<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eKemer - Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</title>
	<atom:link href="http://www.ekemer.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ekemer.com</link>
	<description>Antalya Kemer&#039;in Yorum Portalı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 20:04:53 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>UMUTSUZUM..!</title>
		<link>http://www.ekemer.com/umutsuzum</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/umutsuzum#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 20:04:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7861</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada
Sağlıklı insan az,
Umutlu insan
Üretken ve Başarılı insan az.
Erdemli ve zengin insan daha da az,
Bu yüzden
Yeni
Farklı
Güzel bir öneri getirirseniz
Derler ki;
Olmaaaz…!
Ve başlarlar kirletilmiş zihinlerindeki
Kirli çıkınları,
Paslı çakınları açmaya…
Ve sonra kimse kapatamaz.!
…     …     …
Ne yazık ki dünya
Böyleleriyle dolu.
Düşündükleri başka, söyledikleri başka,
Yaptıkları bambaşkadır onların.
Bağımlısı… Hatta kölesi olmuşlardır
İnandıkları ve söyledikleri yalanın
Yeni, farklı ve doğru sözleri
Dinlemezler, dinliyormuş gibi yaparlar
Anlamazlar, anlıyormuş gibi yaparlar
Sürekli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada</p>
<p>Sağlıklı insan az,</p>
<p>Umutlu insan</p>
<p>Üretken ve Başarılı insan az.</p>
<p>Erdemli ve zengin insan daha da az,</p>
<p>Bu yüzden</p>
<p>Yeni</p>
<p>Farklı</p>
<p>Güzel bir öneri getirirseniz</p>
<p>Derler ki;</p>
<p>Olmaaaz…!</p>
<p>Ve başlarlar kirletilmiş zihinlerindeki</p>
<p>Kirli çıkınları,</p>
<p>Paslı çakınları açmaya…</p>
<p>Ve sonra kimse kapatamaz.!</p>
<p>…     …     …</p>
<p>Ne yazık ki dünya</p>
<p>Böyleleriyle dolu.</p>
<p>Düşündükleri başka, söyledikleri başka,</p>
<p>Yaptıkları bambaşkadır onların.</p>
<p>Bağımlısı… Hatta kölesi olmuşlardır</p>
<p>İnandıkları ve söyledikleri yalanın</p>
<p>Yeni, farklı ve doğru sözleri</p>
<p>Dinlemezler, dinliyormuş gibi yaparlar</p>
<p>Anlamazlar, anlıyormuş gibi yaparlar</p>
<p>Sürekli yalan söyledikleri ve yalan dinledikleri için</p>
<p>İnanmazlar size…</p>
<p>İnanıyormuş gibi yaparlar</p>
<p>Ya da çok kızarlar</p>
<p>Çünkü karşılarında durdunuz,</p>
<p>Eleştirdiniz ve hatalarını ayıplarını yüzlerine  vurdunuz.</p>
<p>Ayıplarından utanmazlar ve özür dileyip,</p>
<p>Kendilerini düzeltmezler, eleştiren dostumdur  diyemezler,</p>
<p>Kendilerine sevgileri, saygıları olmadığı için</p>
<p>Size de yoktur…</p>
<p>Doğaya hatta hayata da…</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/umutsuzum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;PKK DIŞARI&#8221; NIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/pkk-disari-nin-dusundurdukleri</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/pkk-disari-nin-dusundurdukleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 18:43:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[MEMLEKET MESELESİ - SABAHATTİN TALU]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7857</guid>
		<description><![CDATA[ 
Türkiye Süper Ligi’nin ilk yarısında oynanan Bursaspor-Diyarbakırspor maçında Bursa taraftarı “PKK dışarı” tezahüratı yapmış, küçük çaplı tartışmalar yaşanmış, olaylar çıkmıştı.
Maçın rövanşı öncesinde günlerce bu maç konuşuldu. Büyük olaylar çıkacağına yönelik emareler kuvvetliydi. Ki bu nedenle, Diyarbakır’daki hiçbir otel, Bursaspor taraftarına rezervasyon yapmadı, taraftarı Bursa’dan Diyarbakır’a götürecek bir tek otobüs firması dahi bulunamadı.
Beklenen oldu ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye Süper Ligi’nin ilk yarısında oynanan Bursaspor-Diyarbakırspor maçında Bursa taraftarı <strong>“PKK dışarı”</strong> tezahüratı yapmış, küçük çaplı tartışmalar yaşanmış, olaylar çıkmıştı.</p>
<p>Maçın rövanşı öncesinde günlerce bu maç konuşuldu. Büyük olaylar çıkacağına yönelik emareler kuvvetliydi. Ki bu nedenle, Diyarbakır’daki hiçbir otel, Bursaspor taraftarına rezervasyon yapmadı, taraftarı Bursa’dan Diyarbakır’a götürecek bir tek otobüs firması dahi bulunamadı.</p>
<p>Beklenen oldu ve maçın henüz başında sahaya yoğun şekilde atılan taşlar nedeniyle yaralanmalar oldu, maç iptal edildi.</p>
<p>Şimdi, şöyle biraz geriye gidelim&#8230;</p>
<p>Yaklaşık 25 yıldır bölgede terör yaşanıyor. Bu dönem içerisinde tüm hükümetler, yönetimler, tüm mülki amirlikler, asker, polis, herkes, özellikle Diyarbakırspor’un, eski adıyla 1.Lig, yeni adıyla Süper Lig’e çıkması ve ligde kalabilmesi için ellerinden geleni yaptılar, özel gayretler sarf ettiler. Bu konuda, Diyarbakır eski Emniyet Müdürü rahmetli Gaffar Okkan’ın, sadece futbol değil, tüm sportif faaliyetlerde olmak üzere, gönülden çalışmalarını tüm Türkiye biliyor.</p>
<p>Bu özel gayretlerin, hatta bu özel politikanın tek amacı vardı ve o da; <strong>“Gençlerin sportif faaliyetlere kanalize edilmesi, şehre ayrı bir renk, heyecan ve hareketlilik getirilmesi ve bu sayede dağa gidişlerin, teröre bulaşmaların engellenmesi, olabildiğince asgari düzeye çekilmesi”</strong>ydi.</p>
<p>Neredeyse herkes tarafından <strong>“Aman Diyarbakırspor’un başına kötü bir şey gelmesin, olaylar çıkmasın, aman ligden düşmesin, yoksa terör yeniden hortlar”</strong> denilerek, adeta Diyarbakırspor koruma altına alınmaya çalışıldı.</p>
<p>Sonuç; Süper Lig’de yer alınan <strong>10 yıl</strong> içerisinde, toplam <strong>14 maçta</strong> taraftarının sebebiyet verdiği olaylar ve alınan saha kapatma cezaları. Yani, sakınılan göze 14 defa çöp batırıldı, adeta sakındıkça batırıldı.</p>
<p>Tekrar maça, maçın bu hale gelmesine sebep olan <strong>“PKK dışarı” </strong>tezahüratına dönelim ve yaşanan olaylara ilişkin olarak yapılan tutarsız, mesnetsiz, son derece saçma bazı değerlendirmelere değinelim.</p>
<p>Bursaspor taraftarının Diyarbakırspor taraftarına yönelik sarf ettiği bu talihsiz tezahürat, en başından ve toptan yanlış. Çünkü onlar, siyasi bir organizasyon için stada gelmiş değiller. Onlar, tuttukları takımı desteklemeye gelmiş bir avuç insandan oluşan küçük bir taraftar grubu. İçlerinde PKK’ya sempati duyanlar da olabilir, ancak tezahüratları ne <strong>“Apo”,</strong> ne de <strong>“PKK”,</strong> sadece ve sadece; <strong>“Diyar-Bakır, Yeşil-Kırmızı”,</strong> o kadar.</p>
<p>Gelelim madalyonun, üzerinde durulması, dikkat çekilmesi, altı çizilmesi gereken, öteki önemli yüzüne…</p>
<p>Slogan, en başından, kökten, toptan yanlış da, gösterilen tepkiler doğru mu!</p>
<p>Maçın hemen öncesinde çalınan<strong> “İstiklal Marşı’nı ıslıklamak” </strong>gibi meselâ<strong>!!!</strong></p>
<p>O zaman buradan, Bursaspor taraftarının Diyarbakırspor taraftarını <strong>“PKK’lı”</strong> olarak itham etmiş olması, suçlaması, haklı olduklarını göstermiyor mu! O zaman sizin, <strong>“PKK dışarı”</strong> tezahüratının sadece <strong>“Dışarı”</strong> kısmından gocunarak, rahatsızlık duyduğunuz, öte yandan <strong>“PKK’lı yakıştırmasını”</strong> ise pek de yadırgamadığınız, karşı çıkmadığınız, hatta tam tersine kabul ettiğiniz, benimsediğiniz, onayladığınız anlaşılmıyor mu!</p>
<p>Anlaşılıyor…</p>
<p>Protesto mahiyetindeki ıslık yerine, ellerinizde Türk bayraklarıyla stada gelip takımınızı destekleseydiniz meselâ. O zaman ne anlaşılırdı; <strong>“Biz Diyarbakırspor taraftarıyız, PKK’lı değil”</strong> olur ve sizi tüm Türkiye bağrına basar, sokaklara dökülürdü.</p>
<p>Dökülür idi, ancak geçti…</p>
<p>Diyarbakırspor’lu yöneticiler, maçtan değil, taştan sonra; <strong>“Efendim, Bursaspor kalecisi seyirciyi tahrik etti” </strong>demişler.</p>
<p>Demek ki,<strong> “Tahrik edilirsek atarız, yok edilmezsek bir sonraki maça götürürüz”</strong> diye, yüzlerce taş veya kaya parçası önceden ceplere konuyor Diyarbakır’da!</p>
<p>Spor yazarı Altan Tanrıkulu’nun futbola ilişkin yaptığı değerlendirmeler genellikle beğenilir ve kabul görür. Ancak, tavsiyem o dur ki, değerlendirme konusunda sporun dışına pek çıkmasa son derece yerinde olur. Tanrıkulu; “Evet, Diyarbakır taraftarının yaptıkları kabul edilemez” diyor. “Ancak” diye devam eden Tanrıkulu; <strong>“Bursaspor da, ‘PKK dışarı’ ırkçı söylemi nedeniyle ceza almalıydı”</strong> diye fikrini beyan ediyor.</p>
<p>Sporun dışına pek çıkma Tanrıkulu. PKK, ne zaman ırk oldu? Örneğin; <strong>“Kahrolsun PKK”</strong> demekte mi ırkçılık oluyor, sana göre? <strong>“Kürtler dışarı”</strong> denseydi haklıydın. İşte bak, bu ırkçılık olurdu. Ancak, ırk ile örgüt birbirinden çok farklı, hatta birbirinden çok alâkasız şeyler. Aynen, <strong>“Tanrıkulu ile Kargaburnu”</strong>nda olduğu gibi…</p>
<p>Diyarbakırspor’a ceza verilsin mi, verilmesin mi? Tartışmaların konusu biraz da bu.</p>
<p>Her ne şekil ve şartta olursa olsun, kural, kaide herkes içindir ve tartışmasız uygulanmalıdır. <strong>“Yüz verirsen ….., gelir ….. halıya”</strong> diye bir tabir vardır Anadolu’da, yüzyılların birikimi, tecrübesi.</p>
<p>Aksi taktirde; <strong>“Çıktık açık alınla, ellerimizde taşlarla, her 10 yılda 14 maçta, olaylar çıkartırız biz sahalarda”</strong> marşını çok sık duyar, işte böyle de ıslıklanırsınız…</p>
<p><strong>Sabahattin Talu</strong></p>
<p><strong>sabahattintalu@gmail.com </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/pkk-disari-nin-dusundurdukleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEMER BELEDİYESİNDEN BURUK KADINLAR GÜNÜ KUTLAMASI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/kemer-belediyesinden-buruk-kadinlar-gunu-kutlamasi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/kemer-belediyesinden-buruk-kadinlar-gunu-kutlamasi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 10:26:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[HABERİNİZ VAR MI?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7847</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Kadınlar Günü Kemer’de değişik etkinliklerle kutlandı. Gündüz Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül ve Meclis Üyeleri Kemer Pazarında Kadınlara Karanfil dağıttı, Hastanelerde hastaları ziyaret etti. Akşam ise Fatih Ürek yürekleri hoplattı.
“Bizi Biz Yapan Kadınlarımızın Kadınlar Günü Kutlu Olsun.”
Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, eşi Neşe Hanım ve Meclis Üyeleri Zekiye Muşlu, Galip Gün, Mustafa Tıraş, Hakan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Kadınlar Günü Kemer’de değişik etkinliklerle kutlandı. Gündüz Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül ve Meclis Üyeleri Kemer Pazarında Kadınlara Karanfil dağıttı, Hastanelerde hastaları ziyaret etti. Akşam ise Fatih Ürek yürekleri hoplattı.</p>
<p><strong>“Bizi Biz Yapan Kadınlarımızın Kadınlar Günü Kutlu Olsun.”</strong></p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, eşi Neşe Hanım ve Meclis Üyeleri Zekiye Muşlu, Galip Gün, Mustafa Tıraş, Hakan Tuncer, Tolga Minta Kemer Semt Pazarını gezdi. Alış veriş yapan kadınlara karanfil dağıtarak Dünya Kadınlar Gününü kutladı.</p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül “Gün geldi kadınlarımız sırtlarında mermi taşıdı, gün geldi yemedi yedirdi, gün geldi en zor kararlarda yanımızda durdu. Çalıştı evimize destek çıktı. Bu kadar cefa ile çalışan kadınlarımızın, bizi biz yapan kadınlarımızın Dünya Kadınlar Gününü Kutlarım.” Dedi.</p>
<p>Hastaneleri de ziyaret eden Kemer Belediye Başkanı Gül bütün hastaları tek tek ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.  Liman Caddesinde de karanfil dağıtan Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, eşi Neşe Hanım ve Meclis Üyeleri Zekiye Muşlu, Galip Gün, Hakan Tuncer, Tolga Minta Kemerimizi ziyarete gelmiş olan yerli yabancı turistlerinde kadınlar gününü kutladı.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_8622.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7849" title="IMG_8622" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_8622-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p><strong>Fatih Ürek İle Konser…</strong></p>
<p>Dünya Kadınlar Günü kutlamasının akşam yapılan etkinliğinde ise sahneye çıkan Fatih Ürek Kemerli bayanlara unutulmaz bir gece yaşattı. Limra Otelde yapılan konser programında izdiham yaşandı. 1000 kişilik konferans salonu gelen bayanları almadı. Birçok bayanın ayakta kaldığı, balkon kısmının da sonradan açılmasıyla konseri dinlemeye gelen bayanların Fatih Ürek’i dinlemesi sağlandı. <a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_8814.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-7852" title="IMG_8814" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_8814-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Konser öncesi bir konuşma yapan Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül “Biliyorsunuz daha dün büyük bir deprem felaketi yaşadık. 55 insanımız bu vahim felakette hayatını kaybetti. Bu üzüntü ile programımızı iptal etmeyi düşündük. İleri bir tarihte yapmayı konuştuk. Ama bize gelen yoğun ilgi nedeniyle bu konseri bugün yapmaya karar verdik. Felakette hayatını kaybeden insanlarımıza Allahtan rahmet diliyoruz. Ama bu tarafta, Kadınlarımız Çanakkale geçilmez dedirtmişlerdir. Bu vatanın kurtarılmasında büyük bir özveri ile çalışmışlardır. Türk kadını vatan toprağının her karışında emek sahibi, hak sahibidir. Bu nedenle dedik ki- Bizi Biz Yapan Kadınlarımızın Kadınlar Günü Kutlu Olsun.- belediye olarak bir tek 14 Şubat Sevgililer Gününü kutlayamadık. Ama nedenleri belli. Zor bir dönemden geçiyoruz. Ülke olarak, millet olarak zor günler yaşıyoruz. Birçok işyeri kapanıyor. Birçok belediye borç batağında haciz işlemleriyle boğuşuyor. Çok şükür Kemer Belediyesi artık kendini toplamaya başladı. Bu gibi organizasyonlarla her zaman buluşacağız. Kadınlarımızın, yani sizlerin düşünceleri, istekleri bizim için çok değerli. Buralara kadar gelip bu salonu doldurduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim. Hepinize iyi eğlenceler diliyorum.” Dedi.</p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ün konuşmasından sonra sahneye Çıkan Fatih Ürek dinleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Yaklaşık 2.5 saat sahnede kalan ve bayanların isteklerini de seslendiren Fatih Ürek en sevilen parçalarını Kemerli bayanlar için söyledi. <a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_8901.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-7851" title="IMG_8901" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_8901-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>Konser arasında Başkan Mustafa Gül annesi Nedret Tuncer’e bir sürpriz yaparak sahnede pasta kesmek üzere kendisini sahneye çağırdı. Duygusal anların yaşandığı pasta kesiminde Nedret Tuncer Hanımın 78. yaşı kutlandı. Kemerli kadınların hiç oturmadıkları konserde Fatih Ürek konsere gelen bayanların yüreklerin hoplattı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren konserde Alaturka Müzikler eşliğinde Başkan Mustafa Gül Eşi Neşe Hanım ile birlikte dans ederek Dünya Kadınlar Gününü Kutladılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/kemer-belediyesinden-buruk-kadinlar-gunu-kutlamasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MOBESE YAZISI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 09:36:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KONU_ŞU_YORUM-HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7843</guid>
		<description><![CDATA[Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile.
Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli olması. Bir de hatırladığım suya yapılan bir zam ile MOBESE parasının halkın cebinden çıkacağı yönünde o günlerin gazetelerinde çıkan yazılar.
Suya zam yapılmasa nereden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kemer ilk defa MOBESE adıyla ne zaman tanıştı veya Kemer’e ilk defa MOBESE sözü ne zaman verildi hatırlamıyorum bile.</p>
<p>Bildiğim tek şey ilçenin güvenliği için çok yararlı bir sistem olması ve çok gerekli olması. Bir de hatırladığım suya yapılan bir zam ile MOBESE parasının halkın cebinden çıkacağı yönünde o günlerin gazetelerinde çıkan yazılar.</p>
<p>Suya zam yapılmasa nereden çıkacağı da ayrı bir mizah konusu. Bu devletin her hangi bir birimi tarafından yapılıyorsa ve ödemeyi bu birim yapıyorsa zaten zam, vergi vs. yoluyla halkın cebinden çıkacak demektir.</p>
<p>Buraya kadar yazılanlar ısınma cümleleri. Gerekli olduğu ve çeşitli sebeplerle geciktirildiği en önemli konular.</p>
<p>Şehir dışında bulunduğum o günde bir toptancının iş yerinde bilgisayarı kullanabilmek için izin aldım. Niyetim Kemer Yerel Gazeteleri’ni okumak ve gelen maillerime bakmaktı. Her zamanki gibi yerel gazetelerde ilk durağım Kemer Gözcü Gazetesi oldu. İlgimi çeken en önemli haber ise MOBESE ile ilgiliydi. Gayri ihtiyari orada bulunanlara <strong>“Sizin MOBESE niz var mı?”</strong> demişim. Güldüler ve <strong>“Siz de hala yok mu?”</strong> dediler.</p>
<p>Sonra sohbet MOBESE üzerine kuruldu ve burada yapılan sistemin kuruluşu ve işleyişi ile ilgili en randımanlı çalışması ile ilgili bilgiler yağmaya başladı her yerden. Anlaşılan burada da bayağı baş ağrıtmış.</p>
<p>Zannedersem Kemer’e kurulacak sistem ile ilgili olarak ilk soruları<strong> “kablolu mu kurulacak kablosuz mu?”</strong> yönündeydi ve birkaç soru daha geldi ardı ardına. Kesinlikle <strong>”her  .oka maydanoz olan ben bu konuda bilgi sahibi değildim”</strong> Ama onun da çaresini buldum. Kemer Gözcü’nün ilgili haberinde bu konulara cevap verecek içerikler mevcuttu ve oradan okudum, durumu kurtardım. Kendilerine bu vesile ile teşekkür ederim.</p>
<p>Neyse okuduklarımdan çıkan sonuca göre Kemer İlçe Merkezi’ne 82 kamera kurulacaktı. Bu sistem kablosuz kamera sistemi şeklinde olacak ve <strong>51 tanesi sabit</strong>, <strong>21 tanesi plaka tanımalı</strong> ve <strong>21 tanesi de hareketli kamera</strong> olarak yerleştirilecekti. İhale sonucunda ise fiyattan çok kalitenin dikkate alınacağını vurgulanmıştı.</p>
<p>1 Nisan’da yer teslimi yapılırsa üç ayda tamamlanıp Temmuz’da kullanıma hazır hale geleceği ve son üç firmadan Aselsan 2 milyon 265 bin 142 TL, İsbak 2 milyon 149 bin TL, Atlas ise 2 milyon 149 bin 251 TL teklif verdiğini öğrendim ve orada bulunan kişilere okuyarak anlattım ve de son olarak kullanılacak malzemenin demosunun bu konu ile ilgili Danışmanlık Firması ve Emniyet Birimleri tarafından incelenerek karar verileceğini aktardım.</p>
<p>Herkesin ilk tepkisi kablosuz sisteme oldu ve birbiri ardına sıralamaya başladılar. Bulunduğum yer bir gıda toptancısı olduğu halde o kadar uzun ve meşakkatli bir süreç yaşamışlar ki, izledikleri ve gazetelerden okuduklarıyla hepsi MOBESE uzmanı olmuşlar sanki. MOBESE kurulduktan sonra yaşadıkları ise ayrı bir araştırma konusu.</p>
<p>Aralarında Kemer’i bilenler olduğu gibi bilmeyenler de vardı. Ve söylenen sözlerden en önemlisi şuydu.<strong> “Neden, Kablosuz Sistem?” </strong></p>
<p>Kablosuz sistem engebeli, kayalık veya kablolu sistemin gereği olan kablonun çekilemeyeceği yerlerde mecburiyetten tercih edilen bir sistem, bölge Kemer gibi düz ise kablolu sistemin daha faydalı, uzun ömürlü, en az arızalı ve de sağlık yönünden sakıncalı olmadığını anlattılar. Bunları not ettim. Daha sonra bir de bu sistemi kullanan yerlerde bulunan arkadaşlarımı arayarak onlara sormaya karar verdim.</p>
<p>Bunun içinde her ilçede bulunan eski Tekel Toptan Satıcı arkadaşlarımı aradım. Ve onlarla da paylaştım bu konuları ve görüşlerini aldım. Bunların içinde konu ile ilgili bizzat görev almış olanlarda var.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>İşte MOBESE ile ilgili öğrendiklerim ve sizlerle paylaşacaklarım.</strong></span></p>
<p>1-    Kablosuz sistem araç takibi yaparken  kabloluya göre çok yavaş ve görüntü düşük.<br />
2-    Kablosuz sistemin lisansları çok yüksek bunu işi yaptıran kuruluş karşılıyor.<br />
3-    Kablosuz sistemin telsiz frekansı üzerinden görüntü sağladığı ve bunun yıllık bir kirası olduğu ve bunu da işi yaptıran kuruluşun üstlendiği, bunun her yıl verildiği ve büyük yük sağladığı belirtiliyor.<br />
4-    Kötü hava koşullarında görüntü çok bozuluyor hatta hiç göstermiyor.<br />
5-    Her kablosuz sistem sağlık açısından baz istasyonlarının yarattığı etkiyi yaratıyor  (baz istasyonu 30 Mt. yükseklikte olduğu halde bunun yüksekliği 6 Mt. gibi olacak) ve canlıları daha olumsuz etkiliyor.<br />
6-    Kablolu sistem mali açıdan daha ekonomik oluyor.</p>
<p>Kablolu ile kablosuz arasında daha birçok olumsuz farklar var. Bu belki de toplam rakamı bile etkileyecek durumda ve daha ucuza bu sistemi kurmak mümkün. Zaten Kablosuz olarak bu sistemi kullanan kuruluşların yaşadığı kötü tecrübeler var. Kimse sistemine “Kötü olanını tercih etmişiz” demediği için bu dillendirilmiyor. Ama teslim alan kuruluş bunu düzeltmek için yeniden paralar harcıyor.</p>
<p>Bu konuda Antalya’da Konyaaltı bölgelerindeki kablosuz sistemler, Kalkan, Kaş ve Konaklı yerleşim bölgelerinin yaşadıkları incelenebilir.</p>
<p>Uzun zamandır Kemer olarak MOBESE Sistemini beklediğimiz bir gerçek. Ama kullanışlı olmayan bir sistemi seçmek ve de sonradan bunun sancısını ilçe olarak hissetmekte bir o kadar yanlış. Bunda işi veren işletme olan GATAB ın bir eksikliğinin olduğunu düşünmek mantıksız bir öngörü olur. Sadece teknik danışmanlık yapan firmanın yeterince bilgilendirmediğini düşünebiliriz. Coğrafi koşullar müsait olduğu halde ve bu kadar olumsuzluk yaşayan kuruluşlar olduğu halde kablosuz bir sistemi istemek bu ilçenin parasına kıymak demektir.</p>
<p>Bu sistemi kullanan yerlere sorulacak soru çok basit. “Sisteminiz yüzde kaç verimli çalışıyor”<br />
Tabii bu o kurumun başkanlarına sorulamaz, onların verdikleri karar ve yaptıkları yüzde yüz nokta atışı olduğu için onlar hatayı değil başarıyı anlatırlar. Ancak akıl var mantık var.</p>
<p>Neden daha sonra bir sürü sorun yaratacak, arıza çoğaldıkça verimi düşecek, kötü hava şartlarından etkilenecek, her yıl frekans ücreti ödememize sebep olacak, yaptığı arızalar sebebi ile periyodik bakım ve malzeme ücreti ödememize sebep olacak en önemlisi de bu işi GATAB yaptırdı demek iyi araştırmamış, sorumlusu GATAB dır dedirtecek bir sistemi seçelim ki.</p>
<p>Bir ay daha geç olsun. Sokağa atacak paramız yok bizim.</p>
<p>Sevgi ve saygılarımla…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/mobese-yazisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8 MART DÜNYA ÇALIŞAN KADIN GÜNÜ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/8-mart-dunya-calisan-kadin-gunu</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/8-mart-dunya-calisan-kadin-gunu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 07:18:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[EĞİTİM VE KÜLTÜRÜN TARİHİ - M.ALİ SULUTAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7839</guid>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler 1977’de 8 Mart’ı “Dünya Kadın Günü” olarak kabul etti.
Bu özel gün nedeniyle kadınlar din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın &#8220;8 Mart Dünya Kadın Günü&#8221;nü kutluyorlar. Ancak ülkemizde Cumhuriyetin kuruluşunda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk;
“Daha selametle, daha dürüst olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır. Büyük Türk kadınını çalışmalarımızda ortak yapmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk Kadınını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler 1977’de 8 Mart’ı “Dünya Kadın Günü” olarak kabul etti.</p>
<p>Bu özel gün nedeniyle kadınlar din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın &#8220;8 Mart Dünya Kadın Günü&#8221;nü kutluyorlar. Ancak ülkemizde Cumhuriyetin kuruluşunda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk;</p>
<p>“Daha selametle, daha dürüst olarak yürüyeceğimiz bir yol vardır. Büyük Türk kadınını çalışmalarımızda ortak yapmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmek, Türk Kadınını ilmî, ahlakî, içtimaî, iktisadî hayatta erkeğin arkadaşı, yardımcısı yapmak yoludur…” diyerek, o yıllarda kadınımızın hak ettiği yere gelmesi gerektiğini tüm ulusa ilân etmiştir. Ancak, bizler onun işaret ettiği bu konuya gereken özeni gösteremedik. Eğer bunu başarsaydık günümüzde kadın konumu ile ilgili toplantılar, açıkoturumlar düzenlememize gerek kalmayacaktı. Şairin dediği gibi,</p>
<p>“Köyde tarlada, kentte fabrikada çalışır / Hayatın zorluğuna gün geçtikçe alışır /<br />
Sanılmasın ki arzularına hep kavuşur / Hayal perdesinin süsüdür kadınlarımız…”</p>
<p>Öyleyse kadının öğrenme, düşünme, üretebilme, çalışabilme, özgür ve güvenli olabilme yolunda beklediği saygın kimliği zaman geçirmeden kendilerine vermek zorundayız. Yoksa kadına ilişkin sorunlar İranlı yazar Sadık Hidayet’in bir satırında çok güzel ifade ettiği gibi,</p>
<p>“Yaralar vardır cüzam gibi kapanmayan…”</p>
<p><strong>DÜNYA ÇALIŞAN KADINLAR GÜNÜ KUTLÜ OLSUN!.. </strong></p>
<p>Mehmet Ali Sulutaş, MBA (Ottawa), İktisat (İstanbul)<br />
Mersin Sivil Toplum Birliği Platformu Kurucu Başkanı<br />
Tüm Çeviri İşletmeleri Derneği Kurucu Genel Sekreteri</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
<strong><br />
DÜNYA KADINLAR GÜNÜNDE: CEMRE, KÜRE ve TÖRE </strong></p>
<p>KÜRESEL ISINMA, SUSUZLUK, DÖRDÜNCÜ CEMRE VE TÖRE…</p>
<p>Mehmet Ali Sulutaş</p>
<p>Cemre diye bilinen olgu, Şubat ayında önce havada, bir hafta sonra suda ve bir hafta sonra da toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişidir. Doğanın ısınmasıyla insanoğlunun kanı da ısınmaya başlıyor. İşte bahar ateşi, bahar heyecanı ya da kanın kaynamaya başlaması dediğimiz olgu da budur. Doğa gibi insanın da kanı kaynıyor kanlı, canlı ve anlı-şanlı bahar başlangıcında… Ülkemizde görülen kuraklık ve olağan dışı sıcak geçen kış mevsimi sadece uzmanları değil, her duyarlı insanı etkilemekte ve düşündürmektedir. İnsanlığın hoyratlığı sonucu ortaya çıkan bu sera etkisi ‘küresel ısınma’ olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Münevver Özgenç, “Biz bu dersi sevmedik!” başlıklı yazısında, “Türkiye küresel ısınma sonucu oluşacak iklim değişikliklerinden ve yol açtığı kuraklıktan en çok etkilenecek (…), sera gazı salınımında en hızlı artış gösteren ülke olarak gösterildi.  (…)</p>
<p>“Önümüzdeki elli yıl içerisinde artık dört mevsim hayal olacak, sonbahar ve ilkbahar ortadan kalkacakmış. Peki ya baharlara adanmış onca şiir, türkü, şarkı havada mı kalacak?  Örneğin ‘Bir bahar akşamı rastladım size,’ hayıflanması ya da, ‘İbibikler öter ötmez ordayım’ tesellisi boş mu çıkacak?” diye vurgulayıp sorgulamış…</p>
<p>Zeynep Oral da, “Benim Tuhaf Ülkem” başlıklı yazısında, “Ahlak nerede başlar, nerede biter?” sorusunu ortaya atarak, “…aile meclisi kararıyla kümese gömülüp öldürülen 16 yaşındaki Medine ile ya da Medine’yle aynı kaderi paylaşan başka kız çocuklarıyla ilgili…” kaygılarını dillendirmiş. Sanıyorum önce eğitimcilerimizi eğitmemiz gerekiyor…</p>
<p>Aslında bu yıl kışı görmeden bahara ulaştık. “Baharı görmeden yaz geldi geçti” der gibi… Felsefeyi ve sanatı yaşamın nötronları (atomları, molekülleri) olarak kabul edersek; Cemre, evrenin doğal ısı enerjisini doğaya aktaran sanal ulaktır, benim felsefe anlağıma göre…</p>
<p>Töre de, insancılık kapsamında bir toplulukta benimsenmiş, sevgiye dayalı, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek, gelenek ve varanakların, ortaklaşa alışkanlıkların, izlenen yolların bütünü; dar anlamda bir toplumdaki ahlâkî davranış biçimleridir.</p>
<p>Töre kurallarıyla ahlâk ve din kurallarını karıştırmamak gerek. Dahası, töreler kesinkes birer tabu olarak alınmamalıdır. Ne de olsa töreler, yaşam koşullarına ve çağdaşlığın gereklerine uygun olarak evrim geçirir. Başka bir deyimle, törelere bağlılık bağnazlık demek değildir&#8230; Ayrıca, hayat umulandan da çok kısa… Dua edelim de cemreler üstümüzden eksik olmasın!..</p>
<p>“Akasya, badem, iğde ağaçları en fazla kaç bahar çiçek açacak?</p>
<p>Kaç Şubat daha peş peşe düşecek cemreler bu batık yeryüzüne?..</p>
<p>Ya yürekleri de terk ederse cemreler…” demiş Şair Orhan Veli…</p>
<p>‘Cemre’ ve ‘töre’yi, kol kola, yan yana, can cana görünce, kanım kaynadı, biraz da oynadı ve daha fazla dayanamadı: Töreye bağlılık adına, ‘Töre Yasası’ uyarınca, ‘Aile Meclisi’ kararıyla ölüm fermanı çıkarılan nice saf, temiz, üretken ve cefakâr Anadolu kızının anısına&#8230;</p>
<p><strong>Cemre Düştü Kanıma </strong></p>
<p>Bitti sayılır kış<br />
gitti sayılır,<br />
derken cemre düştü havaya<br />
suya, toprağa</p>
<p>Etmeyin anam, babam<br />
abam, ağam<br />
kıymayın canıma<br />
<strong>cemre düştü kanıma!&#8230; </strong></p>
<p>Mersin, Mart 1996 / Mart 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/8-mart-dunya-calisan-kadin-gunu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKP İNİŞE, UMUTLARIMIZ DA ÇÖKÜŞE BAŞLADI</title>
		<link>http://www.ekemer.com/akp-inise-umutlarimiz-da-cokuse-basladi-2</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/akp-inise-umutlarimiz-da-cokuse-basladi-2#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:11:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7835</guid>
		<description><![CDATA[AKP İktidarı’nın geleceği tehlikede, bizim de umutlarımız.
Allah için doğru oturup doğru konuşmak gerekir, Türkiye yamalı bohça hükümetler döneminde enflasyon, devalüasyon, yokluklar, kuyruklar velhasıl borç batağı içinde saplanmış bir ülke durumundaydı.
Uluslar arası kredisi bitmiş, umutlar tükenmiş, sancılı ve onur kırıcı dönemler başlamıştı.
Bıçak kemiğe dayanmış vatandaş çaresizlik içinde çırpınırken 1980 da Turgut Özal, 2002 yılında da Tayyip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AKP İktidarı’nın geleceği tehlikede, bizim de umutlarımız.</p>
<p>Allah için doğru oturup doğru konuşmak gerekir, Türkiye yamalı bohça hükümetler döneminde enflasyon, devalüasyon, yokluklar, kuyruklar velhasıl borç batağı içinde saplanmış bir ülke durumundaydı.</p>
<p>Uluslar arası kredisi bitmiş, umutlar tükenmiş, sancılı ve onur kırıcı dönemler başlamıştı.<br />
Bıçak kemiğe dayanmış vatandaş çaresizlik içinde çırpınırken 1980 da Turgut Özal, 2002 yılında da Tayyip Erdoğan rüzgârı, fırtınaya dönüştü beklentilerin üstünde oy aldı.</p>
<p>Rahmetli Turgut Özal dönemi günahı ve sevabıyla tarihteki yerini aldı. Bunun ardından yaşanan koalisyonlar ve çıkmazlar döneminin ardından Tayyip Erdoğan’ın iktidara gelişi umutları alevlendirdi, tek başına hükümet kurması Türkiye’nin çaresi ve kurtuluşu olma ihtimalini kuvvetlendirdi.</p>
<p>Ama istenilenler olmadı, umutlar söndü, kalpler kırıldı, iflaslar ve intiharlar dönemi ile beklentiler başka bir bahara kaldı. AKP’nin tek başına hükümet olması, sorunları çözecek, hayalleri gerçekleştirecek kadar çok milletvekili ile iktidarı sırtlanması tüm seçmenlere umut vermişti. Yastık altı paralar yatırıma dönüştü, vatandaşlarda güven pekişti, hakikatten ilk icraatları umut verici olması nedeniyle muhalefet parti başkanları bile memnuniyetlerini gizlemeden hükümetin atılımlarını hoş görü ile karşıladılar.</p>
<p>İktidar tek başına hükümet olmanın avantajını kullanarak iyi niyetini muhalefetle paylaşmış olsaydı bugün Türkiye sorunlar yumağı halinde olmayabilirdi. Kör kuruşun hesabını soracağız, hortumları keseceğiz, devlet tüccar değildir, özelleştireceğiz vaatleri tutulsaydı ülkemiz dünya standartlarının üzerinde bir devlet olurdu.</p>
<p>Bu vaatler kısmen tutuldu tabii, kör kuruşun hesabı, hortumlar ve özelleştirmeler yapıldı. Ülkenin kaynaklarına uzanan eller kırıldı ama bu kaynakları ülke menfaatlerine kullanmak şöyle dursun, yeni zenginler, çok zenginler yaratıldı dahası yanlış özelleştirme politikası devleti de gelirden mahrum ederken kaynakların bir çoğu yabancılara bir kısmı da dost ve akrabalara peşkeş çekildi.</p>
<p>AKP iktidarının işi çok zor. Hem Ak parti seçmeni olmayıp umut ve istikrar adına kendisini destekleyenler hayal kırıklığına uğradı hem de kökten dinci seçmenlerine seçim meydanlarında veya kapı arkalarında  vermiş olduğu sözlerin birçoğunu tutamadı.</p>
<p>Örneğin Kuran kursları, imam-hatip liseleri ve de türban konuları çözülmediğinden Ak partinin tabanla sıkıntısı hat safhada.</p>
<p>ABD’de AKP’ye karşı olan sevdası ihanete uğradı, ABD yeni sevgililerle flört etmeye başladı, AKP nin ABD ile sorunlu olduğunu Türk kamuoyu tarafında kabul görmeye başladı</p>
<p>İktidarın İsrail’e kafa tutması ABD nin orta doğu projesine ihanet sayılacağından dış politikamız sekteye uğradı. Aslında bu zaten hatalı bir dış politika uygulamasıydı ve su mecrasına akmıştı.</p>
<p>Türk seçmeninin Akp ye karşı umudu kalmadı beklenenleri veremeyeceğinden heyecan bitti.<br />
TSK nin Türk Milleti için ne kadar önemli ve güvenilir bir kurum olduğunu hepimiz iyi biliriz, ama iktidar laikliğin güvencesi olan TSK i milletin gözünde küçük düşürme ve yıpratma gayretlerini saklamaya bile gerek görmedi.</p>
<p>AB oyalanarak Kopenhag Kriterleri yerine getirilmedi, zira Akp yapacağı bazı açılımları kendi tabanına bile kabul ettiremezdi. Artık zaman daraldı, AB nin içindeki dost görünen ve arkadan vuran ülkelerin öngörüleri tuttu. Gerekli kriterlere uyulmaması sonucu AB nin bundan sonra nasıl bir tutum sergileyeceği bellidir.</p>
<p>İhracat İthalatın çok altında kalırken, dış borç artarak devam ediyor. Yurt içinde ve dışında yakalanan ivme artık etkisini kaybediyor ve bildiğimiz “Türk İşi Hükümet Modeli” kendisini gösteriyor. Yandaşlara peşkeş çekilen kaynaklarla beslenen hükümetler.</p>
<p>Artık hukuka müdahale hükümetin yaşama kriteri olmuş, kurumlar arası değil kurum içi savaşlar başlamıştır. Grevler, işsizlikler, yokluklar, yoksulluklar, borçlar ve borçlular ülkesi olarak anıldığımız günler kapımızdadır. Bunda da tek sebep bu hükümetin son iki genel ve son iki yerel seçimde sağladığı aritmetik üstünlüğünü ülkesinin ve vatandaşının refahı ve geleceği adına değil kendi çıkarları ve sığ düşünceleri adına kullanmasıdır.</p>
<p>“Yanlış doktor candan, yanlış imam dinden eder” derler, artık dini hasletleri kullanarak oy isteyenlere kapılarımızı kapatarak canımızı kurtarmanın günü gelmiştir.</p>
<p>Saygılarımla…<br />
Binali EFE</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/akp-inise-umutlarimiz-da-cokuse-basladi-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BÖYLE BİR DEVLETİN VATANDAŞI OLMAK İSTEMİYORSANIZ KURTULMANIZ GEREKEN İLK ŞEY AKP</title>
		<link>http://www.ekemer.com/boyle-bir-devletin-vatandasi-olmak-istemiyorsaniz-kurtulmaniz-gereken-ilk-sey-akp</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/boyle-bir-devletin-vatandasi-olmak-istemiyorsaniz-kurtulmaniz-gereken-ilk-sey-akp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:03:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7825</guid>
		<description><![CDATA[Newsweek&#8217;den çarpıcı yorum
&#8220;Ordu yenildi, Erdoğan daha İslami bir Türkiye vizyonunu özgürce uygulayabilecek&#8221;
Newsweek dergisi, son sayısında Türkiye&#8217;de gelişmeleri Owen Matthews imzalı &#8220;Ordu Yenildi&#8221; başlıklı analizinde değerlendirirken &#8220;ABD&#8217;nin İslamcıları selamlaması&#8221; gerektiği argümanını işledi.
Dergi, &#8220;Kanlı bir darbe planladıkları gerekçesiyle, karanlık bir grup generalinin gözaltına alınması adalet için zafer olması lazım. Ordunun da politikaya müdahale etmesinin sonu da, demokrasi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Newsweek&#8217;den çarpıcı yorum</strong><br />
&#8220;Ordu yenildi, Erdoğan daha İslami bir Türkiye vizyonunu özgürce uygulayabilecek&#8221;</p>
<p>Newsweek dergisi, son sayısında Türkiye&#8217;de gelişmeleri Owen Matthews imzalı <strong>&#8220;Ordu Yenildi&#8221;</strong> başlıklı analizinde değerlendirirken <strong>&#8220;ABD&#8217;nin İslamcıları selamlaması&#8221;</strong> gerektiği argümanını işledi.</p>
<p>Dergi,<strong> &#8220;Kanlı bir darbe planladıkları gerekçesiyle, karanlık bir grup generalinin gözaltına alınması adalet için zafer olması lazım. Ordunun da politikaya müdahale etmesinin sonu da, demokrasi için zafer olması lazım. Ve daha çok demokrasi, bir ülkeyi daha liberal ve daha Avrupa yanlısı yapmalı. Ancak, Türkiye&#8217;de siyasi mantık her zaman basit kalıplara uygun bir biçimde işlemiyor&#8221;</strong> diye yazdı.</p>
<p>Düzinelerce subayların gözaltına alınmasının, asırlardan sonra ilk defa ordunun sessizce Türk siyasetinde belirleyici bir güç olmaktan çıkması anlamına geldiğini belirten dergi, bunun Türkiye&#8217;nin olgun bir demokrasiye dönüşme yolunda &#8220;hayati&#8221; bir adım oluşturduğu görüşünü dile getirdi.</p>
<p>Dergi şöyle devam etti:<br />
<strong>&#8220;Ancak paradoks şu ki daha demokratik bir Türkiye, daha Avrupa yanlısı, veya daha Amerika yanlısı bir Türkiye anlamalı gelmiyor. Ve iktidardaki Ak Parti&#8217;nin gücüne son büyük engel ortadan kalkmasından sonra Türkiye&#8217;nin muhafazakar Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, daha İslami bir Türkiye vizyonunu uygulamada özgür olacak. Daha çok demokrasi de daha çok liberalizm anlamına da gelmiyor.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;ORDU KAĞITTAN KAPLAN&#8221;</strong></p>
<p>ABD&#8217;li dergi, Türkiye&#8217;deki yeni düzeninin &#8220;ilk kurban&#8221;ının Avrupa olabileceğini de savunduğu analizinde, AKP&#8217;nin iktidara geldiğinden bu yana AB üyeliğini reform programlarını, &#8220;katı&#8221; laikler ve yargıya karşı bir &#8220;kalkan&#8221; olarak kullandığını savunurken artık AKP&#8217;nin <strong>&#8220;en büyük rakibi olan ordu, kağıttan kaplan olduğunu&#8221; </strong>ortaya konulmasından sonra Avrupa projesini daha da ileriye götürmenin artık Erdoğan ve ortakları için fazla bir yararı olmayacağı yorumunu da yaptı.</p>
<p>Türklerin de yerine getirmediği çok sayıda sözü nedeniyle AB&#8217;ye öfkeli oldukları da belirtilen analizde<strong> &#8220;AK Parti&#8217;nin ordunun karşısında elde ettiği zafer, AB&#8217;nin ciddi kaybı olabilir&#8221; </strong>ifadesini de kullandı. Bunun aynı zamanda Washington için zor bir soruyu da gündeme getirdiği kaydedilen analizde bu soruyu, <strong>&#8220;ABD ne gibi Ortadoğu müttefiklerini istiyor? Daha az demokratik olup daha dost olanlar mı, ya da daha demokratik olup Amerika&#8217;ya daha düşman olanlar mı?&#8221;</strong> olarak yansıttı.</p>
<p>Newsweek, bu soruyu yanıtlarken artık Soğuk Savaş koşulları bulunmadığı için Washington için demokrasiyi tercih etmenin daha mantıklı olduğunu belirterek ordunun gücünün azaltılmasının Türkiye&#8217;ye <strong>&#8220;Laikliği daha demokratik bir biçimde tanımlamaya ve Kürt azınlığının özerklik talepleri gibi konuları daha açık bir biçimde ele almaya olanak sağlayacağını&#8221;</strong> savundu.</p>
<p><strong>&#8220;TÜRKİYE DEMOKRATİKLEŞTİKÇE, BATI KARŞITI HALE GELEBİLİR&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin demokratikleştikçe daha Batı karşıtı hale gelmesinin &#8220;kaçınılmaz&#8221; olabileceğini de öne süren dergi, ABD Kongresi&#8217;nde &#8220;soykırım&#8221; tasarısının ilerlemesi halinde Türkiye&#8217;nin BM Güvenlik Konseyi&#8217;nde İran&#8217;a yaptırımları desteklemeyi redederek misilleme yapabileceği savına da yer verdiği analizde şu yorumu da yaptı:</p>
<p><strong>&#8220;Türkler, sandıkta defalarca Ak Parti&#8217;nin daha az katı laik bir ülke vizyonunu onayladıklarını ortaya koydular. Sıradan Türkler, ABD&#8217;nin çok ateşli taraftarları da değil. Ancak AK Parti iktidarında Türkiye&#8217;nin Batı&#8217;nın müttefiki, NATO&#8217;nun da Ankara&#8217;nın en önemli stratejik ortağı olmayı sürdüreceği açıktır. Nasıl biliyoruz bunu? AK Parti söylüyor ve gerçek opsiyonları da yok. Türkiye&#8217;nin NATO&#8217;nun ikinci büyük ordusu olarak etkisine rakip olabilecek bir ittifak yok, ne İran ile ne de Arap dünyası veya Rusya ile.&#8221;</strong></p>
<p>Newsweek, Türkiye&#8217;nin AB ile ilişkilerinin kötüleşebileceğini, Ermenistan konusunda ABD ile kavga patlayabileceğini de belirttiği analizi noktalarken de <strong>&#8220;Uzun vadede ise, ordunun düşüşü, Türkiye&#8217;nin daha güçlü bir demokrasi, daha istikrarlı ve olgun bir ortak haline getirecek. Bu nedenle dünyanın itibarı kaybeden generallerin dönüşünü arzulamak yerine AK Parti yanında yer alırsa daha akıllıca davranmış olur&#8221;</strong> görüşünü dile getirdi.</p>
<p>BU YAZI VATAN GAZETESİ&#8217;NDEN ALINTIDIR.</p>
<p>ORDU&#8217;NUN İÇİNDE FİKİR VE EYLEM İTİBARİYLE KÖTÜ AMAÇLI FAALİYETLERE TEVESSÜL EDEBİLECEK ONLARI DESTEKLEYECEK KİŞİ VEYA KİŞİLER OLABİLİR. ANCAK &#8220;DEMOKRATİK VE LAİK&#8221; TÜRKİYE CUMHURİYETİ&#8217;Nİ KORUMA VE KOLLAMA GÖREVİNİN  VARLIK SEBEBİ OLDUĞU ORDUMUZUN ANTİLAİK DAVRANIŞLARA  MÜSAMAHA GÖSTERMESİDE BEKLENEMEZ. AKP NİN YAPTIĞI, İŞLEDİĞİ CÜRÜMLERDEN DOLAYI ONU SUÇLAYAMAYACAK BİR ANAYASA YARATMAKTIR. BUNUN DIŞINDA ÜLKENİN VE İNSANLARIN NE HALDE OLDUKLARI UMURLARINDA BİLE DEĞİLDİR.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/boyle-bir-devletin-vatandasi-olmak-istemiyorsaniz-kurtulmaniz-gereken-ilk-sey-akp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KEMER MARKA DEĞERİNİ ARTTIRMAK İÇİN KOLLARI SIVADI &#8211; Halil ÖNCÜ</title>
		<link>http://www.ekemer.com/kemer-marka-degerini-arttirmak-icin-kollari-sivadi-halil-oncu</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/kemer-marka-degerini-arttirmak-icin-kollari-sivadi-halil-oncu#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 10:51:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[RÖPORTAJHABER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7817</guid>
		<description><![CDATA[KEMER BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA GÜL; &#8220;TÜM KONUKLARIMIZIN İLÇEMİZDE HUZURLU, MUTLU VE GÜVENDE TATİL YAPIP AYRILMASI, KEMER İÇİN EN ETKİLİ REKLAM OLACAKTIR&#8221;
Kemer Belediyesi 2010 sezonunda markasını daha da kuvvetlendiren bir Kemer için düğmeye bastı. Özellikle sezon öncesi ve sezonda esnafların uyması gereken kuralların ve önlemlerin yer aldığı yazılar, esnaflara Kemer Belediyesi Zabıtaları tarafından tek tek bırakılarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KEMER BELEDİYE BAŞKANI MUSTAFA GÜL; &#8220;TÜM KONUKLARIMIZIN İLÇEMİZDE HUZURLU, MUTLU VE GÜVENDE TATİL YAPIP AYRILMASI, KEMER İÇİN EN ETKİLİ REKLAM OLACAKTIR&#8221;</strong></p>
<p>Kemer Belediyesi 2010 sezonunda markasını daha da kuvvetlendiren bir Kemer için düğmeye bastı. Özellikle sezon öncesi ve sezonda esnafların uyması gereken kuralların ve önlemlerin yer aldığı yazılar, esnaflara Kemer Belediyesi Zabıtaları tarafından tek tek bırakılarak bilgilendirildi.<strong> &#8220;Değerli Kemer Esnafı&#8221; </strong>başlığı altında Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül’ün açıklamalarının yer aldığı yazıda, açıklamalarda bulunan Başkan Gül; <strong>&#8220;Tüm konuklarımızın ilçemizde huzurlu, mutlu ve güvende tatil yapıp ayrılması, Kemer için en etkili reklam olacaktır. Esnaflarımız ve tüm Kemer ile birlikte uygulayacağımız bu önlemler ile markalaşan ilçemize gelen turist, olumlu izlenimlerle donanarak, tatil serüvenini tamamlayacaktır. Tatil için Kemer’i seçen ve mutlu bir şekilde ülkesine dönen her turist, sonrasında gelecek çok sayıda turistin müjdecisi olacaktır.&#8221;</strong> dedi.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/kemer2.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-7820" title="kemer2" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/kemer2-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p>Kemer’in sadece Türk turizminin değil, dünya turizminin de son yıllardaki gözdesi olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Gül, <strong>“ Kemer son 20 yılda açılan dünya standartlarındaki tesisleri, denizi, güneşi, doğası ve yeşili ile bir dünya markası konumuna gelirken aynı kulvarda olan pek çok bölgeyi de gerisinde bırakmıştır. Ancak, markalaşma sürecinde ilçemize dünyadan ve ülkemizin dört bir yanından gelecek ziyaretçiler, eğitim seviyesi arttıracak, insanları yabancı dil öğrenmeye ve kendilerini geliştirmeye yöneltecek, bu da gerek kültürel gerek sosyal, gerek ekonomik olarak kentsel yaşamımızın kalitesinin arttıracaktır. Markalaşan kentlerde eğitim, istihdam ve mekan kalitesindeki değişim süreci başlar. Bu süreç, doğal olarak ekonomik canlanmayı doğurur. Tüm bunlar da gerek ilçemizin, gerekse de bölgenin kalkınmasına olumlu katkılarda bulunur.” </strong>dedi.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/kemer3.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-7821" title="kemer3" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/kemer3-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Başkan Gül,</strong> <strong>“Bu noktadaki amacımız, elbette suçlu aramak değil, çözüm etmek olmalıdır. Çözümü el ele vererek bulacağız.”</strong></span></p>
<p>Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, esnafa dağıtılan yazıda,  son yıllarda markalaşma sürecinde Kemer’e gelen turist potansiyelinin değişiklik göstermesi, içinde bulunulan küresel ekonomik kriz, her şey dahil sistemi, hanutçuluk ve esnafın turiste karşı fahiş fiyat uygulaması ve yanlış tutumlar, Kemer için istenmeyen sonuçlar ortaya çıkardığını da belirtirken, “  Bu noktadaki amacımız, elbette suçlu aramak değil, çözüm etmek olmalıdır. Çözümü el ele vererek bulacağız. Kemer’i hep birlikte tekrar turizm alanında canlandırıp kalitesini arttırmak, bir numaralı geçim kaynağımız olan turizmi eski parlak günlerine döndürmek görevimiz ve dileğimizdir. Yaptıklarımız değil, bundan sonra yapacaklarımız önemlidir. Kemer’de esnafın hizmet kalitesinin yükselmesi sadece yöre halkına değil esnafa da yansıyacak, esnafımız kalkınacaktır. Kazanç ve refahın artması her zaman sosyo-ekonomik kalkınmayı da beraberinde getirmiştir. Yerel bazda sorunları görüp, çözüm önerileri geliştirebilmek için, her şeyden önce yerel dinamikleri harekete geçirebilmek önemlidir. Bu dinamikleri hayata geçirecek güç de yetişmiş insan kaynağıdır. Bilinçli insan, yetişmiş personel sorunlarının çözümünün başkalarından beklemeyecek, bizzat kendisi harekete geçecektir. Bireylerin katılımcı, paylaşımcı ve çözümcü yaklaşımları örgütlü bir şekilde ortaya konabilirse toplumsal dönüşümün ve gelişimin önemli iticiliği haline gelebilirler.”dedi.<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/mustafa_gul21.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-7822" title="mustafa_gul2" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/mustafa_gul21-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İşte Kemer Esnafının 2010 sezonunda uygulaması istenilen önlemler:</span></strong></p>
<p>-         <strong>2010 yılı için öncelikle etiketli ürün satış politikasına gidilmeli, satış elemanları yaka kartı kullanmalı, her müşteriye aynı fiyat uygulaması yapılmalı, bu sayede turistin satış elemanlarına, alışveriş yaptığı mağazaya en önemlisi de Kemer’e güveni tekrar sağlanmalıdır.</strong></p>
<p>-         Turistlere, esnaf ve personeller ısrarcı olmamalı, rahatsız edici hareketler ile yaklaşmamalı ve hanutçuluk engellenmelidir.</p>
<p>-         <strong>Özellikle tün Cafe ve restaurantlarda bulunan mutfak, lavoba ve tuvaletlerine sağlık açısından Kemer’e yaraşır özenin gösterilmesi gerekmektedir. Sezonun durgun geçtiği şu dönemde yukarıda bahsedilen yerlerin temizliği için gerekiyorsa tadilat ve onarımlar yapılmalı ve sezon süresinde de buraların devamlı hijyenik olmasına özen gösterilmelidir.</strong></p>
<p>-         Kaldırımlar ve mağaza önleri temiz tutulmalı, turistlerin geçişin engel teşkil eden sandalye, masa, motor, bisiklet ve çeşitli eşyalarla doldurulmamalı, evcil hayvanlar beslenmemelidir. Bu tür yaklaşımlar, hem turisti rahatsız etmekte hem de çirkin ve pis bir görünüm sergilemektedir.</p>
<p>-         <strong>2010 sezonunda amacı ne olursa olsun mağazaların önlerine, köşe dükkanların yanlarına mal çıkarılmamalı, yemek yenmemelidir. </strong></p>
<p>-         Kaldırımda, yolda ( dükkan dışında ) kesinlikle iskambil, okey ya da tavla gibi oyunlar oynanmamalıdır.</p>
<p>-         <strong>Restaurantların açıkta yiyecek, içecek servisi yapmamaları temizlik ve görünüm yönünden önemlidir. Buna dikkat edilmesi gerekmektedir.</strong></p>
<p>-         Bar disco, lokanta, restoran ve işletme girişlerinde sunulan ( Deniz Ürünleri dahil ) yiyecek ve içeceklerin fiyatlarını gösteriri tarifeler bulunmalı, bunlar müşterilerin görebilecekleri yerlere asılması ve müşteriye takdim edilecek mönüleri bulundurmalıdır. Hiçbir yiyecek ve içecek pazarlığa tabi olmamalıdır.</p>
<p>-         <strong>İşletme çalışanlarının kılık kıyafet ve kişisel temizlikleri, Kemer esnafına yakışır bir şekilde olmalıdır.</strong></p>
<p>-         İşyerlerinin ön ve yan bahçelerine plastik, ahşap, kiremit, aliminum vg. Sabit malzeme kullanılarak yapılan gölgelikler, görüntü kirliliği yaratmasından dolayı uygun değildir. Belediyenin uygun gördüğü şekillerde yapılması ve mevcut yapılmış olanların da en kısa zamanda buna uygun hale getirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>-         <strong>İşyerlerinin ruhsatlarında bulunan iş tanımından başka iş yapılmamalıdır.</strong></p>
<p>-         İşyerlerinden bazılarının sadece kepenkli olarak kullanılan girişlerinin vitrin olarak dizayn edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>-         <strong>Kemer’de çalışan personelin, özelikle yabancı turisti yanlış yönlendirdiği gözlemlenmiştir. Bu tür davranışlarda bulunan personellerin davranışlarından doğacak sıkıntı ve şikayetlerden işyerleri sorumlu tutulacaktır.</strong></p>
<p>-         Kemer’i ziyarete gelen turistlere ( yerli ve yabancı ) ayırım yapılamaksızın eşit ve kibar davranılıp, ilgilenilmeli ve ihtiyaçlarının giderilmesine çalışılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/kemer-marka-degerini-arttirmak-icin-kollari-sivadi-halil-oncu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İŞTE EVLİLİK DENEN MUCİZE &#8211; Çağatay ÖZCAN</title>
		<link>http://www.ekemer.com/iste-evlilik-denen-mucize-cagatay-ozcan</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/iste-evlilik-denen-mucize-cagatay-ozcan#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 10:33:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[BİR FIKRA_BİN KAHKAHA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7812</guid>
		<description><![CDATA[Biri nişanlı, biri  evli biri de sevgili olarak yaşayan üç kadın konuşurken erkeklerine fantezi  yaşatmaya karar verir. Üçü de aynı şeyi giyecek ve ne olduğunu birbirine  anlatacaktır, kıyafet siyah deri büstiyer, jartiyer ve siyah maske olarak  seçilmiştir.
2 gün sonra buluştuklarında önce nişanlı olan kadın  anlatır:
- Deri büstiyeri giydim, jartiyeri taktım, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Biri nişanlı, biri  evli biri de sevgili olarak yaşayan üç kadın konuşurken erkeklerine fantezi  yaşatmaya karar verir. Üçü de aynı şeyi giyecek ve ne olduğunu birbirine  anlatacaktır, kıyafet siyah deri büstiyer, jartiyer ve siyah maske olarak  seçilmiştir.</p>
<p>2 gün sonra buluştuklarında önce nişanlı olan kadın  anlatır:</p>
<p>- Deri büstiyeri giydim, jartiyeri taktım, maskeyi de  takip nişanlıma kapıyı öyle açtım, beni görünce &#8220;sen benim hayatımın kadınısın&#8221;,  dedi ve bütün gece seviştik. Ardından sevgilisi olan anlatır:</p>
<p>- Ben  de giyindim, maskeyi de takıp, üstüme bir pardösü geçirdim, onun ofisine gittim,  içeri girip kapıyı kapatıp pardösüyü açtığımda hiçbir şey demeden beni masaya  yatırdı ve bütün gece seviştik. Evli olana dönerler, o da anlatır:</p>
<p>- Ben de çocukları anneme yolladım, ışıkları kıstım, jartiyer ve deri büstiyeri  giyip maskeyi taktım, kocama kapıyı öyle açtığımda bana ne dedi biliyor  musunuz?</p>
<p>- Selam Batman, bu akşam yemekte ne var?<a href="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/dungeonopucuk8gw1.gif"><img class="alignright size-full wp-image-7814" title="dungeonopucuk8gw" src="http://www.ekemer.com/wp-content/uploads/2010/03/dungeonopucuk8gw1.gif" alt="" width="130" height="157" /></a><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/iste-evlilik-denen-mucize-cagatay-ozcan/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ &#8220;3&#8243;</title>
		<link>http://www.ekemer.com/anlayana-sivrisinek-saz-3</link>
		<comments>http://www.ekemer.com/anlayana-sivrisinek-saz-3#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 08:53:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İÇİMDEKİ SESLER - A.CENAN AKPINAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ekemer.com/?p=7805</guid>
		<description><![CDATA[Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bizlere ışık tutan sözlerinin bir bölümünü daha sizlerle paylaşıyorum. Umarım bazılarının kulağına küpe olur. Saygılarımla;
*Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.
*Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.
*İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bizlere ışık tutan sözlerinin bir bölümünü daha sizlerle paylaşıyorum. Umarım bazılarının kulağına küpe olur. Saygılarımla;</p>
<p>*Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz.</p>
<p>*Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.</p>
<p>*İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?</p>
<p>*Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.</p>
<p>*Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir.</p>
<p>*Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir.</p>
<p>*İlim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini kavramak ve izlemek şarttır.</p>
<p>*Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.</p>
<p>*Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.</p>
<p>*Sanatkâr, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.</p>
<p>*Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.</p>
<p>*Komutan, yaratıcı gücü olan kimse demektir.</p>
<p>*Her millet icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortaktır.</p>
<p>*Milli ekonominin temeli tarımdır.</p>
<p>*Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.</p>
<p>*Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkânını temin etmiştir.</p>
<p>*Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.</p>
<p>*İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.</p>
<p>*Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.</p>
<p>*Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.</p>
<p>*Bir millet kendi kuvvetine dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlamazsa, şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.</p>
<p>*Uygarlık doruğunun merdiveni sanattır.</p>
<p>*Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz&#8230; Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.</p>
<p>*Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.</p>
<p>*Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.</p>
<p>*Bu millet kılı kıpırdamadan dava uğruna canını vermeye razı olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.</p>
<p>ULU ÖNDERİN, ÜLKESİNE VE İNSANLARINA YOL GÖSTERMEK, TEK KURTULUŞ YOLUMUZ OLAN DEVRİMLERİNE SAHİP ÇIKILMASINI SAĞLAMAK İÇİN SÖYLEDİĞİ SÖZLER BUNLARLA SINIRLI DEĞİL TABİİ. ONUN HER HAREKETİ,  HER DAVRANIŞI, HER SÖZÜ TÜRKİYE&#8217;NİN MUASSIR MEDENİYETE SAHİP ÜLKELER ARASINDA OLMASINI SAĞLAMAK İÇİN BİR REHBER ASLINDA&#8230;<br />
GÖZÜMÜZE IŞIK, KALBİMİZE SEVGİ VE KULAĞIMIZA KÜPE OLMASINI DİLERİM.</p>
<p>Cenan AKPINAR<br />
Müzisyen/Araştırmacı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ekemer.com/anlayana-sivrisinek-saz-3/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
