkan, tekerimize taş koyan, acı çekmemize yol açan; hayat satrancı oynarken, daima karşı cepheyi destekleyen kişi midir düşman?

Ya da savaşta bizimle hiçbir bireysel sorunu olmamasına rağmen, göğsümüze doğru ateş eden asker mi?

Bir iş arkadaşım vardı zamanında. Kariyerimde ilerlememi geciktirmek için elinden geleni yaptı. Onun yüzünden terfilerim hep gecikti. Sürekli sağda solda eksik yönlerimden bahsedip, işe yaramaz olduğuma dair açıklamalar yapıyordu. Bir gün, çalıştığım şirketin genel koordinatörü ile arasında geçen konuşmasına tanık oldum. Bir üst pozisyonu hak etmediğimi iddia etti. İngilizce dışında dil bilmediğimi, bilgisayar kullanımı hakkında yeterli donanıma sahip olmadığımı söyledi. Belki inanmayacaksın ama, o güne kadar bu konudaki eksikliklerimin çok da farkında değildim. Nihayetinde, İngilizce bilmek pek çok sorunumu hallediyordu. İyi kötü bilgisayar da kullanabiliyordum. Bir düşmanım bana bu gerçekleri hatırlattı. Yoksa düşmanlarımız, dostlarımızdan daha mı objektif davranıyorlar bazı konularda?” “Bu son olay terfi etmeni ne kadar etkiledi?” “Terfim bir yıl gecikti. Aynı pozisyonda çalışırken bilgisayar kursuna yazıldım ve dokuz ay boyunca İspanyolca dersleri almaya başladım. Bir yıl gecikmeli terfi ettiğimde, artık iyi biçimde bilgisayar kullanıyor ve orta düzeyde İspanyolca konuşabiliyordum. Şimdi bu düşmanıma kızmalı mıyım? Belki de teşekkür etmeliyim.

Düşmanlarımız hayat satrancı oynarken, oyunumuzun gelişmesine katkı yapmıyorlar mı sence? Öte yandan, madem bu dünya acı çekme yeri, acı çekmemize yol açan ve dünyevi davranan birilerini neden düşman ilan ediveriyoruz? Din büyüklerimiz, acı çekmek ruhu olgunlaştırıp bizleri cennete yaklaştırıyor dediklerine göre, bizlere kötülük edenler dost mu düşman mı?

İsa Peygamber ‘Sana bir tokat atana öbür yanağını da çevir!’ dediğine göre dostun da düşmanın da kim olduğu belirsiz kalmıyor mu? Bu dediğime kızacaksın belki ama, çoğu zaman neşelenmemi sağlayan ve sürekli olarak omuz veren senin gibi dostlara bozulmuyor da değilim. Arada sırada dünyevi davranıp, beni üzmen de gerekmez mi? Şimdi söyler misin azizim, düşman kim, dost kim?”

Arkadaşının yanıtı kısa ve net olur: “ Dost, düşman diye bir şey yoktur. Sadece herkesin hayatta oynadığı bir rol vardır. Benim rolüm de sana bu şekilde davranmak. Hepsi bu.”

  • Netinial Internet

Yorumlar

“DOST KİM, DÜŞMAN KİM?” adlı makaleye 10 yorum yapilmis
  1. Bir okur dedi ki:

    Benim yorumum senin yazının ana fikri gibi: Tek dostunuz ve tek düşmanınız var. O da kendiniz.

  2. SİZİN ŞU AN YASADIGINIZ BU DURUMU BIR COGUMUZ YASAMISIZ

    ÖNEMLIOLAN BU OLGUNLUGU GOSTEREBILMEK

  3. deniz cevahir dedi ki:

    Sevgili süleyman,
    bana göre eğer bir dost veya düşman varsa bu hayatta
    bunlar ikiye ayrılır,
    1- yüzüne karşı konuşan
    2- arkandan konuşan,
    en tehlikelisi seni sevmediği halde, yüzüne karşı sana dürüst ve iyi görünmeye çalışıp gerçek kişiliğini gizleyendir,
    hani derler ya gerçek dost acı söyler!!!

  4. Gökhan Çolpan dedi ki:

    Sayın Turan yine çok önemli bir noktaya parmak basıp ilgi çekici bir hikayeyle duruma ışık tutmuşsunuz. Evet bazen dostlarınız sizi kırmaktan korkup sizi belli konularda uyarmaya çekinirler, bu süreçte “düşman” diye tanımladığınız bir rakibiniz devreye girip sizi uyandırabilir. Bence insanları geliştiren yegane şey de rekabettir. Zaten kahramanları da kahraman yapan mücadele ettikleri rakipleri değil midir? Claudius olmadan Hamlet’i, Darth Vader olmadan Luke Skywalker’ı, Wile E. Coyote olmadan Road Runner’ı, Cengiz olmadan Ezel’i düşünmek mümkün müdür?

  5. ALİ ÇELİK dedi ki:

    SELAM YEGENİM DOST DÜŞMANIN GÖRDÜĞÜNÜ HİÇ BİR ZAMAN GÖRMEZ ÇÜMKÜ DOSTUN BAKIŞ AÇISI SENİ İNÇİTMEMEKTİR AMA DÜŞMAN SENİN OLUMSUZ YÖNLERİNİ GÖRÜP BU KULANMAK İSTER BU ARADADA SANA İYİLİK YAPTIĞININ FARKINDA OLMAZ

  6. REZZAN ÖZKAYA dedi ki:

    NERHABA SÜLEYMANCIM,YİNE HER ZAMANKİ GİBİ ÇOK GÜZEL VE YİNE HASSAS DAVRANARAK HOŞ BİR KONUYU GÜNDEME GETİRMİŞSİN,EVET NORMAL HAYATTA O KADAR ÇOKKİ BU TÜR DAVRANIŞTA BULUNANLAR,AMA ÇOĞU ZAMAN HATALARIMIZI VE EKSİKLERİMİZİ KENDİMİZDE GÖRÜRÜZ,DÜŞMAN SADECE ANLAMAMIZI SAĞLAR,AMA UNUTMAYALIMKİ SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ,HER ANLAMDA TAMDA OLSAN MUTLAKA BİR ŞEY BULUR,EN GÜZELİ BU İNSANLARIN HİÇ OLMAMASI VE UZAK DURMAK HER ZAMAN :))

  7. ayse sımsek dedi ki:

    süper bir yazı olmus süleyman bey basarılarınızın devamını dılerım.

  8. nagihan özdemir dedi ki:

    selam;Süleyman bey,gerçek olan fakat bunu kabul etmeyecek insanlar olacaktır elbette,farklı bir bakış açısını ele aldığınız için tadir ediyorum ve yazılarınızın devamını diliyorum.saygılar

  9. kadriye doğru dedi ki:

    Akıcı dille yazılmış.Çok güzel..

  10. Veysel dedi ki:

    Süleyman bey size nasıl ulaşabilirim.birkaç sorum var.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari