İSRAFIN VEBALİ

Haziran 17, 2009 tarihinde tarafından  
TURİZMCİ FARKIYLA-ŞAMİL HORULUOĞLU kategorisinde yayımlanmıştır.

İSRAFIN VEBALİ

Dünyadaki insanların birçoğu açlık ile boğuşuyor. Kuraklıklar ve açlığa bağlı göçler hat safhada… Süper Devletlerin harcamaları, onlara normal görünse de, bir ekmek için din değiştiren insanlar olduğu, onlar için hiç bir şey ifade etmiyor.

  

Tarih seyri içerisinde bolluk-bereketlik olmasına rağmen; bir tarafta sefalet, bir tarafta zenginlik olmuş, çoğu baş kaldırmalar, isyanlar, savaşlar olagelmiştir.

 

Sezar’ın; çeşitli yemekleri sofrasında tatması için parmak vurarak kusması ve onların tadına bakması… Fransız İhtilalı başlangıçlarında halk ekmek bulamamış saraya hücum etmiş, Kraliçe Maria Antuanette “ekmek bulamadıysalar pasta da mı bulamadılar” sözü ne kadar vurdumduymazlık eseri olduğunu ve biçare fakirlerin durumunu belirtmek için çok güzel bir örnektir.

 

Afrika’da ve dünyanın değişik bölgelerinde açlıktan insanlar ölmektedirler. Bir dilim ekmeğe muhtaç kişiler devamlı medyada ve basında gösterilmesine rağmen, kalıcı bir çözüm getirilemiyor. Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları ve Hayır Kurumlarının çabaları ile dünyanın birçok yerine yardımlar gönderiliyor. Ama bu kalıcı bir çözüm olamıyor. Çünkü her gün dünyada israf edilen ve çöpe dökülen yemek ve ekmeğin haddi hesabı yok! Çöplerden ekmek toplayıp yiyen insanlar var.

 

Sadece Antalya’da turistik tesislerde dökülen yemek 14.000 kişiyi doyuracak kadarmış. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Genel Başkanı Halil İbrahim BALCI “Türkiye’de günde 5 Milyon adet ekmeğin israf edildiğini” belirtiyor. İstanbul’da çöpe dökülen bir günlük ekmeğin 40 bin ton olduğu söyleniyor.

 

Bir tarafta açlıktan ölenler, diğer tarafta yemek beğenmeyip dökenler var. Bunun vebali var, bunu kim ödeyecek? İsraf hem dinimizce, hem ekonomik bakımdan, hem de vicdanen bir sorumluluktur. Hz. Muhammed (S.A.V) “Yiyiniz, içiniz israf etmeyiniz” hadisi bu israf düzeninde anlayan için çok şey ifade ediyor.

 

Turistik otellerde uygulanan Tam Pansiyon Sistemi esnafı vurduğu gibi, ekonomiyi, fakiri de vurarak bize vebal yüklüyor.

 

Halbuki sabah kahvaltıları belirli porsiyonlarda olup, yiyeceklerin çeşidi azaltılarak ekonomik olabilir. Hatta kullanılmayan ekmekler; peksimet veya galeta yaptırılarak saklanması kolay olur, ihtiyaç olan bölge fakirlerine gönderilebilir. Fazla yemekler ise; bağlı bulunan belediyelerle anlaşılarak fakir ailelere dağıtılabilir, konserve sistemi ile…

 

Bozulmuş yemek atıkları ise; hayvan yemi, balık yemi, gübre gibi kullanılabilir. İnsanoğlu isterse ne yapamaz ki…

 

Her zaman dert yanıp duruyoruz: Turistik Bölgelerde kazanılan paranın bereketi yok! diye. Önce külahımızı önümüze alarak düşünmeliyiz! Neden? Çünkü o dökülerek ve israf edilerek kazanılan parada fakirin ahı var.

 

Bir vatandaş olarak gördüğümüz israf, dökülen yemek ve ekmekler vicdanımızı rahatsız etmiyor mu?

 

Bu olay sadece turistik tesislerde tabii ki olmuyor, evlerde de oluyor. Herkes kendine düşeni yapmalıdır.

 

Millet olarak nasıl bir çare bulabiliriz onu düşünmeliyiz!

 

Şamil HORULUOĞLU

Tüketiciler Birliği Antalya Şube

Turizm Komisyonu Sorumlusu

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari