EMLAK SEKTÖRÜNÜN YARATTIĞI ADALETSİZ ZENGİNLİKLER

Ağustos 24, 2009 tarihinde tarafından  
DUYGU DOLU - DUYGU SUCUKA kategorisinde yayımlanmıştır.

EMLAK SEKTÖRÜNÜN YARATTIĞI ADALETSİZ ZENGİNLİKLER

2002’den bu yana, yani AKP Hükümetiyle birlikte şaha kalkan emlak sektörü yaklaşık üç yıldır durgunluk yaşıyor. Yaşanan durgunluğa rağmen dağ-taş, ova-bayır konut yapımı devam ediyor. 2003 yılından bu yana doludizgin, son sürat hız alan konut yapımı ve satımı bankaların da önemli bir dayanağı haline geldi.

2003’ten 2006’ya kadar en hızlı büyüyen ve gelişen sektör inşaat sektörü oldu. Öyle ki o dönemdeki konut satışları iştah kabartınca büyük holdinglerden küçük yatırımcıya kadar herkes konut yapıp satmaya başladı.

Güvenlikli, yüzme havuzlu, sosyal tesisli lüks siteler üst düzey gelir grubundaki vatandaşa sunularak yeni yaşam biçimleri yaratıldı. Tabi ki yeni yaşam biçimleri de birçok zengin yarattı. Şöyle ki, yaptıkları konutları bire mal edip beşe satanları sorgulayan hiçbir sistem yoktu.

Bu hızlı inşaat dünyasına Devlet de girdi. Toplu Konut İdaresi büyük projeler yarattı, alım gücü düşük olan vatandaşa sundu. Ancak Toplu Konut’un hizmetlerinden de alım gücü düşük olandan ziyade yüksek olan vatandaş yararlandı. Çünkü Toplu Konut’un yapıp sattığı konutlar da hiç ucuz değildi. Maliyetine olmasa da buna yakın bir fiyatla satılması uygun olurdu.

2006 sonrasında durgunluğa giren emlak piyasasında çok parlak satışlar olmasa da en azından el değiştirmeler ve ufak tefek hareketler devam etti. Bu arada 2005-2006’lardaki emlakçi patlaması da tersine döndü. O zamanlar kafayı hangi yöne çevirseniz üç beş tane emlakçiyi yan yana görürken şimdilerde nerede emlakçi var diye aramak gerekir. Yani kendi kendini yaratan ve yine kendi kendini yok eden bir iş kolunun en iyi örneği.

Çok hızlı bir çıkış yapan ve dört-beş yıl boyunca haksız zenginler yaratan inşaat-emlak sektörü, içine düştüğü durgunluktan çıkabilmek için yeni ve birbirinden ilginç projelerle yarışmaya devam ediyor.

Özellikle Ankara’da iddialı fiyatlarından ödün vermeden satış yapmaya çalışan firma ve müteahhitler, bir gün yeniden dirilmeyi beklercesine konut üretmeye devam ediyorlar. Ultra lüks sitelerdeki evler, dudak uçuklatan fiyatlarla alıcı beklerken aslında bu sektörün yeniden canlanıp canlanmayacağı konusunda oturup düşünmüyorlar bile.

Emlak sektörünün yeniden canlanması için üretilen konutların tükenmesi lazım. İşte bu biraz zor. Çünkü çok fazla konut üretildi ve hepsi de satış bekliyor.

İki yıldan beri konut fiyatları sudan ucuz, konut fiyatları çok düştü diye yaygara yapılıyor. Aslında hiç gerçekçi değil bu söylenenler. Mesela Ankara’da lüks bir site içerisinde, 150 metre kare normal bir dairenin fiyatı 500-600 binden başlıyorsa, burada sorgulanması gereken bir durum var demektir.

Bu fiyatlar 5 sene önce de böyleydi. Bu kadar fiyata satılan bir evin bir de maliyetine bakmak gerekir. Maliyetle satış arasında uçurum olduğu görülecektir. Nakite sıkışan müteahhit arada bir ucuz daire satıyorsa, konut fiyatları çok ucuzladı diye konu hemen reklama dönüyor.

Aslında ne piyasadaki uçuk fiyatlara, ne de konut fiyatları çok düştü söylemlerine bakmamak lazım. Piyasanın işleyip işlemediğine bakmak lazım ki sağlıklı değerlendirme yapılabilsin. Konuştuğum emlakçiler, konut satış ofisleri uzunca bir zamandır satış olmadığını söylüyorlar. Belki arada tek tük el değiştirmeler ve alımlar oluyordur. Ama bu işleyiş kesinlikle 4-5 yıl öncesi gibi değildir ve de bir daha olması da zordur.

İşin bir başka boyutu da şu: Uzunca zaman imara kapalı olduğu söylenen yerlerin bir anda imara açıldığı gözlemlenebiliyor. Ve o mıntıkada mantar gibi çoğalıveren inşaatlar başlıyor. Bu arsalar ne zaman inşaat firmalarının eline geçti, imarı alındı ve inşaat başladı diye düşünüp kalıyorsunuz orada.

Bir de konut kredilerine bakmak lazım. Bir bakıyorsunuz kredi faizleri yükselmiş, bir bakıyorsunuz bankalar arası rekabet kızışmış ve faizler inmiş. Şu sıralar emlak sektöründeki tıkanıklığın önünü açmak için olmalı ki faizler alabildiğine indirildi.

Belki biraz işe yarar ve satışlarda kıpırdanma olur. Ama o zaman da ev fiyatları yükselir. Yani bu çark içerisinde vatandaşın lehine olan bir şey yoktur.

Dönem dönem inişe, dönem dönem de çıkışa geçen inşaat sektörü ve emlak piyasası, tarihinde görülmediği kadar büyük bir hacimle yol almaya devam ediyor. Bir koyup beş alırım mantığını taşıyan herkesi sisteme dahil eden bu gidişat, bir koyup beş alanları ve ucuz arsa kapatanları gerçekten zengin etmiş olmalı ki konut yapımı halen cazibesini korumaktadır.

23.08.2009

dsucuka@hotmail.com

  • Netinial Internet

Yorumlar

“EMLAK SEKTÖRÜNÜN YARATTIĞI ADALETSİZ ZENGİNLİKLER” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. Atlıhan Cabbar dedi ki:

    Nerede adalet varda emlak sektöründe olsun. Herkes daha fazla bana, en fazla bana derdinde. bu olgu siyasiler tarafından desteklenince ortaya adaletsizlikler çıkıyor.
    yazınız içerik olarak çok dolu. teşekkürler.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari