FINDIK YAĞI ALINMASI İÇİN TÜKETİCİLERE ÖNEMLİ FIRSAT
Ekim 8, 2009 tarihinde admin tarafından
DOĞRUYU ARAMAK-SEBAHATTİN EMÜL kategorisinde yayımlanmıştır.
Türkiye dünya fındık üretim ve ticaretinin tekelini elinde tutan bir ülke konumundadır. Dünyadaki toplam üretimin %70 i ülkemizin Karadeniz sahil kesimindeki bilhassa Ordu, Giresun ve Trabzon’daki çiftçilerimiz tarafından yapılmaktadır. Fındık hiç şüphesiz en faydalı kuruyemişlerden olup çikolata yapımında da önemli bir ana maddedir.
Ülkemizde siyasetçiler ve iktidarlar fındığın üretimi, tüketimi ve pazarlanması ile ilgili hep popüler politikalar izlediler. Bu politikaların olumsuzluklarını da hep beraber yaşadık.
Hatırlanacaktır; Çernobil faciasında radyasyon kalıntısı yüzünden dış pazar bulunamadığından elimizde kalan fındık zamanın hükümeti tarafından öğrencilere ücretsiz bile dağıtılıp yedirildi.
Bu sefer politikacılarımız ve Fiskobirlik yetkililerinin anlaşamamaları kısa vadede tüketicilerimize bir daha yakalayamayacağı bir fırsat sağlamıştır.
Fiskobirlik’le sorun yaşayan fındık üreticilerine hükümet müdahale ederek TMO (Toprak Mahsulleri Ofisi) üreticilerin fındıklarını alıp depolarında stoklamış, bu stokları da muhtelif nedenlerle eritemediğinden zararın sübvanse edilip devlet tarafından karşılanarak yağ fabrikalarına sembolik sayılacak bir fiyatla vermek zorunda kalmıştır.
Daha birkaç ay önce 50 TL’nin üzerinde satılan 5 kg.lık Bir teneke fındık yağının bazı süpermarketlerde 17 TL ye satıldığını görünce gözlerime inanamadım. Ordu Ziraat Odası yetkilileri ile görüştüm.
Fındığın kilosu çiftçiden Dört TL den alınıyor yaklaşık dört kg. fındıktan Bir Kg yağ üretilebiliyor. Bu ne iş dedim. Başkan tüketiciler adına bu fırsatın bir daha yakalanamayacağını vurgulayıp TMO’nun stoklarını eritmek için bu yönteme başvurulduğunu belirterek tereddüdümü giderdi.
Fındık yağı 200 derecenin üzerindeki ısıya dahi dayanıklılığı ve içerdiği vitaminler dikkate alındığında bu fiyatlar kızartma da dâhil olmak üzere tüm yemeklik yağ ihtiyacımız için oldukça caziptir.
Tabi bu kelepir sayılacak fiyat ne kadar devam eder bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da Devlet desteği uygulanarak fındık stoklarının eritilmesi uğruna maliyetinin en az dörtte bir fiyatına satılmasıdır. Benden tüketicilerimize duyurulması
Gelelim yanlış politikalara; Fındık yetiştirilme ve verim açısından en seçici meyvelerden birdir. Bu meyvenin yetiştirilesi için de Dünya’da en uygun bölge olan Karadeniz Bölgesi fındık yetiştiriciliği için oldukça stratejik bir öneme sahiptir. Peki, bunu yeterince değerlendirebiliyor muyuz? Kesinlikle hayır.
Dünya tekelini elimizde bulundurmamıza rağmen bu kadar değerli bir meyveyi tanıtıp pazarlayamadığımızdan dolayı fındık yetiştiricilerine primler ödenerek fındıklıklar sökülüp birçok iklim ve bölgede yetişmesi mümkün olan kivi yetiştiriciliği teşvik edilmiştir. Bu politika tekrar gözden geçirilmeli ve doğru bulunmalıdır.
Yine birçok gıda maddesinde olduğu gibi fındık ta üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar fiyatı Dörde katlanıyor, dolayısıyla lüks tüketim maddesi olarak algılanıp tüketicilerin alım gücünü zorluyor bunda istikrar sağlamalıdır.
Tüketicilerimiz aldıkları birçok gıda ve ihtiyaç maddelerine maliyetinin çok üzerinde bedeller ödeyerek sahip oluyor. Bu sefer kaliteyi ucuza alma sırası kendilerine gelmiştir. Fındık yağı ve diğer bitkisel yağ fiyatlarını bir yere not edin ve karşılaştırın TMO’nun stokları tükendikten sonra Fındık yağının tekrar diğer yağ fiyatlarının en az Üç-Dört katı fiyatla satıldığını göreceksiniz. Bizden söylemesi…
Sebahattin EMÜL
Tüketiciler Birliği Antalya Şube
Tarım ve Gıda Komisyonu Sorumlusu



