HATIRLANMAK İSTENMEYEN 2009 ve MEŞRU MÜDAFAA MI, NEFSİ MÜDAFAA MI?

Ocak 3, 2010 tarihinde tarafından  
OKUYUCU YAZARSA kategorisinde yayımlanmıştır.

HATIRLANMAK İSTENMEYEN 2009 ve MEŞRU MÜDAFAA MI, NEFSİ MÜDAFAA MI?

Kabuslarla, haksızlıklarla, fitne, fesat ve hurafelerle dolu 2009’u geride bıraktık.

Umarım milletimiz, korkulu bir rüya gibi geçen 2009’u bizlere yaşatanlara gereken dersi verir.

Toplumda 2009’un getirdiği olumsuzluklardan memnun olan var mı? Doğrusu buna evet diyenlerin sadece ve sadece büyük kapital sahipleri ve zengin kesim olduğunu düşünmemek mümkün değil.

Vergilerini, sigorta primlerini ödemelerde ki sağlanan avantajlar, yatırımlarında ki kolaylıklar tabii ki bu kesimi mutlu etmiştir. Birçok insafsız işveren, elemanlarının ücretlerini, kıdem tanminatlarını dahi ödememeyi adet haline getirdiler. Ne gariptir ki, haklarımızı savunmak durumunda olan hükümet bu insafsızlıklara sadece seyirci kaldı.

Memur, işçi, emekli ki; orta tabakayı oluşturan kesim yoksulluğa, sefalete mahkum edildi. Esnaf ve birçok işyeri kepenklerini kapatmak zorunda kaldı. Bizim vergilerimizle alınan kamu malları pkk denen ne olduğu belirsiz yaratıklarca yakıldı, saldırılara maruz kaldı, masum insanlar canlarından oldular.

Devlet, memuruna, hakkını arayan işçiye orantısız güç kullanarak müdahale ederek, bu vatan hainlerine karşı etkin müdahale edemedi veya etmedi, adını demokratik açılım koydu. Bu nasıl bir demokratik açılım ise…? Demokratik açılıma memurumuzun, işçimizin esnaf ve işyeri sahiplerinin ve emeklilerimizin ihtiyacı varken, milletin malına zarar verenlere açılım yapıldı.

2009 Tam bir adaletsizlik, haksızlık ve kalkınmadan yoksun bir yıl oldu. Bu şartlarda 2010’in da 2009’dan farklı olabileceğini söylemek, düşünmek hata olur. Temennim bu beceriksiz yönetimden en kısa zamanda kurtuluruz ve bunları destekleyen ve gerçekleri bir türlü görmek istemeyenlere Allah hidayet verir.

İşçi, doktor, eczacı, çiftçi, memur, emekli, itfaiye personeli ve daha niceleri, lütfen söyler misiniz bu ülkede kim halinden memnun ve icraatlardan mutlu…Trilyonlarca değerinde özelleştirme yapıldı ancak paralar öylesine har vurup harman savruldu ki devlet adeta iflasın eşiğine geldi. Zamlar yoğun bir sağanak gibi bütçeleri allak bullak etti. Çalışanlara yapılan zamlar, daha cüzdanlarına girmeden fazlası ile geri alındı.

Devlet organları arasında kıyasıya bir çekişme başladı, insanların hükümete güvenleri kalmadığından canları bahasına aşı bile olmaktan imtina ediyorlar. Hakkını arayanlara hükümet düşmanı damgası vuruldu. Neticede IMF’nin de yine esiri olma aşamasına gelindi, ekonomik bağımsızlığımız tehlikeye girdi. Milli bütünlüğümüz de öyle.

Atatürk düşmanları gemi azıya aldılar. Atatürk düşmanlarının doğal olarak düşmanları olacaktır. Bu millet varlığını ulu önderimize borçlu değil mi? Onun düşmanı olmak vatanımızın ve bağımsızlığımızın düşmanlığından ayrı düşünülebilir mi? Yargıya karşı ve ordumuza karşı yürütülen karalama kampanyası karşısında bu milletin sessiz olması hangi vicdana sığar?

Ülkemizin geleceği ve insanca yaşamak için lütfen aklınızı tatile çıkarmayın ve gerçekleri görerek, bizleri bu hale düşürenlere gereken dersi verin.

XXXXX

MEŞRU MÜDAFAA MI, NEFSİ MÜDAFAA MI?

Başta İstanbul, Mersin, Adana ve güneydoğu illerimiz olmak üzere pkk yanlılarının, kamu mallarına, vatandaşların araç ve iş yerleri ile canlarına yönelik saldırılara karşı hükümetin cezai tedbir aldığını söylemek, iddia etmek mümkün değildir.

Bu kendini bilmez çapulcu sürüsünün emniyet güçlerimize saldırılarını da belirtmekte yarar var.

Saldırıların önüne geçemeyen hükümet, kamu malları ile vatandaşın mal ve can güvenliği ile emniyet güçlerimizin can güvenliklerini de önlemede yeterli tedbir ve caydırıcı önlemleri neden almaz, bunu anlamak mümkün değil.

Bu kadar maddi ve manevi kayıp, can kayıpları milletin sabrını artık taşırmaktan öte, saldırganlara onların anlayacağı dille cevap verme durumuna getirdi. Yasalarımız bu insanlıktan nasibini almamış yaratıklar karşısında caydırıcı olmaktan çok uzak. Bir de üstüne üstlük çok bilen ve her işi en iyi yaptığını sananlar demokratik açılım diye bir şey icat ettiler. Bunu da ağızlarına yüzlerine bulaştırdılar.

Kime demokratik açılım, hangi kendini bilmezlere açılım yapıyorsunuz? Bu memleketin demokratik açılıma ihtiyacı varsa o da, öncelikle insanlarımızın maruz kaldıkları haksızlıklara, adaletsizliklere, kurumların birbirlerine düşürülmesine, çalışanların insanca yaşamaları için sağlık, eğitim, yaşam hakkı ve ekonomik sıkıntılarının giderilmesi konularındadır. Demokratik açılımı, ekonomik açılım ile birlikte, önce bu ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü, bayrağını ve ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyeti savunan vatandaşlarınız için yapınız.

Bunu da öyle kapalı kapılar ardında çok bilmiş yandaşlarınızla değil, bu konularda uzman olan akil adamlara danışarak belli bir program çerçevesinde gerçekleştiriniz tabii buna kabiliyetiniz yeterli olursa…! Yoksa yaptığınız ve sonra da yüzünüze gözünüze bulaştırdığınız diğer uygulamalarınız gibi değil…

Sağlık reformu dediniz, yaptığınız son değişikliklerle vatandaşı biraz olsun rahatlatan uygulamaları ortadan kaldırarak, kaosa neden oldunuz. Sağlık ocaklarından yararlanan vatandaşlardan dahi 2 Lira alarak ne kadar gülünç durumda olduğunuzu kanıtladınız.

Sözde çalışan ve emeklilere enflasyon (tabii açıklanan rakamlar kesinlikle gerçekçi olamaz) yaptığınız komik zammı kat be kat yaptığınız yeni zamlarınızla, fazlası ile geri aldınız.

Devletin bütçesini çok daha önemli ihtiyaçlar söz konusu iken yollara, gereksiz işlere harcadınız. Yaptığınız özelleştirmelerden elde edilen gelirler ne oldu? Neden dış borcumuz tavan yaptı? Gençlerin umutlarını neden yıktınız, işsizlik neden Cumhuriyet tarihinde ilk kez bu kadar arttı?

Beyler! Eğer kamu mallarını, vatandaşın can ve mal güvenliğini, canını ortaya koyarak mücadele etmeye çalışan fedakar emniyet güçlerimizi çapulcuların saldırılarına karşı korumaktan acizseniz sizlere tavsiyem;

1-      Sıkı yönetim ilan edin,

2-      Vur emri çıkarın,

3-      İdam cezasını yeniden uygulamaya geçirin.

4-      Sizin koruyamadığınız, vatandaşın can ve mal güvenliğini korumak adına yaptıklarına da tepki göstermeyin.

5-      Bu işi beceremiyorsanız istifa edin, becerebilecekler bu ülkede vardır, endişeniz olmasın. Hem de sizlerden çok daha başarılı olacaklardır.

6-      Ve lütfen hakkıyla becerebildiğiniz bir şeyler varsa, bunları rakamlarla, belgelerle ortaya koyun da yanılıp yanılmadığımızı anlayalım. (Tabii 2002 Seçim Bildirgenizle de mukayese ederek.)

Cenan AKPINAR

Müzisyen/Araştırmacı

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari