ÖLÜM TARLALARINDA YÜZLERCE CESET VAR

Aralık 26, 2009 tarihinde tarafından  
HABERİNİZ VAR MI? kategorisinde yayımlanmıştır.

ÖLÜM TARLALARINDA YÜZLERCE CESET VAR

Güneydoğu’da TSK bünyesinde yıllarca tercümanlık yapan Yıldırım Beğler, Habur sınır kapısındaki “ölüm tarlalarını” ilk kez açıklayarak Ergenekon savcılarını göreve çağırdı.

Birçok kişinin kalorifer kazanlarında canlı canlı yakıldığını ve bunlara şahit olduğunu savunan Beğler, bunun dışında, Özel Kuvvetler tarafından infaz edilen yüzlerce kişinin atıldığı ve gömüldüğü yerleri ilk kez Cihan’a açıkladı. Beğler, röportajın son bölümünde faili meçhule kurban giden kayıp işadamları Halil Birlik ve Mehmet Bilgiç’in gömüldükleri yerin yanı sıra en az 200 cesedin gömüldüğü ve Hezil Çayı’na atıldığı dört ayrı noktayı anlattı. Yıldırım Beğler, “Yakılma haricinde, iple ya da taş bağlanarak bir yere atılanlar da vardı.

Bildiğim bir yerde 100 kişi vardır en azından. Habur sınır kapısının yanında Hezil Çayı var. Burada 47. ve 48. köprüler bulunuyor. 47. Köprü Irak’tan girişler için, 48. Köprü ise Irak’a çıkış için kullanılan yol. İki köprü arasında bulunan bu noktaya (2. Bölük sınırları içinde yer alıyor), infaz edilen yüzlerce kişi, ayağına taş veya ağır bir şey bağlanarak atıldı. A. Astsubay ile Ş. Astsubay yapardı bu işi genelde.” diyor.

En az 100 cesedin suya atıldığı bu noktayı, o dönemde çektirdiği bir hatıra fotoğrafında Cihan’a gösteren Beğler, “cesetler taş vs. ağırlıklarla atıldığı için birçok insan kalıntısının hâlâ o civarda bulunabileceğine” vurgu yapıyor.

İsmimi çizdiler; Seni bulurlar!

Can güvenliği endişesiyle Norveç’e kaçtığını ve bu ülkeye sığındığını aktaran Beğler, “Can güvenliğim olsa Türkiye’ye dönerim. Türkiye daha rayına oturmadı. Otursun, ömrümün sonuna kadar Türkiye’de yaşamak isterim.” diyor. Beğler, Türkiye’deyken içerdeki arkadaşlarından bir Yarbay’ın kendisini arayarak, ‘Senin isminin üzerini çizdiler! Çok yakın zamanda seni bulurlar’ dediğini ve bundan dolayı Norveç’e kaçtığını anlattı.
Ergenekon savcılarına konuşmaya hazırım

Beğler, bölgede şahit olduğu birçok kanunsuzluğu Şırnak’ta savcıya da anlatmış; ama sonuç alamamış: “Savcı dedi ki, Sus sus, bunlar ortalığı karıştırır!” Ergenekon’un üzerine aşamalı olarak gidilmesi gerektiğini düşünen Beğler, “Eğer Ergenekon savcıları ifademi almak isterlerse her zaman buna açığım; fakat ifade vermek için Türkiye’ye gidemem. Türkiye beni şu anda koruyamaz.” diyor.

Mayın değil ceset tarlası: Ateşalanı

Yıldırım Beğler’in iddialarına göre bölgede infaz edilenlerin ‘gömüldüğü’ en büyük alan, halk arasında “mayınlı” olarak bilinen; ama ‘temiz’ bir bölge: “Burası da yine 48. Köprü’nün 500-1000 metre berisinde, Hezil Çayı ile Aktepe askeri bölgesinin arasında ‘Ateşalanı’ denilen bir yer. Bu alanı herkes mayınlı bölge zanneder; ama mayın yok normalde. Biz buranın mayınlarını temizledik ve mayınlı bölge süsü verdik.

Burada bir dere (Hezil çayının devamı veya bir kolu) var. Bu derenin 20-30 metre üst kısmına da 80-90 kişi gömülmüştür. Adanalı A. Astsubay, geceleri buraya çok kişi gömdü.” Yıldırım Beğler, söz konusu bölgenin krokisini de kabataslak çizdi. Beğler, bunlara ek olarak 2. bölüğün yanındaki “Kapılı” askeri bölgesine de çok sayıda cesedin gömüldüğünü iddia ediyor.

MİLLİ GAZETE

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari