KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-1

Kasım 13, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisinde yayımlanmıştır.

KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-1

Tarih 16 Temmuz 1988… Filozof, henüz on iki yaşındadır ve başına geleceklerden habersizdir. O gün normal dindar bir insanın yapması gereken önemli davranışlardan birini yerine getirir. Akşamında ise başına doğa üstü bir iş gelir. Düşünde (aslında düş de sayılmaz ya!) ölür. Ruhu, burnundan süzülüp dışarı çıkar. Yanında bir “karartı” eşliğinde bir yere gider. Yanındaki varlığa, “Ben çocuğum, üstelik de sağlıklıyım, neden öldüm ki?” diye sorar. Varlık, sessizliğini bozmaz. Onu bir yere götürmektir işi. Geldiği yeri “öbür dünya” sanmaktadır, ama tam da emin değildir. Yer, her neresi olursa olsun, metafizik özellikleri olduğu kuşkusuzdur. Diyalektiğin geçerli olduğu bir mekan olmadığı açıkça bellidir.

Yanındaki varlık Filozofu (ruhunu) orada bırakıp gider. Karşıda iki devasa kapı görünmektedir. Yukarı doğru metrelerce uzanmış iki kapı da taştandır ve kenarlarında ufak doğal motifler vardır. O sırada, Evren’ den bir ses ile konuşmaya başlar. Ses, sadece “ses” tir. Yani kimsenin sesine benzemez. Tonu, duygusu ve vurgusu yoktur. Kapılardan içeri bakması istenir. O yöne süzülüp içeri doğru bakar. İçeride insanlar yanmaktadır. Çok sıkıntılı bir ortam vardır. “Burası cehennem olmalı” diye düşünür. Öbür kapıya doğru yönelip içeriye bakar. İnanılmaz bir yeşillik vardır. Ağaçlar yanyana ve üst üste sıralanmıştır. “Burası da cennet herhalde” diye geçirir içinden. Kendisiyle konuşan o sese “Şimdi ne olacak, neden buradayım?” diye sorar. “Senden bir satranç oynamanı istiyoruz.” yanıtını alır. “Oynamazsam olmaz mı? Ben küçük bir çocuğum ve son derece zayıfım.” der. “Biz varız, sorun olmaz” karşılığını alır.

“Neden ben? Yığınla insan var” diye de ekler. “Daha iyi olur” cevabını alır ve geri gönderilir. Filozof satranca itiraz eder, zira çok acı çekeceğini anlamıştır. Derin düşünceler içindedir. İtirazı ve üzüntüsü bir tarafa, satrancı o sırada oynayacağı yanılgısını kısa zamanda üzerinden atmayı becerir. Çünkü konu tamamen gelecekle ilgilidir.

Ruhu bedenine geri girdiğinde sarsılır ve acı çeker. Yaşadığı şey gece gerçekleşmiştir ama pek rüyaya benzememektedir. Oynaması gereken satrancın bütün parçaları anlatılmıştır. Satranç karışık ve “karşı cephe” çok güçlü göründüğünden “kesinlikle beceremem” diye düşünür ama, yıllar sonra anlar ki “Tanrısal satrançların” doğasında, kendini zayıf hissetmek ve kaybedeceğini düşünmek varmış. Ayrıca olaylar binlerce kişinin kaderi ile ilgili olduğundan, ürkütücü yönleri de vardır.

On iki yaşında bir çocuğa, çok üst düzeyde bilgilenmesi, politika, felsefe ve birkaç yabancı dil öğrenmesi; bazı insanların kaderinde pozitif yönde kırılma yaşatması ve binlerce kişinin hayatını ilgilendiren bir olayı tüm detayları ile anlatması istenmektedir. Olacak şey değildir! O gün bazı insanların kaderleri ve ne yaşayacakları gösterilmiştir ki, olayın onu tamamen aşan yönleri vardır. Öyle ki yaşadıklarını yıllar boyu tek bir insana bile anlatamaz.

İlk iş olarak yatılı okul sınavlarına hazırlanır. Zira köylerinde Lise yoktur. Tanrı kalbine öyle bir okuma hırsı yerleştirmiştir ki, kısa zaman sonra kazandığı yatılı okuldan dönüşlerinde (Ocak’ın 26’sı gibi) Tunceli’nin bir dağında, gece birde otobüsten inip, etrafında köpek sürüleri varken; kurt ulumaları kulakları tırmalarken, dört kilometre yürümek, ona son derece normal bir aktivite gibi gelmektedir. Her taraf buz kesmişken dağda inip, gecenin birinde kilometrelerce yürüyüş yapar. Boğazı kesici şişlerle donanmış köpekler etrafını sardığında, soğukkanlılığını kaybetmemeye çabalayarak, ama korku içinde yol alır. Korkması son derece doğaldır. Öyle bir korku, tamamen “imanlı cesarete” özdeştir. Kaldı ki on üç yaşında birinin, o ortamda korkmaması imkansızdır. Ancak emir “Büyük Yerden” dir ve karşı koyması olanaksızdır. Ne olursa olsun hayatta kalmalı ve o “kavşağa” gelene kadar yeterli felsefi ve politik birikime ulaşmalıdır.

Yol haritası çizilmiştir. Bazı olaylar açınlanmıştır ve zamanı geldiğinde onları tek tek anlatacaktır. Gelecekte bir kavşak noktasına geleceğini; 1988’ de, söylenenleri dile getireceğini, satrancın gereğini yapacağını ve gerisi Allah’ a bırakacağını anlamıştır.

DEVAM EDECEK

  • Netinial Internet

Yorumlar

“KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-1” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. Ahmet Bıçakçı dedi ki:

    Sevgili Filozof. yazının devamını ve yeni yazılarınızı bekliyoruz. Etkileyici, sürkleyici ve bilinçaltımıza “acaba”lar yükleyen bir yazı bu. Sağol.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari