MÜZİK NEDİR, NOTALARIN TARİHÇESİ: 2

Kasım 2, 2009 tarihinde tarafından  
İÇİMDEKİ SESLER - A.CENAN AKPINAR kategorisinde yayımlanmıştır.

MÜZİK NEDİR, NOTALARIN TARİHÇESİ: 2

Sesler temel olarak dört ana unsurdan oluşur: Diklik, yoğunluk, süre ve tını. Diklik, bir sesin ne kadar ‘tiz’ ya da ‘pes’ olduğunu ifade eder. Örneğin her nota ismi (Do, re, mi) farklı bir dikliğe sahiptir. Aynı nota isimleri de hangi oktavda bulunduklarına bağlı olarak farklı diklikleri ifade ederler ve bizler de notanın dikliğini tiz veya pes olarak algılarız.

Akustik olarak birimi frekanstır. Yoğunluk, bir sesin gürlüğünü ifade eder. Müzikte nüans olarak da kullanılır (forte, piano, fortissimo vb). Akustik birimi desibeldir. Süre, bir sesin ne kadar sürdüğünü ifade eder. Müzikte seslerin süreleri ikinin katları biçiminde ifade edilir (birlik, ikilik, dörtlük, sekizlik) ancak nota değerlerinin yanlarına konan noktalar sürenin kendi değerinin yarısı kadar daha uzamasını sağlar. Tını, bir sesin rengini ifade eder. Örneğin aynı oktavda aynı notayı aynı yoğunlukta ve aynı uzunlukta çalan bir kemanla bir flüt arasındaki fark tını farkıdır. Dört özellik içinde en karmaşık olan özellik budur. Akustik olarak tını, sesin doğuşkan (harmonik) yapısına bağlı olarak değişir.

İKİLİK BİR NOTANIN SAĞ YANINA KONAN NOKTA BU DEĞERİ YARISI KADAR ARTTIRIR YANİ 2+1 = 3 ÖLÇÜLÜK DEĞER KAZANIR.

MÜZİĞİN ESTETİĞİ:
Tek başına hiçbir sanat tarzı, hiçbir yer ve zamanda var olmuş değildir. Hareketli bir türkü söylüyorsunuz veya dinliyorsunuz. Ama bu sırada vücudunuzu veya onun bir bölümünü oynatmayacaksınız, yani hiçbir tepki vermeyecek hareketsiz kalacaksınız. Bu ne kadar mümkün olabilir? Şiirin, geniş anlamıyla söz sanatının, dansın ve müziğin birliğini en eski Çin Şiir Klasiği (Şicing) şöyle dile getirir: “Sevinçte insan sözler söyler. Bu sözler yeterli olmadığı için o, onları uzatır. Böyle uzatılmış sözcükler yeterli olmadığı için o, onları modüle eder. Modüle edilmiş sözcükler de yeterli olmadığı için, elleri tamamen bilinçsiz hareket eder ve ayakları sıçrar.“

Biçimleyici (plastik) sanatlarda da durum benzerdir. Boya ile bir yüzeye resim çizen elin, balçıktan heykelcikler yapmaya varması aynı yol üzerindedir. Sanatın birliğinden öteden beri söz edilmiştir. Tek tek sanat tarzlarının kendi çeşitliliğinde oluşturduğu bu birliğin adına “sanat” denir. Buna göre, müzik sanatın kendisine konu edinen, bir müzik estetiği ya da felsefesi de genellikle estetik ya da sanat felsefesi içinde yer alacaktır. Bu da müziğin felsefi olarak ele alınışının, diğer sanat biçimlerinin ele alınışlarıyla bağlantı içinde olacağı anlamına gelir.

Eldeki yazı, müzik estetiği hakkında ortaya çıkmış temel görüşleri, onların başlıca temsilcilerinin düşünceleriyle başlangıçtan günümüze zaman dizinsel bir sıraya göre ana çizgilerinde vermek amacındadır. Eleştirel bir tarzda betimlenecek olan bu görüşler, aynı zamanda kendilerinden devşireceğimiz düşünceleri ortaya koymada zemin oluşturacaktır.

KONFÜÇYÜS’E GÖRE:

Konfüçyüs felsefesine ilişkin metinlerde “müzik tonların bir verimi” diye tanımlanır. Ton da şöyle belirlenir: “Duygular içten geldiği zaman ses halinde kendilerini gösterirler. Bu seslerin bir sıra haline konulmasına ton denir.” Müziğin varlık bilimsel özyapısı da şu sözlerle dile gelir: “Müzik, gök ve toprak arasında bir ahenktir. Müzik gökten meydana gelir.” Bu varlıkbilimsel belirleme, antropolojik bir özellik kazanır; insanla varlık arasında müzik yoluyla bağ kurulur: “Müzik, insan tabiatını uygun hale getiren bir unsurdur.” Tonların etik bir etkisi vardır. Ahenkle oluşturulan müzik iyi ruhları yönetir, insanı etkileyen fena tonlar bozuk bir hava yaratır. “İyi tonlar insana tesir eder ve iyi bir hava yaratır.”

Müziğin etkisi, yalnızca tek tek insanlarla sınırlı kalmaz, bütün toplumu, hükümetin yönetimini, tüm ülkeyi, ülkedeki işleri de kapsar. Müzik bozulursa, tüm bu şeylerde bozukluk meydana gelir. Burada müziğin insan hayatında rol oynayan tüm faktörlerin ve bizzat kendisi üzerinde çok önemli bir dengeleyici olduğu vurgulanmaktadır. Yukarıda müziğin evrensel bir lisan olduğuna vurgu yapmıştım, burada müziğin evrensel diğer önemli bir boyutu açıkça ifade edilmektedir.

PYTHAGORAS’A GÖRE:

Pythagoras felsefesinde, matematiğin ilkeleri olan sayılar, aynı zamanda varlığın da ilkeleridir. Sayı varlıksal bir özyapıdadır. Tüm doğada ilk olan şey sayılardır. Sayılarda armoni özellikleri ve bağlantıları bulunur. Evren armoni ve sayıdır. Evren, kendisinde egemen olan düzen ve uyum nedeniyle bir “kosmos” (düzen, tüm dünya düzeni) olarak adlandırılır. Hareket eden gök cisimleri belirli aralıklarla ses çıkarırlar. Aristoteles, Pythagorasçıları kastederek şunları belirtiyor: “Birtakım kimselere göre, bu kadar büyük cisimler hareket ederken ses çıkması gerekir, zira yığınca denk olmadıkları, ne de o hızla yol almadıkları halde bizim dünyamızdaki cisimlerde de bu görülüyor.

Bunları ve bir de (ayrı ayrı) aralıklara dayanan hızların musikice nispetleri olduğunu kabullendiklerinden yıldızların çepeçevre dönmelerinden doğan sesin harmonialı olduğunu söylüyorlar. (Pythagorasçılara göre) bütün kosmos’a harmonia, guarte (3:4 oranı), quinte (2:3 oranı), oktav ( 1:2 oranı) hükmeder. Pythagoras müzikteki uyumun tamamiyle sayıya dayandığını, tellerin ya da borunun uzunluğu ile onlardan çıkan ses perdeleri arasında matematik bir bağıntının olduğunu bulgulayarak öne sürer. Bu buluşunu o, yıldızlar, güneş ve ay gibi gök cisimlerinin yeryüzüne uzaklığına da uygulayarak evrenin uyumlu sesler veren bir birlik oluşturduğu kanısına varır. Kozmik hareketin bu dönüşüne insan ruhu da uyar. Bunu Pythagoras insanın hiç şaşmayan bir yasaya uyarak çeşitli insan ve hayvan biçimlerine ebedi dönüşü olarak anladığı ruh-göçü öğretisiyle dile getirir. Böylece evren ve insan aynı bakış açısından, aynı ezeli-ebedi yasaya uyarak kavranmış olur. Ayrıca Pythagorasçılar, müzikteki ahengin etkilerini de sayıya dayandırıyordu.Yerinde kullanıldığı takdirde, müziğin sağlığa büyük yardımı olacağını kabul ediyorlardı.

Vücudun temizlenmesi için nasıl hekimlik sanatı araç ise, ruhun temizlenmesi için de müzik araçtır. Nitekim müziğin geçmişte ve bugün dahi bir tedavi yöntemi olarak kullanıldığı bir gerçektir. Müziğin temelinin matematik olduğu da inkar edilemez bir gerçektir.

A. Cenan AKPINAR
Tüketiciler Birliği Antalya Şube
Kültür ve Sanat Komisyonu Sorumlusu

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari