HAYAL SATICILARI VE SENARYO YAZICILARI

Mayıs 27, 2010 tarihinde tarafından  
ÜSTAD'IN KALEMİNDEN - BURHAN ÖZBEY kategorisinde yayımlanmıştır.

HAYAL SATICILARI VE SENARYO YAZICILARI

Hayal satıcısı” ve “senaryo yazıcısı” kimi zatı muhteremler(!) yine iş başında…

Hani cahil cühela takımını masallarla peşinden sürükleyen ve garip gurebadan cebellezi yaptıklarıyla işi ahirete bırakmadan dünya da keyifli yaşam süren “seyh ve şıh” takımı var ya…

İşte onlar gibi, yazılarıyla saf ve temiz duygulu okurlara hayal satan bu senaryo yazıcılarının fasa fiso olduğunu artık sevgili okurlar anlamaya başlamış olmalı…

Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geçtikten sonra, müthiş paniğe kapılan malum kesim; şimdilerde nasıl bir senaryo üretsek de, inandırıcı masallara imza atmış olsak diye çırpınıp duruyorlar!

***

Kılıçdaroğlu ile birlikte, sindikleri yerden başlarını kaldırarak, “Güneş’in doğuşunu” yaşlı gözlerle izleyen milyonlar; görüldü ki kısa süre sonra, sular seller gibi akıp meydanları dolduracak, “işte hesap günü” diye haykırarak seçim sandıklarında yeri göğü inletecek…

Kara bulutlarla kaplı kubbenin altında yıllardır süren  “kara kabus” un sonu geliyor… Hitler faşizmini aratmayacak tavır, tutum ve icraatlarıyla, milyonlara kan kusturan “oligarşi”; inanıyoruz ki, yeni oluşan “halk patlamasıyla” ecel terleri dökmeye başladı!

***

Ne bulsak da Anadolu’nun dağ rüzgarları esen bir yayla köyünden çıkıp gelen ve bağırlarda ılık bir bahar havası yaratan, yüreği temiz, onuru yüce, ülke sevdalısı bir sevgi insanının yolunu; damlalar göle, nehirler sele dönüşmeden kesebilsek diye senaryo üreticisi “hayal satıcıları” bugünlerde çırpınıp duruyorlar!

Çırpındıkça da batıyorlar!…

Neyle uğraşıyorlar biliyor musunuz?

Gömlekle (!)

Bula bula Kemal Kılıçdaroğlu’nun sırtına geçirdiği gömleğin markası ve fiyatını bulup “büyük yolsuzluk (!)” olarak ilan etmeye başladılar…

Neymiş efendim?

Halk adamı Kılıçdaroğlu “etro” marka gömlek giymiş…

Vay vay!…

Ne büyük yolsuzluk!

Peki kimin kolunda 15-20 bin dolarlık kol saatı var?

Ona yanıt yok. Tıssss…

Çoraplarına adlarını yazdıracak denli şöhret ve siyaset sarhoşu olmuş çok önemli “devlet büyüklerimiz” in yansıttığı komik fotoğrafları hiç görmezler de,

Çirkin siyasetin cirit attığı ülke coğrafyası içerisinde, ürkütülmüş, korkutulmuş, sindirilmiş, dışlanmış, sömürülmüş çilekeş halkımızın kurtarıcı olma umudunu yüreklerde yaşatan bir yiğitin, Kılıçdaroğlu’nun gömleğini bulmuşlar…

“Deniz Feneri” macerasıyla garip gurebanın, temiz duygularını sömüren köşe dönücüler, “din sömürücüleri” bu ülkede değil mi?

Siyasete “Harun gibi girip, iktidar olunca Karun gibi günün gün edenler” bu coğrafyada yaşamıyorlar mı?

Yatları, katları, gemileri, trilyonları olan “ak dönemin(!)” siyaset önderlerinin, bereketli “ak servetleri(!)” neden bu hayal satıcısı senaryo üreticilerinin hiç dikkatini çekmez? Neden bunları dillerine dolayamazlar?

5 ve 7 yıldızlı otellerde düğün yapan çocuk evlendiren siyasetin, devletin, yargının önde gelen isimlerinin geçmişlerinde hangilerinin ailelerinde, değil “yıldızlı otellerde” düğün yapmaları ve çocuk evlendirmeleri acaba bir kez olsun çay içmek için bile bu otellerin kapısından içeri girmiş olduklarını kim iddia edebilir?

***

Bırakın bu safsataları…

Sütre gerisinde saklanarak” yüreğinizi, açıkça ortaya koymadan, internette ve yazılı basında  köşe yazarı olarak millete ahkâm kesmenin, zere kadar “kıymet-i harbiyesi” olur mu?

Köşenizde ne yazarsanız yazın, hangi senaryoların üreticisi olursanız olun, yaptığınız işin tam tanımı; hamasetle bezenmiş güzel massallar yazmaktır, sayın bay (X)!

Ne yaparsanız yapın…

Kar topu Anadolu’nun dağ rüzgarları esen yayla köyünden yuvarlanmaya başladı.

Artık kısa sürede çığa dönüşen bu heyelanı kimse önleyemez!

Kartopunun göbeğinde bir yiğit adam Kılıçdaroğlu var…

Gittikçe büyüyen ve çığlaşan ise; sömürülmüş, aldatılmış, yoksullaştırılmış aç ve biilaç bırakılmış Anadolu halkıdır, Türk milletidir!

***

Yeter!..

Geçmişte ayda bir entari değiştirebilirken, siyasetin sihirli dünyasına girdikten sonra, şimdilerde büyük alış veriş merkezleri kapatarak, dünya markası etiketi taşıyan kostümlerden sınırsız alımlar yapıp, günde üç kez kostüm değiştiren…

Çocukları Avrupalarda, Amerikalarda özel burslarla(!) tahsil yapıp, kısa dönem askerliklerden sonra yine dış ülkelerde tatlı yaşamlar içinde olan zatı muhteremlerin

Artık, sömürülmüş, sindirilmiş yoksullaştırılmış halkın önünde inanırlıkları ve saygınlıkları kaldı denebilir mi?

Köşe yazarı kisvesi altında, “sütre gerisinde” saklanarak ne kadar senaryo üretirseniz üretin, istediğiniz kadar “hayal satıcılığı”na” soyunun, artık bu göl maya tutmaz!

Aç bırakılan insanın gözü, fırında ki taze ekmekten başka bir şey görmez!

“Ya olduğun gibi görüneceksin, ya da göründüğün gibi olacaksın”

Hangi mevki ve makamda olursanız olun, Camilerde gösteriş olsun diye tabut altlarına girip beş adım cenaze taşıyarak

Aç bıraktığınız insanlar için yaptığınız çadırlarda yemek tepsisiyle sıraya girerek…

Ölüm sınırına gelmiş insanların gözünde “vatan kurtarıcı” kompozisyonları yaratmazsınız…

Tavşan gözünü açtı artık!

Gözün aydın olsun Türkiye!

BURHAN ÖZBEY

  • Netinial Internet

Yorumlar

“HAYAL SATICILARI VE SENARYO YAZICILARI” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. KEMERİST dedi ki:

    Yazmış işte. Kimi okuuuur, kimi okumaz. ben fazla dayanamadım okumaya. göz gezdirebildim sadece. Yeterli ama. Neyse. Hayırlı olsun vatana millete. Bir CHP başkanımız daha oldu. Önceki için yapılan savunma dikkat çekici. Kişilerin sahte, görüntülerin, çekimlerin fotomontaj olduğunu savunmalar. Yahu adam kendisi bile “Hayır yapmadım” demiyorken birileri yatak odası avukatı olmuş. Gömleğe gelince, eğer Sosyal demokrat olması gereken, halkçı olması gereken bir partiye başkan olmuşsan, herşeyine dikkat edeceksin. Bir tarafta kasket giyip bir tarafta o gömleği sırtında dolaştıramazsın. Diğerleri 15 bin dolar verip saat alabilir. onların gelirlerini sen mi veriyorsun? Ben kıçımı yırtıyorum kazanacağım diye. Kazandım diyelim. porche arabaya binip siyaset yaparım. bana bir oy verme hakkın var veya vermeme. Ama konuşup servetinden dolayı eleştiremezsin. Yahu bu siyaset yazarlığı ne kadar kötü. Doğrusu bu zatın yerinde olmak istemezdim. Kabahat sende kardeşim. Çiçek böcek hakkında yazsana benim gibi. Yine de satırlara saygı esastır.
    Bir imza günümde bir Norveçli kadın gelip benim Türkçe eserimi aldı. Ben “Neden? Türkçe bilmiyorsunuz ki.” dediğimde bana “Olsun bir kitap için beş yüz bin kere tuşlara basıp aynı anda beyninizi döküp, ömrünüzden süre vermişsiniz. Sadece buna saygı için aldım” güzel di mi? Yazarımız yazmış. saygı gerek.

    Kemerist.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari