EN BÜYÜK ZULÜM BİR DİLİM EKMEĞE MUHTAÇ ETMEKTİR

Ocak 11, 2010 tarihinde tarafından  
HABERİNİZ VAR MI? kategorisinde yayımlanmıştır.

EN BÜYÜK ZULÜM BİR DİLİM EKMEĞE MUHTAÇ ETMEKTİR

Türkiye’nin yüzde 15’inin açlık sınırının altında yaşadığını dile getiren Kurtulmuş, “Bugün, yüzde 12 oranında vatandaşımız birilerine muhtaç olarak yaşamlarını sürdürüyor. Bu sınıf iktisaden çöken ülkelerde görünür. Adam sosyal yardımlar ile ayakta duruyor. En büyük zulüm insanı ekmeğe muhtaç etmektir. Şimdiki yönetim emek düşmanlığı yapıyor” dedi.

* En büyük zulüm bir dilim ekmeğe muhtaç etmektir –

Yetimin hakkı faize gidiyor

Milletin aklını kozmik oda, kozmetik oda tartışmaları ile bulandırdıklarını da söyleyen Prof. Kurtulmuş, milletin esas derdinin ekonomi olduğunu söyledi.

Kurtulmuş, “Bu konuları niye tartışıyorlar. Ülkede esas sorun işsizlik, şekerin beş para etmemesi, pancarın para etmemesi, hanımların mutfakta kaynatamadığı tencere, yoksulluk, kapanan esnafın iş yerleri, özelleştirme adı altında gâvurlara peşkeş çekilen tütün meselesi, Başbakan Samsun’da ne diyecek ‘her üniversiteli iş bulacak diye bir şart yoktur’ diyor. İşsizlik rakamları yüzde 20’nin üstüne çıktı. Resmi rakamlara göre halkın yüzde 80’ini yoksulluk sınırının altında” dedi.

Açılımda Saadet farkı

Kurtulmuş, Doğu ve Güneydoğu’da 23 ilde DTP çizgisine bağlı partilerin aldığı oy oranının yüzde 23’ü geçmediğini de altını çizerek, bölgede geri kalan yüzde 77’lik oranı kimsenin dinlemediğini vurgulayarak,  “Geriye kalan yüzde 77’si bu çizgideki partilere oy vermedi. Geride yüzde 77 gibi bir rakam var.

Neden onları ciddiye almıyorsunuz. Başbakan sonunda milli birlik ve beraberlik ismini verdi. Bizim dediğimize geldiler. Siz ayağınızdan topu kaçırırsanız inisiyatif başkalarına geçer. Fevkalade ciddi yanlışlıklar ortaya koymuşlardır. Süreç şeffaf bir şekilde yürütülememiştir” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, partisinin Samsun 4’üncü il kongresine katılarak bir konuşma yaptı. Kurtulmuş, konuşmasında ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak hükümet ve muhalefet partilerini yine sert bir şekilde eleştirdi. Büyük bir coşku ve heyecanın olduğu Hasan Doğan Kapalı Spor Salonu’na gelen Kurtulmuş, sloganlarla karşılandı.

Kurtulmuş, konuşmasına açılım sürecine ilişkin eleştirileri ile başladı. Yaz aylarında AKP Hükümeti’nin ‘açılım’ adı ile içinde ne olduğu belli olmayan bir yolla işe giriştiğinin altını çizen Kurtulmuş, geçtiğimiz zaman zarfında hükümetin ‘açılım’ı askıya aldığını dile getirdi. Kurtulmuş, ‘Başbakan Erdoğan’ın ‘açılım’ı yeniden gündeme taşıyacağının anlaşıldığını da belirterek, geçtiğimiz süreçte yapılan hataları bir bir saydı.

Hükümet’in önce işe tarih vererek başlamasının büyük bir hata olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Hükümet ile muhalefet partilerinin de üslubunu eleştirdi. Kurtulmuş, “Başbakan bir müddet askıya aldıktan sonra öyle görünüyor ki açılımı tekrar gündeme taşıyacaktır. Bu altı ay içerisinde her gün, yüksek sesle hatalı bir üslupla kavga ettiler. Birbirlerine söylemedik laf bırakmadılar. Önce tarih verdiler, yılsonuna kadar bunu çözeceğiz, dediler. Biz ise ‘aman bu sorunu hafife almayın’ dedik. Yıl geçti, yılsonu bitti, hala bir şey gözükmüyor” dedi.

Yetimin hakkını borç alırken düşüneceksin

Milletin aklını kozmik oda, kozmetik oda tartışmaları ile bulandırdıklarını da söyleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, milletin esas derdinin ekonomi olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “Bu konuları niye tartışıyorlar. Ülkede esas sorun işsizlik, şekerin beş para etmemesi, pancarın para etmemesi, esas mesele üniversite mezunu genç işsiz kardeşimin meselesi, hanımların mutfakta kaynatamadığı tencere, yoksulluk, kapanan esnafın iş yerleri, özelleştirme adı altında gavurlara peşkeş çekilen tütün meselesi, Başbakan Samsun’da ne diyecek ‘her üniversiteli iş bulacak diye bir şart yoktur’ diyor. “Tekel depolarında yan gelip yatacaklara yetimin hakkını yedirtmem” diyor. Yetimin hakkını faizle borç alırken düşüneceksin” diye eleştirdi.

İşsizlik rakamlarının yüzde 20’nin üstüne çıktığını, üniversite mezunu insanların iş bulamadığını, gelir dağılım adaletsizliğinin fevkalade bozulduğunu da sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Nüfusun en zengin yüzde 5’lik kesimi ülke gelirinin yüzde 70’ini alıyor. Resmi rakamlara göre halkın yüzde 80’ini yoksulluk sınırının altında. Yüzde 15’i açlık sınırının altında yaşıyor. Yüzde 12 oranında vatandaşımız birilerine muhtaç olarak yaşamlarını sürdürüyor. Bu sınıf iktisaden çöken ülkelerde görünür. Adam sosyal yardımlar ile ayakta duruyor. En büyük zulüm insanı ekmeğe muhtaç etmektir. Şimdiki yönetim emek düşmanlığı yapıyor” dedi.
Yeni Anayasa’yı neden yapmadınız?

Ülkenin bir sürü tartışma ile boğuştuğunu da dile getiren Kurtulmuş, hükümetin 2007 seçimlerinde aldığı oyun gereğini yapmadığını söyleyerek, sadece oy almak için ‘Bakın bize yaptırmıyorlar’ dediğini kaydetti. Kurtulmuş, “Türkiye’de 2007 yılında çuval çuval oy aldılar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde millete ‘bakın bize yaptırmıyorlar’ diyerek oylarını yüzde 47’ye çıkardılar. Yüzde 47’nin icabını yerine getirdiniz mi? Millet dedi ki gidin Anayasa yapın. Anayasa değişikliği geldi mi, iki yılı geçti. Darbeler, Ergenekon tartışmaları sürüyor. Hükümet yeri, temenni yeri değil. Mahalle kahvesindeki hacı amca gibi konuşamazlar, hükümet yeri icra yeridir” diye konuştu.

Ülkenin bir sürü tartışma ile boğuştuğunu da dile getiren Kurtulmuş, hükümetin 2007 seçimlerinde aldığı oyun gereğini yapmadığını söyleyerek, sadece oy almak için ‘Bakın bize yaptırmıyorlar’ dediğini kaydetti. Kurtulmuş, “Türkiye’de 2007 yılında çuval çuval oy aldılar. Cumhurbaşkanlığı seçiminde millete ‘bakın bize yaptırmıyorlar’ diyerek oylarını yüzde 47’ye çıkardılar. Yüzde 47’nin icabını yerine getirdiniz mi? Millet dedi ki gidin anayasa yapın. Anayasa değişikliği geldi mi, iki yılı geçti. Darbeler, Ergenekon tartışmaları sürüyor. Hükümet yeri, temenni yeri değil. Mahalle kahvesindeki hacı amca gibi konuşamazlar, hükümet yeri icra

yeridir” diye konuştu. Kurtulmuş, aylardır Ergenekon tartışmalarının yaşandığını belirterek, “12 Eylül 1980 darbesi ile hesaplaşmayı göze almayan hiçbir siyasi irade ne Susurlukla ne Ergenekon’la asla hesaplaşamaz. Türkiye’de beş tane darbe var. Hepsi de uluslar arası standartlara göre. Bunların hukuki zemini var mı, darbeleri geçici maddeye bağlıyorlar. Hiç kimsenin darbeyi aklından geçirmeyeceği bir hukuki düzenlemeyi yapacaksınız. Bunları kim yapacak. Kahvedeki Ahmet amca yap diye sana oy verecek. Verdi mi arkadaş, verdi, nerde sonuç. ‘Efendim yapacaktık ama yaptırmıyorlar’ Yapamıyorlar mı yaptırmıyorlar mı” dedi.
Açılım konusunda sadece kavga ettiler

AKP’nin meclis çoğunluğuna da dikkatleri çeken Kurtulmuş, bu oy oranı ile bu sorunu çözülmesi gerektiğini söyledi. Hükümet’in bu anlamda bir projesinin olmamasına da eleştirilerde bulunan Saadet Lideri, “AKP bu kadar oy çoğunluğu olmasına rağmen açılım konusundaki projesinin ne olduğunu binle var mı? CHP baştan itibaren istemezuk diye ayağa kalktı. Peki, CHP’nin görüşünü bilen biri var mı? Ya MHP’nin görüşün bilen var mı? Bu partiler adam akıllı üç cümle söyleyebildiler mi? Sadece kavga ettiler. Saadet Partisini ne söylediğini bütün Türkiye’deki herkes biliyor. Çünkü Saadet ‘gönüllü birliktelik’ adlı projeyi ortaya koydu. Biz iktidarda olsak bu meseleyi nasıl çözeriz o disiplin içerisinde o anlayış içerisinde çözmeye çalıştık. İşte muhalefet böyle olur” diye eleştirdi.  “Bu süreç hükümet tarafından eline yüzüne bulaştırılmıştır” diyen Kurtulmuş, çünkü hükümetin bir hazırlığının olmadığını kaydetti. Hükümetin ilk olarak sorunu hafife aldığını dile getiren Kurtulmuş, ” Hem de tarih söyleyerek hafife aldılar. Arkasından seçim süreciymiş gibi milleten oy alabilecekleri bir sürece dönüştürdüler. ‘Anadolu’ya anlatacağız’ diye yola çıktılar ama ülkenin yarısına bile gidemediler. Adını ‘açılım’ ismi koydular sonunda antidemokratik açılım yaptılar. Doğu ve güney doğuda sadece DTP ve PKK varmış gibi bu bölgedeki STK’ları, kanaat önderlerini, manevi merkezleri ciddiye almadılar. ‘Ne söylüyorlar’ diye ciddiye almadılar. Sadece karşılarına bir partiyi muhatap aldılar. Onları da alıyormuş gibi gözüktüler” şeklinde konuştu.
Bizim dediğimize geldiler

Kurtulmuş, Doğu ve güneydoğuda 23 ilde DTP çizgisine bağlı partilerin aldığı oy oranının yüzde 23’ü geçmediğini de altını çizerek, bölgede geri kalan yüzde 77’lik oranı kimsenin dinlemediğini vurgulayarak,  “Geriye kalan yüzde 77’si bu çizgideki partilere oy vermedi. Geride yüzde 77 gibi bir rakam var. Neden onları ciddiye almıyorsunuz. Başbakan sonunda milli birlik ve beraberlik ismini verdi. Bizim dediğimize geldiler. Siz ayağınızdan topu kaçırırsanız inisiyatif başkalarına geçer. Fevkalade ciddi yanlışlıklar ortaya koymuşlardır. Süreç şeffaf bir şekilde yürütülememiştir” dedi.

MİLLİ GAZETE

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari