GIDA GÜNÜNÜ KUTLADIK, GIDA YILI DEVAM EDİYOR
Ekim 23, 2009 tarihinde admin tarafından
DOĞRUYU ARAMAK-SEBAHATTİN EMÜL kategorisinde yayımlanmıştır.
Bir gıda gününü daha geride bıraktık, ancak Tarım Bakanlığımızın ilan ettiği 2009 gıda yılı ise ülkemizde devam ediyor.
16 Ekim 1945’te FAO’nun kabul ettiği Dünya Gıda günü başta Kenya, Etiyopya ve açlıkla mücadele eden diğer ülkelerin yanı sıra, gıda israf eden gelişmiş ülkeler ve ülkemizde de kutlandı. Günün anlam ve önemine binaen gıda günü muhtemelen tüm dış temsilciliklerimiz ve KKTC’deki lüks otellerde de çeşitli etkinliklerle kutlanmıştır.
Antalya’daki kutlamaların yapıldığı bir mekanda ben da bulundum. Oldukça lüks bir yerdi, koltuklar, avizeler, ışık düzeni ve daha birçok detay ve ayrıntılar unutulmamıştı. Konuşmacılar da konularına hakimdi. Öğretmenlerinin eşliğinde İlköğretim Okullarından getirilen çocuklar da rengarenk giysileri ve cıvıl cıvıl sesleri ile salona renk katmıştı. Hele ana sınıfı çocuklarının gösterileri büyük beğeni ve alkış topladı.
Salonun en önünde protokole dahil devlet büyükleri, arkada birkaç sıra korumalar, makam şoförleri ve memurlar, diğer sıraların tamamı yani salonun yüzde doksandan fazlası ilköğretim okullarından getirilen öğrencilerdi. Konuşmacılar ise protokolde ön sırada olan devlet büyükleri ve konunun uzmanı Akdeniz Üniversitesinden bir gıda hocası.
Öğrenciler önce bulundukları ortama adapte olmaya çalıştılar, sonra heyecanlarını yendiler, sıra hocanın slayt gösterili bilimsel konuşmasına gelmişti ki, önce fısıldanmalar, sonra sesli konuşmalar başladı. Zira konuşan Üniversitede gıda hocası, dinleyenler ilköğretim öğrencileri neticede öğretmenlerin özverili çabaları sonucu çocuklar susturuldu.
Gelen öğrencilere de birer boyama kitabı ile birer kutu ¼ lük süt ikram edildi. Mülki erkanın her biri ayrı ayrı makam arabalarına binip dairelerine, öğrencilerin de okullarına dönmeleriyle bir gıda günü daha kutlanmış olundu.
Bu önemli gün tabi ki yurdumuzun diğer illerinde de lüks mekanlarda kutlandı. Fakir semtlerde açlıkla mücadele eden vatandaşlarımızın yoğun olarak bulundukları mahalle ve sokaklarda, senede bir gün dahi olsa gıda yardımı yapılarak kutlanacak değildi ya.
Neyse ki gıda yılı devam ediyor. Bakarsın birilerinin aklına hiç değilse bu yıl yurdumuzun birçok illerinde milyonlarca lira harcanarak yapılan festivallerin, önümüzdeki yıl iptali ve bu yıl festivallere kaç lira harcanmışsa, 2010 yılında bedelinin açlıkla mücadele için harcanması gelir.
Antalya altın portakal festival şenlikleri de aynı güne denk geldi. İstanbul’dan gelen sanatçılarımız görkemli bir şekilde ağırlanıp, en iyi mekanlarda konuk edilerek kusursuz ikramlardan sonra uğurlandılar. Bu festivalin kaç liraya mal olduğunu yetkililer muhasebe kayıtlarından kuruşuna kadar takip etmişlerdir herhalde.
Benim tahminin sırf bu festival için harcanan paralarla dahi gıda alınıp fakir semtlere dağıtılsa, belki de Antalya’da açlık sorunu yaşayan aile kalmaz. Tabi yetkili makamlardaki toklarımızın aklına aç insanlarımız gelirse.
Gelişmiş ülkelerde insanların aldıkları gıda maddelerinin 1/7 sinin israf edildiği ve dünyada birinci derecede açlık çekip açlıktan ölme noktasına gelen insanları doyurmanın da bu israfa eşdeğer olduğu, yine araştırmacılar tarafından dile getirilip lüks mekanlarda slayt gösterileri eşliğinde anlatılıyor. Tabi dünyada silaha harcanan paranın 1/10 i açlıkla savaşan yoksul ülkeler için harcansa hem yoksulluktan, hem de savaşlardan ölen insan kalmadığı gibi refah seviyeleri ne olur, o da ayrı bir konu.
Neticede dünya gündemini ne açlık, ne israf ne de savaşlara harcanan milyarlar, magazin haberleri kadar meşgul etmiyor. Duyarlı sivil toplum örgütlerinin bin bir fedakârlıklarla temin edip yoksullara dağıtmaya çalıştığı yardımlar da maalesef yetersiz kalıyor. Keşke hiç değilse ülkemizde sorun olmayıp, birçok Afrika Ülkesinde yokluğu ölümlere neden olan suyun dahi olsa, bu insanlara ulaştırılarak susuzluktan ölmelerine mani olunabilse.
Sebahattin EMÜL
Tüketiciler Birliği Antalya Şube
Tarım ve Gıda Komisyonu Sorumlusu



