HİÇ BU KADAR KOPMAMIŞTIK

Nisan 6, 2010 tarihinde tarafından  
HABERİNİZ VAR MI? kategorisinde yayımlanmıştır.

HİÇ BU KADAR KOPMAMIŞTIK

O ana kadar içinden kahkahalar geçen anılar anlatıyordu. Saçlarının kesimi… Yeni saç stilinin yarattığı tartışma…

Partinin gençleşme kurultayı… Bütün bunları gülerek anlatıyordu…

Ama tam o söze gelince durdu… Yüzündeki gülümseme dondu…
…..

Deniz Baykal’ı ilk kez böylesine derin bir kaygıyla konuşurken gördüm:

“Kelimenin tam anlamıyla koptuk. İktidar partisiyle aramızda en ufak bir ilişki dahi kalmadı. Ben bunca yıldır siyasette hiç böyle bir kopukluk görmemiştim… İktidarla muhalefet hiç böylesine kopmamıştı.”

Deniz Bey, bir dost ortamında bütün içtenliğiyle söylemişti bunları…

Kimseye olan bir kızgınlık değildi. Daha çok içine düşülen durumdan duyulan bir sıkıntıyı anlatır gibiydi.

Şule ve Adnan Bucak çiftinin evindeki bir akşam yemeğiydi…

İnsanı çileden çıkartan lezzetteki o yemekleriyle Şule yine bir Ankara klasiği hazırlamıştı..

Müjde-Ercan Karakaş, Fikret Bila, Semra-Bilal Çetin, Derya-Metehan Demir, Niyazi Erten, Hande Fırat…

Baykal bu sözleri söylerken herkesin yüzü gerilmişti…

Müjde derin bir nefes aldı… Bir espri yapar da bozar bu sessizliği diye bekledim. Olmadı…

Katılıp kaldık…

Yemekten sonra bütün gece bu sözleri düşündüm…

Milliyetçi Cephe dönemlerini, Demirel-Ecevit gerilimlerini. Mesut Yılmaz-Tansu Çiller ya da Özal-Demirel krizlerini…

Baykal “Hiç böylesine kopmamıştık” derken böyle bir karşılaştırma yapıyordu işte.

Belli ki, Meclis’in birbiriyle konuşmadığı bir dönem var artık…

MHP’nin, İktidar partisine “MHP sıralarına 1 metreden fazla yaklaşırsan gör bak ne oluyor” diye yasak koyduğu bir Meclis…

Yani “yumruk mesafesi”nde bir genel kurul…

Polis baskınından yorgun düşmüş bir Barış ve Demokrasi Partisi… Bu yüzden kendisini bir türlü o Meclis’te hissedemiyor…

Toplumda giderek artan kamplaşmanın tetiklendiği bir Meclis var artık.

Kopukluk işte tam burada…

Peki bu durumda bu Meclis nasıl Anayasa değişikliği hazırlayacak…

Meclis’te böylesine derin ve keskin bir uçurum varken uzlaşma mümkün mü?

Elbette değil…

Bu yüzden tek çare kalıyor…

Referandum…

Böylesine kamplaşmaların, “yumruk mesafesi”ne getirilen Meclis’lerin, derin kamplaşmaların ve kopmaların tek çaresi halka dönmektir…

Bir referandum olsa, en az 4 ay alır… (YSK’nın nasıl bir süre vereceği de belli değil.)

Referandumdan sonra genel seçime 10 ay kadar bir zaman kalıyor…

Bu da bir kış sonra seçim demektir..

Türkiye kendisini artık böyle bir seçim takvimine hazırlamalıdır.

Fatih ÇEKİRGE

HÜRRİYET

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari