GÖKBÜK; YAŞANMIŞLARI TEKRAR YAŞAMAKTIR. YÜZYILLARDIR…

Şubat 8, 2010 tarihinde tarafından  
İNCİNSEN DE İNCİTME-BİNALİ EFE kategorisinde yayımlanmıştır.

GÖKBÜK;  YAŞANMIŞLARI TEKRAR YAŞAMAKTIR.  YÜZYILLARDIR…

Antalya’dan çıkıp  Finike’ye doğru kıyı boyunca yol almaya başladığımda içim titrer, gönlüm bir hoş olur. Yıllardır buralardan geçerim, ama hala göremediğim, bilemediğim, çözemediğim içinde binlerce sır barındıran bu muhteşem güzelliğin karşısında bir hiç olduğumu düşünürüm.

Bu gizemlerle dolu yolun hemen sağ tarafında yükselen, sıra dağların ardında asırlardır yaşanan onca hayatlardan kalan kalıntılar, yaşanmış sevdalar, bitmemiş hikâyeler, alır götürür beni o zamanlara, kendime geldiğimde ise içinde bulunduğum zamanın da bir hiç olduğu gelir aklıma.

Sahilin kıvrak yolundan Finike’ye geldiğimde, Elmalı’ya sapmadan önce, başımı sağa çeviririm. Bey Dağları’nın doruğunda, sevdalısını bekleyen gelin misali beyazlara bürünmüş karlı dağlara ulaşmanın özlemiyle. Yola devamla, Turunçova’ya girdiğimde vadiyi saran narenciye çiçeklerinin kokusunun sarhoşluğundan Bey Dağları’nın eteklerine geldiğimi ancak fark edebilirim.

Dağın eteğinden yukarıya tırmanırken yaşanmışları tekrar yaşamak için ve doğanın ihtişamı karşısında şaşkınlıkla kontrolünüzü kaybetmemeniz için, arabanızı sağa çekip kendinize gelmeniz gerekmektedir. Ama mümkün mü, bu güzellik karşısında. Doğayı incelerken daha da çaresizleşir, heyecanlanırsınız, bir parçası olasınız gelir o yörenin. Ağacı, kuşu, çiçeği, böceği olasınız gelir.

Finike, Elmalı Yolu üzerinde 25 km uzaklıkta insan sağlığına en yarayışlı oksijenin bulunduğu 600 rakımlı, doğa harikası adeta çeker sizi o gizemli, büyülü atmosferine. O şaşırtıcı doğa güzelliklere sahip, limon, portakal, nar ağaçları arasında cennetten bir köşe gibidir Gökbük Köyü.

Gökbük; Tekke Yöresi’nde Türkmen,Tahtacı Alevi, köyü olup Elmalı’ya bağlı Pir Hacı Bektaş Veli’nin amcasının oğlu Horasan Erenlerinden ABDAL MUSA TÜRBESİ’ne 30 km uzaklıktadır. Avlan gölüne yakın, Ariykanda antik kentine sadece 10.km. uzaklıkta, Lymra antik kenti yanı başında, “Işık Ülkesi” olarak ta bilinen Likya antik kentlerden kalan kalıntılarla iç içe yaşayan bir cennet köşedir. Tüm insani duyguları bir yana bırakır ve orada yaşayanları kıskanırsınız.

Gökbük levhasının yanından geçerek, bin bir çiçek ahengi içinde köy yoluna saptığınızda çam ağaçları arasında, kelebeklerin uçuştuğu, kuşların cıvıldaştığı, doğanın renk cümbüşü içinde kaynaştığı bir yer karşılar sizi. Artık rüya ve gerçek arası bir hale girersiniz. Gökbük Köyü’dür burası. Asırlık, kiremitli ahşap evlerin otantik yapısı hayal sınırınızı zorlamaya başlarken köy çocuklarının şen şakrak halleri dünyada olduğunuzu hatırlatır sizlere.

Hayranlık ve şaşkınlık karışımı bir duygu seni köy meydanında, birkaç asırlık çınar ağaçlarının gölgesine çeker. İçinizden bir ses, asırlık çınar ağaçlarının gölgesindeki çardağın altında, Akçay’ın ve köyün bilge ihtiyarlarının sesini dinlemeye davet eder. Karşı koyamazsınız bu davete ve kendinizi bırakırsınız o seslere.

Gökbük; Likyalılar, Romalılar, Araplar, Rumlar, Ermeniler, Osmanlılar ve Türkler’e ev sahipliği yapmış medeniyetlere yaşam kaynağı olmuş, Türkmen kokulu Tahtacıların yurdudur.

Köyün içinde Rumlardan kalma 600 yıllık ahşap ev, ayakta kalma mücadelesini verirken aynı zamanda tedavisini yapacak doktorunu da beklemektedir sanki. O bir mitolojik kahraman gibidir gözünüzde.

Suları, bitki örtüsü, yaban hayatı, mimarisi ve insanlarıyla sanki bu dünyaya ait değil gibidir Gökbük. Bu bölge için en yakışan tanım; Saklı Cennet, saklı bük.

Hani kışın kar körlüğü yaşanır ya, her santimetrekaresinden farklı bitki fışkıran bu bölgede de yeşil körü olmamak işten bile değildir.

Yüzlerce yıllık ağaçların bulunduğu ormanları, dünyanın en güzel sedir ormanlarıyla kaplı sarp kayalıkları, bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu derin kanyonu, dantel gibi örülmüş bu doğa harikası, ziyaretçilerini hayran bırakır ve insanın en mükemmel halinde bile bir eksikliği olduğunu hatırlatır.

Güler yüzlü mihmandarlar, hoş görülü üç etekli kadınlar. Doğaya ölesiye sevdalı bu insanlar mezar taşlarına ağaçlar, çiçekler, koçlar  işleyerek doğayı ölümsüzleştirmeyi bilmişler.

Gökbük köylüsü eğitim seviyesi yüksek, doğa bilimine duyarlıdır. Muhtar İsmail gibi, Azaları gibi, entelektüel Astsubay emeklisi araştırmacı, yazar Oktay Sütçüoğlu gibi, burada yaşayan herkes bu cenneti koruyacaklarına gizli bir yemin etmişlerdir adeta. Ve ziyaretçileri de farkında olmadan yemin verirler bu destanın sonsuza kadar yaşaması adına.

Dağlarında lale, sümbül, mor menekşelerin kokusu, derelerinde akan suların coşkusu, ormanında alageyikleri ve dağ keçileri sürüsü, vadisinde ozanların yanık sesi, Abdal Musa Aşkına Allah, Allah sedası ve yaşayanlarının doğaya olan sevdası…

İnsanın nefesi var oldukça, cennetimiz cehennem olmasın.

Binali EFE

  • Netinial Internet

Yorumlar

“GÖKBÜK; YAŞANMIŞLARI TEKRAR YAŞAMAKTIR. YÜZYILLARDIR…” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. EMEK dedi ki:

    YAZINIZDA ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSINIZ GÖKBÜĞÜ,BIRAKINDA O DOĞALLIĞINDA KALSIN
    ”ERENLERİN ELİNDE”BİR KEŞVEDİLİRSE BETONA DÖNDÜRÜRLER AÇ GÖZLÜ OBURLAR…
    BENCE CENNETİN GİZEMLİ BİR YERYÜZÜ VADİSİDİR GÖKBÜK.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari