ELİME ESKİ GAZETELER GEÇTİ, YENİ YORUMLAR YAPTIM

Kasım 2, 2009 tarihinde tarafından  
SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

ELİME ESKİ GAZETELER GEÇTİ, YENİ YORUMLAR YAPTIM

Elime eski gazeteler geçti, bazılarının aslını bazılarının fotokopilerini saklamışım.

Mesela; 10 Aralık 2001 tarihli Ayışığı Gazetesi (Yıl 2. Sayı 34) Manşet: “AK Parti Kemer’de” ve Sn. Mustafa BİLİCİ Bey’in bir resmi ile bir haber ve haberin sonunda da çiçeği burnunda ilçe başkanının “Ak Parti’nin oyları her geçen gün artmaktadır” mesajı var.

Mesela; 13 Aralık 2001 tarihli Objektif Gazetesi. Manşet: “Kemer Siyasetine Yeni Kan” ve yine malum resimler ve benzer sözler var.

Gazeteler böyle sürüyor. Semih KÖKEN “Pencere”sinden bakıyor ve Muammer Bakırcı Kemer’in “Anatomi” sini inceliyor. Bu gazeteler o tarihte 15 günde bir çıkıyor.

Akdeniz Haber, Toros, Kemer Haber ve Kemer Gözcü  isimli gazetelerden de örnekler var.

Burada Kemer Haber Gazetesini ve Abdulkadir KALENDER Bey’i saygı ve sevgiyle anmak istiyorum. Beni yazmaya zorlayan ve yazmayı sevdiren etkenlerden birisidir o.

Kemiad’da ki 20 Aralık 2002 de Kemer Kent Konseyi Bilgilendirme toplantısı’na Ak Parti Kemer İlçe Başkanı sıfatıyla katılmışım, seçilmiş eski siyasilerin, atanmış bürokratların ve Kent Konseyi’nin ilgililerinin her zamanki “Havanda su dövme” konuşmalarını dinledikten sonra, söz alarak şunları demişim.

“Ülkemizin her yerinde olduğu gibi Kemer’imizde de yıllardır biriken ticari ve mahalli sorunlar bulunmaktadır. Ve biliyorum ki hepinizin cebinde, aklında bunların giderilmesi ile ilgili çözümler vardır. Ama öncelikle çözümleri yerel yönetimlerde aramalıyız. Yıllardan beri yerel yönetimlerin başında bulunan ve burada çeşitli sebeplerle bizleri “yabancılar” diye ayırtan, bizlerden önce buraya gelmiş halkın bu gelir düzeyine sonradan gelen kişiler ve turistlerden kazandıkları para ile geldiklerinin hesabını yaparak, birlikte düşünmek birlikte çözüm bulmak ve bu pastadan alınan payı birlikte paylaşmaya razı olmaları gerekmektedir. Yerel yönetimler ile ilgili İlçe Başkanlığımın yaptığı çalışmalarda karşıma yerli-yabancı ayırımı çıkmakta bu da bizi çözüm bulmakta kararsızlığa itmektedir.

Tek başına iktidar olmanın ve acil karar verebilmenin nimetlerinden faydalanmak istiyorsak bu ayırıma son vermeli ve birlikte çalışmalıyız.

Kemer’de sorunlar varsa, bizde de bu sorunları çözebilme avantajı vardır”

Sen misin “Herkesin bildiğini (!)” söyleyen. Abdulkadir Bey o 1.Hamur kağıda basılı büyük boy gazetesinde tam sayfa bir yazı ile beni topa tutarak bir haber yaptı ki sormayın.

22 Aralık 2002 tarihli sayısında manşet “Tehlikeli Tartışma” ve 01 Ocak 2003 tarihli sayısında ise “AKP Başkanına tepki” aynı anda da daha sonra üstadın, bir petrol istasyonunda hazırlandığını söylediği, karşılıklı güldüğümüz meşhur yazısı. Başlık “Kemer’de Yerli Yabancı” yazı “Siyasette üslup mu değişti” diye başlıyor “Kemer’de paylaşacak çok şey var” diye sürüyor ve “Haddimizi bilelim” diye bitiyor.

Bir sürü soru. O gün, okudukça gülümsediğim ve mutlu olduğum bir yazı. Bunları sor bana desem sormaz. Hepsinin cevabı zaten sorunun içinde. Oturdum, döktürdüm ve elden götürdüm verdim. Okudu, yüzüme baktı, ‘kim yazdı bunları’ dedi. Manalı manalı baktım yüzüne, anladı “İyi dostluklar, kavgayla başlar, hoş geldin Başkan’ım, bunu keyifle yayınlayacağım” dedi ve bir hafta sonra başlık “AKP Başkanından müthiş iddialar” ve iki tam sayfada yazdığım yazının başlığı ise şöyle “Boynumuz yiğit boynu bükerse sevda büker”

Hey gidi günler hey. Oysa boynumuzu büktü, başka şerefsizler…

Arşivimde ki bir başka gazete Kemer Gözcü Gazetesi. “Haftada bir Yayınlanır Siyasi Gazete” unvanlı Kemer Gözcü Gazetesi’nin elimde ki en eskisi, 21 Nisan 2003 tarihli olmasına rağmen, Yıl 3 ve Sayı 54 yazılı. O da olağan bir haberi vermiş, Ak Parti ile ilgili.

Bu gazeteleri Kemer’de Ak Parti’nin kuruluşu itibariyle biriktirmişim. Ve o kadar çoklar ki. Hemen her hafta birkaç haber ve açıklama. Gazetelere bakınca o günden bu güne en bariz iki değişiklik, benim gözümle  şöyle.

Birincisi, Kemer Gözcü Gazetesi. Arkadan gelmiş, yetişmiş, geçmiş ve hala yayınını açık ara önde götürüyor. Her hangi bir sebeple onlarla karşı karşıya gelmem, haklarını teslim etmeme engel değil. Bir çok gazete kaybolmuş, yitmiş, ama onlar ayakta ve “her şeye rağmen” sürdürmekteler yayınlarını.

Gazete çıkarmak, hiçte kolay iş değil, dışarıdan görüldüğü gibi hiç değil. Öyle olsa yarın çıkarırım. Bilgi birikim gerekli, kesilmeyecek ve güvenilir yazı desteği gerekli, teknolojik destek gerekli, para ve emek harcamak gerekli, özveri gerekli, halkın seni kabullenmesi gerekli, siyasetten uzak ve tarafsız olmak gerekli, kılıç gibi kesen ama baba gibi seven olmak gerekli, günlük olmak gerekli, devamlılık gerekli, en önemlisi de “yazmayı ve okumayı” sevmek gerekli.

Bu gibi güzel hasletler çoğaldıkça başarı yüksek, azaldıkça başarı düşük oluyor gazetelerde. Bu günler itibariyle bunların en çoğunu yakalamayı başaran gazete Kemer Gözcü Gazetesi. Tebrik ederim, tebrik etmelisiniz.

İkincisi, Ak Parti Kemer İlçe Başkanlığı. Varlığı veya yokluğu belli değil. Gündemden, olaylardan, vatandaşlardan çok uzak. Mesela, bir gazetede bile 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili bir demeci yok. CHP İlçe Başkanı Kemal YÜKSEL Bey’in dediği gibi, bir vesile başkası çatarsa, başını kaldırıyor ve “lütfen” bir cevap veriyor. Seçimleri kaybetmiş olmanın ezikliği ile partisinin içindeki balonu sönmüş ve kaderine razı olmuş bir durumda. İlçede kendisine güven bitmiş ve bu görünüşü ile sadece kendisi için çalışan ve kartvizitinde “Zafer YAMAN – İlçe Başkanı” yazan bir pozisyonda.

Oysa eski gazetelere bakınca, o günlerde ve o sıfatla, hemen her konuda demeç vermiş ve özel günlerde tebrik veya basın açıklaması yapmışım. Bu görüntüsü ile artık Zafer YAMAN’ın ne partisine ne de Kemer’e faydası olması imkansız. Görüntü itibariyle kabullendiği bu durumu resmiyete geçirmeli ve gerekeni yapmalıdır.

O yıllardan bu güne değişmeyen şey ise seçilmiş ve atanmışların, dernek veya parti yetkililerinin, yılın hep aynı zamanlarında, (üç gün önce veya üç gün sonra) yaptıkları açıklama ve daha iyi bir yeni yıl için söyledikleri yalanlar, pardon sözler. Her yılın aynı günlerinde Kemer’de geçmiş on yıla ait gazeteleri sırayla ilk günden son güne kadar dizelim ve inceleyelim. Hep aynı tarihlerde aynı sorunları tartıştığımızı göreceksiniz.

Turizm yılı başlarken “Gökyüzü turist, kasalar para dolacak” haberi,

bir kaç gün sonra, klasiklerimizin arasına giren “Hanutçuluğa son verilecek” haberi,

sonra “Turizme uygun vasıflı eleman eksikliği” haberi,

ilerleyen günlerde “Her şey dahilin turizm üzerinde etkileri” haberi,

daha sonra “Bu yılda da şu şu sebeplerle esnafın zora düştüğü” haberi,

daha da sonra “bankaların ve tefecilerin” ilgili haberleri,

en sonra da “bu sene de battık, seneye Allah Kerim” haberleri, her yıl üç gün ileri geri oynayarak yer alır gazetelerimizde.

Böyle olunca da toplumsal güven bitiyor ve bireysel kurtuluş arayışları başlıyor.

Yazacak çok şeyim var ama dinleyecek toplum, çözüm üretecek siyasetçi, tatbik edecek kimse yok.

Yazacak çok şeyim var deyince uzun bir zamandır ertelediğim bir şeyi burada yazmak istiyorum. Hep eskilerden dem vurmak olmaz.

Sizlerde elinize bu yerel seçimlerden beri çıkan gazeteleri alın ve inceleyin. CHP İlçe Başkanı Kemal YÜKSEL Bey ile ilgili haberlere bakın. Sadece GATAB ve Tekirova ile ilgili konularda haberler ürettiğini göreceksiniz.

GATAB ve Tekirova’da, hatta Başkan Yusuf URAS’ın şahsında olumsuz, hoşa gitmeyen, partisinin çalışmalarına ters düşen bazı konular olabilir ama o CHP Kemer İlçe Başkanı’dır.

Tekirova’nın Belediye Başkanı olarak seçildiği için ilgili yönetmelik gereği GATAB’a da Başkan seçilerek görev yapan Yusuf URAS’a karşı, ama sadece ona karşı açıklamalar yapması aklımıza başka soruları getiriyor. Şöyle ki;

1-       Kemer ile ilgili bir haberi veya demecine rastlamıyorum, Kemer’de her şey güllük gülistanlık mı?

2-       Eğer öyleyse ve her şey çok güzel ise bir daha ki yerel seçimlerde CHP buradan aday çıkarmayacak mı?

3-       Yoksa Mustafa GÜL Bey’i partisine katmayı düşündüğü için mi, olumlu olumsuz bir görüş bildirmiyor?

4-       GATAB’da aynı icraatları Yusuf URAS yerine başka bir başkan yapsaydı aynı tepkileri gösterecek miydi?

5-       Yoksa Yusuf URAS’a olan kini mi onu böyle davranmaya yönlendiriyor?

Hazır sayfada boş yer varken sorayım dedim.

Sevgi ve saygılarımla…

Hüseyin SOYDABAŞ

  • Netinial Internet

Yorumlar

“ELİME ESKİ GAZETELER GEÇTİ, YENİ YORUMLAR YAPTIM” adlı makaleye 6 yorum yapilmis
  1. Rahman ŞEKER dedi ki:

    Merhaba Hüseyin Bey, ilk önce e-kemer sitesin de yazdığınız gazete arşivleri ile ilgili yazınızı iyi yön de tebessüm ederek okudum, Ak parti ile ilgili olan tespitlerinizi gerçekten çok olumlu buldum, şu an da Kemer’de yaşayan insanların siyasetin ucundan hatta gölgesinden bile yakalama gücü yok, şu an da bir boşluk var ve bu boşluğu sadece makam veya mevki doldurmak için bulunan insanlar görüyoruz, sizlerin de örneklendirdiğiniz gibi, bu konu da gerçekten vasıflı insanlar görmek istiyoruz dününü unutmayan, geleceği görebilmeyi ya da sezebilmeyi başaran insanlarla inanıyorumki toplum olarak sınıf atlayacağız. Mesala AK Parti veya MHP ya da DP ilçe başkanlarını ele alalım, Sn: Kadir BATU(takip ediyorum 15 gün de bir durmadan sadece AK Parti ile ilgili demeçler veriyor kendisini Bahçeli zannediyor, Zafer YAMAN( sadece Bakan ya da Milletvekili geldiğinde demeçsiz ama endamıyla gazeteler de boy gösteriyor), Özhan ERKAL (MHP çatısı altında şu anda belediye de ne görev yaptıgını tam olarak idrak edemedim), sizce biz ya da kemer’de yaşayan insanlar olarak nasıl ileri ye gidebiliriz ki tıpkı 3 yıl geri ileri giderek örneğinde ki gibi. Bildiğiniz yol da istikrarlı ama kararlılıkla yürümeniz kaçınılmaması gereken bir durumdur. İlk defa sizi böyle keskin ve olumlu çıkış yaparak görmek sevindirici bir durum olduğunu belirtmek isterim. Doğru olan herşeyi gördüğü halde yapamamak çaresizliktir… Sevgi ve Saygılarımla…

  2. Hüseyin SOYDABAŞ dedi ki:

    Sevgili Rahman Şeker;
    Gecenin bu saatinde böyle bir yorum almak çok güzel. Acaba ben bu övgüyü hak edecek ne yazdım diye, dönüp yazımı tekrar okudum. Yazdığım çizgi her zaman ki çizgim. Yani; yaşadıklarım, tecrübelerim, öğrendiklerim ve öngörülerim üzerine.
    Ve bir zamanlar sizin o güzel isminizle bir yazıma yaptığınız yorumda beni yerdiğiniz gibi, bu yazımdan ötürü birileri bir yerlerde kızıyor belki de daha da kötüsü sövüyorlar. Ama ben zaten yorum almayan hatta sövülmeyen yazımı boş bir sayfadan daha değerli görmüyorum.

    Evet, dediğiniz gibi bir sürü liyakatsiz kişi şu anda Kemer’in geleceği için yetkili konumunda. Dahası şu anda Kemer Belediye Meclisi Üyesi olarak geleceğimizi oylayan öyle kişiler var ki, işyerinize işçi olarak almazsınız. Resimlerden gördüğümüz kadarıyla yapılan oylamaya el kaldırırken bile yaptığı işe inanmayan kişiler şu anda iki tane belediye başkan adayı ve Kemer’in vazgeçilmezi olan kişilerin hediyesi olarak oradalar.

    Bakın önce Kemer sevgimin kaynağını aktarayım size. Görevim icabı Kemer’de bulunduğum sırada 17 Ağustos depremi oldu ve İzmit’te yakınlarım komşularım evsiz yurtsuz kalarak yanıma koştular. Öylesine çoktular ki çaresizdim. o sırada Kuzdere’de oturuyordum. Anneniz, babanız yani sizler, yani Kemer’liler yardımıma koştu ve yakınlarımı evlerinde misafir olarak baş köşelere oturttular.
    Şeker, Gül, Kahraman, Özdemir, Minta ve aklıma gelmeyen diğer ailelerin ve kişilerin yaptıklarını, onların yaşadığı bu toprakları nasıl unuturum. Onun için burası benim vatanımdır. Ta ki sizler gidin diyene kadar.

    Sevgili kardeşim; Kemer’in kurtuluş reçetesi siz gençlerden geçiyor. Babalarınız, büyükleriniz takım tutar gibi başkan adayı destekledikleri için başka bir sonuca ulaşmanız imkansız. Hep aynı şeyler bir kısır döngü olarak tekrarlanacak. Oysa sizlere ve bu topraklara gerekli olan tek şey iktidarda olan bir partinin, yabancı yani Kemer’e daha sonra gelmiş bir belediye başkanı.

    En fazla iki dönem bu görevi yapacak, kimsenin dayısı, amcası, eniştesi, damadı kısacası Kemer’in hiç bir şeyi olmayan bir başkana ihtiyacınız var. Öyle olmalı ki hiç birinize ne akrabalık ne de minnet borcu olmasın. Radikal kararlar alabilsin ve kimse kırılacak diye düşünmeden uygulasın.

    Bunun kararı yine sizlerden çıkmalı yoksa her dönem birbirinin aynı olan dönemler olur. Dün dedenizden babalarınızın, annelerinizin paylaşarak küçülttüğü toprakları, yarın siz yeni yetişenler tekrar paylaşarak küçülteceksiniz, iki kuşak üç kuşak sonra bir dönümden büyük bir arsa kalmayacak hiçbirinizde ve bir hayal kırıklığı kalacak ellerinizde.

    Ben başkan olsam Kemer’i tek kurtuluş çaresi olarak eğlence ve günah şehri yaparım. Antalya’dan Kemer’e, Beldelerden Kemer’e sabahlara kadar otobüs seferleri yaparım. gerekiyorsa Kemer Turu lağveder belediye otobüsleri koyarım. Ama bunu bir yerli aileye mensup başkan yapamaz.
    Kardeş şehirlerin peşinde koşacağıma Türkiye’den Büyükşehirleri ile görüşür ağabey şehir yaratırım kendime. Ve bu sayede de yerli turiste kuracağımız bir acenta üzerinden uzun vadeli kış ve dinlenme turizmi paketleri satarım ağabey şehirlerin başkanlarına ve çevresine.
    Başkan olsan Kemer’in Gatab Bölgesinin tek elden yani tek başkanla idaresi için gerekiyorsa özel destinasyon kanunu hazırlatmaya çalışırım turizm bölgeleri için, gerekiyorsa böyle bir birleşme için başkanlığımdan bile vazgeçerim.
    Başkan olsam Kemer’i marka satan şehir yaparım. Liman caddesi ve diğer yerlerdeki küçük dükkanları kapattırırım. Sahiplerini belediye gücümle zorlar, her binanın altındaki yerin tek dükkan olmasına çalışırım.
    Ben başkan olsam aynı işi yapan işyerlerine kısıtlama getirecek önlemler alırım. Birbirinin ardı sıra aynı bezi, aynı lokumu satan yerlerden, aynı pizzayı veya lahmacunu satan lokantalardan sıkıldı turistler.

    Ama beni veya yabancı bir kişiyi başkan olarak görmeyi zulüm addeden bir kesimle karşı karşıyayız ne yazık ki. Önce bundan kurtulmalıyız.

    Sizinle dost ve arkadaş olmak, fikir alışverişinde bulunmak isterim, izninizle mail adresinizi kaydedeceğim kendime ve izin verdiğinizi bildirirseniz bana gönderdiğiniz yorumu yaynlayacağım yazımın altında. Ama izin veren bir mailiniz gelmezse yayımlamam ve en güzel hatıralarımın arasında saklarım, izninizle…

    Bana bu sevinci, yaşattığınız için ve hastanede yattığım bu günde bu morali verdiğin için teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım.

  3. Rahman ŞEKER dedi ki:

    Hüseyin Bey ilk önce geçmiş olsun dileklerimi sunar, Allah şifalar versin diyerek önemli bir sorununuzun olmadıgını temenni ederim.
    Evet bundan 3 yıl önce size bir yorum atmıştım çünkü ben gerçekten MHP aşısıyla büyüdüm, çocukluğum Mustafa YILDIZDOĞAN, Ozan ARİF ‘in şarkılarını dinleyerek geçti. O zaman istikrara inanan bir birey olarak yorumu size ilettim, fakat bir gerçeği göz ardı ettim, gerçekten sizin de dediğiniz gibi şimdiki şartlar, etkiler ve zaman.
    Şu an da bir parti tutmak ya da desteklemem söz konusu bile değil çünkü şu an da gönül verdiğim partide ki kadrolaşmayı ya da bir film senaryosu gibi olayların oldugu yerde benim fikirlerim bağdaşmıyor. Şu an da izlemek, tespit etmekten ve sizin gibi büyüklerimizle bu konuları konusmaktan öte bir yol yok.
    Evet gönlüm ister ki kimsenin etkisi altın da kalmadan kimseye minnet borcu olmadan yenilik getirebilen bir insan olsun başkanımız, fakat bu bir süre daha böyle gidecek, bu hayalden ötesi birşey değil, sebebi ise gayet açık eğer siz ya da bir başkası belediye başkanlığı için yarışma içerisindeyseniz kesinlikle sizin işinize karışacak insanlar olacaktır,
    örneğin şimdi Hasan Şeker yok ama başka bir Şeker var, örneğin şimdi İsmail Selami Minta yok Tolga var, Musafa Gül yok Hakan(köfte) var, siz diyorsunuz ki ben olsam.
    inanın bana bu kişelerin hepsini egale etmek gerekli ya da Kemer’in nüfusunun çok üst seviyeler de olması gerekli, illaki bir yerde ya da bir konum da bu insanlarla iş birliği yapmamız gerekli fakat yine herşey eskisi gibi yine değişen birşey olmayacak.
    fakat bunu denemek kaçınılmaz ben de sizin gibi düşünüyorum, kafasını ve beynini dünyaya açmış kendisini tüm etkenlerden soyutlamış bir birey gerekli,
    en son geçtiğimiz yerel seçimler de biz bunu açıkca yaşadık 11.000 kişinin reyinin 10.000’i Hasan Şeker ve M.Gül paylaştı, şöyle bir istatik yaparsak 4.000 yerli, 9.000 kişi sonra dan gelen insan olarak düşünürsek yerlilerin de sonradan gelen insanların üzerindeki etkileri yadsınılmaz bir gerçektir.
    Bu yüzden derim ki her zaman ilerisi için doğru yer de doğru zaman da doğru insanlarla yol alın,
    bana göre Kemer’de yerli yabancı ayrımı yok, bugun bunu bu hale getiren insanların ne yaptıgına ya da ne işlerle ugrastıgına yahutta ev kiracılarının en yakın dostlarının kim olduguna bir bakın ama güzel bir siyaset stratejisi…
    Tabii ki de dost, arkadaş abi-kardeş olabilir,fikirlerimizi paylaşabiliriz. Yazımı içtenlikle siz öngördüğünüz yer de her zaman kullanabilirsiniz…
    En kısa zaman da görüşmek ve beraber bir çay ya da kahve içmek dileğiyle…

  4. Serdar KAYIHAN dedi ki:

    Hüseyin bey CHP’li bir vatandaş olarak yazınızı ilgiyle okudum.Ancak yazınızda yerel seçimlerde yaşanılanlarla ilgili çok önemli bir detayı atlamışsınız.Yani GDO’ları(GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR)hani şu seçim zamanı yöneticisi olduğun siyasal partiden ayrılıp rakip parti adayının yanıbaşında olanlar veya yine rakip parti adayını destekleyip sonra yine o partinin ilçe yönetimine gelenler…Bu GDO’ları herkes çok iyi bilsin ki yaşamları boyunca yaşayacakları bu ayıbı insanların vicdanlarından söküp atamayacaklarını çok iyi anlasınlar…Ayrıca bir CHP’li vatandaş olarak yukarıda yazmış olduğunuz geçen ithamlara CHP ilçe sorumlulularının yanıt vermesini bekliyorum.Kemerliler artık sadece sebzelerde değil siyasette de GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR görmek istemiyor.Saygılarımla.

  5. şakir dedi ki:

    evet haklısınız Sayın Serdar KAYIHAN;
    ama bir şeyi unutmuşsunuz: bir de hormon aşısını yiyen yiyeceklerde aniden meydana gelen cücükler vardır. bu cücükler de kendilerini asıl gıdadan sayarlar ama bilmezler ki gizli bir el suni olarak dışardan zikreder onları. işin pazar tezgahı tarafına gelince o tür gıdaların ya alıcısı çıkmaz yada fiyatını çok düşük tutar ki satıcıları, bilinçsiz vatandaş ucuz diye alır. ama her iki halde de söz konusu ürün alana fayda sağlamaz. buradan tek kazançlı çıkan o zehri o ürüne zikreden sahtekarlardır. bilmem bu da bişey hatırlattı mı kemer’in yakın siyasi geçmişiyle ilgili…

  6. Hüseyin SOYDABAŞ dedi ki:

    Sevgili Yorumcular;

    Yazılarımızda bahsi geçen kişilerin tabii ki cevap vermeye hakları var ve öncelikli yayın hakkı yazılarımıza verilen cevaplarındır. Cevap verilmediği durumlarda;
    1- İlgilisinin ve yakınlarının bu yazımızı okumadığını düşünebiliriz.
    2- İlgilisinin yazımızı ve bizi önemsemediğini düşünebiliriz.
    3- İlgilisinin yazımızın içinde geçen takdir veya tekdir sözlerini kabul ettiğini düşünebiliriz.

    Yazılarımızın ilgilisi veya yakınları tarafından okunduğunu biliyoruz, çünkü takip ediliyoruz. Bu durumda bizi ve kamuoyunun görüşünü önemsemiyor olabilirler veya bu yazıda bahsi geçen konularda benimle hem fikirdirler.
    Ya da her hangi bir görüş ileri sürecek tandansta olmayıp hasbelkader geldikleri o “şahikalarını” koruyorlardır.
    Sevgi ve saygılarımla…

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari