KURTLAR VADİSİ YAZILARININ MORALİMİZ ÜZERİNE ETKİLERİ (3. YAZI)

Ağustos 16, 2009 tarihinde tarafından  
SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

KURTLAR VADİSİ YAZILARININ MORALİMİZ ÜZERİNE ETKİLERİ (3. YAZI)

KURTLAR VADİSİ YAZILARININ MORALİMİZ ÜZERİNE ETKİLERİ (3. YAZI)

Bir söz düellosu başladığında, hele bu basın yolu ile olursa ilelebet sürebilir. Basın tarihimiz bu gibi örneklerle doludur. Gazeteci Mehmet Barlas ve Emin Çölaşan Bey’ler buna örnek gösterilebilir. Başka örnekleri sizler bulup mail yolu ile atarak hafızamı tazelerseniz mutlu olurum.

Düellonun tarafları bilgili, kültürlü, tezini sonsuza kadar savunacak ve kesinlikle okuyucu taraftarı olan, bir savaşçı gibidir. Hele günün koşulları içerisinde tezinde haklıysa bastırdıkça bastırır, rakibini altına alan pehlivan gibi o oyundan o oyuna geçerek nefesini bitirmeye ve onu akıllarda hiçbir soru işareti bırakmayacak kadar net açık düşürmeye ve sahanın dışına itmeye çalışır. Bu varsayımlar ve örneklemeler iki taraf için geçerlidir.

Bu düelloların çıkış noktası çok zaman kişiler arasında ateşlenen bir kıvılcımdan değil, herhangi bir tarafın bir kişi veya bir kurum hakkında söylediği veya yazdığı konuyu, diğer tarafın kabul etmemesi hatta o kişi veya kurumu savunmak zorunda kalmasıdır.

Eski gazetecilik deyimi ile Refik’imiz (Arkadaşımız) Kemer Gözcü Gazetesinin Sayın Sahipleri ve Yazarları hemen hemen iki yıldan beri yavaş yavaş tüm Kemer Seçmeni’ne enjekte ettikleri Kemer’de Gül Ailesi’nin gücü ve Mustafa Gül’ün Belediye Başkanı olarak etkileri ve Mustafa Gül’ün başkanlık yaptığı dönemlerdeki bolluk ve bereketin tekrar keselerimize, kasalarımıza yansıyacağı tezleri etkisini gösterip seçimi kazanması rakipleri için hayal kırıklığı olduğu gibi, destekleyicileri için bir zafer şarkısı olmuştur.

Buraya kadar yanlış yok, doğru aday üzerine tercih yapılmış ve seçim kazanılmıştır. Bu zaferin tadını çıkarması ve desteğini artırarak sürdürmesi gereken kişi veya kurumların başında Kemer Gözcü Gazetesi ve ekibi gelmektedir. Hadi sorunlu değil de sorumlu gazetecilik yapıyor olduklarını ve yanlış giden bir şeyin yanında olmak istemediklerini var sayarsak bile, en azından seçilmiş bulunan ekibe “makul zamana kadar” yani sorumlu oldukları zamana kadar destek vermeleri gerekir. Bu zaman da bir turizm beldesi olan Kemer için önümüzde gelecek olan sezonun ortaları veya sonudur.

Bunun dışında bir zamanda desteği çekmek ve desteği çekerken şu, şu, şu, şu diyerek yapıldığını iddia ettikleri sözde yolsuzluk veya usulsüzlükleri sıralamak hepimizin aklına değişik şeyler getirmektedir.

Dahası bu iddialar Kemer adına beklentilerimizin olduğu yeni bir ekibe isnat edildiğinde tüm Kemer Kamuoyunun moralinin bozulduğu ticari, siyasi ve gündelik hayatımızın da olumsuz etkilendiği bir gerçektir.

Mustafa Gül Beyi ve ekibini bu yerel seçimler vesilesiyle desteklememiş olan tüm gazete ve köşe yazarları, tüm siyasi parti ve yandaşları, tüm Kemer Kamuoyu yeni bir beyaz sayfa ve yeni bir dönem açıldığı için ve Kemer’in geleceği için tam destek vererek ve bu başarı hepimizin başarısı olacak diyerek dua ettiği bir dönemde moralleri bozmak abesle iştigal ve haddin aşılmasıdır.

Burada bize düşen görev bu iddiaların sebebini bulmak ve halkın moralini olumlu yönde desteklemek ve yine halkın belediyelerine güven duymalarını sağlamaktır. Bilinen veya tahmin edilen gerçek Kemer Gözcü Gazetesi’nin bunu bitmek tükenmek bilmeyen isteklerinin karşılanmaması sonucu yaptığıdır. Bunun ile ilgili fısıltı gazetelerinde dolaşan bilgileri Belediye Başkanı’yla yaptığı bir röportajda Leyla Yağmurlugil Yüksel arkadaşımıza bizzat Başkan’ın deklare etmesi sadece bilinenin teyididir.

Bu güne ve bu yazılanlara bakılınca, Kemer Gözcü Gazetesinin desteğinde sürdürülen kampanyalarda ve seçime hazırlanma sürecinde Mustafa Gül’ün yanında bulunan kişilerin hepsi şu anda Kemer’de Kurtlar Vadisi’nin zanlıları arasındadır.

Kime göre.

Kemer Gözcü Gazetesine göre.

Varsayılan bu tez Kemer’in zararına bir hal alıyorsa ve telafisi zor olayları tetikliyorsa Kemer’de Kurtlar Vadisi fotoğrafındaki eksik kişi, yine tekrarlıyorum, Kemer Gözcü Gazetesinin bilinen patronu Ahmet Yenigün’dür.

Gazetenin sürdürdüğü yazılarında zikrettiği ve resmettiği kişiler başta Belediye Başkanı Mustafa Gül olmak üzere Galip Çamlı, Hakan Tuncer, Levent Nizam, Muzaffer Yıldız, Salim Uysal, Turhan Bayar, Aspava Celal ve Nedim Bakal seçim sürecinde bu zafere çeşitli katkıları ile destek olmuş ve şu anda da o zamanda yaptıklarından daha başka bir şey yapmayan kişilerdir.

O anda destekte bulunanlar desteklerini, danışmanlık yapanlar danışmanlığını, başkan ile seçmen arasında köprü olanlar da bu köprülük görevinin ifası içerisindedir. Mesela, gazetenin arka arkaya yazdığı pehlivan tefrikalarının birisinde yani Kemer’de Kurtlar Vadisi dizisindeki yazılardan birisinin başlığı şudur.

“Levent Nizam nasıl Şair Nizam oldu”

Yazının içeriği ise “şaşkın ördek tersten dalar” misali. Herkesin tanıdığı Levent Nizam Bey’i kendi dillerince tarif ediyor ve yine kafa karıştırıyor, moral bozuyorlar. Bakın yazıdan bir alıntı.

“Tarih: 10 Aralık 2006. O tarihe kadar Anavatan Partisi’nin ilçe başkanı olan Nizam, 10 Aralık 2006 tarihinde düzenlenen ilçe kongresinde başkanlık makamını Cengiz Taşdeniz’e bırakmış… O tarihten sonra da Hasan Şeker’le yollarını ayırmıştı! 2007 yılında ise yerel gazetelere farklı ve sert demeçler verip, Şeker’e olan kızgınlığını ifade eden açıklamalar yapmıştı!

Aynı yılın Temmuz ayında ise Ak Parti’ye destek verdiğini açıklamıştı! Ak Parti Kemer ilçe teşkilatı ise Nizam’ın bu büyük desteği ile ihya olmuştu!

Tarih: 23 Mayıs 2008. Aradan iki yıl geçmiş…Yerel seçimlere ise bir yıldan az zaman var.. Bakın, yerel seçimlere 10 ay kala…Bir yıl, iki yıl değil…10 ay kala…Nizam nasıl Şair Nizam olmuş..İşte, sanatçı Nizam’ın o büyük eseri”

Diyerekten, meşhur Hasan Şeker şiirini sunuyorlar.

Tamam, bunlar ve o tarihler doğru olsun, bunun bu günle ve bu belediye ile ilgisi nedir?

Konya’dan bir söz vardır. “A oğlum, sen o zamanlar neredeydin” derler. Misal o misal. 2006 da, 2007 de sizlerde Hasan Şeker Beyin yanında değil miydiniz. Sorgusuz, sualsiz, kesintisiz desteklemiyor muydunuz? Bu birincisi, İkincisi; sizlerinde desteğiyle sürdürülen seçim kampanyalarından önce bu şiirler yazıldığına göre ve bu kampanyayı Levent Nizam Bey’inde içinde olduğu bir ekiple sürdürdüğünüze göre bu şiirde bir hata veya ayıp var ise neden o zaman beraberdiniz.

Üçüncüsü; herkesin bildiği fi tarihinde yazılmış bu şiirin varlığının bu belediye yönetimine etkisi ve zararı ne, bu şiirden de 29 Martta 2009 da seçilen Mustafa Gül ve ekibimi sorumlu?

Bu yazılarınızın sebebi ve özel isteklerinizin boyutu Kemer’i hiç ilgilendirmiyor, zaten Kemer esnafı, seçmeni bu duygusal ilişkilerden haberdar ve rahatsız. Beni de ilgilendirmiyor. İlgilendiğim tek şey, esnafın ve seçmenin moralini bozmanız. Kendi çıkarlarınız için bir ilçenin moral motivasyonunu ile oynamanız. Bu ilçe halkı sizin oyuncağınız değildir, haber ve yazılarınız ile istediğiniz yönde yönlendirme yapamazsınız ve geleceğimizle oynayamazsınız.

Halen sürdürdüğünüz soğuk savaş yazılarınızın birisi olan “Pankartlardaki o söz!” isimli yazınızda zikrettiğiniz;

“Yerel seçimlerden önce, o sözle kucakladı Mustafa Gül Kemer’i…

“Vereceğimiz sevgidir, hizmettir…” “Kişilerin değil, halkın belediyesi…”

Kemer’de yaşayan insanların çok az bir kısmı bu sevgi ve hizmeti doyasıya yaşadı..

Kemer’in caddelerine çıkıp, ara sokaklarında gezerek, sahilde yürüyüş yaparak, bu durumun bazıları için yansımalarına rahatlıkla tanıklık edebilirsiniz.”

Diyerek birilerini, birilerine karşı kışkırtmanız ise hiç hoş değil. Bu yazıda ve devamında bir sürü suç isnat edilmektedir. Bunlar cevaplandırılması gereken konular ve bir kamburdur Kemer’in sırtında.

“Hiçbir ücret ödenmeden yapıldı denilen bir Festival yapıldı… (1994 yılından kalma bir kadroyla yapılan festivalin maliyetinin 1 milyon TL’nin üzerine çıktığını da belirtmek lazım. Gelen sanatçılar medyatik olmadığı için hedefe ulaşılamadı… Yine yalnızca birilerinin cebi para görmüş oldu”

“Kısa sürede hemen her yere bir büfe konduruldu”

“Kındıl! Kındıl diye bağırıldı. Laf değişti. Alan firmanın dediği gibi sözde yeni bir proje vardı onda karar kılındı. (O proje zaten var olan projeydi)”

“Ama bu yüz günde yapılanlar, başta yazılan gibi bir güven teminatı olmamış, aksine insanların, sıkıntısının üzerine sıkıntı koyacak, turizmde kentin geriye gidişini arttıracak faaliyetler şeklinde dizilmiştir.”

Tekrar ediyorum. Bu yazılarınız tüm Kemer’in moralini bozmaktadır.

Allah’tan tam yerinde ve zamanında bir hareketle o ekip “Kemer için Acil Eylem Planı” geliştirmiş ve Başkanın imzasıyla kamuoyuna sunmuş ve halk ile bir yazılı, sözlü akit deklare edilmiştir.

Eğer bu plan olmasaydı yapılan tahribat gittikçe büyüyecek ve telafisi zor etkilere yol açacaktı. Bu plan belki de gitmeyi, Kemer’i terk etmeyi hedefleyen esnaf için moral kaynağı ve motivasyon aracı olmuştur.

Buraya kadar olanlara sözde Kemer’de Kurtlar Vadisi resmine girenler cevap versin. Benim cevaplamam gereken satırlar burada başlıyor.

“Bu aksi istikamete gidişin biz her zaman karşısında olacağız. Bu yolda, kiralık ya da yalakalık kokan kalem saldırıları bizi yaralamaz.

Öyle ya, bu gazete siyasi beklentiler içinde olan kişilerin çalıştığı bir kurum değil. Bu gazetede çalışanlar, sivrilerek ortaya çıkıp, siyasi amaç beklentilerine girme yarışında değiller. Bunun örneklerini gördük…

İnternet sitesi kurup, haberci olduklarını iddia etmeye telaşına düşen, köşeler kapanlar, daha sonra “Herkes kötü! Ben iyiyim” diyerek, partilerden adaylık koparma telaşına düşmüşlerdi.

Yine benzer ataklar olacaktır bu dönemde. Olsun da.

Ancak iktidar yalakalığı da hiçbir gazeteye, yada gazete patronuna yaramamıştır..
Her dönemim adamları, dönemleri ile birlikte kalemlerini bir tarafa bırakıp ortadan kaybolmuştur! Aynı dönemlerin iş adamları gibi.

Yukarıda ki yazılar yine o gazetenin, “Pankarttaki o söz” isimli yazısından alınmıştır. İçinde yanlışlar olduğu gibi “Allah söyletiyor” derecesinde doğruları da var. Hepsini doğru sayıyor ve cevaplıyorum.

Aksi gidişin karşısında olmak erdemli her insanın yapması gereken şeydir. Fakat Kemer Halkı artık sizi bir mihenk taşı olarak görecek ve bulunduğunuz yerin aksinin, doğru yer olduğunu düşünecektir.

Bu sözümüzün destekçisi bizzat kendisi ile yapılan yukarıda da bahsettiğim röportajda isteklerinizi ardı ardına sıralayan Belediye Başkanı’nın sözleridir. Yüz yirmi günlük belediyenin neredeyse bütçesine talip olmuşsunuz.

Bunun için, bahsettiğiniz gibi siyasi beklentiler içine girmeyeceğiniz aşikârdır. Sizden tek ricamız ticari beklentilerinizin de sadece yaptığınız işin yasal getirileri içinde olmasıdır.

“Kiralık veya yalakalık kokan kalem” tabirini ise üzerime hiç alınmam, çünkü hiç bir iktidardan böylesine bir talebim olmamıştır ve olmayacaktır.

“Bunun örneklerini gördük. İnternet sitesi kurup, haberci olduklarını iddia etmeye telaşına düşen, köşeler kapanlar, daha sonra “Herkes kötü! Ben iyiyim” diyerek, partilerden adaylık koparma telaşına düşmüşlerdi” diyorsunuz.

Dediğiniz kişi düşündüğüm kişi ise, o dönemde gerek çıkardığı dergi ve yaptığı internet gazeteciliği ile bir devre damgasını vurmuş, sorumlu muhalefet görevini belge be bilgilerle yerine getirmiş ve söylediğiniz gibi bir adaylık talebi olmamış bir kişi idi. Kemer’de ters giden işler sizin üstünü örtmeye çalışmanıza rağmen onun sayesinde adliye koridorlarına taşınmıştır.

“Ancak iktidar yalakalığı da hiçbir gazeteye, ya da gazete patronuna yaramamıştır”

İşte bu yukarıdaki cümleniz bütün yazılarınızın bu güne kadar yaptıklarınızın bir özeti gibi. Sağ olun, bu cümleyi ben kuramazdım. Tecrübe tecrübedir.

Şimdi gelelim yazıyı bir güzel söz ile bağlamaya…

Sözün bittiği yer;

“Kim olduğun o kadar bağırıyor ki, ne dediğini duyamıyorum”

PARDON, BU SÖZ YAZDIKLARINIZA ÇOK, HATTA CUK OTURMAKLA BİRLİKTE BENİM DEĞİL, SİZİN YAZDIĞINIZ SÖZDÜ. KULLANDIM. ÖZÜR DİLERİM.

Benim sözüm şöyle; Hatta ben söylemedim, Tolstoy söylemiş:

KÖTÜLER KENDİLERİNE TAHAMMÜL EDİLDİKÇE DAHA ÇOK AZARLAR

Not; Yazacak çok şey var ama okuyucu bitecek diye kısa yaz diyor. Oysa yazılar ot gibidir, bir taraftan kesersin, bir taraftan yenileri çıkar.

Sevgi ve saygılarımla…

  • Netinial Internet

Yorumlar

“KURTLAR VADİSİ YAZILARININ MORALİMİZ ÜZERİNE ETKİLERİ (3. YAZI)” adlı makaleye 9 yorum yapilmis
  1. ÖlüsüDirisi-KemerdenBirisi dedi ki:

    Kemer gözcü : Bu gazete siyasi beklentiler içinde olan kişilerin çalıştığı bir kurum değil. Bu gazetede çalışanlar, sivrilerek ortaya çıkıp, siyasi amaç beklentilerine girme yarışında değiller. Bunun örneklerini gördük…

    H. Soydabaş : Bu sözümüzün destekçisi bizzat kendisi ile yapılan yukarıda da bahsettiğim röportajda isteklerinizi ardı ardına sıralayan Belediye Başkanı’nın sözleridir. Yüz yirmi günlük belediyenin neredeyse bütçesine talip olmuşsunuz.

    Kemer gözcü : İnternet sitesi kurup, haberci olduklarını iddia etmeye telaşına düşen, köşeler kapanlar, daha sonra “Herkes kötü! Ben iyiyim” diyerek, partilerden adaylık koparma telaşına düşmüşlerdi.

    H. Soydabaş : Dediğiniz kişi düşündüğüm kişi ise, o dönemde gerek çıkardığı dergi ve yaptığı internet gazeteciliği ile bir devre damgasını vurmuş, sorumlu muhalefet görevini belge be bilgilerle yerine getirmiş ve söylediğiniz gibi bir adaylık talebi olmamış bir kişi idi. Kemer’de ters giden işler sizin üstünü örtmeye çalışmanıza rağmen onun sayesinde adliye koridorlarına taşınmıştır.

    Kemer Gözcü : Ancak iktidar yalakalığı da hiçbir gazeteye, yada gazete patronuna yaramamıştır..

    H. Soydabaş : İşte bu yukarıdaki cümleniz bütün yazılarınızın bu güne kadar yaptıklarınızın bir özeti gibi. Sağ olun, bu cümleyi ben kuramazdım. Tecrübe tecrübedir.

    Tek’e tek programı olsa sanırım tartışma böyle olurdu.
    Bu özet çıkarmak istedim.
    Okurken çok eğlendim. Mutlu oldum. Güzel cevaplar.

    Bana şöyle bir fıkrayı hatırlattı.

    ————————————————————

    Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır.

    İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir.

    Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa:
    – “Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem” der.

    Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

    – “Ben çekilirim.” :):):):)

  2. mutlu dedi ki:

    tek kelimeyle bir hüseyin soydabaş manifestosu… tebrikler tebrikler tebrikler… harika bir yazı.

  3. FİDAN GÜLMÜŞ dedi ki:

    Gözcü bildiğimiz gözcü, harman zamanı harman yerinde olur.
    Ancak bu kadar iddiasının içinde doğrularda olabilir.
    Bu yönden de bakmamız lazım.
    Hüseyin amcaya da bu güzel ve kolay anlaşılır yazıları ve
    bilgilendirmeleri için teşekkür ederiz.
    Hiçbir şey göründüğü gibi değil.

  4. ADEM MERAL dedi ki:

    kemerde bir yıl kadar ticaret yaptım. orada gazetecilik değil çıkar savaşları gördüm. Allah geride kalanlara kolaylık versin.

  5. Murat Turan dedi ki:

    Hüseyin Abi hala aklım kemerde, yazdıklarına inanası gelmiyor insanın ama delilerle destekliyorsun. böyle insanlar olabilir mi.
    Allah Kemerlilere kolaylık versin

  6. murat dedi ki:

    <Murat turan bu bahsedilen delliler neymiş yazarmısın? çok merak ettim de… bir insanın "ben duydum" dediklerinin delil olması mümkünmüdür… ben size "duydum" diye çok sayıda delil uydurabilirim.. :))) komik olmayın

  7. Musa Özdem dedi ki:

    SİTE YÖNETİCİLERİ
    BU KURTLAR VADİSİ HİKAYESİ ÇOK UZADI.
    TAMAM ŞAPKA DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ. ÇIBANBAŞI BELLİ OLDU.
    MEMLEKETTE BİR SÜRÜ DEĞİŞİM OLUYOR. ORAYA DÖNÜN LÜTFEN.
    BİR CEVAP HAKKINIZ OLANA KADAR.

  8. gerçek kurt dedi ki:

    ne kurdu kardeşim kemer de olsa olsa çakallar vardır. kurtlar asil hayvanlardır leş yemezler.kemer leş yiyicilerle dolu. sırası gelen leşin başına çöküyor. bütün çakallları resmetmek istiyorsan çalış tepesine çıkman lazım. vizöre ancak sığar. gerisi boş laf. soydabaş sen bunları iyi biliyorsun. boşver kemeri. ordan bir cacık olmaz. 25 sene geriden geliyor kemer. sana üç numara küçük gelir. bırak millet biribirini yesin. çakallar gibi.gece karanlıkta kalleşçe sürü halinde . saygılar

  9. erol bulut,enişte dedi ki:

    ya başlıcam kurdunuza,kuzunuza,çakalınıza.
    esnaf kan ağlıyor.
    otelci öyle
    turizm dışı istihdam yerle bir
    ve geçimini sağlamak için uğraşan kocasız kadın
    kızının okul öncesi isteklerini tamamlamaya didinen baba.
    bunlar ortadayken
    tur operöterleri müşterileri kendine eniyi yalakalık yapan otele verirken
    bazıları arazilerine 100 de 100 inşaat yapıp turiste satarken
    geceleri disko önleri tuzaklarla dolu (ot satıcıları,keşler)iken
    ve kriz altkesimi ezerken
    yabancı tabir edilen tefeciler otellere birbir elkoyarken
    ve asıl tehlike gelecek seçimi yabancı tabir edilen biri almaya hazırlanırken
    ortada bir kavga ki sorma
    kurtmuş kuzuymuş
    siz kemerliler birbirinizi sırtınızdan vurmaya devam edin
    yakındır dikkat !!! vuracak sırt bulamaya bilirsiniz.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari