ÖN YARGISIZ ÖZELEŞTİRİ İHTİYACI

Şubat 15, 2010 tarihinde tarafından  
İÇİMDEKİ SESLER - A.CENAN AKPINAR kategorisinde yayımlanmıştır.

ÖN YARGISIZ ÖZELEŞTİRİ İHTİYACI

Ülkemizin içerisinde bulunduğu bunca olumsuzluklar karşısında iktidarın ve muhalefetin ön yargısız, özeleştiri yapmaları gerekmektedir.

Darbe iddiaları, çeteleşmeler…! Kurumlar arası güvenin ortadan kalkması…! Halkın siyasilere olan güvenlerinin neredeyse tamamen yok olması…! Mecliste saç saça baş başa kavgaların yaşanması…! Artık sosyal patlamaların da kendini göstermeye başladığı günümüzde, ön yargısız özeleştiri yapılmaması ve her kesimin kendisine çeki düzen vermemesi halinde, bunun ilgili kesimlere de halka da faturasının çok ağır olacağı gün gibi ortadadır.

Medyada her günün klasiği haline gelen bir takım iddialar, ortaya çıkarılan sözde belge sağanağı halkın midesini bulandırmakta, belki de artık tüm bu haberleri gülerek “Allah cezanızı versin, ne olacaksa olsun yeter ki insan gibi yaşayalım…” deme noktasına getirmektedir.

İşte bu nokta vahimdir ve biran önce sorumlu devlet adamlığı ilkeleri gereği, iktidar ve muhalefetin çekişmeleri bir tarafa bırakarak, halkın bu depresyondan kurtarılması gerekmektedir. Eğer bunu yapma becerileri ve güçleri yoksa, bu kişiler siyaset meydanından bir daha olmamak üzere ayrılmalıdırlar.

Öncelikle iktidarın düşünmesi gereken husus, tüm kesimlerin neden kendilerine cephe aldığı, neden istenmedikleridir. Bu gerçeği göremiyorlarsa ya etraflarında güçlü bir yağcı zümresi vardır ve onların şak şakları ile körleşmişlerdir, ya da durumu kurtaramayacaklarına inandıklarından işi bu şekilde davranarak günü geçirme derdine düşmüşlerdir. Her iki durum da iktidarın halkın desteğini tamamen yitirdiğini gösterir. Zira burada iktidara karşı duruş sergileyen sadece çalışan ve emekli kesim değildir.

Yapılan eylemlere ve beyanlara dikkat edilirse, Doktorundan eczacısına, öğretmeninden öğrencisine, işi olandan işsizine, büyük üreticilerden esnafına tüm halk kesiminin, yargıdan diğer kurumlara güçlü kesimlerin de iktidara karşı duruşları söz konusudur. Bu kadar geniş bir yelpazenin bölümleri yanılıyor da iktidar mı haklı..? Elbette ki hayır, aynı söylem ve demeçleri ile bir vurdumduymazlık havasında olan iktidarın hataları küçümsenmeyecek kadar ayyuka çıkmıştır.

Bu hataları da gerçek veya gerçek dışı bir takım haberlerle, kamu gündemini değiştirmekle geçiştirmesi mümkün değildir. Gündem oluşturma ve kamu oyunu uyutma devri bitmiştir. Yukarıda da belirttiğim gibi bu tür haberler karşısında halk “vah vah, bak sen iktidara neler planlıyorlarmış” diye düşünmemekte, büyük bir olasılıkla “bizi batırdınız, ne olacaksa olsun da artık sizden bu ülke kurtulsun” diye feryat etmektedir.

İktidarın icraatlarından memnun olanlar da tabii ki vardır. Memnun olanlar büyük kapital sahipleri yani ülkenin mutlu azınlığından başkaları değildir. Bu da halkın bir gerçeği daha açıkça görmesini sağlamaktadır ki, iktidar dar gelirlinin, fakirin değil, zenginlerin iktidarıdır.

Bu tespitlerin yanı sıra, icraatları ile seçim beyannamelerinde ki taahhütlerinin taban tabana zıt oluşu toplumun çok büyük bir kesimince iktidara karşı duruşun nedeni olmuştur. Bir çay kaşığı bal ile halk kandırılmış, belli bir süre sonra halkın elinden verilen de verilenden önceki imkânları da alınmıştır.

Örnek sağlık politikası… Önce bir lütufmuş gibi SSK, BAĞ-KUR, EMEKLİ SANDIĞI mensupları tek bir çatıda toplanmış, özel sağlık kurumlarından yararlanabilir hali getirilmişler, sonrasında ise katkı payı alımı %70’e yükseltilmiş, ücretsiz yararlanabildikleri Sağlık Ocakları, Hastaneler ve Üniversite Hastanelerine bedel ödemek zorunda bırakılmışlar, reçeteleri bile paraya tabi hale getirilmiştir.

Bu düpedüz halkın uyutulması, kandırılması, istismar edilmesidir. Doğal olarak bu durumlar iktidara karşı duruşu beraberinde getirmiştir. Nitekim katkı payları öyle bir zamanlama ile devreye sokulmuştur ki, iktidarın çalışan ve emeklilere verdiği zaten gerçeği yansıtmayan ücret artışları daha yapılmadan, hükümetin kasasına fazlası ile geri alınmıştır. Bu durumda geniş halk kitlelerinin ki, çalışanlar ve emeklilerin iktidara karşı duruşundan daha tabii ne olabilir?

İşte sadece birkaç örnekle iktidarın ön yargısız özeleştiri yapmasının ne kadar zorunlu olduğu gerçeği…! Özelleştirmelerden kasaya giren paraların bilinçli mi, bilinçsiz mi harcandığını ise bu konularda yetkili olan ekonomistlerin ortaya koyduğu hepimizce bilinmektedir. Neresinden bakılırsa bakılsın, tüm bu halkın karşı durduğu uygulamalardan nemalanan kesim sermaye olmaktadır…

Buraya kadar dar bir çerçevede iktidarın durumunu göstermek istedim, peki muhalefet partilerinin durumu ne? İşte halkı büyük ölçüde tedirgin ve karamsar eden de zaten muhalefetin durumu…! Kongrelerinde yaşanan ve istenmeyen olaylar, geçmişte onlar iktidarken halka yaşattıkları günün iktidarından pek de farklı olmayan sıkıntılar, gayrı demokratik iç tüzükler halka, muhalefetten bir alternatif çıkarmayı imkânsızlaştırmakta bu durum halkın iyice bunalmasına neden olmaktadır.

Şu gerçeği artık muhalefetin de kabul etmesi gerekmektedir ki, bu millet artık aynı yüzleri, aynı zihniyetleri siyaset arenasında görmek istemiyor…! Zira bu siyasilerden bu halk çok çekti, bu halkın onlara güveni yok, bugüne kadar bir varlık gösterememiş siyasilere bu halk nasıl güvenip oy verebilir? Peki şu an seçim olsa halk desteklemediği iktidar partisine alternatif, güvenebileceği, hangi partiye oy verecek? Böyle bir parti var mı? Geçmişte hataları olmuş herhangi bir muhalefet partisinin yönetiminde yeni, bilinçli, güven telkin eden lider kadro var mı?

Hepsinin ortak cevabı “HAYIR…!”” Peki, siyaset dünyası bu tablo ile düzelebilir mi? Düzelemez ise, istenmediklerini ve güven telkin etmediklerini bildikleri halde, parti liderlik koltuğuna ülkesinin, milletinin geleceğini karartmak uğruna yapışanlara yuh olsun…! Zira onlar ve onların dinozor kadroları ile ülkenin bu karanlık durumunu aydınlığa çıkartmak mümkün değildir.

Bugünün iktidar partisi de belki yarının muhalefeti olacak, bugünün muhalefet partilerinden birisi belki yarın iktidarda olacak, hepsinin ortak paydaları halkın güvenini tamamen yitirmiş oldukları ve geniş halk kitlelerince kendileri karşı duruş sergilenmekte olduğu. İşte bu gerçeği görerek iktidarın ve muhalefetin en kısa zamanda, ön yargısız özeleştiri yapmalarını, acı da olsa hatalarını kabul ederek akıllı bir yol izlemelerini, tahammül gücü kalmayan ve sıkıntılar içinde feryat eden vatandaşlarını rahatlatmalarını diliyorum.

Ali Cenan AKPINAR
Tüketiciler Birliği Antalya Şube
Kültür Sanat Komisyonu Sorumlusu

  • Netinial Internet

Yorumlar

“ÖN YARGISIZ ÖZELEŞTİRİ İHTİYACI” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. AYHAN KABA dedi ki:

    Eliniz kolunuz dert görmesin, hislerimizin tercümanı oldunuz. Saygılar.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari