ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZIN FERYADI
Nisan 25, 2010 tarihinde admin tarafından
EĞİTİMCİ GÖZÜYLE-İLHAN DENİZ kategorisinde yayımlanmıştır.
Hükümetin son memur alımları içinde Milli Eğitim Bakanlığı da 5.000 engelli personel alacağını duyurdu. 1.000 öğretmen, 2.000 memur ve 2.000 hizmetli. Ancak öğretmen atamalarında öylesine maddeler konmuş ki engelli öğretmen adaylarımızın, bunlara isyan etmemesi olası değil. Altı Nokta Körler Derneği eğitim sekreteri Sayın Halil KÖSELER’ in de basına yaptığı açıklamayla duyurduğu isyanın da, bazı maddeler şunlardır.
1)Atanacak engelli öğretmen adayının alacağı sağlık raporunda, çalıştırılamayacağı kısmında çalışabilir ifadesinin bulunması ibaresi isteniyor.
2)Matematik, Türkçe, Resim, Müzik, Fen Bilgisi, Tarih… vb gibi branşlara atanacak görme engelli öğretmen adaylarında, iki gözlerinin toplam görme oranı % 50 den az olmayacak ve renk algılama bozukluğu bulunmayacak.
3)Genel yüz hatlarını bozan, yüz ifadesini engelleyen, kalıcı yara, yanık ve tümör bulunanlar okul öncesi ve sınıf öğretmeni atanamazlar ifadesi yer alıyor. (Bu ifadeye baktığımızda herhalde mankenlik ve güzellik yarışmalarıyla karıştırıldı demekten insan kendini alamıyor.)
Bu dünyaya gelirken hiç kimse engelli olarak gelmek istemez. Bu durumda olan sevgili kardeşlerimizi, devlet ve millet olarak bağrımıza basıp, onların hayata sevgiyle sıkı sıkı ya bağlanmasını sağlamak bizim görevimizdir. Hele azimle hayata bağlanıp, yaşam mücadelesini bırakmadan, günümüzde özürsüz kişilerin bile zorlukla girebildiği eğitim fakültelerini bitirip öğretmen olanların atamalarına böylesi engeller koymak hangi adalet ve vicdan anlayışına sığar.
Öğretmenlik yaptığım yıllarda engelli öğrenciler düşünülmeden yapılmış, çok katlı okullar da normal öğrenciler arasında olan birkaç engelli öğrenci karşısında zaman zaman çaresiz kaldığımız olurdu. Yürüme engelli bir öğrencinin sınıfa çıkması, görme engelli bir öğrencinin yazılı sınavı gibi… Tüm bunlara karşılık ilköğretim, lise ve meslek liselerinde de bu öğrencilere yardımcı olacak engelli öğretmen ya yoktur ya da yok denecek kadar azdır. Yollarda, kaldırımlarda, otobüslerde ve trafikte düşünmediğimiz gerekli anlayışı göstermediğimiz engelli kardeşlerimize hiç olmazsa hayatta başarılı olanları engelleyerek değil ödüllendirerek yardımcı olmalıyız. Eğer engelli meslektaşlarımızı eğitim ordusunun içine katarsak eğitilmeyi bekleyen binlerce engelli çocuklarımızı hem eğitecekler hem de onlara hayata küsmeden başarılı olmanın örneği olacaklardır.
Adana da 21 yıllık görme engelli bir tarih öğretmeninin normal liselerde görev yapamaz dendikten sonra kazandığı hukuk mücadelesini alkışlamamak elde değil.
Son olarak engelli kardeşlerimize acımak yerine onlarında normal vatandaşların yapabileceği, başarabileceği meslekleri yapmalarına yardımcı olalım. Çünkü biz onlarla aynı evrende yaşıyoruz. Yaşamı her alanda onlar adına kolaylaştırırsak hayat onlarla beraber daha da yaşamaya değer olacaktır.
Engelli meslektaşlarımın verdiği hukuk ve kamuoyu mücadelesini sonuna kadar destekliyor ve duyarlı olan her vatandaşı da desteklemeye çağırıyorum. Engelsiz bir dünyada hep beraber kavgasız, gürültüsüz sevgi ve saygıyla yaşamak dileğiyle…
İlhan DENİZ
Tüketiciler Birliği
Antalya Şube
Eğitim Komisyonu Sorumlusu



