MUHSİN YAZICIOĞLU NUN KATILDIĞI YEMEK

Ocak 29, 2010 tarihinde tarafından  
SOYDA_BAŞYAZI - HÜSEYİN SOYDABAŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

MUHSİN YAZICIOĞLU NUN KATILDIĞI YEMEK

“Düştüğüm yerden kalkmak ve borçlarımı ödemek için” geldiğim ve aldığım siparişlerin sonucu olarak, yeni ürünler aradığım Marmara’dayım. İstanbul; fethiyle birlikte Orta Çağ’ın son bulduğu, Yeni Çağ’ın başladığı şehir, umuyorum ki benim içinde bir çağın kapandığı yeni bir çağın açıldığı yer olacak. Bu şehirde de ticaret ve siyaset birbirinden ayrılmaz parçalar halinde. Her gittiğimiz yerde yeni yüzler, yeni bilgiler aktarıyor dağarcığımıza,  hem ticaret, hem de siyaset adına…

Büyük bir şirketin Genel Koordinatörü ile yaptığımız sohbet ticaretin sınırlarını aştı, siyasetin kucağına düştü. Bu bey öylesine karamsar tablolar çizdi ki etkilenmemek mümkün değil. Söze başlarken ilk cümlesi bile bir tedirginliği vurguluyordu. Dikkat edin bu kişi, maddi sıkıntıları olmayan, büyük bir şirketin Genel Koordinatörü ve gelecekten kaygılı.

“Artık ok yaydan çıktı ve bu ülke kesinlikle bölünecek. Bunu durdurmamız mümkün değil. Çünkü muhalefet istikrarsız, hükümet kararlı” diyordu. Öylesine bir ümitsizlik hakimdi ki konuşmasında, etkilenmemek imkansız. Konuşurken boş veya bol kepçeden atan bir adam olmadığı belli ve o da çaresiz ve kahroluyordu bu durumdan ötürü. “Ok yaydan çıktı, ok yaydan çıktı” derken gözleri kayıyordu, ağlamakla ağlamamak arasına.

Son sekiz yılı gözümüzün önüne getirdiğinizde, yaşananların karşısında hangimizin gözleri yaşarmıyor ki? Atılan Anayasa Kitabı ile başlayan sürecin geldiği bu nokta hangimiz için hayal kırıklığı değil ki?

O kitabın atıldığı tarihten, altı yedi ay öncesi bir tarihte başlıyordu onun bize anlattığı olay. Adını yurtdışında da yaptığı büyük inşaat işleri ile duyuran ve yüz akımız olan holdinglerden birinin sahibi telefonu vasıtasıyla bir yemek daveti yapıyordu. Davet ettiği kişi, Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu. BBP Genel Başkanı. Telefondaki ses; “Sayın Genel Başkan sizi ve en güvendiğiniz bir yardımcınızı beraber kararlaştıracağımız bir gün yemeğe davet ediyorum” diyordu.

Gün kararlaştırılıyor, Muhsin Bey, yanına aldığı bir arkadaşı ile davete icabet ediyordu. Saygın iş adamı, bütün hazırlıklarını yaptırmış ve konuklarına yemek yenecek yer olarak iş yerini seçmişti. Gözlerden uzak ve görüşme atmosferine uygun bir seçimdi bu.

Tabii sohbet, önce yemeklere oradan da memleket meselelerine, nihayet siyasete ve devlet idaresine geliyordu. İşte burada, bir rol değişimi oluyor ve saygın iş adamımız bu defa şöyle söylüyordu.

“Şu andan itibaren ben şahsım adına değil, beni bu işle görevlendiren ülke adına konuşuyorum. Sayın Başkan; önümüzdeki günlerde, birkaç zaman sonra bir vesile iktidarı oluşturan partilerde bir kırılganlık baş gösterecek ve muhtemelen hükümetin işi zorlanacaktır. Olası bir erken seçim gündeme gelebilir. Biz sizlerden iktidara hazırlanmanızı ve bu yönde sizlere yapacağımız destekleri kabul etmenizi rica ediyoruz”

Muhsin Bey, her zamanki kibar tavrı ile, ama bir şaşkınlık içerisinde şu cevabı veriyordu. “Partimiz, ister zamanın da yapılsın, isterse erkene alınsın, yapılacak her seçime, her zaman hazırdır. Ancak, bu konuşmada geçen tavrı beğenmedim, biz Türk Milleti’nin partisiyiz ve gücümüzü dışarıdan değil, milletimizden alırız”

İş adamı profesyonel bir davranışla duruma el koyuyor ve “Zaten bunu bildiğimiz için, şahsınıza ve partinize karşı oluşan bu güven ortamının farkında olduğumuz için ve artık bu ülke insanının yamalı bohça gibi oluşan, koalisyon hükümetlerinden bıktığını sezdiğimiz için ve tek denenmemiş olarak, şaibeli bir geçmişe sahip olmadığınız için, durumunuza uygun bir genel seçim stratejisi ile her kesimin oyunu almaya en yakın olduğunuz için, sizlerden bunu istiyoruz” diyor ve ekliyor.

“Bunun karşılığında hem ülke hem bölge halkının refah ve saadeti adına, Ortadoğu’nun güvenli geleceği adına şu listedeki makul taleplerin incelenmesini ve eğer tamam diyorsanız, sadece bu kağıdın altına imzanızı atarak bunu teyit etmenizi ve arkasından da başlayacak desteklerimizi kabul etmenizi istiyoruz” Ve elindeki listeyi, konuklarının önüne koyuyor.

Daha yemek devam etmektedir. Muhsin Bey ve yanındaki yardımcısı önlerine konan kağıda gayri ihtiyari bakarlar. On iki maddelik, kısa kısa cümlelerden oluşan bir listedir ve daha listenin ortalarına gelmeden hem Muhsin Bey’in hem arkadaşının yüzleri kıpkırmızıdır. Çünkü ilk maddeleri olası, basit ve halkın hayatının iyileştirilmesine yönelik cümlelerden oluşmakta ve her partinin tüzüğüne uygun bir durum arz etmekte iken, listenin ortalarına gelindiğinde…

–         Ermenistan ile sınır anlaşmaları yapılacak ve soykırım tanınacak,

–         PKK legal bir konuma getirilip, partileşmesi sağlanacak,

–         Kıbrıs konusu yumuşatılacak ve askerin adadan çekilmesi sağlanacak.

–         Alt kimliklere haklar verilecek ve onların……………………

Muhsin Bey, elindeki listeyi hışımla elinden atar ve “Ev sahipliğinize saygımızdan uzattığınız bu paçavraya göz gezdirdim. Bunları ne benim ne de ülkesini seven başka bir kişinin kabul etmesine imkan yoktur. Bu bölünmenin, bu ülkenin temeline dinamit koymanın listesidir, bu yemek şu an itibariyle bitmiştir” der ve yardımcısıyla birlikte orayı terk eder.

Binanın çıkışına kadar arkalarından gelen iş adamı ev sahibi, gerek asansörde gerekse bina içi koridorunda hala onları ikna etmeye uğraşmakta ve bunun hem partileri, hem de kendileri için bir dönüm noktası olacağından bahsetmektedir.

Şoförün kapıyı açmasına fırsat bırakmadan kapıyı açan BBP Genel Başkanı geriye ve yüzünü iş adamına döner, yine nezaket kuralları içinde yemek için teşekkür edecekken, iş adamı şöyle bir son cümle kurar. “Boşu boşuna bu teklifi reddederek hem bizi yoruyor, hem de kendinize yazık ediyorsunuz. Bu teklifi kabul etmeye can atan parti ve genel başkanı zaten var”

XXXXX

İnanamıyordum ve son bir çırpınışla “Allah Rahmet Eylesin” dedim ve o anda aklıma gelen çözüme sıkıca sarılarak, bana bunu anlatan iş adamına bu çözümü açıkladım.

“Ülke böylesine güç duruma düşse ve bu tehditler artsa Ordu’muz var, o ne güne duruyor, tamam ihtilale karşıyım ama ülkemin bölünmesinden daha da kötü değil ya”

Aldığım cevaptan sonra müsaade isteyerek ayrılmak zorunda kaldım yanından. O uzun cümle hala kulaklarımda…

“Hüseyin Bey. Ben bir emekli albay çocuğuyum. Dedem de Subaydı. Rahmeti babamdan borcu bitmemiş bir daire ve yine borcu bitmemiş bir Murat 124 kaldı bizlere. Villalarda oturan, debdebeli hayat süren komutanlar hep yukarılara yükseldi. Onlar bir dik duruş gösteremiyorlar ki. Onun için bu sessizlik ve sadece yutkunmalar. Onun için kıçı kırık gazetecilerin tecavüzkâr hareketlerine muhatap oluyorlar, onun için onların geçmişte yaşadıkları hayatların bedelini ödüyor şimdi bu millet ve onun için ok yaydan çıktı, bu bölünme kaçınılmaz. Tek çözüm, tek çözüm şu, eninde sonunda yapılacak olan bu genel seçimler çok önemli, tek bir gücümüz kaldı. Bu millet, onu da silahlı değil, demokrasi mücadelesiyle yapacak. Oyumuzu iktidarın bu oyunlarına son vermek için kullanacağız”

Evet, ok yaydan çıktı. Bu oyunları demokrasi sınavıyla bozacağız.

Sevgi ve saygılarımla…

  • Netinial Internet

Yorumlar

“MUHSİN YAZICIOĞLU NUN KATILDIĞI YEMEK” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. Feramuz Kırkış-İzmit dedi ki:

    Hepimizi yasta bırakarak giden “Reis’imiz” işte böyle bir insandı.
    Allah Rahmet Eylesin, Mekanı Cennet Olsun.
    Hepimiz, başkalarının ağzı sulanarak baktığı pastaları elimizin tersiyle itecek şevk ve terbiye ile yetiştik.
    Bizlere ve kendinize bir şanş verin. Akp yi elinizin tersiyle itin…

    TÜRKİYE MİLLİYETÇİLERİ ADINA

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari