MARANGOZ MUHTAR
Ekim 19, 2009 tarihinde admin tarafından
GÖNÜLDEN YANSIYANLAR - MUHARREM NALÇACI kategorisinde yayımlanmıştır.
Ahşap çerçeveleri dökük viran bir dükkan
Her yan talaş tozları
Elinde yarım kalmış cigarası
Ve gözlerin de donuk umutlar
Tahta bir sandalyede ölü bulundu
Bizim marangoz Muhtar..
Geride bir kadın iki de çocuk
Şimdi ne yaparlar ?
Nasıl yaşarlar ?
Ah ! Geride kalanlar..
Sus pus oldular
ve gidenleri bir solukta unuttular..
Bizim muhtar habersiz gitti.
Geçen yıl yanıma gelmişti
Havada hışım gibi yağmur
Muhtar’ın gözleri yağmur yağmur
“Abi” dedi “ Ölsem ardımdan ağlayanım olmaz”
Vay be ! Anasını sattığımın dünyası
Ne akı kaldı ne de karası
Yürekte tüm renkleri birleştirsem
Kan kızıla akar yarası
İyiler erken gider derler
Amma otuz yedisin de rest çekilmez ki..
Vay be Muhtar !
Hani Ulupınar da, su başın da
Çınarların altında
kiremitde balık.
Laf lafı açtı, sen rakıyı
Yetmiş altı model Anadol gibi su kaynattın
Madem ki motor da arıza vardı
Koca yetmişliği ne diye açtırdın.?
Biliyor musun o günü hiç unutmadım
İşte o gün bu gündür ağzıma içki değmedi.
Muhtar, vallahi billahi boğazım takır takır kuru
Hani gelsen diyorum
Bir akşam üstü
yani Güneş batmadan önce..
Şöyle ağır ağır demlensek
Zil zurna kafayı bulup,
Dünyanın gelmişine, geçmişine…
…………………….sek sek
Öyle ya sen şimdi yoksun.
Benimkisi efkarname
Dün elektrikçiler şarteli mühürlemiş.
İsyanım biraz da ondan
İki gündür karanlıkta kaldık
Bir Allahın kulu gelipte…
Sen olsaydın
Sarılıp sarılıp ağlardık
Belli mi olur belki de mührü kökünden kopartıp atardın.
Yapar mıydın ?
yaparsın…yaparsın..
Sen oğlum has be has Konyalısın..
Öyle derdin ya…
Ya sonra ?
Sonrası; içeri, dışarı, kapı altı
Hoş geldin sefası
Zabıta, Jandarma Polis
Üç kuruş paraya altı ay hapis.
Hani yatmak mesele değil de
Eski tüfek yandan gelmiş derler.
Mahkumlar kıs kıs gülerler.
Hadi yalan de..
Ulan Muhtar ! Karşımda yine ekşi ekşi gülme
Bu gece ben de;
Bir yetmişlik devirmezsem
Sana inat, kah kahalarla gülmez isem
Bir ayyaş gibi yerlerde sürünmez isem…
Allahına kadar seviyorum be !
…………….demez isem…
Ah ! Yine şuramda kıvrım kıvrım bir acı
“Heyyt ülen !”
Muhtar, duydun mu ?
Bu senin sesin.
Adını henüz andım
Bir de baktım şıp diye damladın
Gel, karşımda gölge gibi durma
Otur şöyle yanıma
Ben, şu sefil hayatı yazayım
Sen, bana baka baka ağla…




ORTALIK TOZ DUMAN.
YAMAN’IN TAM ZAMANI.