Giordano Bruno (1548-1600) ve Johann Pestalozzi (1746-1827)

Şubat 17, 2010 tarihinde tarafından  
HABERİNİZ VAR MI? kategorisinde yayımlanmıştır.

Giordano Bruno (1548-1600) ve Johann Pestalozzi (1746-1827)

Bugün, 17 Şubat, biri Rönesans bilimcisi, diğeri çağdaş eğitim öncüsü iki değerli insanın ölüm yıldönümleridir. Birkaç tümceyle de olsa insanlık adına kendilerini anmak istedik.

“Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır, yeryüzündeki kötü insanlar da kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar…” sözüyle bilinen ve 1548 doğumlu Rönesans dönemi filozofu, matematikçisi, gökbilimcisi, ‘adem-i merkeziyetçilik’ ve evrenin sonsuzluğu yanlısı, 11 yıl tutuklu olarak yargılanması sonucu 17 Şubat1600’de, din ve toplum değerlerine aykırı görüşte olduğu için idam edilen bir bilim adamıdır Giordano Bruno.

İtalya’da ve Fransa’da durmadan yer değiştirerek yaşadı, ‘tanrıbilim’ dalında doktorasını 1581’de tamamladı Evrenbilim üzerine araştırmaları ve yazıları yanında, ‘belleğin sanatı’ (1582) üzerine de düşünceler geliştirip, matematik, özellikle geometri ve dil üzerine de yazmıştır.

Katolik ve Protestan kültürleri arasında her iki toplumu da memnun edecek bir ‘orta yol’ yaşamı geliştirmiş kendisine. Nuh’un Gemisi üzerine de çalışmalar yaparak ünlenen Bruno, özgür düşünce yanlısı olması ve Erasmus yapıtları gibi yasaklanmış kitaplara düşkünlüğü kendisini yargılamaya, idama  kadar götürmüştür. Ölümünden sonra değeri ve önemi artan Bruno, özgür düşünce ve çağdaş bilimsel bilgiler şehidi olarak anılmıştır.

*********

Bundan 264 yıl önce12 Ocak 1746’da Zürih’te dünyaya gelen ve çağdaş eğitimin kurucularından olan Johann Heinrich Pestalozzi`nin sevgiyi ve öğrenciyi temel alan eğitim ilkeleri günümüzde de geçerliliğini korumaktadır. Ne yazık ki, yakın tarihimizde eğitim  sahnesinde görünen, Köy Enstitüleri’nin kurucusu Tonguç Baba olarak gönüllerde yer almış olan İsmail Hakkı Tonguç unutuldu bile! Tonguç Baba’nın hiçbir yerde (doğru dürüst) bir heykeli yokken,  İsviçre’nin Zürih kentini Pestalozzi`nin heykelleri süslemektedir. Onun adına kurulan vakıf kanalıyla eğitim kuruluşları ve kamu, eğitim politikası çalışmalarını desteklemektedir.

Pestalozzi, ‘Yoksullar Yurdu’ açıyor, kapatıyor; yeniden açıyor. Yoksullar Okuluna varsılları da alıyor, olmuyor. Kurduğu yeni eğitim kurumu, ona dünyada büyük ün sağlıyor.

Bu yeni okula, yoksul çocukları değil, varlıklı ailelerin çocuklarını alıyor. Uygulanan eğitim sisteminde de üretici iş unsuru mevcut değildi. Dünyanın bütün büyük ülkelerinden eğitime ilgi duyanlar, burayı ziyaret ediyor.

Eserleri arasında, ‘Agis’te (1766) Pestalozzi, Antik Isparta şehir devletinin örneğine bağlı olarak kendi zamanındaki çeşitli hayat durumlarını eleştirip eski değerlerin yok olmasını tenkit eder ve Isparta’daki çalışkanlığı över. ‘İnsanlığın Tarihinden Parçalar’ (1778) adlı yazısında, en sefil ve perişan durumda bulunan çocukların bile, kendi ihtiyaçlarını karşılayıcı hayat tarzına ulaşmalarını, ümit verici bir olay olarak görür. ‘Bir Münzevinin Akşam Saati’ (1779) adlı eserinde Pestalozzi, “insan eğitimi” kavramını, felsefi ve teorik yönden ele alır. Burada, soyut ve genel bir eğitim değil, bireyin bizzat somut hayata uygun düşen özlü bir eğitimi söz konusu edilir. Pestalozzi, 1818 yılında eserlerinden elde ettiği paralarla Clindy’de yeni bir ‘Yoksullar Yurdu’ daha kurar; 1825’te en yakın çalışma arkadaşlarıyla bozuşarak ayrılır. Böylece eğitim kurumları da sona erer. Döndüğü Brugg köyünde 17 Şubat 1827’de ölür.

Pestalozzi düşünceleri yalnız kendi ülkesinde değil, başka ülkelerde de etkili olmuştur. Bu düşünüş, Mustafa Kemal`in kurduğu laik, demokratik Türkiye Cumhuriyetin`de de kabul görmüştür. Köy Enstitüleri`nin baş mimarı olan Tonguç Baba, Pestalozzi`nin izinde giderek, yüzyıllarca eğitimden uzak kalmış Türk halkına o özlenen eğitimi aşılamak istiyordu. Başardı da! Ancak ne kendisi ne de kuruculuğunu üstlendiği Köy Enstitüleri kaldı. Kala kala sadece tarihin tozlu sayfaları kaldı. Bu sayfalar da, yılda bir kez açılıp tozu alındıktan sonra tekrar kapatılıyor. Bütün ektiklerimiz daha yeşermeye başlamadan, köküyle birlikte çıkarılıp atılıyor!

Laik, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin geldiği nokta da bunu göstermektedir. Gazi Mustafa Kemal`in, onun ilke ve devrimlerinin, silah arkadaşlarının, ordusunun,Tonguç Baba’nın Millî Eğitim’in tüm izlerini silmek için elbirliğiyle uğraşılıyor.

Mehmet Ali Sulutaş 17.2.10

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari