KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-2

Kasım 17, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisinde yayımlanmıştır.

KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-2

…Aradan yıllar geçer. Arada bir oynaması gereken satrancı hatırlamaktadır. Bir yandan da sürdürmesi gereken normal bir hayatı vardır. Dünyevi gereklilikleri yerine getirir. Sabırla ve tereddütle, varacağı kavşagı beklemektedir. Zaman su gibi akmaktadır.

Yıl 1996… Üniversite son sınıfta öğrencidir artık. Açınlanan olayları dile getirmesi için uygun şartlar ve konjonktür oluşmuştur.

1988 yılında açınlanan (açıkça gösterilen) ve ilk kez 1996 Sonbaharında kendisi tarafından dile getirilen olaylar şunlardır:

– Monica Lewinsky ve Clinton arasında yaşanacak skandal ilişki.

– Lady Diana’ nın yaşayacağı trafik kazası.

– 1998 Dünya Kupası Finali… Maçın hangi ekipler arasında oynanacağı ve golleri kimlerin atacağı.

– Junior Kennedy’ nin geçireceği uçak kazası.

-1999 Marmara Depreminin gerçekleşme zamanı.

-Güneş Sistemindeki bir gezegende insanlık için önemli bir maddenin varlığı. Verilen mesaj şudur: Güneş Sisteminde yer alan bir gezegende insanlık için çok önemli bir madde var…En elzem şeyler, en zor yerlere saklanır! Basit bir mantıkla düşündüğünde, etrafında halkalar olan bu gezegenin Satürn olabileceğini sonucuna varır. Ama esas soru şudur: Orada ne vardır?

Kronolojik sıralamaya dikkat edilirse, bu olaylar dile getirildiğinde, özellikle istihbaratçıların, depremin zamanına inanmaları için yığınla gerekçeleri oluşmaktadır. Birisi olduğunda öbürünün olması da muhtemeldir. İlk dördü gerçekleşirse, beşincisi de mutlaka olacaktır. Nihayetinde bir insanın, bu olayları bilmesi olanaksızdır. Bilgi, Tanrısal kaynaklı ise depremin gerçekleşme zamanının yanlış olması mümkün değildir.

1996 Yılının Kasım ayı. Yer Antalya… Bir Sonbahar akşamı üniversiteden arkadaşlarını ziyarete gider. Ortam kalabalıktır. Gecenin ilerleyen saatlerinde tombala oyunu oynamaya başlarlar. O akşam, bir tuhaftır. Hangi sayıyı tahmin etse, çekilişi yapan arkadaşı o rakamı çekmektedir. Tam oyuna daldıkları sırada kapı çalınır. Kapı zilinin çalınış şekli ile alay edip “oğlum açsanıza kapıyı, klingtong, klingtong… Yeter artık.”  der. Arkadaşları, içeri gelir ve oyuna katılır.

O akşam hiç içki içmemiş olmasına rağmen, kafası kıyak gibidir ve sanki başka bir boyuttadır. TV’ de Lady Diana ile ilgili bir haber vardır. Birden bire art arda birşeyler söylemeye başlar… Çok ilginç anlar yaşamaktadır. Zamanda bir ileri bir geri gitmektedir. Tüm olaylar ayarlamıştır. O ise sadece rolünü yerine getirmektedir. İnisiyatif asla onda değildir ve omuzlarındaki yük, kendisini çökertecek düzeyde ağırdır.

Der ki:

-Lady Diana, işin sonuna geldi. Arabasının göstergeleri değiştirilerek, öldürülecek. Anlayacağınız, Diana(dayana) da dünyevi koşullara dayanamadı. O çocuğun (doğacak olan) Prens olma ihtimali yüzde on dahi olsa İngilizler, bu duruma katlanmaz! Adamlar milliyetçi!

-Clinton, ön adı Monica olan bir stajyer ile hiç de hoş olmayan bir ilişki içinde. CIA Başkanı duruma mutlaka müdahale etmeli. Ondan güçlüsü yok çünkü. Gerekirse Clinton’ ın telefonunu dinletmeli. Şu anda durumu bilen yok. Sadece bir CIA ajanı durumdan şüphelenmekte. Ortada komplo yok. Ama müdahale şart. Nihayetinde, Hıristiyanların namus meselesi!

-1998 Dünya Kupası Finali, Fransa ile Brezilya arasında oynanacak. Kupayı Fransa kazanacak. Arap kökenli Zidane çok iyi bir oyuncu. Bir de Petit var tabii. Boşu boşuna oynamasınlar, sonuç zaten belli!

-Junior Kennedy’nin bindiği uçak, yanında baldızı olduğu halde, okyanusa çakılacak. CIA Başkanı, O’nu uçağa binmemesi yönünde uyarmalı. Mesaj gönderme şansım olsa uyarırdım.  Hemen güçlü konumda bir Amerikalı bulmalı ve durumu iletmeliyim.

-2000’ e bir kala Marmara’ da deprem olacak. 16 Ağustos’ u 17 Ağustos’ a bağlayan gece, saat üçü iki geçe 7,4 şiddetinde bir deprem. Elli bin kişi ölebilir. Yetkilileri uyaracak bir kanal bulmam lazım!

Ortam kalabalıktır. Ama özellikle iki kişi onu çok dikkatle dinlemişlerdir. İkisi de “not etmiştir” söylenenleri. Öncelikle zihinlerine tabii ki… Bunca olayın akılda tutulabilmesi için konuşmayı iki tekrarlı ve açıklayıcı yapmıştır. 7,4 ün (deprem şiddetinin) unutulmaması için, Kıbrıs Barış Harekatı’ na atıfta bulunmuştur mesela…

Söyleyecekleri bitince arkadaşlardan biri, jet hızında vedalaşıp oradan ayrılır…

Geleceği ve insanların kaderini sadece Allah bilir. Allah, yalnızca olağanüstü durumlarda, bazı olayları, birini kullanarak açınlar, yani gösterir. Bu olayları anlatan odur ama, bilen kendisi değildir. Ona söyletilmiştir sadece. Elbetteki bir nedeni vardır. Temeli 1988’de yaşadığı doğa üstü olaya dayanmaktadır. Tüm çaba, depremin oluş zamanı hakkında birilerini “ikna etme çalışması” da olabilir…

DEVAM EDECEK

  • Netinial Internet

Yorumlar

“KAOSUN EŞİĞİNDE BELİREN OLASILIKSIZ YAZILAR-2” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. Bir okur dedi ki:

    Gitgide daha heyecanlı olmaya başladı. İlk yazılarından çok daha üstün. Bravo. Biraz daha uzatılıp, gazetede tefrika edilebilir. Resimli roman olmaya da çok uygun, Mr. Mystere, Dylan Dog filan haltetmiş olur.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari