HABİB BABA VE 4. MURAT

Haziran 17, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - Süleyman TURAN kategorisinde yayımlanmıştır.

Yazarımızın “Şu meşhur AB olayı” yazısından sonra, sizleri maneviyat dünyasına götürecek eski bir yazısını sunuyoruz.

Ama maddiyat dünyasını ve günümüzün gerçeklerini göz ardı etmeden yorumlamanız kaydıyla. Birinci yazı olan “Şu meşhur AB olayı” daha eskimedi ve her zaman güncel. Tekrar tekrar okumanızı ve tavsiye etmenizi salık veririz.

 

 

 

 Habib Baba ve 4. Murat

 

      Habib Baba, 4. Murat devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.

      Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul’a gelmiştir. Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider. Niyeti şöyle iyice bir keselenip, paklanmak… Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.

Fakat hamamcı Habib Baba’yı içeri sokmak istemez.

– Bugün Sultan Muradın vezirleri hamamı kapattılar dışarıdan müşteri almıyoruz

Der.

Habib Baba üzülür, rica minnet eder, yalvarır…

‘Ne olursun’ der ‘Kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.’ Bin bir dil döker. Hamamcı Ehli-i insaftır. Dayanamaz, kabul eder. Hamamın en sonundaki odayı işaret ederek

‘Baba şu odada hızla yıkanıp çık! Para da istemem yeter ki vezirler senin farkına varmasın!’

Habib Baba sevinerek kendisine gösterilen yere gider yıkanmaya başlar. 

      Bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onun da görünümü fakirdir. İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4. Murat’ tır. O gün vezirlerinin topluca hamam sefası yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir. ‘Hele bir bakalım bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına neler yaparlar, nasıl eğlenirler!’ Bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek hamama getirmiştir.

      Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır. Hamamcı, ‘vezirler’ der almak istemez. Padişah ise ‘ne olursun’ der bastırır ve sonuçta içeri girer.  

Habib Baba’ nın yıkandığı odayı göstererek genç adamın kulağına fısıldar:

‘Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor sen de sar peştamalı beline, gir yanına beraber sessizce yıkanın ve bir an evvel çıkın!’ Aman ha vezirler varlığınızı bilmesinler!’

      4. Murat da Habib Baba’nın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır. Habib Baba’nın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş gibi gelir ona. Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tebdil-i kıyafet etmiş Padişah olduğunu ilham etmemiştir. Ve yanındakini görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib Baba yumuşak bir sesle konuşur:

‘Evladım, sırtın fazlaca kirlenmiş, müsaade edersen bir keseleyivereyim’ der.

Padişah, aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve büyük haz duyar. Haz duyar çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden sırf bir insan olarak, karşılık beklemeden bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.

Memnuniyetle Habib Baba’nın önünde diz çökerken: ‘Buyur baba’ der, ‘Ellerin dert görmesin’

Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib baba, 4.Murat’ ın sırtını bir güzel keseler. Padişah bir kuru teşekkürle yetinmek istemez. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliğin kölesidir.

‘Baba, Gel ben de senin sırtını keseleyeyim de ödeşmiş olalım’ der.

Habib Baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle:

‘Olur, evlat’ deyip sultanın önünde diz çöker. Sultan Murat, kese yaparken bir yandan da Habib Baba’yı yoklar, ağzını arar:

‘Baba görüyor musun şu dünyayı’ der ‘Sultan Murat’ a vezir olma varmış’  Bak adamlar içerde tef dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi…’ Habib Baba sultanın cümlesini tamamlamasına fırsat vermeden kendi hükmünü söyler. Sultan Murat’ın Habib Baba’ dan duydukları ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürecek cinstendir.

‘Be Evladım’ der Habib Baba ‘Sultan Murad dediğin kimdir ki? Sen asıl Âlemlerin Sultanı’ na kendini sevdirmeye bak! O seni sevince sırtını bile Sultan Murat’ a keselettirir…’

  • Netinial Internet

Yorumlar

“HABİB BABA VE 4. MURAT” adlı makaleye 3 yorum yapilmis
  1. kerem karacay dedi ki:

    doğru söze ne hacet çok güzel bir hikaye hele süleyman beyin köşesinde olması bizim için daha anlamlı teşekkürler birçok hikayelerinizi bekliyoruz süleyman bey yazılarınızı takip etmeye devam edeceğim

  2. erkan karacay dedi ki:

    gerçekten Süleyman Bey’in güzel yazılarından bir diğerini okumuş oldum. yüreğinize sağlık sayın Turan.

  3. kübra dedi ki:

    Allah biz insanlara anlayış ve anlam ufkumuz için ne güzellikler sunmuş ders çıkaranlar için anlam budur, geniş, ne güzellikler yaşanmış ve yaşanıyor yeter ki bizler yaşamımızın farkında olalım.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari