EMPERYALİSTLERİN GÖZÜ ENERJİ KAYNAKLARIMIZDA

Nisan 27, 2010 tarihinde tarafından  
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisinde yayımlanmıştır.

EMPERYALİSTLERİN GÖZÜ ENERJİ KAYNAKLARIMIZDA

Yıl 1940. Türkiye Ata’sını ebediyete uğurlamasının acısını gittikçe artan bir şekilde hissetmektedir. Gerek savaş gerekse barış günlerinde yaptığı hizmetlerle devlet adamlılığını kabul ettiren Milli Şef İsmet İnönü’nün “Vatan’ın tek çakıl taşını bile emperyalistlere vermeyeceğim” sözü Millet’in tek tesellisi ve gönül huzurudur.

Atatürk’ün emriyle daha beş yıl önce  kurulan Maden Teknik Araştırma’nın  (MTA) başında bulunan Ahmet Rıza Orbay ekibiyle Anadolu’yu karış karış gezerken Şanlıurfa ile Gaziantep sınırında bulunan küçük kasabada bazı mineraller bulmuş ve aslında yeni bir çağ açmaya yetecek kadar önemli şeyler olan bu bulguları  Türkiye’de bu madenin tahlillerini yapabilecek laboratuar olmadığı için Almanya’ya göndermek gibi vahim bir hata yapmışlardır.

Gaziantep sınırından alınarak Almanya’ya gönderilen element inceleme yapanları şaşkına çevirmiş, Nazi diktasının tüm dünyayı ele geçirmesi için çırpınan ve bunun için kaynak arayan Alman
bilim adamlarını sevince boğmuştur.

Ekibin başındaki Herbert Taninbaium hemen durumu orduya raporlamış, daha fazla araştırma için ödenek istemiştir. Diğer bir talebi de Türkiye’ye gelerek Güneydoğu Anadolu bölgesinde sınırsız araştırma yapma hakkıdır.

Konu İsmet İnönü’ye intikal ediyor. Kurt Siyasetçi büyümekte olan savaşa iştirak anlamına gelen bu teklifi reddediyor ve Milleti’ni savaşa sokmamak için Alman Ekibi’ni sınır araştırmasını yaptırtmadan geri gönderiyor.

Almanların aslında Güneydoğu Bölgesi’ne İkinci Dünya Savaşı dolayısı ile sınır araştırılması için gelmediklerini, arzularının bu madeni araştırmak olduğu daha sonra anlaşılacaktır.

Konunun İngiltere ve ABD casusları tarafından duyulması uzun sürmez.  Savaşla ilgisi olmayan Türkiye’nin, savaşın tarafları olanlarla dolup taşmaya başlaması gözden kaçmamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından da önce başlayan  Emperyalistlerin ülkemizi sömürme istekleri devam etmektedir

Yapılan girişimler fayda etmemiş, hiçbir şey İnönü’yü ikna etmemiştir. Gerek İnönü’nün ülkesi adına korkuları, gerekse İngiliz ve ABD’nin elementi karşı tarafa kaptırmama telaşı, Türkiye’nin Elementi araştırmamaya karar verdirilmesi ve MTA ekibin dağıtılmasıyla şimdilik durdurulmuş ve yapılan bir anlaşma ile toplam 500 dönümlük bir araziye yayıldığı düşünülen TARİDYUM ELEMENTİ savaş bitimine kadar asla anılmamıştır.

Savaş sona erdiğinde İngiltere ve ABD’nin aklından hiç çıkmamış taridyum elementinin enerji kaynağı olarak gündeme gelmesi bekleniyordu ama işin içine bu kez de Sovyetler girmişti. Savaşın bitiminin ardından hiç kimse Sovyetlerin bu kadar güçleneceğini düşünememiş, bu tarafı gözden kaçırmıştı. Ve iki taraf da bu elementi işletme hakkına sahip olmak istiyordu.

Yıl 1950. Çok partili siyasi hayat başlarken ülkemizde Menderes rüzgârı esiyor. Bir yandan ABD-İngiltere baskısı, bir yandan da Sovyetler baskısı arasında sıkışmış küçük Asya’da Adnan Menderes hükümeti kendini ABD’ye yakın hissediyor ama Sovyetleri de karşısına almaya çekiniyordu.

İşte tam o sırada ABD’den garip bir öneri geldi. Sovyetlerin Türkiye’ye coğrafi olarak daha yakın olduğunu ve elemente ulaşmak için kendisinden daha şanslı olduğunun farkında olan bu uzak ülke elementin kimselerin eline geçmemesi için bu kıymetli araziyi, zaten son zamanlarda iyice artmış olan kaçakçılığı bahane ederek tümüyle mayınlanmasını öneriyordu. Üstelik mayınlarında maliyetini karşılamaya hazırdı. Bloklar arasında sıkışmış haldeki Türkiye  Cumhuriyeti bu öneriye balıklama atladı ve toplam 500 dönümlük arazi tümüyle mayınlandı

Yıl 2000. Sovyetler tarihteki yerini alırken ABD Dünyanın tek süper gücü olmayı sürdürdü. Ortadoğu’da bir ileri karakol vazifesi gördürttüğü İsrail ile petrol bölgelerine yakın olurken diğer yerlere de gerek işgaller, gerekse uydurma barış güçleriyle yerleşiyordu. (Somali, Afganistan, Irak v.s.) Tabii bu operasyonların bir de mali portresi vardı. Bu da Süper Güç ABD ye çıkıyordu.

Sürekli enerji açığının büyümesine çareler düşünürken yine Türkiye’deki Taridyum Element’i geldi akıllarına. ABD’nin enerji ihtiyacını fazlasıyla karşılamaya yetebilir, uranyumdan çok daha yoğun radyoaktivite kapasitesi ile aynı zamanda ABD ordusunun nükleer silahlar konusunda rakiplerine fark atmasını sağlayabilirdi.

2002 de yapılan genel seçimleri öncesinde  Tayip Erdoğan’ın rüzgarı estirilmeye başlandı. Ve sonuç dış güçler anlamına zafer olarak yorumlandı. İktidara gelen AKP hükümeti ABD ile daima iyi ilişkiler içinde oldu ve ABD’nin ileri karakol vazifesini İsrail’le birlikte paylaşmaya başlamıştı.

Ekonomik krizle birlikte yeniden alternatif enerji kaynaklarının peşine düşmüş olan ABD bu elementi her ne pahasına olursa olsun elde etmek, ama işletme hakkını da Türkiye ile paylaşmamak istiyordu.

Bunun için hemen alternatif planlar hazırlandı ve mayınların temizlenmesi konusu gündeme getirildi. Ama bunu doğrudan yapması batıda bu konuyu bilen diğer devletleri işkillendirebilirdi. Bu nedenle Ortadoğu’daki güvenilir karakol konumundaki İsrail’in kullanılmasına karar verildi. Ve Türkiye çeşitli yönlendirmeler sonucu mayınlı arazilerin temizlenmesi için taridyum elementinin bulunduğu tüm arazileri İsrail’e 49 yıllığına kiralamak için meclisten bir yasa çıkardı.

Şimdi tam olarak anlayabiliyor musunuz meclisin İsrail’e bu arazileri adeta peşkeş çekmek için bunca ısrarcı olmasını?
Şimdi tam olarak anlayabiliyor musunuz
birden bire Kürt sorununda adımlar atılmasını?
Şimdi tam olarak anlayabiliyor musunuz Türkiye ile İsrail’in köşe kapmaca oynar gibi bir iyi, bir kötü ilişkilerini?
Şimdi tam anlayabiliyor musunuz
ABD’nin Türkiye’ye ilgisini?

Size daha vahim bir şey söyleyeyim, internette Taridyum diye arama yapın, bakın bakalım hiç kaynak bulabilecek misiniz? Her elementle ilgili bir sürü kaynak bulunabilirken Taridyumla ilgili tek bir kaynak bilgi dahi bulamazsınız.

Sizce bunun sebebi ne olabilir?

Binali Efe
23.04.2010

  • Netinial Internet

Yorumlar

“EMPERYALİSTLERİN GÖZÜ ENERJİ KAYNAKLARIMIZDA” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. CENAN AKPINAR dedi ki:

    Sn. EFE, bu bilgileri bizlerle paylaştığınız için teşekkürlerimi sunuyorum. Sağolunuz.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari